Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/596 E. 2026/695 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/596
- Karar No
- 2026/695
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/596 - Karar No:2026/695
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/596 KARAR NO : 2026/695
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 NUMARASI : 2023/65 E-2023/247 K
ASIL DAVADA: DAVACI : VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit, Teminatın İadesi, Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2005/197E-273 K SAYILI DAVADA:
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/06/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı- birleşen davada davacı ... AŞ vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili: Taraflar arasında ...... ...inşaatı işinin yapılması hususunda 23/06/2000 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilince...... Şubesinin 115.300,00 TL(yeni TL ile) bedelli ve 906MM00286 nolu teminat mektubunu kesin teminat olarak davalıya verdiğini, müvekkilinin yüklenmiş olduğu işi 15/05/2001 tarihi itibariyle sözleşme ve şartnamedeki şartlara uygun olarak tamamladığını, 05/10/2001 tarihinde geçici kabul yapıldığını, 11/10/2001 tarihinde ise işin geçici kabulünün onaylandığını, ... Bankasınca 25-29/11/2002 tarihleri arasında yapılan kesin kabul incelemeleri sonucunda 12/12/2002 tarihli kesin kabul tutanağının düzenlendiğini, davalının 21.05.2003 tarihli 3242 sayılı yazısı ile kesin hesap raporunun onaylanarak müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, geçici/ kesin kabul ve kesin hesap mutabakatlarıyla belgelendiğini, ... Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45.maddesinde kesin teminatların geri verilmesi hususunun düzenlendiğini ve teminatın iadesi şartlarının oluştuğunu, müvekkilinin Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçlarını ödediğini, 23.01.2004 tarihinde 54 sayılı ilişiksiz yazısını aldığını, davalı kurumun teftiş kurulu tarafından yapılan inceleme ve tahkikat sonucunda sözleşme ve eki şartnameler gereği kesin depo mesafesi kadar nakliye işlemi haricinde taşınmayarak kazı nakliye farkından 350.020,18 TL (yeni TL ile) 2001/2862 sayılı kararname fiyat farkından 16.038,70 (yeni TL ile) olmak üzere toplam 366.058,88 TL (yeni TL ile) fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini ve 31.12.2003 tarihli yazıyla 40’ın üzerinde yüklenici ile birlikte müvekkiline borç çıkartıldığını, söz konusu yazıda ifade edilen iddiaların hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin ve diğer yüklenicilerin işi tamamlamasından itibaren 2 yıl geçtikten sonra depo alanındaki toprağın miktarının ölçülmesinin mümkün olmadığını, zira zamanla toprağın çökmesi, rüzgar ve yağmur gibi doğal sebeplerle azalması ve başkaları tarafından oradan alınarak dolgu malzemesi olarak kullanılmasının mümkün olduğunu, nitekim iş sahibi davalının dahi bazı yerlerde dolgu malzemesi olarak kullanılmak üzere toprağı tekrar taşıdığını, birçok yüklenici gibi müvekkilinin de bu suretle talimat üzerine çeşitli yerlere taşıma yaptığını, ayrıca inşaat alanında az miktarda toprak yığını görülmesinin de iddiaların doğruluğunu göstermeyeceğini, zira aynı alanda üst yapı yüklenicilerinin de inşaat faaliyetlerinden dolayı çıkan artıkları inşaat alanlarına boşalttıklarını, bir an için gerçekten bir kısım toprağın daha yakın mesafelere taşınmış olsa bile aynı yerde aynı işi yapan 40’ın üzerinde yüklenicinin hangisinin boşalttığı ve ne kadar boşalttığının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını, davalının hiçbir somut delile dayanmadan borç talebinde bulunduğunu, teminat mektubunun iade edilmemesi nedeniyle de müvekkilinin zarara uğradığını, teminat mektubu için komisyon ödediği gibi ticari kredisinin daraldığını, teminat limitinin sınırlandığını belirterek, davalıya sözleşme gereğince verilen...... Şubesinin 115.300,00 TL (yeni TL ile) bedelli ve 906MM00286 nolu teminat mektubunun müvekkiline iadesine, müvekkilinin davalıya 366.058,88TL ( yeni TL ile) tutarında borcunun bulunmadığının tespitine, teminat mektubunun iade edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı veya uğrayacağı zararlara karşılık olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL (yeni TL ile) tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili: Davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, taraflar arasında 23.06.2000 tarihinde sözleşme akdedildiğini, Teftiş Kurulu Başkanlığının 16.12.2003 tarihli olurlarında genel olarak kazı artığı malzemelerin taşınmadığı veya cüzi bir miktar taşınarak taşınmış gibi gösterildiği, kesin depo mahalline taşındığı iddia edilen kazı artığı miktarlarının milyon m3 (16,50 milyon m3) leri aşan boyutlara varması nedeniyle hazırlanan tahkikat raporunda banka çalışanları hakkında görevlerine yerine getirmekte kusurlu davranmaları nedeniyle disiplin cezası verilmesi ve haklarında suç duyurusunda bulunulması, banka hakkı yönünden de 28.373.543,00 TL (yeni TL ile) fazla ödemenin yasal faizi ile birlikte yüklenicilerden tahsil edilmesinin istenildiğini, haksız kazanç elde eden 44 yükleniciden söz konusu miktarları ödemeleri için süre verilerek yazı yazıldığını, bunlardan davacı şirketin toplam 179.920,672 m3 kazı artığı malzemeyi kesin depoya taşımadığını, 366.058,88 TL (yeni TL ile) haksız kazanç