Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/130 E. 2026/1397 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/130
Karar No
2026/1397
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/130 Esas

KARAR NO : 2026/1397 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2020/409 Esas - 2023/722 Karar

TARİH: 11/10/2023

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

KARAR TARİHİ: 09/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... .... A.Ş. İle dava dışı .... A.Ş. Arasında satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre malın teslimini satıcı firma ... .... A.Ş.'nin üstlendiğini, ... ... ... A.Ş.'nin satış sözleşmesine konu 228.292,00-TL bedelinde baskılı ... cinsi emtianın taşınması konusunda ...ve ... firması ile anlaşıldığını, ... .... A.Ş. 17/12/2018 tarihinde .../İstanbul bölgesine ... plakalı kamyon ile taşınacak olan 228.292,00-TL tutarındaki Baskılı ... cinsi emtiayı ... numaralı sigorta poliçesi ile müvekkili firmanın ... Sigorta'ya sigortalattığını, 17/12/2018 tarihinde ... .... A.Ş. 'nin emtiayı eksiksiz ve sağlam şekilde ...'ne teslim ettiğini, Kooperatifin de "eksiksiz teslim aldım" şerhiyle 40 Paletten oluşan net 24850 KG emtiayı aldığını, taşıttırmak üzere ... firmasına ve firmanın şoförü ...'a düzenlenen taşıma senedi ile birlikte teslim ettiğini, davalılardan ...'ın 18/12/2018 günü saat 10:40 sıralarında sefere devam ederken emtianın bulunduğu aracın hakimiyetini kaybederek aracın devrilip sağ tarafına yatmasına sebep olduğunu, oyuşan kazada ...'ın tam kusurlu olduğunu, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada 40 paletten 15 paletin bütünlüğünün bozulduğu, kullanım amacının kalmadığı, kalan 25 paletlik kısmın mazot, çamur, yırtılma, ıslanma, kirlenme vb hasarlar tespit edildiğini, 25 paletin de kullanım amacını kaybettiğini ekspertiz raporunda belirttiğini, müvekkili tarafından hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini, yapılan ödemenin sorumlulardan rücuen tazmin etmek amacıyla başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itiraz eden davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, taşıyıcı davalı müşterek ve müteselsil sorumlu ...bakımından da alacağının faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Çaycuma Asliye (Asliye ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Hukuk Mahkemeleri olduğunu, icra dosyasında hem yetkiye hemde borca itiraz edildiğini, öncelikle yetkiye itirazın karara bağlanmasını, davacı şirketin iddialarını kabul etmediklerini, davacı sigorta şirketinin tek taraflı beyanlarına dayalı olarak yaptığı ödemede belirlenen ödeme miktarı ve yapılan ödemeden müvekkili ve diğer davalıların bir dahili olmaksızın yapıldığını, yapılan ödemeyi kabul etmediklerini, ekspertiz raporunda dökülen 15 paletlik emtianın bütünlüğünün bozulduğunu, kalan 25 paletlik kısımda ise mazot, çamur, yırtılma, ıslanma, kirlenme, vb hasarları tespit edilmiş denilmiş fakat söz konusu 25 paletlik kısım tespite rağmen ...Amaçlarla kullanılabileceğinden müvekkili tarafından kaza sonrası söz konusu tüm ürünler, dava dışı ... .... A.Ş. tarafından teslim alındığını, teslim alınan malların maddi değerlerinin sorgulanmasını, kullanılmamış olması halinde bilirkişi marifetiyle belirlenmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu malın hasarlanması, davacının halefi konumundaki sigortalısı ... ... A.