Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1492 E. 2026/933 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1492
- Karar No
- 2026/933
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1492
KARAR NO:2026/933
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :28/03/2024
NUMARASI:2016/208 Esas, 2024/309 Karar
DAVA:Taşınır Teslimi, Alacak
DAVA TARİHİ:07/03/2016
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2016/668 E- 2017/324 K.
DAVA TARİHİ:27/05/2016
KARAR TARİHİ:02/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin feshi ile teslim edilen araçların geri verilmesi, cezai şart alacağının tahsili ve araçların tesliminin gecikmesi nedeniyle; model kaybından kaynaklanan zararın giderilmesi birleşen dava; açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali taleplerine ilişkin olup, mahkemece; asıl davada, araçların aynen teslimine ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, cezai şart ve maddi tazminata ilişkin isteminin reddine, Birleşen dosya yönünden; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı; davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı iş sahibi vekili; taraflar arasında 09/01/2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile, davacı tarafından ihracat kaydı ile satın alınan araçların, davalı tarafından ambulans olarak dizayn edilmesi ve içinin tıbbi ve teknik malzeme ile donatılması konusunda anlaştıklarını, davalının iki adet aracı ihtarnamelere, suç duyurusuna ve bir yıla yakın süre geçmesine rağmen araçları davacıya teslim etmediğini, ihtardan haberdar olmasına rağmen araçların teslim edilmediğini, bunun üzerine yeni bir ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği, davalı aleyhine savcılıkta hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmak suçlaması ile suç duyurusunda bulunulduğunu, belirterek; dava konusu araçların davalıya geri verilmesini, gecikme nedeniyle ceza koşulu tazminatının davalıdan tahsilini ve aradan geçen sürede araçlarda model kaybı yaşanması nedeniyle ortaya çıkan zararının giderilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yapması gereken ödemeleri sürekli aksattığını, davalıya baskı yapıldığını, araçların dizaynı karşılığı herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalının araçların dizaynının tamamlanması için gerekli tıbbi cihazları almaya yanaşmaması nedeniyle; davacıya ihtarname gönderildiğini ve icra takibinin başlatıldığını, davacının gecikmeye kendisinin sebep olduğunu, belirterek; davanın reddini istemiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/668 Esas sayılı dosyasında davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereği, davalının ambulans şeklinde dizayn etmesi için davacıya araçları verdiğini, sözleşmenin 4. maddesi gereği tıbbi cihazları birlikte hareket edip almaları gerektiğini, ancak davalının bir türlü bir araya gelmediğini, davalının buna ilişkin davalıya 08/02/2016 tarihinde Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnamesini tebliğ ettiğini, davalının borçtan kaçma çabası içine girdiği için de; İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, belirterek; itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; ödeme emrinde icra müdürünün imzasının olmadığını, bu eksiklik tamamlanmadan itirazın iptali davası açılamayacağı ve borcun sebebi olarak gösterilen cari hesap ekstresi ve faturaların kendilerine gönderilmediği ve yasaya uygun bir ödeme emri de olmadığını, davacıya ödemeler yapıldığını, araçların tesliminin geciktiğini belirterek; davanın reddini talepetmiştir. Mahkemece 28.03.2024 tarihli karar ile; asıl dosya davacısı iş sahibinin sözleşme kapsamında, asıl dosya davalısı yükleniciye ilk olarak verilen, dava konusu olmayan 2 adet aracın birçok eksikle birlikte Libya'ya ihracatının gerçekleştiği beyan edilmekle, davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında bu araçlar için alacağının muaccel hale geldiğinin anlaşıldığını, asıl dosya davacısı iş sahibinin beyanına göre, araçların birçok eksikle teslim edildikleri için, davalı yüklenici tarafından 24/03/2015 tarihli toplam (10.539,76 + 10.262,16 + 3.197,80) 23.999,72 Euro