elde ettiğinden banka alacağının tahsilinin istenildiğini ve bunun için davacıya 31.12.2003 tarihli 9097 sayılı yazının yazıldığını, ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 38.maddesi gereğince ve sözleşmenin 13/6 maddesi gereğince müvekkilinin fazla ödemeyi yüklenicinin tüm hak ve alacaklarından ve teminatından tahsil hakkına sahip olduğunu, sözleşme eki kanalizasyon inşaatlarına ait özel ve teknik şartnamenin 26.ve içme suyu inşaatlarına ait özel ve teknik şartnamenin 9.maddesinde kazı artığı malzemelerin kesin depo yerlerine taşınmasının öngörüldüğünü ve kontrol mühendisi tarafından gösterilen yerden başka (kesin depo yerinden başka) bir yere yapılan taşımaların bedelinin ödenmeyeceği hükmüne yer verildiğini, bu hükümler doğrultusunda daha önce kesin depo yeri yüklenicilerle birlikte kontrol teşkilatı tarafından yerel yönetimlerle irtibata geçilerek belirlendiği halde kazı artığı malzemeleri bu belirlenen yere yani kesin depoya taşınmadığının teftiş heyetince tespit edilerek tutanaklara bağlandığını ve görüntüleri çekilerek CD’lere kaydedildiğini, kısımlara ayrılarak 8 ayrı yükleniciye yaptırılan ...... konutları teknik altyapı inşaatlarında toplam 3.269.921 m3 kazı artığı malzemenin kesin depo yerlerine taşınmaması hususunda kontrol teşkilatı üyeleri haklarında Adapazarı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, yine söz konusu inşaatlarda faaliyet gösteren 8 ayrı firmadan biri olan davacı şirketin de taşıdığı miktar da içinde olmak üzere yaklaşık 3.369.921 m3 kazı artığı malzeme için ödeme yapıldığını, bu miktar kazı artığı malzemenin dökülmesi için de tek bir kesin depo yeri belirlendiğini, buranın...Belediyesi sınırları içerisinde yer alan...mevkii olduğunu, belediye başkanının ... ... Deprem Konutları teknik altyapı tesisleri inşaatından kazı artığı malzemelerin getirilmediğini, eski kum ocağı olan bu alana ... (Merkez) Kanalizasyon ( 40 iş) inşaatlarından kazı artığı malzemenin getirildiğini ifade ettiğini, 3.369.921 m3 dahil olmak üzere yaklaşık 5 milyon m3 kazı artığı malzeme olması gerektiğini, müfettişlik nezaretinde uzman heyetçe yapılan incelemede kesin depoda bu kadar malzemenin bulunmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla davacının kazı artığı malzemenin işin yapımı sırasında kesin depo mahalli olarak tutanağa bağlanan mevkiye taşındığına yönelik beyanlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili: Taraflar arasındaki ... (...) 2. kısım, 4.bölge, ...Teknik Altyapı İnşaatı işine ilişkin akdedilen 23.06.2000 tarihli sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından kazı artığı malzemenin kesin depo yerine taşınmadığını, bu hususun banka teftiş kurulu başkanlığının 15.12.2003 tarihli fezlekesiyle tespit edildiğini, kontrol teşkilatı üyeleri haklarında suç duyurusunda bulunulması üzerine Sakarya C. Başsavcılığının 2004/870 numarasıyla Sakarya Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, davalı yüklenicinin 179.920,672 m3 kazı artığı malzemeyi kesin depoya taşımadığını, 366.058,88 TL(yeni TL ile) haksız kazanç elde ettiğini, bu miktarın iadesinin 31.12.2003 tarihli yazı ile istenildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, şartname ve sözleşme hükümleri gereğince bu borcun davalının bankadaki hak ve alacaklarından bloke edildiğini, müvekkili bankaca dava konusu mahalde kazı artığı ile ilgili olarak Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/193- 131 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, bilirkişi raporu ile kesin depo yerinde kazı artığı malzemenin bulunmadığının belirlendiğini, söz konusu kazı artığı malzeme kesin depoya dökülmediği için kazıdan çıkan atıkların inşaat mahallinden çıkarılması ve bir yere dökülmesi gerektiğinden hareketle hakkaniyete dayalı olarak yükleme, boşaltma ve şantiye mesafesi kadar bir bedelin müvekkilince alacaktan minha edildiğini, fiilen çalışma alanının dışına çıkarılan kazı artığı malzeme için daha önce ödenen şantiye içi nakliye mesafesi kadar kazı nakli bedelinin ödenmesi işleminin 11.08.2004 tarihli olurla iptal edildiğini, bu nedenle kazı malzemesinin şantiye içi nakli bedeli olan 77.434,93 TL’nin (yeni TL ile) 30 gün içerisinde ödenmesinin 26.08.2004 tarihli yazı ile davalıdan istenildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu miktarın davalının müvekkili bankadaki istihkakından 19.10.2004 tarihinde bloke edildiğini, borcun faizine mahsuben de 30.451,60 TL’nin (yeni TL ile) bu işle ilgili nakit teminat alacağından tutulduğunu, açıklanan nedenlerle davalının kazı artığı naklinden dolayı müvekkili bankaya olan borcunun ana parasının istihkaklarından bloke edilmesinden dolayı ana paranın faizinin sözleşme ve şartname hükümleri gereğince tahsili için iş bu davanın açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalının müvekkili bankadaki alacaklarından bloke edilen ana borcunun toplam faizi ve %5 toplam BSMV'si olmak üzere 518.931,63TL (yeni TL ile) alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31.01.2005 havale tarihli ıslah dilekçesinde birleşen davada alacağın sehven yanlış hesaplandığını belirterek 518.931,63TL alacağı 611.206,33TL üzerinden ıslah ettiğini bildirmiştir. Birleşen davada davalı vekili: Taraflar arasındaki sözleşme konusu işin yapıldığının kesin kabul ve kesin hesap mutabakatları ile sabit olduğunu, mutabakat metni ortadan