İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/7 E. 2026/572 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/7
Karar No
2026/572
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/7 KARAR NO : 2026/572

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 10/07/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... A.Ş arasında ... ve ... plakalı otomobillerin diğer davalıdan satın anımsanın finansmanı için 11.09.2023 tarihinde Ticari Kredi Sözleşmesi yapıldığını, bu kapsamda öncelikle davacı ... ile yetkili satıcı davalı ... arasında "..." ve "..." plakalı otomobillerin satış sözleşmesi kurulduğunu, bu aşamada ayrıca yetkili satıcının anlaşmalı olduğu ... ile de iki farklı ticari kredi sözleşmesi kurulduğunu, nitekim ekte sunulan ilgili kredi sözleşmelerinde davalı ... de yetkili satıcı olarak anıldığını, uyuşmazlık konusu ticari kredi sözleşmesinde, "yetkili satıcı faiz katkı payı" adı altında 91.227,00 TL (... plakalı araç için çekilen kredide) ve 106.915,00 TL (... plakalı araç için çekilen kredide) bedeller davacıya yansıtılmış ve davacıdan 60.000,00 Türk Lirası elden ödemeler alındığını, ticari kredi sözleşmelerinde, ... plakalı otomobil için aylık faiz oranı %1,70 efektif yıllık faiz (diğer bir ifadeyle kredinin borçluya toplam maliyeti) %28,0690 olarak açıkça belirlenriğini, geri ödeme tutarı "833.126,49 Türk lirası" şeklinde gösterildiğini, ... plakalı otomobilin finansmanı için yapılan sözleşmede ise aylık faiz oranı %1,75 efektif yıllık faiz %28,9007 olarak açıkça belirlenmiş ve geri ödeme tutarı "744.334,49 Türk lirası" şeklinde gösterildiğini, her iki kredi kullandırılırken başvurandan, kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açıklamalarda adı geçmeyen çok daha yüksek ödeme alındığını, davalılar tarafından alınan yetkili satıcı faiz katkı payı ve elden alınan diğer ödemeler açıkça hukuka ve kredi düzenindeki kurallara aykırı olup yapılan ödemeler batıl olduğunu, nitekim Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın çıkardığı "Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4)"de de bu isimde bir kalem ücret kalemi olmadığını, haksız olarak alınan bu bedellerin başvurana faiziyle iadesi gerektiğini, öte yandan davalıların anılan fiilleri açıkça haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, zira davalılar kredi masraflarını gizleyerek ve düşük göstererek, rekabet düzenini bozmakta ve müşterilerini aldatıcı ticari uygulamalar kullanmakta olduğunu, TTK m.54 hükmü gereği, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kurallarına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olup "haksız rekabet" teşkil ettiğini, tüm bu nedelerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ...Tic.A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet itirazında bulunmuş, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacıdan araçların belirlenen satış bedelinin üzerinde herhangi bir ek ödeme tahsil edemediğini, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan davcının, serbest iradesiyle imzaladığı ticari kredi sözleşmesi hükümleri ile araç satışına ilişkin şartları sonradan itiraz edemeyeceğini, davacının talep ettiği faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Usül yönünden belirsiz alacak davası açılamayacağını, esasa ilişkin olarak da; müvekkili şirketin finansman şirketi olarak faaliyet gösterdiğini, davacı da bu kapsamda otomobil almak üzere diğer davalı ... A.Ş. 'ye başvurmuş, alınacak araç adedi ve fiyat üzerinde anlaşma sağladıktan sonra ... ile anlaşma yapmış olan müvekkil şirkete satıcı aracılığıyla kredi başvurusunda bulunduğunu, başvurusu kabul edilerek davacı ile müvekkil şirket arasında 11.09.2023 tarihli (770.000 TL kredi tutarlı) ve 13.09.2023 tarihli (686.374,70 TL kredi tutarlı) iki kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmeleri, hüküm ve şartları hususunda ihtilaf olmadığı davacı beyanlarından anlaşıldığını, her iki kredi de, satıcının faizin belli bir kısmını ödediği "bayi katkılı" olarak geçen krediler olup bayi katkısı olmasaydı %5,07 aylık faiz uygulanacakken satıcı faizin bir kısmını peşin ödediğinden %1,70 faiz oranıyla verilmiş krediler olduğunu, dava konusu iki kredi için 106.915,00 TL ve 91.227,00 TL'lik katkı