tutarlı 3 adet fatura düzenlendiğini, her ne kadar, asıl dosya davacısı, birleşen dosya davacısı tarafından araçlarda birtakım ayıp ve eksikten söz edilmişse de, sözleşmede teslimde kontrol edileceği belirtilmekle; söz konusu eksik ve ayıba iddiasına konu tespit içerir dosyaya yansıyan bir kanıta rastlanmadığından; bu savunmaya itibar edilmediğini, davalı birleşen dosya davacısı' yüklenicinin sözleşmeye konu ilk iki araç için toplamda 23.999,72 Euro alacağı bulunduğu sonucuna varıldığını, asıl dosya davacısı iş sahibi tarafından dosya arasına alınan dekontlara göre; yükleniciye 09/01/2015 tarihinde 4.000,00 Euro, 15/01/2015 tarihinde 11.000,00 Euro, 10/03/2015 tarihinde 4.860,00-TL, 20/03/2015 tarihinde 13.000,00 Euro, 09/04/2015 tarihinde 1.294,00 Euro ve 10/04/2015 tarihinde 4.000,00 Euro ödeme yapıldığı görülmekte, yapılan ödemelerde 10/03/2015 tarihli 4.860,00-TL tutarlı havale dışındakilerin; açıklama kısmında ödemelerin ... ref nolu iş sözleşmesine istinaden yapıldığının anlaşıldığını, bu durumda, işlem açıklamalarına göre; dosyadan aksi anlaşılamadığından; dava konusu 09/01/2015 tarihli ... ref nolu iş sözleşmesine istinaden, asıl dosya davacısı iş sahibinin toplam 33.294,00 Euro ödeme yaptığının anlaşıldığını, söz konusu ödemelerin yüklenici tarafından sunulan hesap dökümünde de yer aldığını, ilk iki araç için yapılan işler karşılığı 23.999,72-Avro olarak fatura edildiği, ve dava konusu iki araç için ise iş sahibi tarafından kabul edilmeyen 3 adet fatura toplamının 24.045,92 Euro olmakla; iş sahibinin sözleşme kapsamında, yükleniciye, sözleşme kapsamında yapması gereken ödemenin; 48.045,64 Euro olacağı, bu bedelin %20'si Libya'ya teslim ile ödeneceğinden; 38.436,51 Euro ödemenin teslimden önce ödenmesi gerekeceği sonucuna varılabileceği, davaya konu 2 adet aracın, sözleşme kapsamında ambulans dönüşümlerinin yapılması için 20/03/2015 tarihinde, yükleniciye teslim edildiklerinin dosya kapsamından anlaşıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazğın, temel olarak 09/01/2015 tarihli sözleşmenin 4. maddesindeki bütün tıbbi cihazları iki tarafın birlikte gidip alacağı ve tıbbi cihaz fiyatlarının ana paradan kesileceği kısmın uygulanmasından kaynaklandığını, iş sahibinin, dava konusu iki araç için sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirerek toplamda 17.000,00 Euro ödeme yaptığını beyan etmekle; verilen avans tutarlarının araçların dönüşümü için yeterli olduğunu, araçların sözleşmenin 6. maddesine aykırı olarak teslim edilmediklerini, yüklenicinin dava konusu araçları haksız olarak elinde tuttuğunu, Bakırköy ... Noterliğinin 30/07/2015 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshi ile araçların tarafına geri verilmesini istediğini, sözleşmenin 4. maddesinin uygulanmak istendiğini, ancak yüklenicinin bu maddenin uygulanmasını ısrarla engellediğini ve satın aldığı yerleri göstermem diyerek hükmü işlevsiz hale getirdiğini iddia ettiğini, iş sahibi tarafından yüklenicinin sözleşmenin 4 maddesinin uygulanmasını ısrarla engellediği ve ben satın aldığım yerleri size göstermem diyerek hükmün uygulanmasını işlevsiz hale getirdiği savunulmuşsa da, her borç ilişkisinde alacaklının amacının, borcun aradaki ilişkiye uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak olduğu gözetildiğinde; iş sahibinin bu savunmasını destekler boyutta TTK'nin 18/3 maddesi de gözetildiğinde; iş sahibinin yükleniciyi ifaya zorlayıcı bir girişiminin dosyaya yansımadığı, ayrıca bu beyan karşısında iş sahibinin daha önceki araçlarla ilgili olarak da tıbbi cihazların alınmasına dahil olmadığı anlaşılmakla; iş sahibini sözleşmenin 4. maddesine uygun hareket etmediği sonucuna varıldığını, diğer yandan iş sahibi tarafından Bakırköy ... Noterliğinin 30/07/2015 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşme hükümlerine uyulmadığından bahisle; 09/01/2015 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshi ve dava konusu 2 aracın taraflarına teslimini yükleniciye bildirdiği, söz konusu ihtarnamenin yükleni yetkilisi tarafından 29/02/2016 tarihinde tebliğ alındığı, yüklenicinin iş sahibi tarafından birlikte gidip alınacak tıbbi