kalkmadıkça sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün bulunduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, hukuki ilişkinin sona erdiğini, aradan 2 yıla yakın bir zaman geçtiğini, doğal sebeplerle bile ispat imkanının kalmadığını, 40‘dan fazla yüklenicinin iş yaptığı yerde her bir yüklenicinin ne kadar toprağı nereye döktüğünü ispat zorunda bırakılmasının hakkaniyete uygun olmadığını, davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Asıl davanın, taraflar arasındaki ihale konusu ... konutlar alanındaki teknik alt yapı işi nedeniyle kazı artığı malzemenin kesin depo mahalline yüklenici firma tarafından taşınmadığı halde davacı yükleniciye davalı banka tarafından fazladan ödendiği ileri sürülen kazı artığı malzeme nakil farkı bedeli sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti, ihale konusu iş nedeniyle davalı iş sahibi bankaya verilen banka teminat mektubunun iadesi ile teminat mektubunun iade edilmemesi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine, birleşen Ankara 9.ATM'nin 2005/197 esas sayılı dava dosyasında açılan davanın ise; aynı ihale sebebiyle davalı yükleniciye davacı banka tarafından kazı artığı malzemeyi kesin depo mahalline nakletmediği halde fazladan ödendiği ileri sürülen miktarın istirdaden tahsili istemine ilişkin olduğu, dosyada taraf delilleri toplanıldığı, bilirkişi raporlarının alındığı, Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/106 esas, 2010/162 karar sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesi bekletici mesele kabul edildiği, yapılan yargılama sonucunda resmi belgede sahtecilik ve dolandırılıcılık suçundan dolayı bir kısım asıl davada davalı ... çalışanı olan kamu görevlisi ve asıl davada davacı şirket yetkilileri hakkında beraat kararının verildiği, beraat kararının temyizen Yargıtay 11.CD. Başkanlığı'nın 19/03/2014 tarih 2014/6590 Esas 2014/5071 karar sayılı ilamı ile yüklenici şirket yetkilileri yönünden onandığı, sanık kamu görevlileri yönünden ise; resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu belirtilerek kararın bozulduğu, diğer sanıklar yönünden dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının ise; zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verildiği, bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda ise; kamu görevlisi olan sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına ilişkin olarak verilen kararın temyizen Yargıtay 11.C.D. Başkanlığı'nın 07/06/2021 tarih, 2018/4654E., 2021/4848 K. Sayılı ilamı ile bozularak zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, mahkemece davacı- birleşen davada davalı şirket vekilinin gerekçeli itirazları ve dosya kapsamı doğrultusunda farklı bir bilirkişi heyetinden asıl ve ek raporların temin edildiği, dosyaya sunulan ikinci bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava konusu banka teminat mektubunun birleşen davada davacı banka tarafından iade edilmemesinin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olduğu, Sakarya 2.ASHM kanalı ile alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında kazı artığı malzemenin yüklenici tarafından kesin depo mahalline taşınmadığının belirlendiği bu nedenle de birleşen davada davacının yüklenici şirketten ana borcun toplam faizi ve BSMV'si dahil olmak üzere 611.206,33TL(yeni TL ile) alacağı talep edebileceğinin mütalaa edildiği, dosyaya sunulan mahkemece de benimsenen ikinci bilirkişi heyeti 2. ek raporunda ise özetle; ikinci bilirkişi heyeti asıl ve 1. ek raporundaki tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda görevlendirme ara kararı gereğince yapılan hesaplamaya göre; birleşen davada davacı bankanın birleşen davada davalı şirketten talep edebileceği ana para alacağının hesaplanan faizinin 663.684,96TL (yeni TL ile), bu miktarın %5 BSMV'sinin 33.184,24TL(yeni TL ile) olup sözkonusu miktarların toplamından birleşen davada davalı şirketin bloke hak ediş alacağı miktarı olan 85.662,88 TL(yeni TL ile)'nin mahsubu sonucunda birleşen davada davacı bankanın birleşen davada davalıdan bakiye 611.206,33 TL (yeni TL ile) alacak talep edebileceğinin mütalaa edildiği, bilirkişi heyeti ek raporu ile birleşen davada davacı banka vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinin taraf vekillerine tebliğ edildiği, bu bağlamda yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... tarafından yaptırılan ... (Merkez)... ... konutlar ... inşaatı ihalesine istinaden 23/06/2000 tarihinde davacı-birleşen davada davalı yüklenici şirket ile sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince müvekkili şirketin...... Şubesine ait 115.300.000.000-TL bedelli ve 906MM00286 nolu banka teminat mektubunun yüklenici tarafından ... Bankasına verildiği, dosyaya sunulan geçici ve kesin kabul tutanaklarına göre işin yüklenici şirketin taahhüdü altında tamamlandığı ve iş sahibi ... Bankasına teslim edildiği, tarafların kabulünde ve dosya kapsamında çekişmesiz maddi ve hukuki olgular olduğu, asıl ve birleşen dava konusu uyuşmazlığın, davacı-birleşen davada davalı şirketin ... konutlar alanında yaptıkları alt yapı çalışması sonucu ortaya çıkan kazı malzemesi artığının taraflar arasındaki sözleşmenin kanalizasyon inşaatlarına ait özel ve teknik şartnamenin 26.maddesi ile içme suyu inşaatlarına ait özel ve teknik şartnamenin 9.maddesi kapsamında kontrol mühendisi tarafından