payı diğer davalı satıcı tarafından müvekkil şirkete ödendiğini, iddia edilen 60.000,00 TL'lik elden ödemenin müvekkil şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, müvekkilin bilgisi dahilinde olmadığını, huzurda görülen davada müvekkili açısından husumet yokluğu ile ispatlanacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, haksız rekabet iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, ticari kredi sözleşmesi, ödeme planı, dekont, faturalar, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.... Taraf delilleri toplanmış, dava konusu evraklar dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu edilen alacağın hesaplanmasının yapılması için dosya SMMM alanında uzman Bankacı ...'ye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından 07/11/2025 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; "1-) a-) Davacı (alıcı) ... Itd Şti ile Davalı ... Şirketi ... AŞ arasında akdolunan Ticari Kredi Sözleşmelerinde; Yetkili Satıcı Faiz Katkı Payı ile ilgili bir konuya, açık lamaya ve Geri Ödeme Planlarında bir hesaplamaya rastlanılamamış, ve ayrıca; 6502 s.lı yasanın 23 maddesi kapsamında; Kredi veren tarafın dan Tüketici/ alıcının, Sözleşmeden önce ÖN BİGİLENDİRME FORMU ile bilgilendirilmesi gerekmekle birlikte; böyle bir bilgilendirmeye de rastlanılmadığı görülmüş olmakla; Bu durumun (6098 s.lı yasanın 20 md si kapsamında) Genel İşlem Koşullarında değerlendirebileceği, sonuç itibariyle; davacı (alıcının) Yetkili Satıcı Faiz Katkı Payı adı altında ödemiş olduğu 91.227,-TL lık ve 106.915,- TL lık meblağları miş olduğu tarihten itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere (3095 s.lı yasanın 2/2 md kapsamında avans faizi ile birlikte) tahsilini talep edebileceğinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,b-) Davacıdan (Kaparo Bedeli olarak) tahsil edilen (20.000,- TL 20.000,-TL-) 40.000,-TL ise; Kredi Sözleşmelerinde yer almamış ve davalı ... AŞ tarafından doğrudan davacıdan tahsil edilmiş olmakla; bu miktarın ise; davalı satıcıdan faizi ile birlikte tahsili gereğinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, 2-) Tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin Takdirlerinde olduğu" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. Davalıların itirazları dikkate alınarak davalıların bildirmiş oldukları ticari defterlerin bulunduğu yerde inceleme yapılmak sureti ile söz konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı yasadan kaynaklanmadığı ve bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmayarak iddia ve savunmalar kapsamında gerekli incelemenin yapılması için dosyanın önceki bilirkişinin yanına banka alanında uzman bilirkişi de eklenmek sureti ile heyete tevdiine, ayrıca ödenen 40.000,00 TL bedel bakımından söz konusu bedelin kapora olup olmadığı, toplam fatura değerinin davacı tarafından ödenip ödenmediği ve davacının iddiasına konu hususlar bakımından alacaklı olup olmadığı noktalarında inceleme yapılması için dosya SMMM alanında uzman ... ile bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından 11/06/2026 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; " 1-Davalı Satıcı ... AŞ.'nin, davacı ... Tic.Ltd.Şti.'ne; ... otomobil satışı için 1.384.532,89 TL miktarlı 15.09.2023 / ... tarih ve nolu, - ... otomobil satışı için 1.554.532,88 TL miktarlı 15.09.2023 / ... tarih ve nolu, olmak üzere toplam 2.939.065,77 TL fatura düzenlediği, Davacı ... Ltd. Şti.'ne faturalar karşılığı toplam 3.010.000,50-TL ödeme yapıldığı, 2.- Davacı tarafından araç bedelleri için ... A.Ş.'den; 11.09.2023 tarihinde 770.000,00-TL tutarlı, aylık 91,70 (yıllık 9020,40) faizli,8 ay taksit/vadeli, - 13.09.2023 tarih ve 686.374,70-TL tutarlı, aylık 961,75 (yıllık 21) faizli, 8 ay taksit/vadeli, İki ayrı kredi kullandığı, Kullandığı kredilerin olağan kredi faizlerinden düşük olmasının satıcı tarafından kredilendirmenin başında ödenen, eş söyleyişle 'sübvanse' edilen işlem dekontlarında “yetkili bayi katkı payı' açıklaması ile tahsil edilen toplam 198.142,00-TL tutardan kaynaklandığı, 3. Davacının, kredi işleminde — 'yetkili satıcı katkı payı' adı ile satıcı ...A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye ödenen tutara yönelik talebinin haklı bir yönünün tespit edilemediği, Davacının iki aracın bedeli için ödediği tutarlar ile fatura bedelleri arasında 70.934,73-TL fark bulunduğu, bu farkın oluşumunda 50.000,00-TL — tutarın “Boya Koruma” bedellerinin ürün bedeli içinde düşünülemeyeceğinin kabul edilmesi halinde 20.934,73-TL tutarın bedelden fazla ödeme olarak söylenebileceği, 4.