cihazların alımına katılmadığı için araçların dönüşümünü tamamlayamadığını, sözleşme gereğinin yerine getirilmesi halinde dava konusu araçların ambulans dönüşümlerini tamamlayıp teslim etme arzusunda olduğu savunmakla, iş sahibinin tutumunun sözleşmenin 4. Maddesine aykırılık oluşturduğu, sözleşmenin feshedilmesinde iş sahibine yüklenecek bir kusur bulunmamakla birlikte, sonuç olarak iş sahibi tarafından sözleşme feshedildiğinden, sözleşmeye ve davaya konu 2 adet aracın malzeme masraflarının karşılanması halinde; dava konusu araçları teslim etme arzusunda olduğuna yönelik yüklenici beyanı ve dava konusu araçlar için yapıldığı kabul edilen avans ödemeleri ile sözleşme ile kalan ödemenin ne zaman yapılacağına ilişkin hüküm birlikte değerlendirildiklerinde,yüklenicinin dava konusu araçları 09/01/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacaklarına karşılık elinde tutmadığı anlaşıldığından, iş sahibinin sonuçlarına katlanmak suretiyle sözleşmeyi feshederek; araçların teslimini istemesi karşısında; dava konusu araçların kendisine geri verilmesi gerektiği, ancak dava konusu araçların Mahkemenin 02/06/2016 tarihli ihtiyati tedbir kararıyla 16/06/2016 tarihinde iş sahibine teslim edildiği, iş sahibinin araçların teslimine ilişkin isteminin yargılama aşamasında konusuz kaldığını, iş sahibi tarafından sözleşmenin feshetmesi nedeninin, 09/01/2015 tarihli sözleşmenin 4. maddesine aykırı tutum olduğundan, aynı sözleşmenin 6. maddesi uyarınca araçların geç teslimi nedeniyle ceza koşulu isteminin yerinde bulunmadığını, her ne kadar yüklenici tarafından yapılan ödemelerin 09/01/2015 tarihli sözleşmeye istinaden yapılmadığı savunulmuşsa da, 09/01/2015 tarihli sözleşmeye istinaden iş sahibi tarafından toplam 33.294,00 Euro ödeme yapıldığı, bu sözleşmeye konu ilk iki araç bedeli olan 23.999,72 Euro muaccel hale geldiği gözetildiğinde, iş sahibinin 9.294,28 Euor avans ödemesi yaptığının kabul edildiğini, dosya kapsamında aldırılan 29/07/2016 tarihli bilirkişi raporuyla; dava konusu araçların her biri için 5.953,00 Euro tutarında teknik donanım ile her bir araç için 790,00 Euro tutarında tıbbi donanım işlemi için yüklenicinin toplam 13.486,00-Avro harcama yaptığı, yüklenicinin yapmış olduğu avans ödemesinden 4.191,72 Euro fazla harcama yaptığı, yine gecikmenin sözleşmenin 4. maddesine aykırılık nedeniyle bedelleri ana paradan kesilecek tıbbi cihazların temin edilememesinden kaynaklanması nedeniyle; yüklenicinin kusuru bulunmadığından; iş sahibinin ceza koşulu isteminin reddinin gerektiği, gecikme nedeniyle dava konusu araçların eskimesi ve model kaybı nedeniyle zararı bulunduğundan bahisle tazminat isteminde bulunulmuşsa da, gecikmenin; iş sahibinin sözleşmenin 4 maddesine aykırı tutumundan ileri geldiğinin kabulüyle ve 29/07/2016 tarihli raporla araçların parasal değerlerinde bir azalma olmadığı belirlendiğinden bu istemin de reddinin gerektiği, Birleşen dosya yönünden; 14/09/2023 tarihli bilirkişi raporuyla, yüklenicinin 7.655,05-Euro alacaklı olduğu ya da yüklenicinin kayıtlarında görülmeyen 7.800,00-Avro ödemenin yapıldığı kabul edilirse ise yüklenicinin 1.055,68 Euro borçlu bulunduğu değerlendirmesi yapıldığını, icra takibinin 28/11/2013 - 24/03/2015 tarihleri arası düzenlenen faturalara ilişkin açık hesaba dayandığı ve incelemenin bu dönem aralığındaki faturalara ilişkin yapılması gerektiği, tarafların dosyaya sunulu açık hesap dökümlerinin karşılaştırıldığı, iş sahibi tarafından 11/12/2023 tarihinde banka aracılığıyla yapılan 15.140,00-TL'lik ödeme, yüklenici kayıtlarına 5.147,00 Euro olarak kaydedilmişse de, ödeme tarihi satış kuru karşılığı (2,7982-TL) 5.410,62 Euro olduğu, 2013 yılında yüklenicinin toplam 99.204,96 Euro tutarında fatura düzenlediği ve iş sahibinin toplam 93.575,62 Euro karşılığı ödeme yaptığı, 2013 yılında yüklenicinin 5.629,34-Euro tutarında alacağının kaldığı, 2014 yılında yükleniciye verilen 351 ve 352 nolu toplam 15.000,00-TL bedelli çeklere karşılık; kayıtlarında 5.000,00 Euro tahsilat görünse de, çekler ödeme aracı olduklarından; verildikleri tarihteki kur (2,8769-TL) karşılığı çek bedellerinin 5.213,94-Euro olacağı, 353 nolu 