Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2147 E. 2026/1047 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2147
Karar No
2026/1047
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2147 KARAR NO : 2026/1047

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2022 (Dava) - 13/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/120 Esas - 2023/500 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ: 05/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 05/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/120 Esas-2023/500 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/06/2021 tarihinde müvekkiline ait olan park halindeki ... plakalı araca, ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre bu kazanın meydana gelmesinde davalı.... Şti'ne ait ... plakalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunu, İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/83 D.İş dosyası ile delil tespiti istendiğini, kamera kayıtlarının dosya kapsamına alındığını, müvekkilinin aracının kaza neticesinde kullanılamaz hale geldiğini, tamirinin ise ekonomik olmayacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ayrıca müvekkilinin, aracını kullanamamasından dolayı taksi ile ulaşım sağlamak durumunda kaldığını, davalı sigorta şirketine 06/10/2021 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuru yapıldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortası altında olduğunu, sigorta poliçesi ticari iş mahiyetinde olduğundan ve müvekkilinin aracının da ticari amaçla kullanılıyor olmasından dolayı ticari faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili tacir olup dava konusu araç muhasebe kayıtlarına da işlenmiş olup ticari nitelikte olduğunu, davalı ..... Şti’nin, müvekkilinin uğradığı kazanç kaybından da sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri kapsamında hasar bedelini ödemesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL araç hasar bedelinin davalı araç maliki için kaza tarihi, davalı sigorta şirketi için bildirim tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı tazminatı ile İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/83 D.İş dosyası dava masraflarının davalı araç malikinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, müvekkilinin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, ... plakalı aracın 05/06/2021 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile dava dışı ....'ya 05/06/2021-07/06/2021 tarihleri arasında kiralandığını, kiralamaya ilişkin sözleşme ve teslim formunun ekte olduğunu, araç kaza tarihinde dava dışı ....'nun kullanımında olduğundan ve müvekkilinin araç üzerinde fiili ve ekonomik olarak hakimiyeti kalmadığından işleten sıfatının kaza tarihinde müvekkili şirkete ait olmadığını, huzurdaki davada müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirketin aracının da anılan kazada zarar gördüğünü ve onarımının söz konusu olduğunu, şayet bir tazminata hükmedilecek ise TBK'nın ilgili hükümleri doğrultusunda müvekkili şirketin aracının hasarı da göz önüne alınarak bir indirim yapılması gerektiğini, talep edilen tazminatın aracın ZMMS ve kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğini, davanın kasko şirketi olan .... A.Ş'ye ihbar edilmesini, kaza kiralayan dava dışı .... tarafından yapılmış olup davanın kendisine ihbarının da gerektiğini beyanla, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket nezdinde ZMMS sigortalı ... plakalı aracın bir kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte teminat limiti ile sorumlu olduklarını, olayın gerçekleşme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını ve dava şartı olan zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini, maddi hasar ve değer kaybı tutarının uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararların ZMMS teminatı dışında kaldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "...06/06/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağında; bu kazanın meydana gelmesinde davalı ....Şti.'ne ait ... plakalı aracın tam ve asli kusurlu olduğu, davacının ise kazanın oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığı, dava konusu ... plakalı ... model ... otomobilin hasarlı olduğu anlaşılan parçalarının dava konusu trafik kazası ile uyumlu olduğu, hasarın giderim bedelinin 203.891,76 TL (KDV dahil) olduğu, aracın piyasa değerinin %50' sini aşan araç tamirinin ekonomik olmadığı ve aracın pert total kabul edilerek aracın hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerektiği, piyasa araştırmasına göre vaki kaza öncesi dava konusu otomobilin 2.el piyasa değerinin 135.000 TL olduğu, sovtaj bedelinin 35.000 TL olduğu göz önüne alındığında dava konusu kaza nedeniyle oluşan zararın 135.000 TL-35.000 TL=100.000 TL olduğu, aracın onarılabilir olmasının ekonomik olmaması nedeniyle konuya ilişkin Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2016/19869 E.-2017/10814 sayılı kararı da gözetilerek, davaya konu otomobil pert olduğundan, yeni bir aracın temini için makul sürenin 20 gün olduğu, buna göre yapılan hesaplamada 20 güne düşen yol masrafının 1.020,70 TL (20 gün x 51,035 TL= 1.020,70 TL) hesaplandığı, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı şirketin ve davalı sigorta şirketinin maddi zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan delil tespiti neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) mahkeme masrafının da yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından, haksız eylemin de TTK’nın 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre yasal faize karar vermek gerekmekle, DAVANIN KABULÜ İLE, 100.000,00 TL pert total hasar bedeline ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 14/10/2021 tarihinden, davalı ... .. Şti'nden kaza tarihi olan 06/06/2021' den işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 1.020,70 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı .. .. Şti'nden kaza tarihi olan 06/06/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, davacının İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/83 D.iş dosyasında sarf ettiği yargılama giderlerinin davalı ... Şti'den alınması hususunun yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVALI .... ŞTİ. VEKİLİ TARAFINDAN, "...Davada taraf sıfatlarının bulunmadığını ve sorumluluklarının bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, ... plakalı aracın 05.06.2021 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile dava dışı ....'ya kiralandığını, araç kazaya karıştığı tarihte ...'nun kullanımında olduğundan ve müvekkilinin araç üzerinde fiili ve ekonomik olarak hakimiyeti kalmadığından işleten sıfatının kaza tarihinde müvekkili şirkete ait olmadığını, zararın tazmini için de müvekkili şirket tarafından ...'ya İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2022/1580 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, hükmedilen ikame araç bedeline esas süre hesabının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan tamirat süresinin neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, bilirkişi ek raporunda da aracın mahrumiyet bedeli hesaplanırken muadil bir araç alımı için geçen süre esas alınsa da bu konuda herhangi bir netlik bulunmadığı gibi 20 gün sürenin araç alımı için çok uzun bir süre olduğunu, kaldı ki davacının tamirat süresince ikame araç hizmeti alıp almadığının da belli olmadığını, aracın pert olduğu kabulünde, bilirkişi raporlarında davacının aracına ilişkin rayiç bedelin fahiş hesaplandığını, aracın yaşı, km'si ve geçmiş hasar kayıtlarının da göz önüne alınması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda ayrıca bir hesaplama yapılmaksızın davacı tarafından İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/83 D.İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda yer alan ilanlar üzerinden rayiç bedel belirlendiğini, değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, itiraz etme fırsatlarının dahi olmadığını, yerel mahkemece alınan raporlarda da yeni bir hesaplama yapılmaksızın değişik iş raporunun olduğu gibi tekrar edilmesinin adeta iddia ve savunmalarını yok saydığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN, "...Davalının, araç mahrumiyet bedeli hesaplamasına itiraz ettiğini, bilakis yapılan hesabın eksik olduğunu, bilirkişinin araçtan mahrum kalınan günün 20 gün olduğunu tespit ettiğini, ancak kazadan sonra araç ile ilgili onarımın yapılması ya da pert total değerinin belirlenmesi için atanan eksperin dosyayı sonuçlandırmasının dahi aylar sürdüğünü, bu süre içerisinde kendisine ikame araç verilmeyen müvekkilinin taksi kullanmak zorunda kaldığını, araçtan mahrum kaldığı sürenin 20 gün olarak hesaplanıp bu 20 günlük sürede harcanan taksi parasının hesaplanmasının hatalı olduğunu, ticari işinde kullandığı aracından mahrum kalan müvekkilinin zararının bu hesaplama ile tazmin edilemeyeceğinin açık olduğunu, nitekim dosyaya sundukları araç onarım faturasından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracını Nisan 2022'de tamir ettirdiğini ve kullanmaya başladığını, bu onarım için 118.000,00 TL ödeme yapan müvekkilinin mahrum kalınan karının ve aracın olmaması sebebi ile uğradığı zararının 20 günlük taksi ücreti olmayacağının açık olduğunu, ekonomik yönden sıkıntı yaşayan müvekkilinin kazadan 20 gün sonra nasıl yeni bir araç alabileceğini anlamanın mümkün olmadığını, zarara uğrayan müvekkili olup hak etmiş olduğu tazminatın 100.00,00 TL'den çok daha fazla olacağının açık olduğunu, müvekkilinin aracının ticari olması, müvekkilinin ve davalıların da tacir olması nedeni ile ticari faiz talep edildiğini, gerek sunulan belgelerde gerekse muhasebe kayıtlarında müvekkiline ait aracın ticari işte kullanıldığının ispatlandığını, ancak mahkemece yasal faiz uygulandığını, kararın faiz yönünden düzeltilmesini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazasına dayalı olarak araç hasarı ve araç mahrumiyeti zararının karşı taraftan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı ..... Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıya ait aracın park halinde iken, davalı işleten şirkete ait ve diğer davalı sigorta şirketine ZMM sigortalı aracın çarpması neticesinde hasara uğradığı, aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert total olarak kabul edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, gerek tespit raporu ve gerekse mahkemece alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporlarının da bu yönde olduğu, yine gerek kaza tespit tutanağı ve gerekse heyet raporuna göre kazada davacı tarafın bir kusuru bulunmayıp, davalı taraf aracının sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının davadan önce sigorta şirketine başvurusuna dair evrakları dosyaya eklemiş olduğu, ancak herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Davalı .... Şti. vekili, her ne kadar davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, aracı davadışı ...'ya kiraladıklarını, işleten sıfatlarının kalktığını ileri sürmüş ve bu hususu istinafa da getirmiş ise de; sunulan kira sözleşmesine göre davalı taraf aracının 05.06.2021 günü saat 17:40'dan 07.06.2021 tarihine kadar kiralanmış olduğu görülmekle, kiraya verilen süreye göre davalı işleten şirketin araç üzerindeki fiili hakimiyetinin ve ekonomik yönden yararlanma olanağının kalkmasından bahsedilemeyeceği gibi, anılan davalı şirketin davadışı kiraya verdiği şahsa karşı dava da açtığına dair istinaf dilekçesindeki beyanlarına göre araç işletenliği sıfatını esasen benimser şekilde işlem yaptığı da gözetildiğinde, mahkemece, araç maliki sıfatıyla sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir (Yargıtay 4. HD 2021/14176 E.-2023/4962 K). Davalı .... Şti. vekilinin ikame araç bedeline, süresine ve davacı aracının kaza tarihindeki rayiç değerine dair itirazlarının reddi gerekmiştir. Şöyle ki; dosya kapsamında ekspertiz raporu, davacı tarafça alınan tespit raporu (İzmir 13.Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/83 Değ.İş) ve mahkemece oluşturulan heyetten alınan kök ve ek raporlar birarada değerlendirildiğinde; davacı aracının tamir masrafının yüksek oluşu nedeniyle pert total olduğunun usulünce belirlendiği, davacının emsal nitelikte yeni bir aracı 20 gün içerisinde alabileceğinin de saptandığı, bu sürenin makul olduğu, buna göre davacının günlük yaptığı yol masrafının bizzat kendi ticari kayıtlarından belirlenmiş olup makul olduğu, bunun 20 günlük karşılığının araç mahrumiyet bedeli olarak hesaplandığı, araç rayicinin de kaza tarihindeki verilere göre, piyasa araştırmaları yapılmak suretiyle belirlendiği, dosyada bu hususlarda herhangi bir eksiklik ya da çelişki de bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki itirazların reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin, faiz türüne yönelik istinaf itirazı bakımından yapılan değerlendirmede ise; bu itirazın kabulü gerekmiştir. Davalıya ait aracın ruhsat kaydında her ne kadar kullanım amacı "hususi" olarak yazılı ise de, fiili durumda ticari kullanımda olduğu, nitekim davalı işleten .... Şti. vekilinin tüm aşamalarda aracın "rent a car" bir araç olduğunu belirtiği ve bu yönde kira sözleşmesi de sunduğu gözetildiğinde, mahkemece ticari avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi yerinde olmamış, kararın bu nedenle kaldırılarak, HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir. Kabule göre de, hüküm kısmında davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki teminat limiti olan 43.000-TL'nin açıkça yazılmamış olması hükmü müphem hale getirip infazda sorun teşkil edeceğinden, bu hususun da re'sen düzeltilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... .. . Şti. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının ise kısmen kabulü ile, kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı .... Şti. vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/120 Esas - 2023/500 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "DAVANIN KABULÜ İLE; 1-100.000,00 TL pert total hasar bedeline ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti olan 43.000-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 14/10/2021 tarihinden, davalı ... .. Şti'nden kaza tarihi olan 06/06/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 2-1.020,70 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı .... Şti' den kaza tarihi olan 06/06/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.900,72-TL nispi harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın ve 1.710,00-TL ıslah harcının düşülmesi ile bakiye 5.110,02-TL karar ve ilam harcının (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 2.073,94-TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, 4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL'nin davada haksız çıkan (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 551,97-TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacının yatırmış olduğu 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç ve 1.710,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.871,40-TL'nin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 759,52-TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yapmış olduğu 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 151,25-TL tebligat ve posta gideri ve 1.632,00 TL tespit gideri (İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/83 D.iş dosyasında sarf ettiği) olmak üzere toplam 2.983,25-TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 1.210,77-TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 16.153,11-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 6.555,86-TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine", ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, III-Davacı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE, IV-İSTİNAF AŞAMASINDA; a-İstinaf başvurusu sırasında davacıdan alınan 269,85 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, b-Davalı .... Şti'den alınması gereken 6.900,72 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.725,15 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.175,57 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, V-a-Davalı .... Şti. tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, b-Davacı tarafından karşılanan 65,00 TL posta masrafı ve 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 803,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, VII-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2147, K. 2026/1047, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2147-e-2026-1047-k-b7968bebce9b