gösterilen yerden (kesin depo mahalli) başka bir yere taşınıp taşınmadığı, asıl dava konusu banka teminat mektubunun iade koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı, asıl davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesinin eksiksiz ifa edildiği iddiasına dayalı olarak sözleşme ilişkisi kapsamında davalı iş sahibi ... Bankasına verilen banka teminat mektubunun davacıya iadesi ile davalının banka teminat mektubunu haksız olarak elinde tutması nedeniyle ödenen teminat mektubu komisyon bedellerinin davalıdan tazminen tahsili ve ayrıca davalı banka tarafından kazı artığı malzemenin depo mahalline nakledilmediği iddiasına dayalı olarak davacıya fazladan ödendiği ileri sürülen ödeme miktarı nedeni ile davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemi olduğu, birleşen davanın ise; aynı sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafa davacı banka tarafından fuzulen ödendiği ileri sürülen miktarın istirdaden tahsili istemine ilişkin olduğu, dosyada tüm deliller toplandıktan sonra Sakarya 2. ASHM kanalı ile alınan bilirkişi raporunda davalı-birleşen davada davacının iddiasının aksine kazı artığı malzeme yönünden mahallinde yapılan teknik inceleme sonucunda mostra veren kaya parçasına ve işin yapıldığı Karaman köyündeki inşaat alanından getirilen teknik malzemeye rastlanılmadığının belirlendiği, bu nedenle yüklenicinin kazı alanından çıkan malzemeyi kesin depo yerine dökmediğinin anlaşıldığı, ...'de iş sahasında birçok inşaat projesinin farklı şirketler tarafından gerçekleştirildiği, hangi şirketin nereye ne miktarda malzeme döktüğünün bilinmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple de kazı artığı malzemenin miktarı konusunda dosyadaki belgeler dikkate alındığında; mevcut belgelere göre malzeme miktarının 178.047.934 m3 olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, kazı artığı malzemenin döküldüğü tespit edilen sahada asıl davada davacı şirket dahil birçok şirketin çalışma yapması nedeni ile davacı şirketin sahada ne miktarda döküm yaptığının hesaplanmasına fiilen olanak bulunmadığının sabit olduğu, nakli gereken depo mahallinde toplam atık içinde ... ....i inşaatında olan malzeme miktarının tespitinin mümkün olmaması nedeni ile asıl davalı şirkete ödenmesi gereken kazı artığı malzeme bedelinden yersiz ödeme mevcut olup olmadığının da denetime elverişli şekilde hesaplanmasının mümkün olmadığı, her ne kadar aynı bilirkişi raporunda dosyadaki belgelerin dikkate alınarak belgelere göre malzeme miktarının 178.047.934 m3 olduğu belirtilmiş ise de; sözkonusu hesaplamanın mahallinde yapılan keşfen yapılan somut ve objektif nitelikte bilimsel tespitlere dayalı olmadığı, aksine soyut ve varsayıma dayalı olup dosya kapsamına göre parasal hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği, diğer taraftan Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/106E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda resmi belgede sahtecilik ve dolandırılıcılık suçundan dolayı bir kısım asıl davada davalı ... çalışanı olan kamu görevlisi ve asıl davada davacı şirket yetkilileri hakkında beraat kararının verildiği, beraat kararının temyizen Yargıtay 11.CD. Başkanlığı'nın 19/03/2014 tarih 2014/6590 E-5071K. sayılı karar ile davalı-birleşen davada davacı yüklenici şirket yetkili temsilcileri yönünden onanmakla kesinleştiği, Yargıtay onama ilamında açıkça sanık firma yetkililerinin kazı mahallinden çıkan malzemeyi kesin depo mahalline taşıdıklarını savunması ve mahkeme tarafından hangi firmanın kazı artığı malzemeyi kesin depo mahalline taşımadığının tespit edilememesi karşısında sübutun bulunmadığını tespit eden mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı yönünde mahkemeyi de 6098 sayılı TBK'nın 74.m. gereğince bağlayıcı nitelikte maddi olgu tespitine yer verildiği, diğer taraftan sanık kamu görevlileri yönünden kurulan hükümlerin ise; resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu belirtilerek kararın bozulduğu, diğer sanıklar yönünden dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının ise; zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verildiği, bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda ise; kamu görevlisi olan sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına ilişkin olarak verilen kararın temyizen Yargıtay 11.C.D. Başkanlığı'nın 07/06/2021 tarih, 2018/4654E., 2021/4848 K. Sayılı ilamı ile bozularak zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu durumda tüm dosya kapsamında emsal nitelikteki dava dosyalarındaki istinaf ilamları da gözetildiğinde; davalı-birleşen davada davacı şirketin kazı artığı malzemeyi davalı-birleşen davada davacı bankanın iddiasının aksine kesin depo mahalline nakletmediği yönündeki birleşen davada davacı iddiasının kanıtlanamadığı kanaatine varıldığı, diğer taraftan, dosyaya celp edilen sözleşme ile geçiçi ve kesin kabul tutanakları incelendiğinde; asıl davada davacı şirketin sözleşme konusu işi 15/05/2001 tarihli sözleşme kapsamında tam ve gereği gibi ifa ederek asıl davada davalı iş sahibi bankaya teslim ettiği, bu nedenle işin geçiçi kabulünün 05/10/2001 tarihinde yapılarak davalı banka tarafından 11/10/2001 tarihinde onaylandığı, kesin kabulüne yönelik olarak ise; 12/12/2002 tarihinde kesin kabul tutanağı düzenlendiği ve davalı banka tarafından 21/05/2003 tarih ve 3242 