8.000,00-TL bedelli çekin tahsilat kaydında 2.667,00-Euro yazılsa da, verildiği 15/12/2014 tarihindeki satış kuru karşılığı (2,8868-TL) çek bedelinin 2.771,23-Euro olacağı, 354 nolu 6.000,00-TL bedelli çekin tahsilat kaydında 1.800,00-Euro yazsa da, verildiği tarihteki kur karşılığı (2,8868-TL) çek bedelinin 2.078,42-Euro olacağı, 355 nolu 21.361,00-TL bedelli çekin tahsilat kaydında 7.120,00 Euro yazsa da, verildiği tarihteki kur karşılığı (2,8868-TL) çek bedelinin 7.399,54 Euro olacağı, dosya arasına sunulan faturalarla karşılaştırmak suretiyle yüklenicinin toplam 150.607,08 Euro tutarında fatura düzenlediği, iş sahibinin ise 154.049,18 Euro karşılığı ödeme yaptığı, 2014 yılında düzenlenen faturalara karşılık iş sahibini 3.442,10-Euro fazla ödeme yaptığı, 2015 yılında yükleniciye verilen 356 nolu 4.860,00-TL bedelli çekin tahsilat kaydında 1.620,00 Euro yazsa da, verildiği 13/01/2015 tarihindeki satış kuru karşılığı (2,6948-TL) çek bedelinin 1.803,47 Euro olacağı, yüklenicinin icra takip tarihine kadar toplam 51.418,40 Euro tutarında fatura düzenlediği, iş sahibinin ise 48.397,47 Euro karşılığı ödeme yaptığı, 2015 yılında düzenlenen faturalar karşılığı yüklenicinin 3.020,93-Euro alacağının bulunduğu, bu durumda yüklenicinin (5.629,34 + 3.020,93 - 3.442,10) 5.208,17-Euro alacağı olduğu sonucuna varıldığı, her ne kadar 14/09/2023 tarihli rapor ile 2.000,00-TL karşılığı 655,05 Euro'luk, 1.000,00-Euro'luk ve 7.800,00 Euroluk ödemeler göz önünde bulundurulmamışsa da; dekontlar ile söz konusu ödemelerin yapıldığının görüldüğünü, iş sahibi tarafından 6.000,00 Euro ödemenin de yapıldığı savunulmuşsa da, bu tutara ilişkin ödeme yapıldığına dair bir kanıt sunulamadığı, açıklanan hususlarda 14/09/2023 tarihli rapora itibar edilmediği, birleşen dosya yönünden yüklenicinin alacağı faturalardan kaynaklanan açık hesaba dayandığından ve iş sahibi tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olduğundan; aleyhine kabul edilen tutar'ın%20'si oranında takip talebinde bildirilen harca esas değer kur üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedildiği, gerekçesi ile; asıl dava yönünden; araçların aynen teslimine ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının cezai şart ve maddi tazminata ilişkin isteminin reddine, birleşen dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına itirazının 5.208,17 Euro (fiili ödeme günündeki efektif satış kuru karşılığı TL) yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesinde yazılı faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3.073,34-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibi vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemenin uzmanlık gerektiren bir konuda 14.09.2023 tarihli bilirkişi raporunu yok sayarak, bilirkişi raporu ile hiçbir paralellik taşımayan karar verdiğini, 14.09.2023 tarihli dört kişilik uzman bilirkişi tüm ticari evraklarını uzman gözü ile inceleyerek; 25 sayfalık tafsilatlı rapor oluşturduklarını, Mahkemenin bu raporu yetersiz veya denetime elverişli bulmaması halinde, eksiklikler konusunda ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alması gerektiğini, iddialarını ispat etme ve savunma haklarının ihlal edildiğini, delillerin tam olarak toplanmadığını, sözleşmenin 4.maddesinde “…..Bütün tıbbi cihazları iki taraf birlikte gidip alacaktır ve tıbbi cihazlar fiyatları ana paradan kesilecektir.” denildiğini, yüklenicinin mücerret beyanını esas alan mahkemenin, bu maddenin işlemesine, dolayısı ile imalatın gecikmesine iş sahibinin engel olduğu ön yargısı ile hareket ederek iş sahibini kusurlu bulduğunu, 4.maddenin işletilmesini engelleyenin yüklenici olduğunu, "size malzeme aldığım yerleri göstermek zorunda değilim " diyerek 4.maddenin işlemesini engellediğini ileri sürdüklerini ve Mahkemeye sundukları 10.10.2016 tarihli cevaba cevap ve bilirkişi raporuna kısmi itirazları içeren dilekçede tanık listesi sunarak; tanıkların tıbbi cihazların satın alınmasındaki sorunlarla ilgili olduğunu belirttiklerini, Mahkemenin tanıkları dinlemeyerek; iddiamızı ispat etme hakkımızı ihlal ettiğini, dava konusu iki araçla ilgili olarak, araçların teslim