Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2032 E. 2026/1678 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2032
- Karar No
- 2026/1678
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/2032 Esas
KARAR NO:2026/1678 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2022/833 Esas - 2024/630 Karar
TARİH:18/09/2024
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;davacılar ile davalı şirket yöneticilerinden ... arasında 15/01/2009 tarihinde yapılan görüşme neticesinde davalı şirket tarafından üretilen... isimli ilacın alım satımı hususunda şifai olarak anlaşıldığındı, davalı şirket yöneticisi ... ile davacı ...'ın mail üzerinden irtibata geçtiğini, davacı yapılan ödemelerin bilgisini mail üzerinden davalı şirket yöneticisine bildirdiğini, davacının defaten davalı şirket ile sözleşme yapma hususunda talepte bulunduğunu, ancak davalı şirketin ödeme yapıldıktan sonra sözleşme yapacaklarını bildirmiş olmasına rağmen sözleşme yapmayarak ticari basiret ilkesini ihlal ettiğini, davacılardan ...'in 25/02/2009 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 235.000 Euro, davacı ...'in 12/02/2009 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 38.775 Euro, davacı ...'ın 01/02/2009 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 50.000 USD davalı şirket hesabına ödeme yaptıklarını, davalı şirketin ödemeleri aldıktan sonra kararlaştırılan ilacın davacılara tesliminden imtina ettiğini ve edimini ifa etmediğini, anılan nedenlerle davalı şirkete ödenen 1.428.337 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesinde davalı tarafın net olarak anlaşılamadığını, her ne kadar davalı tarafın ....Şti olarak gösterilmiş ise de parantez içinde ... AŞ olarak yazıldığını, ... AŞ'nin davalı şirketin eski ünvanıymış gibi bir intiba uyandırılmaya çalışıldığını, ancak sicil kayıtlarına bakıldığında böyle bir hususun gerçek olmadığının anlaşıldığını, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, adreslerinin de farklı olduğunu, davacı tarafın ibraz etmiş olduğu eklerde de görüldüğü üzere davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının ... AŞ'ye yapmış olduğu ödemelerin iadesini davalı şirketten haksız olarak tahsil etmeye çalıştığını, davacı ile akdedilmiş herhangi bir sözleşme, doğrudan yada dolaylı bir şekilde para alışverişi bulunmadığını, davalının hasım olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anılan nedenlerle davacının davasının husumet yokluğu nedeni ile reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/09/2024 tarih ve 2022/833 Esas -2024/630 Karar sayılı kararında;davanın 6098 sayılı TBK'nın 212. Maddesine göre satıcının temerrüdüne iddiasına dayalı avans parasının iadesi talebine ilişkin olduğu, davacıların davalılardan... firması ile ilaç satışı hususunda sözlü olarak anlaştıklarını ve ilaçların teslim edilmediğini beyan ederek ödenen avansların iadesini talep ettikleri, davalı ...'in davaya cevap vermeyerek tüm iddiaları inkar etmiş sayıldığı, davalı ... Şirketi'nin ise davalılar arasında organik bağ olmadığını savunduğu, davacıların, davalı ... firması ile bir satım sözleşmesi kurulduğunu ispatla yükümlü oldukları, ilaç satım sözleşmeleri şekil şartına tabi değil ise de, davacıların HMK'nun 200 maddesi gereği bu iddilarını yazılı delil ile ispat etmelerinin gerektiği, davacıların dava dilekçesinde sözleşmenin şifahi olduğunu belirterek, böyle bir belge olmadığını ikrar ettiklerini, e-posta yazışmalarında bir satım sözleşmesinden bahsedilmediği, hangi miktar, tür ve bedelde, hangi ilaçların sipariş edildiğine dair bir sözleşmeye vücut verecek herhangi bir ibareye rastlanmadığı, bu yazışmaların HMK'nun 202 maddesi kapsamında yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemeyeceği, bu nedenle tanık dinlenemediği, dosyaya sunulan dekontlar üzerinde ödeme ilaç alımına dair bir sözleşmenin avansı olduklarına yönelik herhangi bir açıklama bulunmadığı,açıklama bulunmayan havale ve ödemelerin,ödeyenin daha evvelden tahakkuk etmiş bir borcunu ifa ettiği manasına geldiği, gerekçesi ile;davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğunu, bu davada ispat külfeti davacı tarafta olup dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere; davacılarlar ... ve ... tarafından davalı ....A.