İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/969 E. 2026/582 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/969
Karar No
2026/582
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/969 Esas KARAR NO :2026/582

DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:26/12/2025 KARAR TARİHİ:16/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... Tic. Ltd. Şti'ne satılan ... diyaframlı pompanın davalı şirket ile kargolandığını, ürünün Balıkesir aktarmada kırıldığını ve ürünün o şekilde teslim edilmek istendiğini, alıcının ürünün kırık olması nedeniyle ürünü iade ettiğini, kırık ürüne ilişkin zararın giderilmesinin talebi için davalı ile görüşüldüğünü ancak görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek, davanın kabulünü, şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davaya konu taşıma işinin 13/11/2025 yılında gerçekleştiğini, ancak davanın 26/12/2025 yılında açıldığını, davanın kısmi dava olarak açılmasının kabul edilemeyeceğini, usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz ve sağlıklı bir şeklide ifa ettiğini, zarar gören ürünün taşımadan kaynaklı olarak zarar aldığının ispat edilmesi gerektiğini, ambalaj sorumluluğunun davacıda olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca kanunda belirlenen limit ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi raporudur. Mahkememiz dosyasının 23/02/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın taşımacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında iddia edilen taşımacılık ilişkisi kapsamında, davalının taşımacılık hizmetini verip vermediği, hizmetin kusurlu ifa edilip edilmediği, davacının emtiasının hasarlanıp hasarlanmadığı, hasar almış ise onarım bedeli ve davacının talep edebileceği tutar (emtia onarım ve kargo bedeli talebi ) konusunda rapor düzenlenilmesine karar verilmiş olup, 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sayın mahkemenin görevlendirme kapsamı gözetilerek, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1.Davalı Taşıyıcının Davacıya ait kargoları alıcısına/göndericisine hasarlı teslim ettiği yönünde ve kargoların Davalı Taşıyıcı uhdesinde iken hasarlandığına dair bir tutanak, şerh notu gibi belge tespit edilememiş olması nedeniyle sektörel uygulamalar ve TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde; Davalı taşıyıcının davaya konu kargoyu usulüne uygun ve şerh notu olmaksızın teslim etmiş olduğu ve bu nedenle davaya konu hasar nedeniyle sorumlu olmadığı tespit ve kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki kanaat taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; SAYIN MAHKEME AKSİ KANAATTE İSE VE DAVALI TAŞIYICININ, DAVAYA KONU HASARLI OLDUĞU BEYAN EDİLEN KARGO İÇİN TAZMİN SORUMLULUĞU BULUNDUĞUNU TAKTİR ETMESİ HALİNDE BUNDAN SONRAKİ ALTERNATİF ÇALIŞMALAR AŞAĞIDAKİ GİBİ OLUP, TAKTİRİ TAMAMEN SAYIN MAHKEMEYE AİTTİR. 2. Davaya konu somut olayda, ilgili kargo içerisindeki ürünün /emtianın özelliği gereği Davacı gönderen tarafından koli içi koruyucu ambalajlama yapılmamış olması, ürünün güvenliğini ve sağlam taşınmasını gerektirecek koli içi strafor, koruyucu köpük vb destekleyici iç ambalajlama tespit edilememiş; bununla birlikte ilgili ürünün kırılabilir sert plastik özelliği gereği koli dışının da ayrıca sandık/kafes vb dış koruyucu ambalajla da desteklenmemiş olduğu tespit edilmiş olup, sektörel uygulamalar ve TTK Madde 878'de göre de değerlendirildiğinde, Davalı Taşıyıcının beyan edilen hasardan sorumlu olamayacağı kanaatine ulaşılmakta olup, taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; Sayın mahkeme aksi kanaatte ise ve ürün/emtianın özelliği nedeniyle ambalajlamadan dolayı Davacı Gönderenin sorumlu olmadığı ve beyan edilen hasardan Davalı Taşıyıcının sorumlu olduğu kanaatinde ise Davalı Taşıyıcının tazmin sorumluluğunun alternatif olarak aşağıdaki gibi hesap edildiği; 3. Davaya konu uyuşmazlık TTK 886'ya göre incelendiğinde; her ne kadar davaya konu kargonun hasarlı teslim edilmiş olduğu beyan edilmiş olsa da somut olayda, Davalı Taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili, eylemi tespit edilememiş olup, Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktiri ve kanaati tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; 4. Davacı Gönderenin, davaya konu kargoyu sevkiyata hazırlanmak üzere Davalı Taşıyıcıya verirken; sektörel uygulamalara ve KTK Madde 8'e göre sevkiyat tarihleriyle uyumlu ürün irsaliyesi veya irsaliyeli faturasını sevkiyat esnasında taşıyıcıya sunması, ürün içerik bilgisi ve kiymet bilgisini beyan etmesi beklenmekte olup, bu yönüyle değerlendirildiğinde, Davacı gönderenin davaya konu kargo içerisinde ilgili ürün/emtia olduğunu ve ürün değer tespitini ispatı gerekeceği kanaatine ulaşılmakta olup, taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; Buna karşılık, Davalı Taşıyıcının da kargoları sevkiyata kabul ederken, gönderenden - gönderici ticari işletme ise- (Davaya konu olayda gönderen de alıcı da ticari işletmedir.) ürün irsaliyesi veya irsaliyeli faturasını talep etmesi, sevkiyat belgesine yazmak üzere ürün içerik bilgisini ve ürün kıymet bilgisini talep etmesi ve bu bilgileri sevkiyat belgesine yazması