edilmiş olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini, her davanın açıldığı tarih itibarı ile değerlendirilmesi gerektiğini, dava açıldığında araçların yüklenicinin uhdesinde bulunduğunu, Mahkemenin tedbir kararı sonucu araçların icra vasıtası ile teslim alınabildiğini, dolayısı ile araçlar için düşme kararı yerine,en azından mahkeme masrafları, vekalet ücreti yönünden karar verilmesi gerektiğini, birleşen dosyada yüklenicinin talebinin likit, belirlenebilir olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, bir an için icra inkar tazminatına hükmedilmesi kararının doğru olduğu kabul edilse bile ret edilen kısım için lehe tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Sözleşmenin 4.maddesinde “…..Bütün tıbbi cihazları iki taraf birlikte gidip alacaktır ve tıbbi cihazlar fiyatları ana paradan kesilecektir “ ibaresinin yazılı olduğunu, tıbbi cihaz bedellerinin ana paradan kesileceğinin sözleşmede çok açık olduğunu, Proforma faturalardan anlaşılacağı üzere tıbbi cihazların dava tarihinde 3450 EURO civarında olduğunu, Mahkemenin; proformo faturalar ile yetinmeyecekse sadece tıbbi cihazlar hususunda bilirkişi incelemesi yaptırması ve hesaplamada dikkate alınması gerektiğini,Mahkemenin 4.maddede yazılı olan; ”.. tıbbi cihazlar fiyatları ana paradan kesilecektir“ ibaresini yok saydığını, Mahkemenin yüklenicinin, taraflarınca kabul edilmeyen faturalarına göre hesaplama yaptığını ve 6000 Euro ödeme iddialarını, ödeme ile ilgili dosyada kanıt olmadığı gerekçesi ile değerlendirmeye almadığını, Mahkemenin kanıt yok iddiasının gerçek olmadığını, 30.10.2014 tarihli ... nolu fiyat farkı faturasının dosyada mübrez olduğunu, Mahkemenin yüklenicinin, taraflarınca kabul edilmeyen faturaları dahi değerlendirmeye almışken; baştan beri dosya da mübrez olan, yüklenici tarafından da itiraz edilmeyen 6000 Euro tutarındaki fiyat farkı faturasını yok saydığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı birleşen dosya davalısı işveren, davalı birleyen dosya davacısı yüklenicidir.Taraflar arasında; 09.01.2015 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Asıl davada davacı iş sahibi vekili; taraflar arasında 09/01/2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile, davacı tarafından ihracat kaydı ile satın alınan araçların, davalı tarafından ambulans olarak dizayn edilmesi ve içinin tıbbi ve teknik malzeme ile donatılması konusunda anlaştıklarını, davalının davalıya toplam altı araç teslim ettiğini, ancak davalının iki adet aracı ihtarnamelere, suç duyurusuna ve bir yıla yakın süre geçmesine rağmen araçları davacıya teslim etmediğini, ihtar ile araçların teslimini talep etmelerine ve bu ihtardan davalı tarafın haberdar olmasına rağmen araçların teslim edilmediğini, bunun üzerine yeni bir ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği, belirterek; dava konusu araçların davalıya geri verilmesini, gecikme nedeniyle ceza koşulu tazminatının davalıdan tahsilini ve aradan geçen sürede araçlarda model kaybı yaşanması nedeniyle ortaya çıkan zararının giderilmesini talep etmiştir.Birleşen dosyada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereği, davalının ambulans şeklinde dizayn etmesi için davacıya araç verdiğini, sözleşmenin 4. maddesi gereği tıbbi cihazları birlikte hareket edip almaları gerektiğini, ancak davalının bir türlü bir araya gelmediğini, davalının buna ilişkin davalıya 08/02/2016 tarihinde Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnamesini tebliğ ettiğini, davalının borçtan kaçma çabası içine girdiği için de İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, belirterek; itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş,Mahkemece; asıl dava yönünden; araçların aynen teslimine ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının cezai şart ve maddi tazminata ilişkin isteminin reddine, birleşen dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına itirazının 5.208,17-Euro (fiili ödeme günündeki efektif satış kuru karşılığı TL) yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesinde yazılı faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3.073,34-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Dosya