Ş.'nin uygun ambalajlama yapmaması, yükün vasıf ve mahiyeti ile fiyatının pek kıymetli olduğunu bildirmemesinden kaynaklanmakta olduğundan sorumluluk TTK 864 - 875 vd. Gereği müvekkilinde değil gönderende olduğunu, TTK 882 maddesindeki üst sınır dikkate alınarak zarar hesabı yapılmasını, zarara uğramadığı eksper raporu ile belirlenen 19 palet mal için zarar talebinin reddini talep ettiklerini, zarara uğradığı belirtilen malların hurda değeri veya ikinci elde kullanım imkanı dikkate alınarak zarar hesabı yapılmasını, zarara uğramadığı eksper raporu ile belirlenen 19 palet mal için zarar talebinin reddini talep ettiklerini, zarara uğradığı belirtilen malların hurda değeri veya ikinci elde kullanım imkanı dikkate alınarak zarardan indirime gidilmesi gerektiğini, davacının davadan öncesi için faiz talebinin yasal olmadığını, davacı tarafın davasının reddini, davanın yük sigortacısı ... A.Ş.'ye ihbarını, icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı .... vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, aynı dava içerisinde bir kısım davalılara yönelik olarak itirazlarının kaldırılmasının, bir kısım davalılara yönelik olarak alacak talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, itirazın iptali ve alacak davasının farklı niteliklerde olduğunu, mevcut davanın itirazın iptali davası olduğunu, taraflarına yapılan bir takip bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddini, davanın alacak davası olarak nitelendirilmesi halinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, dilekçede ayrıntılı olarak açıklanan tüm nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 11/10/2023 tarih ve 2020/409 Esas - 2023/722 Karar sayılı kararında;" Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava dışı sigortalıya karşı davalıların taşıma işini üstlendikleri, taşınan eşyanın miktar ve cinsinin taraflar arasında çekişmesiz olduğu, taşınan eşyanın gıda ambalajlamasında kullanılacağının davacı tarafından sunulan belgelerden anlaşıldığı, bu nedenle dava dışı sigortalının kısmi hasara uğrayan paletleri kabul etmeye zorlanamayacağı, bununla beraber bilirkişi raporunda belirtilen ve ekspertiz raporunda da yer verilen 6 palet eşyanın alıcı firma tarafından kabul edilme ihtimalinin bulunduğunun anlaşıldığı, ancak sigortalı tarafından buna dair bir girişimde bulunulmadığı, söz konusu 6 palet eşyaya yönelik herhangi bir tespit işlemi de yaptırılmadığı, bu nedenle 6 palet eşyaya yönelik kısım yönünden davalılara kusur izafe edilemeyeceği, olayın tek taraflı trafik kazasından kaynaklı olması sebebiyle açık kasa kamyonet kullanılmasının sigortalı açısından müterafik kusur teşkil etmeyeceği göz önüne alınarak, sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren davacının avans faiz talep edebileceği, davacının KDV'yi talep etmesine hukuken engel bulunmadığı (Mahkememizce resen hesaplanmıştır) hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının istemini kısmen kabul etmek gerekmiş, bununla beraber dava dilekçesinde tazminat davası yönünden talep edilen faizin başlangıç tarihi ve türü belirtilmediğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. "gerekçesi ile,