Ş.'ye sırasıyla 235.000,00-Euro ve 38.778,00- Euro'luk bedellerin davalı şirket tarafından üretilen ... isimli ilacın alım satımı için gönderildiğini; bu hususun ödeme dekontları ile sabit olduğunu; buna karşın davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin geri iade edildiğine veya karşılığında mal veya hizmet satışının sağlandığına yönelik bir delil ve belge sunulmadığını; davacılar tarafından davalı ...A.Ş.'ye 273.775,00-Euro ödemenin yapıldığının ve bu ödemenin halen davalı ....A.Ş.uhdesinde bulunduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu,davalı ... şirketine gönderilen paraların bu davalının ticari defter ve belgelerinde gözüktüğünü, davalı ... ile davacılar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davalı ... şirketinin içinin boşaltıldığını,hiçbir mal varlığı bırakılmamak suretiyle alacaklılardan mal ve sermaye kaçırıldığını ve ... şirketine aktarım yapıldığını,her iki davalı arasında organik bağ bulunduğunu bu nedenle davacılar ... ve ...'in alacağından her iki davalının da sorumlu olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, dosyaya sunulan davalı ... firmasının yetkililerinden olduğu anlaşılan ... ile yazışmalar detaylı incelendiğinde de görüleceği üzere; şirket yetkilisi ile ürünün detayları, ödeme planları, satılacak ürünün özellikleri ve onay sürecinin görüşüldüğünü, bu durumun ilgili mailleri yazılı delil başlangıcı haline getirdiğini; ancak yerel mahkeme tarafından iş bu delillerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul görmediğini, mahkemenin, davacılar tarafından davalıya banka üzerinden gönderilen havalelerin ödeyenin daha evvelden tahakkuk etmiş bir borcunu ifa ettiği manasına geldiği tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacılar ile davalı ... Şirketi arasında ilaç satım sözleşmesi yapıldığı her bir davacı tarafından ... şirketine ayrı ayrı yapılan havalelere rağmen satın alınan ilaçların teslim edilmediği, diğer davalı ... Şirketi ile ... Şirketi arasında organik bağ bulunduğu iddialarına dayalı olarak, davalı ... şirketine yapılan ödemelerin her iki davalıdan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin 2017/1129 esas 2020/284 karar sayılı kararına karşı davalı şirket vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş, dairemizin 2020/1202 esas, 2022/1678 karar sayılı kararı ile davalıların istinaf başvuruları kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Dosya içeriği belgelere göre; davacıların davalı ... ile ilaç satışına ilişkin ticari ilişki kurduklarını, görüşmelerin bu şirket yetkilisi ... ile yapıldığını ileri sürerek, delil olarak havale dekontlarına ve yazışma örneklerine dayandıkları, davacılardan ...'nın 25/02/2009 tarihli havale ile ... Bankası 235.000 Euro'yu, ...'in 12/02/2009 tarihli havale ile 38.775 Euro'yu davalı şirket hesabına gönderdiklerinin çekişme konusu olmadığı; ancak havale dekontları üzerinde, ödeme nedenine ilişkin bir açıklama bulunmadığı, yine dilekçe ekinde sunulan yazışmaların tamamının ... ile ödemelerin yapıldığı tarihte davalı ... yetkilisi olduğu sicil kayıtlarından anlaşılan ... arasında yapıldığı, yazışmaların ilaç tedarik yahut siparişine ilişkin olmayıp, Cezayir'de kurulan "..." Şirketinin ...'in Cezayir'deki yetkilisi olmasına ilişkin olduğu, ödemelerin ilaç satışı karşılığında yapıldığına dair yazışma da bulunmadığı, bu nedenle anılı yazışamaların mahkemece yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmemesinin yerinde olduğu,TBK'nun 55 maddesinde düzenlenen havale hukuksal nitelik olarak (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtası olup, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine bulunduğu, bu karinenin aksini ispat tükünün davacılar üzerinde olduğu, davacılar tarafından karinenin aksini ispata elverişli delil sunulmadığı gibi, mahkemece dava dilekçesinde yer alan yemin delili hatırlatılmasına rağmen, davacılar vekilinin 18/09/2024 tarihli celsede yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği, öte yandan davacılardan ... tarafından açılan davanın mahkemenin 2017/1129 esas 2020/284 karar sayılı ilk kararı ile husumetten reddedildiği, karara karşı davacı ...'ın istinaf başvurusunda bulunmadığı ve açtığı davanın sıfat yokluğundan reddine dair mahkemenin ilk kararının bu davacı yönünden kesinleşmiş olduğu, bu nedenle davacı ...'ın istinaf başvurusunun yerinde olmadığı,diğer iki davacı bakımından ise davanın ispatlanamadığı, bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.