kapsamından; asıl dava konusunun taraflar arasındaki 09.01.2015 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklandığı, bu sözleşmede 4 adet aracın davalı tarafından ambulansa çevrilerek; içininde tıbbi ve teknik malzeme ile donatılmasının kararlaştırıldığı, davalının 2 adet aracı davacıya teslim etmesine rağmen , 2 adedini davalıya teslim etmediği, bu nedenle da davacı iş sahibinin 2 adet aracın teslimi ile geç teslim nedeni ile cezai şart ve geç teslim sebebi ile araçlardaki model kaybı zararı talep etmiştir. Davaya konu 2 adet araç yargılama sırasında 16.06.2016 tarihinde davacı vekiline davaya konu imalatlar yapılmamış şekilde teslim edildiğinden, araçların teslimi istemi bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.Davalı yan bu araçların teslim edilmemesinin sözleşmenin 4 maddesine davacının aykırı davranışının sebep olduğunu ileri sürmüştür. Sözleşmenin 4 maddesinde; bütün tıbbi cihazların iki tarafın birlikte gidip alacağı ve tıbbi cihaz paralarının ana paradan kesileceği ve sözleşmenin 6. Maddesinde de ; işin ilk avansın alındığı tarihten 15 gün içinde bitirilmesi hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamından; davalının ilk avans ödemesini 20.03.2015 tarihinde aldığı, bu durumda araçların teslim edilmesi gereken tarihin 04.04.2015 tarihi olduğu, davalı yüklenicinin, davacı iş sahibinin tıbbi cihazları almak için bir araya gelmeyi kabul etmediğini iddia ettiği , davalı yüklenicinin; davacı iş sahibine gönderdiği, 02.07.2015 tarihli ihtarname ile araçların birlikte satın alınması için davet ettiği, bunun üzerinde davacı iş sahibinin de; davalı yükleniciye gönderdiği Bakırköy ... Noterliğinin 30/07/2015 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshi ile araçların tarafına geri verilmesini istediğini, bu durumda araçların teslimin gecikmesinde davalı yüklenicinin kusurunun bulunmadığı ve araçların yargılama sırasında davalıya teslim edildiği anlaşıldığından mahkemece araç teslimi talebi yönünden davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına ve diğer cezai şart ve araçların değer kaybı istemleri bakımında da davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Birleşen davada da bu kez davacı yüklenici, davalı iş sahibinden cari hesap alacağına dayalı olarak başlattığı, icra takibine, davalı iş sahibinin yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece dosya kapsamında 5 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, en son alınan rapor çok kapsamlı olsa da; mahkemece rapora her iki yanın itiraz etmesi sonucu, kendisi tarafından son raporda katılmadığı yönler ayrıntılı olarak açıklanarak; yaptığı hesaba göre davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden cari hesaba dayalı alacağının 5.208,17 Euro hesaplanmasının, davalı iş sahibi tarafından yapılan tüm ödemelerin ayrıntılı şekilde tetkik edilerek; doğru şekilde yapıldığı anlaşıldığından; mahkemece birleşen dosya yönünden; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına itirazının 5.208,17-Euro (fiili ödeme günündeki efektif satış kuru karşılığı TL) yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesinde yazılı faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğru olmuş ise de, alacağın faturalardan kaynaklanan açık hesaba dayandığı ve iş sahibi tarafından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olduğu gerekçesi ile davalı iş sahibi aleyhine 3.073,34-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesi , alacağın yargılama ile belirlenmiş olması sebebi ile doğru olmamıştır.Asıl dosya davacısı asıl dosyada karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği halde, davalı yüklenici lehine bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuş ise de, yargılama sırasında araçların geç teslim edilmesinde kusurun davacı iş sahibinde kaynaklandığı anlaşıldığından, asıl dosya davacısı iş sahibinin bu istinaf sebebi kabul edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibi vekilinin istinaf talebinin; birleşen dosya bakımından kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; birleşen dosyada icra inkar tazminatı kısmının kaldırılmasına dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1- Davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibi vekilinin istinaf talebinin, birleşen dosya bakımında KISMEN KABULÜNE,