sayılı yazısı ile onaylandığı bildirilen kesin kabule ilişkin kesin hesap raporunun asıl davada davacı yüklenici şirkete gönderildiğinin belirgin olduğu, hal böyle iken, asıl davada davalı bankanın kazı artığı malzemenin yüklenici tarafından depo mahalline nakledilmediği ve yükleniciye fazla ödeme yapıldığı iddiasını haklılığını kanıtlar nitelikte delil sunamamasına rağmen asıl davada davalı yüklenici şirkete fazla ödeme yaptığı iddiası ile istirdat talepli 31/12/2003 tarih ve 9097 sayılı yazıyı ihtaren asıl davada davacıya göndererek asıl ve birleşen dava konusu alacağın istirdadını talep etmesinin, açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle, asıl davada davacının menfi tespit isteminin kabulü ile değinilen yazı konusu 366.058,88TL ( yeni TL ile) alacak nedeni ile asıl davada davacı yüklenicinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, yine, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri gereğince asıl dava konusu banka teminat mektubunun SGK ilişiksiz yazısının alındığı ve işin tam ve gereğiyle tamamlanarak davalı bankaya teslim edildiği sabit olduğuna göre asıl davada davacıya iadesi koşulları da oluşmakla; asıl dava konusu banka teminat mektubunun ise davacı yüklenici şirkete iadesine karar vermek gerektiği, diğer taraftan, her ne kadar asıl davada davacı yüklenici tarafından teminat mektubunun iade edilmemesinden doğan zararın da tazmini talep edilmiş ise de; davacı tarafından bu konuda dosyaya iddiasını kanıtlar nitelikte delil sunulmadığından, sözkonusu talebin ise; reddine karar vermek gerektiği sonucuna varıldığı, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafından davalının kazı artığı malzemeyi kesin depo yerine nakletmeyerek davalıya fazla ödeme yaptığı iddiasını sunulan usulüne uygun nitelikteki deliller ile kanıtlayamadığı, davacı bankanın kendisinin düzenleyerek imzaladığı ve sahteliğine yönelik bir iddiası mevcut olmayan hakediş ve kabul tutanakları ile hukuken bağlı olduğu, sözkonusu tutanakların içeriğinin aksini kanıtlar nitelikte delil de sunamadığı gözetildiğinde; haklılığı kanıtlanamayan birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine, dava konusu...A.Ş. ... Şubesi'ne ait 115.300,00 TL (yeni TL ile) bedelli ve 906MM00286 numaralı kesin banka teminat mektubunun davacıya iadesine, davacının davalı banka tarafından gönderilen 31/12/2003 tarihli ve 9097 sayılı yazı ile kendisine ihtaren bildirilen 366.058,88 (yeni TL ile) yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının dava konusu banka teminat mektubunun iade edilmemesi sebebiyle uğradığını ileri sürdüğü zarara ilişkin isteminin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davalı- birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin vermiş olduğu ilk kararda uyuşmazlık konu olaya ilişkin olarak asıl ve birleşen dava yönündün üç farklı heyetten bilirkişi raporları ve ek raporlar alındığını, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm eksikliklerin giderildiğini, tüm dellilerin değerlendirilerek incelemenin tamamlandığını ve yerinde bir kararla asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verildiğini, dosyada alınan tüm bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin müvekkili bankanın lehine olduğunu, istinaf incelemesi sonucunda usulden bozma kararından sonra verilen mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme gereği tüm sorumluluklarını yerine getiren müvekkili bankanın, bilirkişi raporlarında teknik inceleme ile tespit edilen durumlar dikkate alındığında haklı olduğunu, ... (...)......Teknik Alt Yapı İnşaatı işinin 2.500.000,00 (yeni TL ile) keşif bedeli ile ihale edildiğini, ihaleyi % 23,14 tenzilat ile ... İnşaat…Ltd.Şti.’nin kazandığını ve işin sözleşmesinin 23.6.2000 tarihinde imzalandığını, müvekkili bankaya hitaben yazılmış olan ... isim ve imzalı “İstanbul Bölge Müdürlüğü” adresli şikayet dilekçesinde öne sürülen iddialar hakkında, Genel Müdürlük Makamının 20.1.2003 tarih ve 138 sayılı Olurları ile yapılan müfettişlik incelemesi ve soruşturması sonucunda düzenlenen Teftiş Kurulu Başkanlığının 16.12.2003 tarih ve 2868 sayılı Olurlarında; genel olarak kazı artığı malzemelerin taşınmadığı veya cüzi bir miktar taşınarak taşınmış gibi gösterildiği, kesin depo mahalline taşındığı iddia edilen kazı artığı miktarların milyon m3 (16.5 milyon m3 ) leri aşan boyutlara varması nedeniyle hazırlanan tahkikat raporunda banka çalışanları hakkında görevlerini yerine getirmekte kusurlu davranmaları nedeniyle disiplin cezası verilmesi ve haklarında suç duyurusunda bulunulması, banka hakkı yönünden de 28.373.543,00(yeni TL ile) fazla ödemenin yasal faizi ile birlikte yüklenicilerden tahsil edilmesinin istenildiğini, haksız kazanç elde eden 44 yükleniciden söz konusu miktarları ödemeleri için süre verilerek yazı yazıldığını, bunlardan ... (...) 2.Kısım 4.Bölge ... Konutlar Teknik Altyapı yüklenicisi ... İnşaat…Ltd.