beklenmekte; aksi halde Karayolu Taşıma Yönetmeliği Madde 45'e göre taşımayı yapmaması beklenmekte olup; Davaya konu sevkiyat sürecinde, Davalı Taşıyıcı çalışanlarınca sevkiyat belgesine ürün içerik bilgisi, ürün kıymet bilgisi gibi bilgilerin yazılmamış olduğu görülmekte olup; diğer yandan kargo sevkiyat belgesine ürün irsaliye numarası, ürün içerik bilgisi, ürün kıymet bilgisi girişini yapma işleminin Davacı Gönderici tarafça değil, Davalı Taşıyıcı tarafça yapılmakta olduğu; 5. Davacı Gönderenin, davaya konu kargo içeriğinde bulunduğu beyan edilen ürüne yönelik delil belgesi olarak sunduğu 10.11.2025 tarihli faturada ürün değerinin KDV HARİÇ 43.000,00TL olarak belirtilmiş olduğu; 6. Davacı, davaya konu kargo içerisinde bulunan ürünün değerini talep etmekle birlikte, Davaya konu hasara istinaden hasar durumu, ürünün kullanılıp kullanılamaz olduğu konusu, ürün emtia değer tespiti incelemesi taşıma bilirkişisi olarak uzmanlık alanım dışında olup taktirin tamamen sayın mahkemeye sunulduğu; 7. Davacı ürünün tamamının değerini talep etmekte olup, bu nedenle Davalı Taşıyıcının sorumluluk sınırı hesaplamasının davaya konu ürünün toplam ağırlığı dikkate alınarak yapıldığı; 8. Davalı Taşıyıcının tazmin ödemesinde Sorumluluk Sınırının 1.524,39 SDR x 57,4188 SDR/TRY = 87.528,64 TL olarak hesap edildiği; Davacının dava dosyasına sunmuş olduğu 10.11.2025 tarihli ürün/emtia fatura tutarı KDV HARİÇ 43.000,00TL olup, Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı Tutarı olan 87.528,64 TL'den daha düşük olması nedeniyle Davalı taşıyıcının EN FAZLA ÖDEYECEĞİ İN TUTARI Sorumluluk Sınırı /SDR tutarı olarak belirlenmekte olduğundan- değeri olan 43.000,00 TL'nin tazmin edilebileceği konusunun tamamen sayın mahkemenin taktirine sunulduğu; 9. TTK Madde 883'e göre, Davalı Taşıyıcının ödeyeceği tazmin tutarına ilaveten; eğer Davalı Taşıyıcı ilgili kargonun taşıma ücretini Davacıdan daha önce tahsil etmiş ise; davaya konu kargonun taşıma ücreti olan 11.427,64 TL'nin de Davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı; Davalı Taşıyıcı tarafından TTK Madde 883'e göre, başka tazmin ödenmeyeceği kanaatine ulaşılmakta olup; Davacının talep etmiş olduğu kar kaybı gibi tazmin talebinin tamamen sayın mahkemenin taktirine ait olduğu; 10. Dosya konu olayda; -dış ambalajda da hasar görünüyorsa- ilgili kargonun alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğine dair teslimat anında yapılan bir yazılı bildirim, tutanak, şerh notu tespit edilemediği, -dış ambalajda gözle görülür bir hasar yoksa- teslim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde yapılan bir yazılı bildirim tespit edilemediği; Bu yönüyle, Davacı Gönderenin TTK Madde 889'a göre bildirim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmiş olduğunu ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki kanaat ve taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; 11. Davaya konu somut olayda, kargonun Davalı taşıyıcıya verildiği tarihin 13.11.2025 olduğu, Dava tarihinin Tensip Tutanağında 26.12.2025 olarak yazmakta olduğu, Arabuluculuk başvuru tarihinin 28.11.2025 olduğu Buna göre; Gönderinin Davalı Taşıyıcıya teslim edildiği tarih ile arabuluculuk başvuru tarihi ve Dava tarihi arasında geçen süre 1 yıldan fazla olup, TTK Madde 855'e göre zamanaşımı konusunun taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; 12. Sayın Mahkeme davaya konu uyuşmazlıkta, Davalı Taşıyıcının tazmin ödemesini taktir etmesi halinde; Davalı taşıyıcının tazmin ödemesi yapması halinde, davaya konu kargo içerisindeki ürünün Davacı tarafından Davalı Taşıyıcıya iade edilmesi gerektiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 08/06/2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline ıslah dilekçesini sunmak üzere 1 hafta kesin süre verildiği, davacı vekilince verilen süre içerisinde ıslah dilekçesinin sunulmadığı görüldü. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava Uyuşmazlık Noktası; Davacının dava dışı müşterisine ulaştırılmak üzere davalı Lojistik firmasına teslim ettiği Diyaframlı Pompa Ürününün taşıması sırasında kırıldığı, bu haliyle müşterinin ürünü kabul etmeyerek iade ettiği ve ürünün davacı tarafından onarıldığı iddiasıyla cihaz tamirat bedeli ve kargo taşıma bedeli talebine ilişkin alacak davasıdır. Taraf beyanları, dosya kapsamı ve düzenlenen gerekçeli denetime elverişli bilirkişi raporu ile, dava konusu kargonun alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğine dair teslim anında yapılan yazılı bir bildirim, tutanak, şerh notu tespit edilemediği, hasarlı olduğuna ilişkin teslimden itibaren 7 gün içerisinde yazılı bir bildirim bulunmadığı, TTK 889'a göre bildirim yükümlülüğü ve ispat külfetinin davacıya ait olduğu, kargonun 13/11/2025 tarihinde taşıyıcıya verildiği, yasal 7 günlük süre geçtikten sonra 28/11/2025 tarihinde doğrudan arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, taşıyıcıdan kaynaklı kusur sabit görülmediği gözetilerek davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın reddine, 2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/969, K. 2026/582, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-969-e-2026-582-k-ffcb126c5b7d