2-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/03/2024 tarih ve 2016/208 Esas, 2024/309 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- a-) Asıl dava yönünden;
-Araçların aynen teslimine ilişkin istem hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-Davacının cezai şart isteminin REDDİNE,
-Davacının maddi tazminata ilişkin isteminin REDDİNE,
b-) Alınması gereken 732,00-TL karar harcının peşin alınan 2.868,10-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.136,10-TL fazla harcın davacı yana iadesine,
c-) Davacı yan tarafından yapılan tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak; davacıya verilmesine,
d-) Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 206,30-TL keşif harcı, 181,20-TL posta ve davetiye gideri, 500,00-TL bilirkişi ücreti, 100,00-TL araç sarf ücreti olmak üzere toplam 1.016,70-TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre 956,16-TL'sinin davalıdan alınarak; davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
e-) Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı'dan alınarak davacı'ya verilmesine,( karar asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmadığından vekalet ücreti değiştirilmemiştir.)
f-) Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak; davalıya verilmesine,
4-a-) Birleşen İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/668 - 2017/324 E-K sayılı dava yönünden;
-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına itirazının 5.208,17-Euro (fiili ödeme günündeki efektif satış kuru karşılığı TL) yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden kaldığı yerden aynı koşullarla takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesinde yazılı faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,
b-) Alınması gereken 1.170,73-TL karar harcından peşin alınan 412,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 758,35-TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR İRADINA,
c-) Davacı tarafından yatırılan 412,38-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-)Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 106,50-TL posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam 135,70-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 86,36-TL'sinin davalıdan alınarak; davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,
e-) Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.138,52-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak; davacıya verilmesine,
f-) Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.792,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak; davalıya verilmesine,
g-)Davacı- birleşen dosya davalısı tarafından yapılan 172,00-TL posta ve davetiye gideri, 13.981,80-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.153,80-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 12.182,74-TL'sinin; davalı- birleşen dosya davacısından alınarak; davacı- birleşen dosya davalısına verilmesine, bakiye kısmın davacı birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına,
h-)Davalı-birleşen dosya davacısı tarafından yapılan 70,00-TL posta ve davetiye gideri, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.270,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 176,86-TL'nin davacı birleşen dosya davalısı'ndan alınarak; davalı- birleşen dosya davacısına verilmesine, bakiye kısmın davalı -birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına,
B) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı-birleşen dosya davalısı tarafından birleşen dosya bakımında yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde İADESİNE,
2- Davacı-birleşen dosya davalısının birleşen dosya yönünden yaptığı 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 416,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.585,54 TL istinaf yargılama giderinin birleşen dosya davacısından alınarak; birleşen dosya davalısına VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.