Şti.’nin toplam 179.920,672 m3 kazı artığı malzemeyi kesin depoya taşımadığını, 366.058,88(yeni TL ile) TL haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkilinin alacağının tahsilinin istenildiğini, bunun için davacıya 31.12.2003 tarihli yazı yazıldığını, borcun 30 gün içinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca sözleşmenin 13/6 maddesinde hakediş raporları ile yapılan bütün ödemelerin geçici nitelikte olup kazanılmış hak sayılmayacakları, hakediş raporuyla fazla ödeme yapıldığının anlaşılması halinde yüklenicinin bu fazla ödenen miktarı ayrıca uyarı ve hüküm altına almaya gerek kalmadan 15 gün içinde bankaya iade etmek zorunluluğu bulunduğuna ilişkin hükme rağmen yüklenici tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, 1999 Marmara depreminden sonra depremzedelerin iskan sorununu gidermeye yönelik çabaların bir ayağını oluşturan ve geniş bir alanda kısa bir sürede yapımı gerçekleştirilen ... Konutlar Teknik Altyapı İnşaatlarının Bankanın mutat uygulamalarından farklı olarak Afet işleri Genel Müdürlüğü ile imzalanan 26.08.1999 tarihli protokol ve 15.03.2001 tarih ve 10/156 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile uygun görülen Ek Protokol çerçevesinde yapıldığını, söz konusu protokolün 4. maddesinin kendine tanıdığı yetki ile müvekkili bankanın, kendi İhale Yönetmeliği esaslarına göre işlerin ihalelerini gerçekleştirdiğini, protokolün 5. maddesi gereğince kontrolü müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlerin bedelinin Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından karşılandığını, ... şartnameleri, kazı artığı malzemenin taşınması ve taşınacağı kesin depo yerinin belirlenmesi hususuna özel bir önem vermekte ve bu nedenle kesin depo yerinden başka bir yere yapılan taşımaların bedelinin ödenmeyeceğini belirlemekte olduğunu, zira kazı artığı malzemelerin gelişigüzel çevreye dökülmesi ile tarım arazilerine, ağaçlık arazilere, döküldüğü yerlerdeki doğal ortama, flora ve faunaya büyük zarar verilmesi, heyelanlar taşkınlar gibi çevre sorunlarına yol açacağı, tapulu arazilere dökülmesi durumunda da hukuki problemlerin yaşanacağının kaçınılmaz olduğunu, nitekim bütün ... konutların çevresine ve yakın civarına gelişigüzel dökülen kazı artığı malzemeler nedeniyle belirtilen sorunların büyük bir kısmının ortaya çıktığını, müvekkilinin tip sözleşme ve eki teknik, idari, genel ve özel şartnamelere göre ihale edilen ... Konutlar Teknik Alt Yapı inşaatlarının protokol gereği kontrollüğünü gerçekleştirmek için 11.05.2000 tarihli 4182 sayılı Olur ile Genel Müdürlüğe bağlı Kontrol Amiri ve ona bağlı bir adet Kontrol Amiri Yardımcısı, 2 adet koordinatör ile inşaat mühendisleri, harita mühendisleri, elektrik ve makine mühendisleri, hakediş tetkik gurubu elemanlarından oluşan bir birim teşkil edildiğini, bankanın bu birim aracılığıyla protokolün 5. maddesi uyarınca tamamen kendi mevzuatı çerçevesinde işlerin kontrollüğünü yaptığını, bankanın Özel ve Teknik Şartnamelerinde hafriyat taşıma işlemlerinin ne şekilde gerçekleştirileceği geçici ve kesin depoya nakliyelerin hangi esaslarla yapılacağının açıkça belirtildiğini, sözleşme eki Kanalizasyon İnşaatlarına ait Özel ve Teknik Şartnamenin 26. maddesinde ve içmesuyu İnşaatlarına Ait Özel ve Teknik Şartnamenin 9. maddesinde imlada kullanılmaya elverişli olmayan ve kazı artığı konumunda olan malzemelerin kesin depo yerlerine taşınmasının öngörüldüğünü, ayrıca söz konusu maddelerde geçici ve kesin depo yerlerinin kontrol mühendisi tarafından müteahhide gösterileceği belirtildikten sonra “..kontrol mühendisi tarafından gösterilen yerden başka (kesin depo yerinden başka) bir yere yapılan taşımaların bedeli ödenmez...” hükmüne yer verildiğini, bu hükümler doğrultusunda daha önce kesin depo yeri, yükleniciler ile birlikte kontrol teşkilatı tarafından yerel yönetimlerle irtibata geçilerek belirlendiği halde kazı artığı malzemelerin bu belirlenen yere (kesin depoya) taşınmadığının teftiş heyetince tespit edilerek tutanaklara bağlanmış ve görüntüleri çekilerek CD’lere kaydedildiğini, konutların etrafına ve yakın civarına gelişigüzel büyük yığınlar halinde döküldüğü ve bu döküntülerin hiçbir düzenleme çalışmaları yapılmadan olduğu gibi bırakıldığı da heyetçe tespit edilerek tutanaklara bağlandığını ve görüntülere çekilerek CD’lere aktarıldığını, yüklenicinin gerek sözleşme gerekse Borçlar kanunu hükümleri uyarınca özen ve sadakat borcunun gereği olarak, işin kapsamı içerisinde önemli bir maliyet kalemi teşkil eden kazı artığı malzemenin taşıma mesafesine riayet etmek yükümlülüğü altında olduğunu, ödemenin malzemenin fiilen bu mesafeye taşınması durumunda söz konusu olduğunu, sözleşme hükümlerine göre bu imalata ödenecek bedelin olmazsa olmaz koşulu malzemenin kesin depoya dökülmesi olduğunu, söz konusu bu malzemenin kesin depoya dökülmediğinin ihtilaf olmayacak şekilde açıkça tespit edildiğini, nitekim kısımlara ayrılarak 8 ayrı müteahhide müvekkili bankaca yaptırılan ... (...) ...Teknik Altyapı inşaatlarında toplam 3.269.921 m3 kazı artığı malzemenin yerel yönetim yetkilileri ve kontrol teşkilatınca belirlenen kesin depo yerlerine taşınmaması hususunda kontrol teşkilatı üyeleri hakkında, kontrollük görevlerini ihmal etmiş olmalarının müvekkili bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığının 15.12.2003 tarih ve 10-9-20 sayılı Fezleke ile tespit edilmesi üzerine Genel Müdürlük Makamının 16.12.2003 tarih ve 2868 sayılı Onayı gereğince ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, zira müvekkilince davacı yüklenicilere yaptırılan tüm kazı artığı malzemenin kesin depo olarak belirlenen yere dökülmesi zorunlu olduğundan fiilen burada 3.269.921 m2 kazı artığı olması gerektiğini, müvekkilince söz konusu malzeme kesin depoya dökülmediği için, kazıdan çıkan atıkların inşaat mahallinden çıkarılması ve bir yere dökülmesi gereğinden hareketle hakkaniyete dayalı olarak yükleme boşaltma ve şantiye mesafesi kadar bir bedelin alacaktan minha edildiğini, ... ...Teknik Altyapı İnşaatlarında faaliyet gösteren 8 ayrı firmadan biri olan ... ...