-Davacı tarafından 08.09.2023 tarihinde iki ayrı dekonta konu toplam 40.000,00- TL'nin ödemenin kaparo olduğu ve ürün bedelleri içinde değerlendirilebileceği," şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dava; davacı şirket ile davalılar arasında imzalanan ticari finansman kredi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı ile davalı ... Şirketi arasında iki adet otomobilin satın alınması ile ilgili olmak üzere satış sözleşmesinin imzalandığı, davalı yetkili satıcı ... şirketinin satın alınacak olan otomobillerin bedellerinin finansmanını sağlamak üzere anlaşmalı oldukları davalı finansman şirketi ... AŞ'ne davacının yönlendirdiği ve bu kapsamda davacının satın alınacak olan iki otomobilin bedellerinin finansmanın sağlanması amacıyla, davalı ... AŞ ile iki adet Ticari Taksitli Kredi Sözleşmesi akdedildiği anlaşılmıştır. ... nolu ilk kredi sözleşmesi incelendiğinde; ... Plakalı otomobilin kredi bedelinin 770.000,00- TL olduğu, bu bedelin aylık %1,70 faiz oranı ile 8 ay vadede ödeneceğinin kararlaştırıldığı, vade tarihlerinin 13.10.2023-13.05.2024 tarih aralığında olduğu, aylık taksit ödemesinin 104.140,81 TL olduğu ve ödenecek toplam bedelin 833.126,49 TL olmak üzere davalı ...tarafından finanse edildiği anlaşılmıştır. ... nolu ikinci kredi sözleşmesi incelendiğinde; ... Plakalı otomobilin kredi bedelinin 685.000,00- TL olduğu, bu bedelin aylık %1,75 faiz oranı ile 8 ay vadede ödeneceğinin kararlaştırıldığı, vade tarihlerinin 13.10.2023-13.05.2024 tarih aralığında olduğu, aylık taksit ödemesinin 93.041,82 TL olduğu ve ödenecek toplam bedelin 744.334,49 TL olmak üzere davalı ... tarafından finanse edildiği anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesi ile davalılar tarafından haksız olarak alındığı iddia olunan yetkili satıcı faiz katkı payı adı altındaki bedelin haksız olduğu ve yine elden ödenen bedel bakımından davalıların fazla talepte bulunduğunu beyan ederek fazla ödenen bedelin iadesini talep ettiği, Davalıların savunmasının ise, öncelikle husumet itirazında bulundukları, alınan bedellerin taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olarak alındığı, fazla alınan bedel olmadığı ve davacının iddiasının yerinde olmadığı şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Yetkili satıcı faiz katkı payı adı altındaki tahsilatın sözleşme koşullarına ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı ve fazla ödenen bedelin bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davacının ne kadar alacaklı olduğu noktasında toplanmaktadır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Taşıt Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davalı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacının alıcı, davalı ... Şirketi'nin satıcı olduğu taraflar arasında iki adet otomobilin satın alınması ile ilgili olmak üzere satış sözleşmesinin imzalandığı, davalı yetkili satıcı Kahyaoğlu Otomotiv şirketinin satın alınacak olan otomobillerin bedellerinin finansmanını sağlamak üzere anlaşmalı oldukları davalı finansman şirketi ... AŞ'ne davacının yönlendirdiği ve bu kapsamda davacının satın alınacak olan iki otomobilin bedellerinin finansmanın sağlanması amacıyla, davalı ... AŞ ile iki adet Ticari Taksitli Kredi Sözleşmesi akdedildiği anlaşılmıştır. Dava konusu ... Plakalı ... otomobilin fiyatının; 680.987,45 TL mal ve hizmet toplam tutarı, 230.755,48 TL KDV (%20), 512.789,96 TL ÖTV olmak üzere toplam 1.384.532,89 TL tutar olarak belirlendiği ve satıcı davalı ... AŞ tarafından alıcı davacı ...Şti'ne; 15.09.2023 ... tarih ve nolu fatura kestiği anlaşılmıştır. ... Plakalı ... otomobilin fiyatının; 719.691,15 TL mal ve hizmet toplam tutarı, 259.088,81 TL KDV (%20), 575.752,92 TL ÖTV olmak üzere toplam 1.554.532,88 TL tutar olarak belirlendiği ve satıcı davalı ... AŞ tarafından alıcı davacı ... Itd Ştine; 15.09.2023 ... tarih ve nolu fatura kestiği anlaşılmıştır. Davacının her iki alacak bakımından (91.227,00 TL ile 106.905,00 TL olmak üzere toplam) 198.142,00 TL yetkili satıcı faiz katkı payı altında ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Dosyamız arasına alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı ile davalı ... A.