İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/552 E. 2026/262 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/552
- Karar No
- 2026/262
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/552 Esas - 2026/262 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/552 Esas KARAR NO : 2026/262
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03.08.2023 KARAR TARİHİ : 28.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, davacı şirketin spot taşımalar için ihtiyacına göre zaman zaman yurtiçi nakliye hizmeti aldığı bir firma olduğunu, davacı şirket ile davalının 13.575 kg galvaniz sacın davacı şirket müşterisi ... San. Tic A.Ş.'nin ...'daki deposundan alınıp davacı şirket müşterisi ... A.Ş.'nin .... 'daki deposuna nakliyesi için anlaştığını ve taşıma işi için atanan .... plakalı araçlar ile yola çıktığını, ancak taşıma sırasında hasar gören 13.575 kg emtianın, müşteri ... A.Ş. tarafından kabul görmeyerek iade edildiğini ve müşteri ... A.Ş.'nin ...'daki fabrikasına iade edildiğini, taşıma sırasında 13.575 kg emtianın yağmur suyu sebebiyle hasar gördüğünü ve müşteri tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, bu hususta tutanak tutulduğunu, mezkur hadise ile davalının taşıyıcı sıfatıyla üstlendiği hizmeti gereği gibi yerine getirmediği açık olup taşıma işini üstlenen nakliyeci olması sebebiyle TTK ve sair mevzuat hükümleri uyarınca emtiayı koruma yükümlülüğünü ihlal ederek, kendi şahsi kusur ve ihmali, dikkatsizliği, gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu ıslaklık hasarının gerçekleşmesine sebebiyet verilmiş olduğunu, davacı şirketin bu olaydan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı halde emtiaları ıslanan/hasarlanan müşteri ... A.Ş.'nin -ürün hurda bedelini düştükten sonra- hasar bedeli olarak davacı şirkete 233.955,09-TL tutarında fatura düzenlediğini ayrıca, hasar tutarı sigorta muafiyet bedeli altında kaldığı için hasar sigorta kapsamı dışında değerlendirildiğini ve davacı şirketin herhangi bir sigorta ödemesi de almadığını, sonucunda davalıya karşı 233.955,09-TL tutarlı 23.12.2022 tarihli fatura düzenlendiğini, davalıya birden çok kez başvuruda bulunulmuşsa da davalı tarafın borcunu ödemekten imtina ettiğini, bu sebeple davalı aleyhine .... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, ancak itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maksat dışı ve keyfi olarak oluşturulan bir faturaya dayanarak davalıyı maddi olarak sorumlu tutmaya çalıştığını, düzenlenen faturaya itiraz ettiklerini, davacının ibraz ettiği belgelere göre davalıya ait aracın üstü açık bir araç olup, davacının bu durumu bilmesine rağmen davalının aracını seçtiğini, davacı tarafından sunulan fotoğraflarda sacların "..." yazılı ambalajlarla kaplı olduğu, bu ambalajlara rağmen mal zarar görüyorsa ambalajlamanın gönderici tarafından gereği gibi yapılmadığının anlaşıldığını, davacı tarafından sunulan irsaliye ve diğer belgelere göre yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı anlaşılmakla bu sebeple de davalıya yüklenecek bir sorumluluk bulunmadığını, eşyanın galvaniz sac olduğu konusunda şüphe olmadığı açık olup bu eşyanın paslanmasının ve kolayca zarar görmesinde de şüphe bulunmadığını, tüm bu sebeplerle davalıya yüklenecek bir sorumluluk olmadığını, davacının dava dilekçesinde davalıyı spot taşımalar için hizmet aldığı bir firma olarak beyan ettiğini, belirtilen davalıya ait tek araç olan .... plakalı araç olup üstü açık tır olduğunu, taşımacılığı üstlenen davacının aslında gerekli dikkat ve özeni göstermeden spot taşımacıyı ve aracı seçtiğini gösterdiğini, zira davalı ile davacı şirketin müşterileri arasında herhangi bir anlaşması bulunmadığı, galvaniz sacın hangi tür araçla taşınması gerekip gerekmediğini davacının bilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde sektörün güvenilir ve lider firması olduğunu iddia eden davacının basiretli bir tacir gibi davranarak, hangi malın hangi tür araçla taşınacağını seçmekle yükümlü olduğuna şüphe bulunmadığını, düzenlenen faturanın ve buna dayalı başlatılan icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan, davalı tarafından taşınan emtianın zayi olduğundan bahisle oluşan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya konu gönderiye ilişkin kayıtlar ile davaya dayanak .... sayılı takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Celp edilen .... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 30.12.2022 tarihinde cari hesap dayanak gösterilmek suretiyle 228.860,09-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Dosyanın ilk olarak tevdi edildiği taşımacılık konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı ile inşaat mühendisi bilirkişilerce düzenlenen 24.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... davacı ... Şirketi’nin TTK 878. maddesinde belirtilen .... bendi kapsamında yargılamaya konu emtianın taşınmasında tali kusurlu olabileceği, davalı ...’ın TTK. 878. maddesinin 4. bendi kapsamında yargılamaya konu emtianın taşınmasında asli kusurlu olabileceği, ... davacı ve davalı tarafın kusur oranları hususunda herhangi bir belirleme yapılamayacağı, ... yargılamaya konu zarar gören emtiaya ilişkin TTK 886. madde ve TTK 882. madde kapsamında talep edilebilecek tazminat/alacak tutarının 01.12.2022 tarihi itibari ile 228.860,09-TL olabileceği, ..." yönünde, aynı bilirkişilerce düzenlenen 13.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda ise özetle; "... davacı firmanın kök raporda da belirtildiği üzere %20 oranında tali kusurlu olabileceği, davalı firmanın kök raporda da belirtildiği üzere %80 oranında asli kusurlu olabileceği,..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mezkur bilirkişi kök ve ek raporunun hükme esas alınabilir mahiyette olmadığı görüldüğünden, dosya, nitelikli hesaplamalar uzmanı, inşaat mühendisi ve taşımacılık uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş olup bu bilirkişi heyeti tarafından sunulan 18.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...nakliyesi yapılan düz panel saç malzemelerde, yetersiz ambalajlama ve kış şartlarında açık kasa tır ile taşıma neticesinde, yağıştan kaynaklanan ıslanma ve buna bağlı olarak korozyon/paslanma şeklinde hasar oluştuğunun tespit edildiği, ... hasarın oluşumunda tarafların kusurları ve sorumluluklarının ... dava dışı gönderen fabrika (yükleten), % 10 kusurlu olduğu, malzemenin taşıma şekli (açık kasa tır) ve mevsim koşulları(kış şartları) göz önüne alındığında, panel düz saç gibi suya hassas bir ürünün sadece kalın kağıtla ambalajlanmasının taşıma güvenliği açısından kesinlikle yetersiz olduğu, ayrıca açık sevk kabul etmeyip, tenteli araç talep etmesi gerektiği, Türk Ticaret Kanunu'nun 862. maddesi uyarınca gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun şekilde ambalajlama yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin hasarın birincil nedeni olarak kabul edildiği, hesaplanan hasar rücu tutarının 23.395,51-TL olduğu, asıl taşıyıcı (davacı), % 70 kusurlu olduğu, asıl taşıyıcının, taşıma sözleşmesinin fabrikadaki muhatabı ve taşıma işinin organizatörü olduğu, kendi aracı olmasa bile, taşıma işinin düzgün ve güvenli bir şekilde yapılmasından müteselsilen (zincirleme) sorumlu olduğu, ... kanunda açıkça öngörülmese de Yargıtay, TMK m. 2 ve TTK m.18/2 hükmü gereği ambalajlama veya paketleme işlemleri her ne kadar gönderen tarafından yapılacak veya yapılmış olsa da taşıyıcı basiretli ya da deneyimli birtaşıyıcı gibi hareket ederek yükleme esnasında eşyaya nezaret etme yükümlülüğü olduğunun kabul edilmesi gerektiği, asıl taşıyıcının fiili taşıyıcıyı yönlendiren ve taşıma işini organize eden taraf olarak, yetersiz ambalajı ve açık kasa tır ile kış şartlarında bu tür bir malzemenin taşınmasının risklerini öngörmeli ve fabrikayı uyarmalıydı, bu uyarıyı yapmaması veya yetersiz ambalajla taşımayı kabul etmesi bir ana kusur olduğu, fiili taşımayı yapacak fiili taşıyıcının da bu koşullara uygun hareket etmesini sağlamalıydı, hesaplanan hasar rücu tutarının, 163.768,56-TL olduğu, fiili taşıyıcı (davalı), % 20 kusurlu taşıyıcı, yüklemeyi kabul ederken ambalajın taşıma koşulları (kış şartları ve açık kasa) için yeterli olup olmadığını kontrol etme ve yetersiz bulması halinde göndereni uyarma yükümlülüğüne sahip olduğu, mevcut durumda ambalajın açıkça yetersiz olduğu ve kış şartlarında malzemenin zarar görebileceği öngörülebilirken, taşıyıcının bu durumu kabul ederek yüklemeyi yapması kusur teşkil ettiği, yükün üzerine "sırt çadırı" çekilmiş olmasının kısmen bir önlem olsa da yetersiz ambalajdan kaynaklanan riski tamamen bertaraf etmeye yetmediği, taşıyıcının özen yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği kanaatine varıldığı, hesaplanan hasar rücu tutarının 34.558,41-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu görüldüğünden, çelişkilerin de giderilmesi adına dosyanın nitelikli hesaplamalar uzmanı, inşaat mühendisi ve taşımacılık uzmanı bilirkişilerden oluşan yeni bir heyete tevdii gerekmiş, bu heyet tarafından sunulan 25.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı ... A.Ş. ile davalı, 13.575 kg galvaniz sacın davacı şirket müşterisi ... San. Tic A.Ş.'nin ...'daki deposundan alınıp davalı Şirket müşterisi ... A.Ş.'nin .... 'daki deposuna nakliyesi için anlaşması sonucu, taşıma işi için atanan .... plakalı araçlarla yola çıktığı ancak taşıma sırasında 13.575 kg emtianın yağmur suyu sebebiyle hasar gördüğü ve müşteri tarafından kabul edilmeyerek iade edilmesi üzerine müşteri ... A.Ş.'nin -ürün hurda bedelini düştükten sonra davalıya karşı 233.955,09-TL tutarlı 23.12.2022 tarihli fatura düzenlenleyerek davalıya birden çok kez başvuruda bulunulmuşsa da davalı taraf borcunu ödemekten imtina ettiğinden alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine .... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, ancak davalı icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğundan itirazın iptali davası açıldığı ... taşıma işi TTK 862 vd. maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 862. maddesinde taşıma işi ambalajlamayı gerektiriyorsa gönderen eşyayı zarardan koruyacak şekilde ambalajlamayı yapması gerektiği, ancak somut olayda ambalajlamanın yeterli düzeyde ve koruyucu olarak yapılmadığının anlaşıldığı, TTK'nın 878. maddesinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulması halinin düzenlendiği, a fıkrasında üstü açık bir aracın kullanılmış olması şıkkı incelendiğinde; somut ihtilafta üstü açık bir araç kullanıldığı ve davalı şirketin dava konusu taşıma işini yaptığı iki aracından başka bir aracı olmadığı ve davacının da bunu bildiğinin belirtildiği, b fıkrasında gönderen tarafından yetersiz ambalajlama yapılması hususu da somut olayda gerçekleştiği, d fıkrasında eşyanın özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği şıkkı incelendiğinde dava konusu malzemenin bu şıkka uygun olduğu anlaşıldığı, e fıkrasında taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi hususunun da somut olayda gerçekleştiği, TTK'nun 888. maddesinde ise taşımanın üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilmesi halinde oluşacak eşyanın zıyaı, hasarında fiili taşıyıcı asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def’ileri ileri sürebileceği ve asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumlu olduğu belirtildiği, tüm bu maddeler nazara alındığında teknik bilirkişinin de belirttiği üzere fiili taşıyıcının (davalı) kusuru bulunmayıp, asıl taşıyıcının (davacı) ve göndericinin (dava dışı) tam kusurunun bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, Dava konusu taşıma esnasında zarara uğrayan eşyalara ilişkin TTK'nın yukarıda belirtilen maddeleri gereğince davacının taşıma esnasında ambalajlama, uygun araç seçme, etiketleme hususlarında gerekli özeni göstermemesinden dolayı sorumluluğu bulunduğu ve davalıya rücu şartları oluşmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, celp edilen kayıt ve belgeler ile alınan tüm bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacının taşıyıcı, davalının fiili taşıyıcı olduğu ve davalının dava dışı gönderen ... ... A.