…Ltd.Şti.nin de taşıdığı miktarda içinde olmak üzere yaklaşık 3.369.921 m3 kazı artığı malzeme için ödeme yapılmış olup, bu miktar kazı artığı malzemenin dökülmesi içinse tek bir kesin depo yeri belirlendiğini, burasının ... Belediyesi sınırları içinde yer alan...mevkii olduğunu, Belediye Başkanı...’ın ... ... Deprem Konutları Teknik Altyapı tesisleri İnşaatından kazı artığı malzemenin getirilmediğini, eski kum ocağı olan bu alana ... (Merkez) Kanalizasyon (40 iş) inşaatlarından kazı artığı malzemenin getirildiğini ifade etiğini ve bu hususların da müfettişlikçe tutanağa bağlandığını, kesin depoda, ... Belediye Başkanının geldiğini kabul ve beyan ettiği ... Kanalizasyon İnşaatından çıkan (450 km lik kanalizasyon hattı imalatı) yaklaşık 1,8 milyon m3 kazı artığına ek olarak, ... Belediye Başkanının ...Altyapı İnşatından kazı artığı malzeme gelmediğini ifade ettiği 3.369.921 m3 dahil olmak üzere yaklaşık 5 milyon m3 kazı artığı malzeme olması gerektiğini, müfettişlik nezaretinde uzman heyetçe yapılan incelemede kesin depoda bu kadar malzeme bulunmadığının tespit edildiğini, 31 futbol sahası büyüklüğünde 50 m yüksekliğinde bir tepe, tek bir yer olan...mevkiine taşınmış olsaydı bu yerde fark edilmemesi ve bu kütlenin belediye başkanı tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu kalıcı konutların ...’nın kuzey tarafında iken kesin depo diğer uçta, güney tarafında olduğunu, bunun sonucunda 326.992 adet kamyon şehir içinden geçerek ancak kesin depoya ulaşabileceğini, bölgede gerçekleştirilen diğer işleri de göz önünde bulundurdukları takdirde fiziken imkansız bir trafik akışıyla karşı karşıya kalınacağının açık olduğunu, davacı yüklenici ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin bir istisna akdi olduğunu, tahsili istenilen meblağın bu istisna akdinden kaynaklanan iş nedeniyle olup istisna akitlerinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, her ne kadar teminatlar garanti sözleşmesi niteliğinde kabul görmekte ise de istisna akitlerinde alacağın karşı taraftan tahsilinin 5 yıl süre içerisinde istenebileceğini, dolayısıyla garanti sözleşmesinin yalnızca işin bitimine kadar geçerli olacağı iddiasının hukuken yerinde olmadığını, yüklenicinin herhangi bir şekilde borçlu olduğunun anlaşılması halinde bankadaki bütün hak ve alacaklarından tevkif ve tahsil edilmesinin sözleşme ve eki şartname hükmü gereği olduğunu, dolayısıyla davacının kazı artığı malzemenin işin yapımı sırasında kesin depo mahalli olarak tutanağa bağlanan mevkiiye taşındığına yönelik beyanlarının gerçeği yansıtmadığının açıkça anlaşıldığını, ödeme yapılmadığı takdirde teminat mektuplarının tazmin edilmesinin işe ait sözleşme ve eki şartname hükmü gereği olup teminat mektuplarına konulan tedbirin müvekkilinin sözleşmeyi uygulama hakkını ortadan kaldırdığını ve Devletin zarar görmesine neden olduğunu, mahkeme tarafından uzun süren yargılama sonucunda 3 ayrı bilirkişi heyet raporları ve ek raporları ile dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi ile, tüm bilirkişi raporları müvekkili lehine iken ve ilk karar sadece usulden bozulmuşken, istinafa konu iş bu ikinci kararın yanlış tesis edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava, menfi tespit, teminatın iadesi, tazminat, birleşen dava alacak istemlerine ilişkindir. Mahkemenin 2004/77 E-2022/164 K sayılı 09/03/2022 tarihli kararında özetle: Asıl ve birleşen dava konusu uyuşmazlığın, davacı-birleşen davada davalı şirketin ...alanında yaptıkları alt yapı çalışması sonucu ortaya çıkan kazı malzemesi artığının taraflar arasındaki sözleşmenin kanalizasyon inşaatlarına ait özel ve teknik şartnamenin 26.maddesi ile içme suyu inşaatlarına ait özel ve teknik şartnamenin 9.maddesi kapsamında kontrol mühendisi tarafından gösterilen yerden (kesin depo mahalli) başka bir yere taşınıp taşınmadığı, asıl dava konusu banka teminat mektubunun iade koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı, dosyada yüklenici şirketin kesin depo mahalline kazı artığı malzemeyi taşıdığını, aradan geçen 3 yıl sonra taşıma olgusunun toprak zemindeki doğal etkiler sonucunda oluşacak değişikliklere bağlı olarak tespit edilemeyeceğini ve somut delil sunulmadığını ileri sürdüğü, bankanın ise yüklenici şirketin hakediş ödemeleri içerisinde bedelini tahsil etmesine rağmen kazı artığı malzemeyi nakletmediğini iddia ettiği, konu ile ilgili olarak dava konusu ihale yönünden uygulanması gereken sözleşme eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 38.maddesinin 1-2 bentlerinde kesin hesaptan sonra dahi müteahhidin her ne sebeple olursa olsun borcunun bulunduğu anlaşıldığı takdirde müteahhidin bu borcuda ödemek zorunda olduğu belirtilmiş olup ayrıca müteahhidin borcunu işlem anında geçerli ticari faiz ve gider vergisi ile birlikte ödeyeceğinin öngörüldüğünü, asıl dava yönünden değerlendirme yapıldığında, yüklenici şirketin kazı artığı malzemeyi kesin depo mahalline naklettiğini ve hak edişleri içerisinde kendisine yapılan ödemenin haklı ve hukuka uygun bir ödeme olduğunu toplanan delillere göre kanıtlayamadığı, bankanın