Ş arasında 6361 sayılı Kanun'un 39. Maddesi uyarınca finansman sözleşmesinin imzalandığı, 11.09.2023 tarihli sözleşme kapsamındaki kredi için temerrüt faiz oranının aylık %10,18 (yıllık %122,16), 13.09.2023 tarihli sözleşme kapsamındaki kredi için temerrüt faiz oranının aylık %9,98 (yıllık %119,76) oranında belirlendiği, Ticari Kredi Sözleşmesi'nin temerrüde ilişkin 11.maddesinde, temerrüt faizinin aylık faiz oranının %100 fazlası olarak öngörüldüğü, bu düzenlemeye göre, davacı alıcıya olağan “tedarikçi kredisi' kullandılrılmış olsaydı,11.09.2023 tarihli sözleşmede aylık %5,09 (yıllık %61,08), 13.09.2023 tarihli sözleşmede aylık %4,99 (yıllık %59,88), faiz oranlarının ödeme planlarında yer alacağının söylenebileceği, gerek temerrüt faizine ilişkin düzenleme, gerekse kredilerin kullandırıldığı dönemde, finans kuruluşlarının kullandırdığı kredilere göre oldukça düşük olan TCMB tarafından açıklanan reeskont faiz oranlarının yıllık %25,5, avans faiz oranlarının yıllık %26,5 olduğu dikkate alındığında, davacıya %1,70 (yıllık %20,40) ve %1,75 (yıllık %21) aylık faiz oranları üzerinden kullandırılan ve olağan kredi faiz oranlarından oldukça düşük olan kredilerin sübvansiyonlu olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda kredilerin faiz maliyetinin bir kısmının bayi tarafından üstlenildiği, davacının ise faiz oranlarına ilişkini itirazının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan incelemede, "Yetkili Satıcı Katkı Payı" adı ile satıcı ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye ödenen ya da kredinin kullandırılması aşamasında peşin tahsil edilerek krediden 'kesilen' faiz ödemesi, fişlen satıcı ... A.Ş. Tarafından ödendiği olayda yapılan ödemenin davacının yararına olduğu, bu kapsamda davacıya düşük faizli kredi kullandırıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından her ne kadar sözleşmede yer alan bu kısımların TBK'nun 20. Maddesi uyarınca genel işlem koşulu mahiyetinde bulunduğunu beyan ederek itirazda bulunmuş ise de, davacının tacir olduğu ve TTK'nun 18/2. Maddesi uyarınca basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu, faiz oranlarının ve alınan katkı payının orantılı ve taraflar arasındaki menfaati bozacak şekilde fahiş olmadığı ve davalı banka uygulamasının makul düzeyde olduğu anlaşılarak davacının bu kapsamdaki taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının 60.000,00 TL ödenen bedel bakımından talebi yönünden ise, yapılan incelemede davacıdan araç bedelleri kapsamında 40.000,00 TL kapora alındığı ve alınan bedelin ödenen araç bedelleri içerisinde değerlendirildiği, kaldı ki aksine ilişkin iddiaların ise ödeme tarihi itibari ile ödenen miktarın HMK'nun 200. Maddesi uyarınca tanık ile ispat yasağının üzerinde olduğu anlaşıldığından davacının bu kapsamdaki talebinin reddine karar verilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının dava dilekçesinde yalnızca elden ödenen kapora bedeli ile yetkili satıcı faiz katkı payı talebinde bulunduğu, bilirkişiler tarafından raporlarında beyan edilen boya koruma bedeline yönelik davacının bir talebinin olmadığı ve dava dilekçesinde bu hususun açıkça ileri sürülmediği anlaşıldığından bu kapsamda inceleme yapılmamış ve davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurullmuştur. HÜKÜM : Davanın REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 683,95-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 48,05-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı ... A.ş tarafından yapılan 5.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, işbu davalıya verilmesine, Davalı ....A.Ş tarafından yapılan 5.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, işbu davalıya verilmesine, Davalılar davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10.07.2026

KATİP e-imzalıdır

HAKİM e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/7, K. 2026/572, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-7-e-2026-572-k-6e1a6c090fc0