İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/876 E. 2026/621 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/876
Karar No
2026/621
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/876 Esas KARAR NO : 2026/621

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/12/2025 KARAR TARİHİ : 10/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilim şirket ile davalı 03.Mart.2024 tarihli sözleşme ile çalışmaya başlamışlar, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere davalıya siparişe konu mal bedelleri peşin ödenmiş davalıda müvekkilden gelen siparişleri teslim etmeye başladığı, davalıya siparişler şu şekilde gelmektedir. (1) Müvekkil şirket, son kullanıcı tüketicilerden sipariş aldıkça davalıya siparişleri iletmekte ve davalı tüketici siparişini müvekkilim şirketin deposuna teslim etmekte, davacı tarafından teslim edilen bu ürün müvekkil tarafından tüketiciye teslim edildiği, tüketiciler, müvekkilin internet satış sitesi üzerinden doğrudan davalıya sipariş verebilmekte ve davalı bu siparişleri doğrudan tüketicinin adresine kargo yolu ile teslim ettiği, tüm satışların ödemesi tüketiciler tarafından peşin olarak müvekkil şirket hesabına yapıldığı, tüketiciler, müvekkil şirketten veya internet ortamında verdikleri siparişlerine konu mallarını tüketici kanundan kaynaklanan cayma haklarını kullanarak veya ürünün ayıplı olduğu vb. Sebeplerle iade edebildiği, tüketiciler ürün iadelerini müvekkil şirket deposuna veya doğrudan davacıya yaptığı, tüketiciler tarafından bu şekilde iadelerin yapılması halinde müvekkil, iade konusu mal ile ilgili tüketiciden tahsil ettiği ürün bedelini kredi kartı üzerinden tüketiciye iade ettiği, yukarıda anlatmaya çalıştığımız şekilde iade gelen ürünler bu defa davalıya teslim edilmekte ve kendisine ürün bedelleri ile ilgili iade faturası kesilerek iade fatura bedelleri davalıdan tahsil edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki dönemine ait taraf ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkiler de davalı şirket ile tüketici iadeleri konusunda anlattığımız gibi çalışıldığı, iade ürünlerle ilgili davalıya iade faturaları kesildiği ve fatura bedellerinin bir kısmının da davalının hakkedişinden mahsup edildiği tespit edileceği, davalı ile yaptığımız çalışma süreci içinde kesintisiz olarak bu şekilde çalışıldığı ve bu uygulama ticari teamül haline geldiği, Davalı sözleşme kapsamında ürün iadelerini almakta iken son dönemde iade ürün alımını durdurduğu, tüketiciler tarafından iade edilen ürünlerin davalı tarafından iade alınması için Davalı/Borçlunun ilgili birimi aranmış, fakat olumlu bir dönüş alınamadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.4. maddesin de açıkça, Tüketicilerin iade ettiği ürünler Davalı/Borçlu tarafından geri iade alınacağı ve müvekkilim tarafından kendisine iade faturası düzenleneceği belirtilmişse de davalı ürünleri iade almaktan kaçınmış ve iade faturalarına konu toplam 50.344,00 -TL tutarı da ödemediği, yukarıda arz ve izah olan sebeplerle ve Mahkemeniz tarafından dikkate alınacak başkaca hususlarla; davalının icra dosyalarına yaptığı borca ve takibe itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, takiplerin kaldığı yerden ve güncel tutar üzerinden devamına, ücreti vekâlet ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, icra takiplerine konu ettiği faturaları, gerçekte var olmayan bir teslimat ve borç ilişkisi üzerine kurguladığı, davaya ve takibe konu faturalar, sanki müvekkil şirket, davacıdan herhangi bir ürün satın veya teslim almış gibi düzenlenmiş sonrasında da bu fatura icra takibine konu edildiği, ancak bu senaryo, gerçeği yansıtmamakta olup hayatın olağan akışına, ticari teamüllere ve hukuk düzenine açıkça aykırı olduğu, az evvel ifade edildiği üzere davacı tarafından kesilen faturalar gerçekte müvekkile herhangi bir mal teslimine dayanmamaktadır. Fatura tek taraflı olarak düzenlenmiş olup, faturada belirtilen mallar müvekkil şirkete hiçbir zaman teslim edilmediği, nitekim davacı, iddiasını destekleyecek herhangi bir irsaliye, teslim tutanağı, taşıma belgesi ya da sevk fişi sunmadığı, fatura tek taraflı düzenlenmiş olup, arkasında fiili bir mal akışı bulunmadığı, yukarıda yer alan kararlarda açıkça ifade edildiği üzere fatura tek başına alacak hakkını doğurmadığı, fatura mutlaka mal teslimine veya hizmet ifasına ilişkin belgelerle desteklenmesini, somut olayda ise davacı üzerine düşen bu ispat yükünü yerine getiremediği, davacı, tüketiciler tarafından iade edilen bazı ürünlerin müvekkil firma tarafından üretilmiş olması sebebiyle, bu iadelerin sorumluluğunu doğrudan müvekkile yüklemeye çalıştığı, ancak bu yaklaşım hem ticaretin teamüllerine, hem taraflar arasında geçmiş dönemde uygulanan işleyişe, hem de hukuki yükümlülüklere aykırı olduğu, iade sürecinin ilk adımı, nihai tüketicinin ürünü iade etmesini, ancak bu iade, doğrudan müvekkili ilgilendiren bir sonuç doğurmadığı, nitekim öncelikle olarak ürünün iade alındığına dair derhal bilgi verilmesi gerektiği, zira müvekkil, bu bildirimi almadan ne ürünü kontrol edebilecek ne de sorumluluk üstlenebileceği, ancak somut olayda, davacı şirket bu düzeni tümüyle yok saydığı, herhangi bir ön bildirimde bulunmaksızın, hiçbir teslimat gerçekleştirmeksizin, ne sevk irsaliyesi ne de teslim tutanağı sunmaksızın sadece "ürün depoda, gelip alın" şeklinde son derece soyut, muğlak ve keyfi bir beyanda bulunduğu, bu bildirimin ardından da hiçbir açıklama yapmaksızın, tek taraflı bir faturayla müvekkili borçlandırmaya kalktığı, davacının bu eylemleri TTK m.18/2’deki "basiretli tacir gibi davranma" yükümlülüğüyle bağdaşmadığı, yukarıda arz ve izah edilen veya mahkemeniz tarafından re'sen tespit edilecek diğer nedenlerle; davanın reddine, asıl alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekili 27/07/2026 Uyap havale tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirilmiştir. Mahkememizce, davacının davadan feragat dilekçesi ile davalı vekilinin 28/07/2026 tarihli dilekçesiyle vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK.nun 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir. Bu kapsamda, davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği, vekilin vekaletnamesinin incelenmesinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 726,26 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 5,74-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, 5-Davalı vekili tarafından vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 10/08/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/876, K. 2026/621, T. 10.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-876-e-2026-621-k-fbbe4dffc485