Ş.'nin ... deposundan dava dışı gönderilen ... ... A.Ş.'nin .... 'daki deposuna 13.575 kg galvaniz sac taşınmasını üstlendiği görülmüş olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taşıma sırasında yükün su alarak paslanması suretiyle zarara uğramasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez tüm bilirkişi raporlarından, yüke ilişkin hasarın, genel olarak, üstü açık araçla taşınan galvaniz sac mahiyetindeki yükün dış etkenlere maruz kalmayacak şekilde ambalajlanması gerekmesi gerekirken usulünce ambalajlanmaması sebebiyle taşıma esnasında yağmurda ıslanıp paslanması suretiyle meydana geldiği sabittir. Niza konusu olayda uygulanması gereken TTK'nın 878. maddesi, zıya, hasar ve gecikmede taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerini düzenlemektedir. Bu maddenin 1/a hükmü, sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması halidir. Somut olayda, davacı taşıyıcı ile davalı fiili taşıyan arasında yükün kapalı kasa bir araçla taşınması konusunda açık bir anlaşma veya davalıya verilmiş bir talimat olmadığı, taraflarca sunulan deliller itibariyle dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yükleme esnasında tanzim edilen 01.12.2022 tarihli irsaliyeden de, gönderenin yükün kapalı kasa bir araçla taşınması gerektiğine dair bir uyarısının veya ihtirazı kaydının olmadığı, taşımanın yükün taşındığı üstü açık araçla yapılacağının bilindiği, hatta irsaliyeye branda çekildiğinin derç edildiği, açıktır. Buna göre, anılan maddede belirtildiği haliyle, yükün üstü açık araçla taşınmasının sözleşmeye uygun olduğu görülmektedir. Bunun yanında TTK'nın 878. maddesinin 1/b hükmü, gönderen tarafından yetersiz ambalajlama yapılması halini düzenlemektedir. Alınan tüm bilirkişi raporlarında hemen hemen hasarın temel nedeninin yetersiz ambalajlama yapılmaması olduğu belirtilmiştir. Burada da malın özelliğini bilen dava dışı gönderenin yetersiz ambalajlama yaparak kusurlu davrandığı açıktır. Aynı maddenin 1/d bendi, eşyanın paslanma yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği de taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran haller arasında sayılmıştır. Bu bağlamda eşyalar gereken özen dahilinde taşınsaydı zararın önlenebilecek olması dahi taşıyıcı için bu hükme dayanmasında olumsuz bir hal şeklinde algılanamaz. Çünkü temelde maddedeki prensip, gönderenin eşyaların niteliğini bilmesi ve bu nitelikten ileri gelen riski üzerine almasıdır. Gönderenin araç seçiminde yanlış ekipmana sahip veya gerekli ekipmanı olmayan bir seçimde bulunması, oluşacak zarardan öncelikle onun sorumlu olmasına yol açar (....). Somut olayda da bu ilkeler geçerli olup zarar, bir bakıma da taşınan galvaniz sacın niteliği gereği paslanabilir olmasından kaynaklanmıştır. Sonuç olarak, yükün üstü açık araçta taşınmasının somut olayda sözleşmeye uygun olduğu, gönderen tarafından yüke uygun ambalajlamanın yapılmadığı ve yükün paslanmaya müsait mahiyette olduğu, hasarın da paslanma suretiyle gerçekleştiği; davalı tarafından sözleşmeye uygun olarak üstü açık araçta taşıma yapılması esnasında yükün ıslanmasını engellememesinin nezaret yükümlülüğüne aykırı hareket olarak değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda son tahlilde zarardan dava dışı gönderenin sorumlu olduğu, davalı fiili taşıyana atfedilebilecek bir kusur olmadığı, buna rağmen davacı taşıyan tarafından zararın üstlenilmesinin davalı fiili taşıyana rücu hakkı vermeyeceğinin tabii olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle, davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 2.765,36-TL harçtan düşümü ile bakiye 2.033,36-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28.04.2026
Katip .... ¸e-imzalıdır
Hakim .... ¸e-imzalıdır