dava konusu banka teminat mektubunu davacı yükleniciden alacaklı olduğundan iade etmemekle haklı olduğu, bu itibarla da asıl davanın haklılığının kanıtlanamadığı, diğer taraftan dosyada asıl davada davacı şirket tarafından kazı artığı malzemenin kesin depo mahalline taşındığı konusunda işin geçici ve kesin kabulünün yapılmasını ve bu hususta taraflar arasında mutabakat mevcut olmasına delil olarak dayanıldığı, ancak davacı şirketin yüklenici konumunda olduğu, sözleşme konusu eseri tamamlayarak işi eksiksiz şekilde ifa ve davalı bankaya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamakla yükümlü olduğu, kazı artığı malzemenin sözleşme konusu sahada yüklenici tarafından yapılan çalışma sonrasında sahada bırakılmayarak kontrol mühendisi tarafından kendisine bildirilecek kesin depo mahalline nakledilmesinin yüklenici yönünden sözleşme kapsamında asli bir edim niteliğinde olduğu, bu durumda yüklenici şirketin kesin depo mahalline kazı artığı malzemeyi taşıdığını yine usulüne uygun deliller ile kanıtlamak durumunda olup işin geçici ve kesin kabulünün yapılmış olması sözleşmenin eki niteliğindeki Kanalizasyon İnşaatlarına Ait Özel ve Teknik Şartnamenin 26.maddesi ve İçme Suyu İnşaatlarına Ait Özel ve Teknik Şartnamenin 9.maddesi kapsamında da yükleniciyi sorumluluktan kurtarmayacağı, dosyaya sunulan Sakarya 2.ASHM kanalıyla mahallinde teknik inceleme ve ölçümler yaptırılarak alınan teknik rapordaki yukarıda değinilen tespitler ile yine davalı banka teftiş raporundaki tespitler birlikte dikkate alındığında, asıl davada davacı yüklenici şirketin kazı artığı malzemesi miktarı olarak teknik raporda tespit edilen 178.047.934 m3 malzemeyi kesin depo mahalline taşıdığını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığının sabit olduğu, bu durumda mahkemece de benimsenerek hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyeti ikinci ek raporu doğrultusunda ana para borcunun faizi ve BSMV'si ile birlikte bakiye 611.206,33 TL(yeni TL ile) alacağın birleşen davada davalı yükleniciden tahsili ile birleşen davada davacı bankaya verilmesi gerektiği kanaatına varıldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın ıslah talebi gözetilerek kabulü ile, dava konusu 611.206,33 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı- birleşen davada davalı ... şirketi vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Dairemizin 2022/1051 E- 1242 K sayılı 14.12.2022 tarihli kararında özetle: “…Asıl davada yüklenici şirket vekili tarafından menfi tespit ve tazminat isteminin yanı sıra müvekkilince davalıya sözleşme gereğince verilen...... Şubesinin 115.300,00 TL (yeni TL ile) bedelli ve 906MM00286 nolu teminat mektubunun iadesine, karar verilmesini de talep etmiştir. 26/01/2004 tarihli “Sayman Mutemedi Alındısı"ndan davacının teminat mektubunun iadesi talebi dışında kalan menfi tespit ve tazminat talepleri yönünden dava değeri olarak gösterdiği toplam 367.058,88TL(yeni TL ile) üzerinden dava tarihi itibariyle 4.955,29 TL peşin nispi harç yatırdığı, teminat mektubuna yönelik yatırması gereken peşin nispi harcı yatırmadığı ve bu harcın yargılama sırasında mahkemece de tamamlatılmadığı, teminat mektubunun iadesi talebinin para ile değerlendirilebilen işlerden olduğu halde harçlandırılmadığı anlaşılmıştır. 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 16. maddesi gereğince değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Aynı Yasa'nın 28. maddesinin (a) bendinde karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanın kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği hükmü yer almıştır. Yine aynı Yasa'nın 32. maddesinde yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Harçlar Yasası’ndaki düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan görevi gereği mahkemelerce re’sen dikkate alınır. 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 16. maddesi gereğince teminat mektubunun iadesi isteminin dinlenebilmesi için teminat mektubu miktarı üzerinden nispi harcın yatırılması gerekir. Bu durumda mahkemece öncelikle iadesi talep edilen teminat mektubu bedeli olan 115.300,00 TL üzerinden tarifeye göre hesaplanacak nispi ilam harcının dörtte biri tutarındaki peşin harcın yatırılması için asıl davada davacı tarafa Harçlar Yasası’nın 30. maddesine göre süre verilmesi, harç eksikliğinin davacı tarafından bu şekilde tamamlanması halinde yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması gerekirken harç ikmali sağlanmadan yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davada davalı ......Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine …” karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı- birleşen davada davacı ... AŞ. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı- birleşen davada davacı ... AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı- birleşen davada davacı ... AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden davalıdan alınması gereken 32.881,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL ve 7.950,55 TL olmak üzere toplam 8.220,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.661,22 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden davacıdan alınması gereken 732,00TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı- birleşen davada davacı ... AŞ. tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır