Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2174 E. 2026/1131 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2174
- Karar No
- 2026/1131
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2174 KARAR NO : 2026/1131
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2021 (Dava) - 07/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/171 Esas - 2023/48 Karar DAVA : Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü BAM KARAR TARİHİ: 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 16/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/06/2023 tarih ve 2021/171 Esas - 2023/48 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 31.01.208 tarihli, 2018/00623 numaralı başvurusu üzerine "Santrifüj Aktarma Pompası" tasarımının adına tescil edildiğini, ancak tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, davalının tasarıma konu ürünü kamuya sunduğu tarihlerin 07.12.2016-07.12.2016-08.12.2016 olduğunu, davalının kendi facebook adresinde paylaştığı fotoğrafın üzerindeki tarihin 21.02.2015 olduğunu, davalı tarafından tasarımın başvuru tarihi olan 31.01.2018'den geriye doğru 12 aylık hoş görü süresinin son günü olan 31.01.2017'den önce kamuya sunulduğunu, 12 aydan daha uzun bir süre önce tasarımcı tarafından kamuya sunulan tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının ortadan kalkacağını, davalının sektörde uzun yıllardır kullanılan süt aktarma pompalarını yeni ve ayırt edici olmamasına rağmen tescil ettirmiş olduğunu, davalının tasarım teciline konu ürünlerin daha önce kamunun bilgisine sunulmuş, harç-ı alem niteliğindeki ürünler olduğunu, davalıya ait 2018/00623 nolu tasarım kaydına, sonradan telafisi mümkün olmayacak zararların önlenmesi için yargılama sonuna kadar 3. kişilere satışının ve devrinin, lisans vs. gibi işlemlere konu edilmesinin engellenmesi cihetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıya ait 2018/00623 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının soyut olduğunu, müvekkilinin 31.01.2018 tarihli ve 2018/00623 nolu başvurusu ile ''Santrifüj Aktarma Pompası'' tasarımını tescil ettirdiğini, tescil süreci esnasında taşıması gereken kriterlerden olan yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından incelendiğini ve herhangi bir sorun yaşamadan ilgili tasarımının tescilinin tamamlandığını, tescil başvurusundan önceki 12 aylık hoşgörü süresinden önce kamuya sunma hususunun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin facebook adlı sosyal medya platformu üzerinde 2016 yılına ait olan bir gönderi paylaşmış olduğunu, bu gönderinin müvekkilinin tasarımının ilk hali olduğunu, tescili yapılan tasarımdan yenilik olarak oldukça geride olduğunu, müvekkilinin arada geçen iki yıl içerisinde tasarımına birçok farklı yenilik eklediğini ve tasarımını ilerlettiğini, tescil talebine gönderilen tasarımla 2016 yılında paylaşılan fotoğraftaki tasarımın farklı olduğunu, gövde bağlantısının yer değiştirdiğini, bu hususun üretim maliyetini azaltıp ve makine hızını artırarak üretim kapasitesini artırdığını, ürün içeriğinde yer alan hammaddenin değiştirildiğini, üretim için zorunlu olan unsurların eklendiğini, ilgili uzman çevrenin haberdar olmaması nedeniyle somut olayda kamuya sunma hususunun gerçekleşmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...Somut olayda davacı tarafça dayanılan kamuya sunulma iddiasının ispatı kapsamında dosyaya sunulan sosyal medya içerikleri ve tarihlerinin bilirkişiler tarafından incelendiği, bu paylaşımların ve kamuya sunma fiillerinin başvuru tarihinden geriye doğru 12 aylık süreden daha eskiye ait olduğu, kanunda belirtilen bu hoşgörü süresinden daha önceki tarihlerde tasarım tesciline konu pompaların kamuya sunulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Yine tasarım tesciline konu ürünlerin geniş bir seçenek özgürlüğü bulunmasına rağmen önceden kamuya sunulan tasarımlarla benzer olduğu kanaati hasıl olmuştur. Davacı taraf başvuru tarihinden geriye dönük olarak sosyal medya paylaşımlarının 12 aylık hoşgörü sürecinin dışında kaldığını iddia etmektedir. Davalı taraf ise bu iddia kapsamında bu paylaşımların az sayıdaki kişi tarafından beğenildiği, uzman çevrenin bu paylaşımlardan haberdar olmadığını savunmaktadır. Konuya ilişkin olarak 6769 sayılı SMK'nun 57.maddesinde hükümler bulunmaktadır. Söz konusu düzenlemeye göre kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayın, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsamaktadır. Tasarımın gizlilik şartı ile üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılamayacaktır. Koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi var ise rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması halinde bu açıklamanın tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği de yasal düzenleme ile hüküm altına alınmıştır. Bu yasal düzenleme kapsamında somut olay değerlendirildiğinde söz konusu ürüne ilişkin kamuya sunma fiillerinin başvuru tarihinden geriye 12 aydan daha eski tarihlere ait olduğu görülmekle davalı tarafın bu savunmasına itibar edilmemiştir. Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve dosya muhteviyatı nazara alındığında, davalı tarafa ait çoklu tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik kriterinin bulunmadığı..." gerekçesiyle "Davanın Kabulüne, Davalı adına tescilli 2018/00623 numaralı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Sicilden TERKİNİNE...." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın soyut iddialara binaen oluşturulduğunu, müvekkilinin tasarımını tescil ettirirken TPE tarafından gereken araştırmanın yapıldığını ve tasarımın tescil edildiğini, gerekçeli karar oluşturulurken dikkate alınan 12 aylık hoşgörü süresinden önce kamuya sunma hususunun gerçeği yansıtmadığını, hükmün oluşturulmasında etkili olan kamuya sunma hususunun somut olayda ilgili uzman çevrenin haberdar olmaması nedeniyle vuku bulmadığını, müvekkilinin tasarımını yenilik katacak şekilde geliştirip o şekilde tasarım tescil belgesini aldığını, dava konusu uyuşmazlık gibi benzeri bir olayda EUIPO'nun önemli bir karar verdiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tasarım hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulundığı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyetnin kök ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu, davalıya ait facebook sayfasında bizzat davalı tarafından 12.05.2016 ve 07.12.2016 tarihlerinde paylaşılan ürün görselleri ile davalı adına 31.01.2018 tarihli, 2018/00623 numaralı başvuru üzerine tescil edilen "Santrifüj Aktarma Pompası" isimli 2 ve 3 numaralı çoklu tasarıma ilişkin ürün görsellerinin karşılaştırılması neticesinde, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin benzer olarak tespit edildiği, sosyal medyada paylaşılan tasarım ile tescilli tasarımın sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösterdiği, yenilik olarak değerlendirilemeyen ve tasarımcının sahip olduğu seçenek özgürlüğü dikkate alındığında söz konusu bu farklılıkların tasarıma ayırt edecilik kazandırmadığı, 6762 sy SMK'nun 57/1. fıkrası uyarınca kamuya sunmanın gerçekleşmesi için, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetlerin yapılması yeterli olup, kamuya sunulan tasarım hangi çevre tarafından görüldüğünün bir önemi bulunmadığı gibi kaç kişinin kamuya sunulan tasarımdan haberdar olduğunun da bir önemi olmadığı, davalının sosyal medya sayfasındaki paylaşımlarının kamuya sunma niteliğinde olduğu, tasarımın başvuru tarihinden 12 aylık hoşgörü süresinden çok daha önce kamuya sunulduğundan mutlak yenilik kriterinin kırıldığı, hükümsüzlük koşullarının olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/171 Esas ve 2023/48 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 462,15-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası ve HMK’nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde,Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/06/2026