Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2128 E. 2026/1065 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2128
- Karar No
- 2026/1065
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2128 KARAR NO : 2026/1065
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/03/2021 (Dava) - 16/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/24 Esas - 2023/57 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ: 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/24 Esas-2023/57 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mali hakları müvekkiline ait olan eserlerin davalıya ait web sitesinde izinsiz ve yasal telif bedelleri ödenmeksizin hukuka aykırı olarak yayımlandığını, ekte sunmuş oldukları 22/03/2012 tarihli T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıt tescil belgesinden de görüleceği üzere müvekkili şirketin "... - ..." isimli filmin Türkiye'deki kullanım/mali haklarının sahibi olduğunu, bu filmin FSEK 4.maddesi gereğince eser niteliğine haiz olup mali hakları, FSEK 18. maddesince muhtelif sözleşmelerle devredilen haklar gereğince müvekkili şirkete ait olduğundan, mali hakları ihlal edilen müvekkili şirketin FSEK 68. maddesine göre tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu, işbu eser, davalıya ait .-.... adlı internet sitesinde mali hakların devrine ilişkin bir sözleşme yapılmaksızın izinsiz şekilde, yasal telif bedelleri ödenmeksizin hukuka aykırı surette yayınlanmış olup dilekçeleri ekinde ilgili yayınların çekilmiş görüntülerinin sunulduğunu, bu hak ihlalinin tespit edildiği tarihte 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'na uygun zaman damgalanmış video ile de sabit olduğunu, linklerin savcılık soruşturması esnasında davalı tarafından pasif hale getirilmiş olabileceğini, ancak soruşturma dosyasında mübrez olduğunu, davalının 5651 sayılı kanun uyarınca içerik sağlayıcı olduğunu ve içerik sağlayıcı olarak yayınladığı içerikten sorumlu olduğunu, içerik sağlayıcının sorumluluğunun 5651 sayılı Kanunun 4/2.maddesi hükmü ile açıklığa kavuşturulduğunu, sunuş biçiminden, bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumlu olduğunu, davalının, söz konusu eserlere direkt kendi web sitesi üzerinden erişim sağlaması ile site kullanıcılarının bu eserlere ulaşmasını amaçladığı açık olup bu sebeple içerik sağlayıcı olarak sorumluluğunun söz konusu olduğunu, içerik sağlayanın salt kullanıma sunmakla kusursuz sorumluluk türüyle sorumlu olduğunu, davaya konu web sitesinde müvekkiline ait eserlerin umuma iletilmiş olduğunu, müvekkilinin FSEK kapsamında korunan mali haklarının ihlal edildiğini ve bu hususla ilgili olarak şikayet hakkının da kullanıldığını, eserlerin müvekkilinin izni olmaksızın yayınlanmasının müvekkilinin çoğaltma, yayma, yayınlama haklarının ihlal edilmesi olduğunu, FSEK madde 71 nedeniyle, söz konusu ihlaller aynı zamanda suç teşkil ettiğinden İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2020/143 Esas numaralı dosyası kapsamında şikayette bulunulduğunu, uzlaşma sağlanamadığını, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile eser ve mali hak sahibine ait olan umuma iletim haklarının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, akabinde ceza davası açıldığını, tazminat taleplerinin bulunduğunu, müvekkilinin mali haklarının ihlal edildiğini, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesindeki; "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir" maddesi gereğince sözleşme yapılmış olması halinde isteyebilecekleri bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek emsal veya rayiç bedel dikkate alınmak suretiyle tespit edilecek zararın üç katı tazminat taleplerinin bulunduğunu, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere müvekkiline ait eserlerin çeşitli projelerde kullanılması için akdedilen sözleşmelerden bir kısmını emsal olarak dilekçeleri ekinde sunduklarını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, sözleşme yapma ihtimalinde dahi, iki tarafın mali ve sosyal durumu, alınacak ürün adedi, kullanım süresi, ürünün sürüm tarihi ve güncelliği gibi fiyatlandırmayı etkileyecek yan unsurlar bulunduğunu, bu durumda netice-i talep kısmının kesin ve net olarak belirli olduğundan bahsetmek mümkün görünmediğinden belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, FSEK 68.maddesi uyarınca üç katı tazminat taleplerine karşılık şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalının süresinde cevap vermediği, ancak rapora itiraz dilekçesinde davalı vekili özetle; bilirkişi raporunun rayiç bedelin tespitine ilişkin yer alan ifadesinde, varsayımsal sözleşme bedeli belirlenirken dikkate aldığı kriterlerin belirli açılardan eksik olduğunu ve yeterince anlaşılamadığını, buna göre; "...." adlı eserin, sehven yayınlandığı 2018 yılında vizyona girmediğinin (vizyon tarihi 2011) gözden kaçırılmaması gerektiğini ve e-motivasyon.net sitesinin bir kişisel gelişim sitesi olmasından dolayı kullanıcılarının daha çok bu tür içeriklere ulaşmak için siteyi ziyaret ettiklerinin dikkate alınması gerektiğini, dolayısıyla ....'in korsan sinema siteleri gibi değerlendirilmeyi hak etmediğini düşündüklerini, bunlara istinaden, raporda belirtilen davacının uğradığını iddia ettiği mağduriyetin tespitine yönelik değerlendirmeye itiraz ettiklerini ve varılan maddi sonucun oldukça yüksek değerlendirildiği kanaatine vardıklarını, ayrıca bu yayının fark edilir edilmez kaldırıldığını vurgulamak istediklerini, bu süreçte iyi niyet ve eylemin dikkate alınması gerektiğine inandıklarını, ayrıca bu ihlal gerçekleştiyse dahi ihlalin ne kadar sürdüğüne dair davacının bir tespitinin olmadığının da dikkatten kaçmaması gerektiğini, bu durumun bilirkişilerce tek seferlik gösterim bağlamında değerlendirildiğini, ancak pekala bu yayının kimse tarafından izlenmemiş olmasının da muhtemel olduğunu, ....un ücretsiz ve gönüllü bir platform olduğunu, kişisel gelişim teması taşıyan filmlerin yazınsal bilgileri ve fragmanlarının paylaşıldığını, dolayısıyla aslında bir nevi filmlerin gönüllü tanıtımlarının yapıldığını, son olarak bu tür bir ihlalin (filmi yayınlamanın) sitelerine maddi hiçbir katkısının olmadığını belirtmek istediklerini, dolayısıyla ticari çıkar sağlanmasının hiçbir olanağının bulunmadığını, bilirkişi raporunda önerilen tazmin bedelinin oldukça yüksek belirlendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "....Davaya konu filmin hususiyet arz eden sinema eseri olduğunun anlaşılmakta olduğu, diğer yandan FSEK 11. ve 12. maddeleri kapsamında, dosyada mevcut Sinema Eserlerine İlişkin Kayıt Tescil Belgesinden davacının filmi ithal eden sıfatıyla eser üzerinde hak sahibi olduğunun da anlaşıldığı, .... isimli internet sitesinin içerik sağlayanı olan davalının 5651 sayılı Kanunun 4. maddesine göre internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumlu olduğu, yine FSEK ek madde 4/son bendine göre ihlalin durdurulması gerektiği hususunun düzenlendiği, somut olayda davacı tarafın hak sahibi olduğu sinema eserinin yayınlandığı e-motivasyon.net isimli sitenin içeriklerinden, bu içeriklerin siteye yüklenmesi nedeniyle davalının doğrudan sorumluluğunun söz konusu olduğunun mahkemece kabul edildiği, davalının bu şekildeki eyleminin davacı eser sahibinin FSEK 22. maddede düzenlenen çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, diğer yandan bu şekilde eserden kaynaklanan çoğaltma hakkı ihlal edilen hak sahibi davacının FSEK 68/1. maddesinde; eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden izni alınmamış hak sahiplerinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin düzenlendiği, bu taleplerin ileri sürülebilmesi için kusur veya zarar şartı da bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafça emsal sözleşmelerin sunulmuş olduğu, gerek davaya konu filmin eser vasfı taşıyıp taşımadığı ve gerekse ihlal edilen hak ve talep edilen tazminata esas teşkil edecek rayiç bedel ve tazminat hesaplaması hususlarında sektör uzmanı ve FSEK uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda;....isimli filmin FSEK 5. madde kapsamında sinema eseri olduğu, davacının FSEK 11. ve 12. madde kapsamında hak sahibi olduğu, davalının internet sitesi üzerinden bu filmi yayınlamak suretiyle davacının FSEK 22. maddede düzenlenen çoğaltma hakkını ihlal ettiği, davaya konu sinema eserinin izinsiz kullanılması nedeniyle emsal alınabilecek tazminat tutarının 35.000 TL olabileceğinin belirtildiği, dosya kapsamı ile bilimsel ve teknik verilere uygun bulunan raporun mahkemece de benimsendiği ve hükme esas alınabilir kabul edildiği, somut olayın mahkemece değerlendirildiği ve davacının üç kat tazminat talebinin uygun olduğu anlaşılmakla; DAVANIN KABULÜNE, bilirkişi raporuyla tespit edilen 105.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından; "...Kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, davaya konu ...-... sitesinin 10 yılı aşkın süredir kişisel gelişim sektöründe faaliyet gösteren ücretsiz bir platform olduğunu, bu sitede, eğitim ve kişisel gelişim amaçlı bilimsel ve kültürel makaleler yayımlandığını, bu kapsamda sinema filmlerine ait içerik tanıtımlarının da yer aldığını, tanıtım maksadıyla zaman zaman film fragmanları yayınlansa da sitenin amacının sinema filmlerinin yayınlanması olmadığını, davaya konu içeriğin ise, fragman eklenecek iken sehven eklendiğini ve fark edildikten sonra hemen silindiğini, müvekkilinin FSEK haklarına tecavüz kastı hiçbir zaman olmadığı gibi bu paylaşımdan herhangi bir maddi menfaat de elde etmediğini, işbu gönderinin herhangi biri tarafından görüntülendiğine veya izlendiğine dair dosya içerisinde hiçbir delil de bulunmamakta olup bu bakımdan işbu davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise; dosyadaki mevcut bilirkişi raporlarının eksik, soyut ve bilimsellikten uzak olduğunu, bu bilirkişi raporları esas alınarak tazminat belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, 3.000,00 TL'lik bir kez kullanım bedelinin oranlama suretiyle 35.000,00-TL'ye yükseltildiğini, ilk derece mahkemesinin de bu hesaplamayı hükme esas aldığını, 35.000,00-TL'lik bu bedelin 3 katı tazminata hükmederek müvekkilinin ödeyeceği tazminat bedelini 105.000,00-TL olarak kabul ettiğini, ancak kök raporun da ek raporun da kesinlikle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, kök bilirkişi raporunda 1 kez kullanım bedeli hesaplaması yapılırken davacı tarafın emsal olarak sunmuş olduğu lisans sözleşmelerinin esas alındığını, ancak bu sözleşmelerin rayiç bedel hesaplaması bakımından uygulanabilir olmadığını, buna istinaden ek bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamanın da tamamen soyut ve gerekçesiz olup fahiş tazminat bedeli belirlendiğini, müvekkili lehine yeniden belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya emsal olarak sunulan lisans sözleşmesi örnekleri incelendiğinde; 2 numaralı emsal sözleşmenin kapsadığı bölgenin Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC olması, sözleşmenin tam ruhsat ile münhasır yetki içermesi ve yayın mecralarının VOD, karasal/uydu TV kanalı, internet sitesi, mobil uygulama vb. kapsar şekilde oldukça geniş olması ve davalı müvekkilinin yalnızca internet sitesi üzerinden çok daha kısıtlı çevreye hitap etmesi karşısında sözleşmede belirtilen bedellerin rayiç bedel hesaplaması bakımından uygulanabilir olmayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2014/359-2014/315 sayılı kararında emsal sözleşme örneklerinin somut olaya uygunluğunun tartışılması zorunluluğunun ortaya koyulduğunu, yine 3 numaralı emsal lisans sözleşmesi içeriğinde münhasır yetki içeren filmler de bulunması ve lisansın VOD yani video on demand konseptine ilişkin olması karşısında mezkur sözleşmede belirlenen bedellerin de rayiç olarak uygulanabilir olmadığını, bilirkişi raporunda, Yargıtay kararlarındaki varsayımsal sözleşme bedeli tayininde göz önünde bulundurulacak kriterlere değinildiğini, ancak bu kriterlerin hiçbirinin somut olaya uygulanmadığını, soyut bir rapor oluşturulduğunu, filmin türü, izlenme sayıları gibi somut olarak ortaya konulması gereken hiçbir kriterin ortaya konmadığını, bilirkişilerin 1 kez kullanım bedelini neye göre bulduğunun muallak olduğunu, raporun denetimden ve bilimsellikten uzak olduğunu, soyut kök rapordaki 1 kez kullanım bedeline dayanılarak oranlama yapılması kabul edilemez olduğu gibi, bu oranlamanın nasıl yapıldığının da belli olmadığını, ek rapor ile yapılan tazminat hesabının da tamamen bilimsellikten uzak ve denetime elverişsiz olduğunu, ayrıca, davaya konu ...isimli filmin, emsal sözleşmelerde yer alan filmlerle kıyaslanabilecek bir film de olmadığını, emsal sözleşmelerde, gişe rekortmeni filmler, Oscar ödüllü filmler varken bu özelliklerin hiçbirine sahip olmayan, üstüne üstlük Türkiye'de gişelerde başarı da elde edememiş .... filminin bu filmlerle karşılaştırılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarında filmle ilgili somut tek bir bilgi dahi yer almadığını, 19.4.2022 tarihli teknik bilirkişi raporunda ise izlenme sayıları bakımından net bir sonuca ulaşılamadığı ve davalının web sitesindeki ziyaret sayıları dikkate alındığında 0-4937 aralığında izlemenin olabileceği şeklinde tahmini bir tespit yapıldığını, ancak bunun tamamen hatalı olduğunu, ...'in bir film izleme sitesi değil, filmlerin tanıtımlarının yapıldığı, bunlarla ilgili sanatsal makalelerin yayınlandığı, ayrıca bilimsel ve kültürel başkaca makalelerin de yer aldığı bir kişisel gelişim sitesi olduğunu, internetten film izlemek isteyenlere hitap etmediğini ve film izleme amaçlı yapılan tarayıcı aramalarından sayfaya ulaşmanın mümkün olmadığını, davaya konu filmin de işbu sitede sehven yer aldığını, yer aldığı kısa zaman diliminden sonra durum fark edilir edilmez derhal kaldırıldığını, teknik bilirkişi raporunda da sitenin ilk halinde dava konusu filmin bulunmadığının tespit edildiğini, tüm bunlara rağmen, hatalı değerlendirmeye bir yenisi daha eklenerek, web sayfasının ziyaret sayıları dikkate alınarak sadece web sayfası tıklamalarına istinaden farazi bir istatistiki değerlendirme yapıldığını, dosya münderacatında yer alan bilirkişi raporlarının hiçbirinin uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmadığını, mahkemenin, raporları ne şekilde yeterli bulduğu ve hükme esas aldığının kesinlikle anlaşılamadığını, eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılması gerektiğini, üç kat tazminata hükmedilmesinin de hakkaniyetle bağdaşmadığını, 5846 sayılı Kanun'un 66/3. fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını takdir etmek durumunda bulunduğunu, dava konusu olayda talep edilebilecek en çok üç kat fazla tazminatı tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme yetkisine sahip olduğunu, TBK'nın 51/1. maddesinin de bu yetkiyi desteklemekte olup mahkemenin bu hususları tartışmadan ve herhangi bir gerekçe olmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sinema eserinin izinsiz yayınlanması nedeniyle 5846 Sayılı Yasa kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının ".... (...." filminin 22.03.2012-22.12.2023 tarihleri arasında Türkiye'deki işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletme haklarının sahibi olduğu, davalının ....web sitesinde bu filmi telif hakları ödemeksizin ve izinsiz olarak yayınlamak suretiyle eser üzerindeki mali haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek maddi tazminat istemiyle arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşma olmaması üzerine de eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davacının ileri sürdüğü ihlal eylemine dair yaptığı şikayet üzerine davalı hakkında İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2020/143 E. sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, verilen mahkumiyet kararına dair HAGB hükümlerinin uygulandığı dosya içerisine alınmış olan ceza mahkemesi kararından anlaşılmakta olup, mahkemece de teknik bilirkişiden (bilgisayar mühendisi) rapor alındığı gibi, içinde sektör bilirkişi ve FSEK uzmanı bulunan bilirkişi heyetinden de kök ve ek raporlar alındığı, buna göre; bahse konu filmin davalının web sitesinde Tükçe dublajlı olarak 23.05.2012 tarihinden 16.10.2017 tarihine kadar yayında kaldığı, 16.10.2017 tarihinden sonra da ok.ru altyapısındaki versiyonlarının web sayfasında bulunduğu ve bu tarihte eklenen versiyonunun ok.ru sayfası üzerinden halen izlenebilir olduğunun ve davalının web sayfası ziyaret sayılarına göre 0-4937 aralığında izlenmiş olabileceğinin belirlendiği, davacının sinema eserlerine ilişkin olarak yapılan emsal sözleşmeleri dosyaya sunmuş olduğu, bilirkişilerce bu emsaller de gözetilerek ve dava konusu filmin davalının web sitesinin niteliğine göre de değerlendirmesi yapılarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, mahkemece sözkonusu rapor hükme esas alınarak 5846 S.Yasanın 68.maddesi uyarınca tespit edilen zararın 3 katı kadar tazminata hükmedildiği, 5846 sayılı FSEK'nin 68. maddesi uyarınca, eser, eser sahibinin izni olmadan çoğaltılıp yayınlanmış ise, izin alınmamış hak sahiplerinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta teknik rapor ile belirlenen davalının web sitesinde filmi umuma ilettiği süreye, yayın yerinin internet ortamı olmasına, filmin niteliğine ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece hükmedilen bedelde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/24 Esas - 2023/57 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalıdan alınması gereken 7.172,55 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 6.902,70 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32290 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1.maddesinin 2.fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361.ve 362.maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2026