İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/125 E. 2026/709 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/125
Karar No
2026/709
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/125 Esas KARAR NO : 2026/709

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... no.lu ...akdedildiğini, sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Aralık 2012- Ocak 2013 dönemine ait 3.145,20 TL tutarlı faturaya karşı ödeme yapılmadığını, alacağın tahsilinin sağlanabilmesi adına huzurdaki davayı açtıklarını, davanın kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek aylık %4, yıllık %48 sözleşmesel faizi ile beraber ödenmesine, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça usulüne uygun tanzim edilmiş bir dava dilekçesi bulunmadığını, müvekkili şirkete dava dilekçesinin eklerinin tebliğ edilmediğini, davacının somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini, davacının müvekkili ile ilgili ...kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini belirttiğini, buna dayalı olarak da Aralık 2012-Ocak 2013 dönemine ait fatura talebinde bulunduğunu, bununla birlikte %48'lik bir faiz talep edildiğini, söz konusu alacağa ilişkin zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, işbu sözleşme kapsamında davacının, sözleşme yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davacının, sözleşmede belirtilen dışında ödemeler çıkardığını, işbu ödemeler kapsamında müvekkilce sözleşme ilişkisinin devamının mümkün hale gelmediğini, ayrıca hat bazında ücretlerde farklılıklar doğduğunu, ek ödemelerin müvekkili şirkete yansıtıldığını, dolayısıyla yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu, bununla birlikte akdedilen sözleşmenin her sayfasının imzalı halinin bulunmadığını, bu yönüyle de sözleşme suretinin talep edildiğini, bu noktada da müvekkili ile bir paylaşım yapılmadığını, dolayısıyla açılan takibin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça ibraz edilen fatura dikkate alındığında ek ücretler olduğunun açıkça görüldüğünü, bu noktada haklılıklarının ispat olduğunu, davacı gibi telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren şirketlerin çok sayıda müşteriyle çalıştıkları için önceden hazırlanmış, tek taraflı ve müzakereye kapalı tip sözleşmeler kullandığını, bu nedenle sözleşmenin zayıf tarafı olan müvekkilinin sözleşme hükümlerine ilişkin irade açıklamasının fiilen bir önem taşımadığını, müvekkilinin sözleşmeyi ya olduğu gibi kabul etmek ya da hiç işlem yapmamak ikilemiyle karşı karşıya bırakıldığını, bu çerçevede, davacının dayandığı sözleşme hükümlerinin TBK m.20 ve devamı kapsamında genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bu koşulları müzakere etme imkânı bulunmadığından sözleşmede yer alan faiz, maktu masraf ve benzeri hükümlerin bağlayıcılığı bulunmadığını, ayrıca sözleşmede “koşulların müzakere edildiğine” dair yer alan kayıtların tek başına bu şartları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaya yeterli olmadığını, yasanın açık hükmü gereği bu tür kayıtların bir ispat değeri bulunmadığını, genel işlem koşulu niteliğindeki maktu ücret ve diğer kalemlerin müvekkili bakımından uygulanamayacağını, çünkü bu hükümlerin müzakere edilmeksizin ve davacı tarafından önceden hazırlanmış şekilde sözleşmeye konulduğunu, dolayısıyla somut olayda geçerli ve bağlayıcı kabul edilemeyeceğini belirtmiş olup, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, imza edilen maaş ödeme protokolü kapsamında davacının davalı bankadan promosyon bedeli talep edip edemeyeceği ve öyle ise miktarı, davacının davalı bankaya cezai şart ödemekle yükümlü olup olmadığı ve miktarı, davacının davalıdan takip dosyası kapsamında asıl alacak ve ferileri yönünden alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtlarının incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 3.145,20-TL asıl alacak, 487,46-TL işlemiş faiz, 0,60-TL matbu evrak masrafı olmak üzere toplam 3.633,26-TL lik ilamsız icra takibinde talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 15/05/2014 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekilinin dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. Davalı tarafça mahkememizin yetkisine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili olduğu anlaşıldığından görev itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 17/06/2025 tarihli celse ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 09/12/2025 tarihli raporda özetle; "A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirket tarafından tarafıma ibraz edilen yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde, 2018-2019- 2020-2021-2022-2023/2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2012-2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle inceleme yapılamadığı, Raporumuzun 4.2.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterlerinin ... adresinde bulunduğu bildirildiğinden incelemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tarafların sunduğu kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket adına 3 adet toplam 3.145,20 TL tutarında fatura düzenlendiği, işbu fatura bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmediğinin anlaşıldığı, Davalı şirket defterlerinin İzmir'de bulunduğunun bildirilmesi nedeniyle incelemesinin yapılamadığı, davalının faturaların haksız ek ücretlerden kaynaklandığı yönündeki itirazının telekomünikasyon hizmetlerinin teknik içeriğine ilişkin olup mali müşavirlik uzmanlık alanım dışında kaldığından ilave değerlendirmenin yapılamadığı, bu itiraz önünden gerektiğinde telekomünikasyon konusunda uzman bilirkişiden inceleme yaptırılmasının uygun olacağı, davalı şirket defterlerinin incelenmesi sonrasında davacının alacak talebine ilişkin nihai hukuki takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Mahkememizce geçen celse ara karar gereği davalı vekiline " Talimat bilirkişi için 8000 TL ücret takdirİne, bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 8.500 TL ek gider ve delil avansını yatırmak üzere davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesinden vazgeçilmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunu" içerir tebligatın 16/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen kesin süreye rağmen gider avansının yatırılmadığı görülmüştür. Somut olayda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu, davacının bu sözleşmeler doğrultusunda düzenlenen aralık 2012 ve ocak 2013 tarihli faturalara dayalı ... 1. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, takip tarihi olan 08/05/2014 dan itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dava ve arabuluculuk tarihinden önce dolduğu, davalının usulüne uygun şekilde sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunduğu görülmekle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik yatan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.145,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 22/09/2026

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/125, K. 2026/709, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-125-e-2026-709-k-a479ca3d0d2e