'' Davanın KISMEN KABULÜ ile;

Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;

1-Davalılar ... ve ...'ın İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında asıl alacağın 194.509,14 TL'lik kısmına ve faizin 24.859,87 TL'lik kısmına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden talepnamedeki koşullarla devamına, fazlaya dair istemin reddine,

2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine,

3-Davacının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına dair delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine,

4-194.509,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu zarar miktarının tespitinde "6 palet eşyaya yönelik kısım yönünden davalılara kusur izafe edilemeyeceği" yönündeki bilirkişi tespitlerinin ve raporlara esas alınarak tesis edilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, dava dışı gönderici ... .... A.Ş.'nin müzekkere cevabında da belirtmiş olduğu üzere dava konusu taşımada yer alan ürünler gıda torbası olup bu ürünlere ilişkin gönderici ve alıcının 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'na tabi olduğunu; söz konusu kanunun 21. Maddesinde gıda güvenilirliği şartlarının belirlendiğini, dava konusu taşımaya konu çikolata/gıda torbası ürünleri 40 paletten ibaret olup davalıların üstlenmiş olduğu taşıma sırasında kamyonun devrilmesi nedeniyle yağmur, çamur ve mazota maruz kaldığını; sigorta ekspertiz raporu ve raporda yer alan fotoğraflar incelendiğinde 40 adet paletten 15 adedinin paletteki bütünlük bozulduğu ve paletle birlikte kaldırma olanağı olmadığından işçiler tarafından elle kaldırıldığını; kalan 25 adet paletin ise vinçle kaldırıldığını, başka bir araca yüklendiğini ve bu paletlerin bazılarında mazot, su ve çamur teması olduğu ilk tespitte eksper tarafından da açıkça görülebildiğini; göndericinin deposuna geri gönderilen paletlerin 15 adedinin zaten kullanılamaz olduğunu, 6 paletin mazot ve çamur temasından kaynaklı ileri seviyede kirlenmeye maruz kaldığını, kalan 19 paletin ise değişik kısımlarında ambalajda yırtılma kısmen dış ortamla temasa bağlı kirlenme, ezilme vb şekilde hasar gördüğünü, bu hususların fotoğrafla da desteklendiğini, hasar gördükleri açık olan gıda torbası ürünlerin kullanımının mümkün olmadığını, ekspertiz raporunda yer alan gönderici beyanında da belirtildiği üzere alıcı şirketin ... grubun ait bir firma olduğu ve sigortalı ile sözleşmeli olarak çalıştıkları, zarar ve hasar gördükleri ve 2 gün süre ile doğada kontrolsüz bir şekilde durdukları sabit olan gıda torbalarının 6 paletinin zarar görmediğine dair farazi bir değerlendirme ile bu ürünlerin alıcıya teslimi riskinin alınamayacağını, alıcı şirketin de bunu kabul etmeyeceğini ve kabul etse bile ileride doğması muhtemel zarardan da sigortalının sorumlu olacağını, bu nedenle sigortalının tam zayi olarak malın imha edilmesini talep ettiğini, sigorta eksperinin 6 paletin yeniden paketlenmesi yönündeki ısrarının da gönderici tarafından bu gerekçe ile kabul edilmediğini, 5996 Sayılı Kanunun 21/d bendindeki "Bir seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşit gıdanın bir bölümünün güvenilir olmadığının tespiti durumunda, geri kalanı ile ilgili daha kapsamlı yapılan değerlendirme sonucunda güvenilir olduğu ispat edilemez ise, o seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşidin tamamının güvenilir olmadığı kabul edilir." hükmü ile geri kalan ürünlerin güvenilir olduğunun ispatının aradığını, somut olayda, dışarıda/kontrolsüz ortamda 2 gün bekleyen, mazot, çamur ve yağmura maruz kalan, bu esnada ürünlere böcek girmesi ve yumurta bırakması gibi riskler oluşan gıda torbalarının güvenilir olduğu yönündeki tespitin ve ispatın ne alıcı, ne gönderici ne taşıyıcı ne de bilirkişiler tarafından yapılmasının mümkün olmadığını, bu bağlamda mahkeme tarafından dava konusu zarardan 6 palet ürünün düşülerek hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alacak likit olup zararın meydana gelmesinde kusurlu olan davalılar bakımından icra dosyasına yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu; koşulları oluşmasına inkar tazminatına hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalıların inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... ....'nin davacı tarafından başlatılan İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... e. sayılı dosyasında borçlu sıfatı bulunmadığından itirazın iptaline yönelik açılan davada alacak davası olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, böyle bir dava arkadaşlığı olması mümkün değil iken, bu şartlarda davanın birleşmesinin de hukuken mümkün olmadığını;

Davalı açısından yapılan yargılamada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, 6102 sayılı TTK 'nun 855. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresi, yine TTK 855. maddesinde düzenlenen 3 aylık süre içinde ihbar edilme şartına bağlı olup, davalı açısından hak düşürücü süre içinde ihbar edilmeyen alacağın alacak davası ile dahi davalıdan talep edilemeyeceğini, olarak dahi dahi talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını,

İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında borçlu ... ve ... olup, dosyada bulunan arabuluculuk tutunağının itirazın iptaline yönelik yapıldığını, müvekkili ile arabulucunun yaptığı görüşmede, müvekkili, takip dosyasının tarafı olmadığından ve arabuluculuk görüşmelerinde sıfatının bulunmadığından görüşmeye katılmadığını, bu haliyle davalıya yönelik alacak iddiasıyla yapılan bir takip, bir arabulucuk görüşmesi yahut ayrıca ikame edilen bir dava bulunmadığını, itirazın iptali davasının tarafları ile alacak davasında taraf gösterilen davalı ...'in müteselsilen sorumlu tutulamayacaklarını, arabuluculuk son tutanağında müvekkilinin taraf olarak bulunduğunun kararda öğrenildiğini, 23.07.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde davalı ... hakkında davacı tarafça yapılan bir arabuluculuk müracaatının da bulunmadığını, ilk oturumda diğer tarafların kooperatifin eklenmesini ve sürece dahil edilmesini istediklerini, başvurucunun da davet edilmesini istemesi üzerine davalı kooperatife 21.07.2020 tarihli posta ile tebligat yapıldığını, müvekkili kooperatifin de süreçte husumet itirazı bulunduğu ve sorumluluğu olmadığı sürece katılmak istemediğini belirterek tarafların sonradan ihbar yoluyla dahlini kabul etmediğini, bu haliyle usule uygun bir arabuluculuk müracaatı olmayan müvekkilin taraf olarak dosyaya eklenmesi ve katılmaması nedeniyle yargılama giderlerinin müvekkili üzerine bırakılmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, 6325 Sayılı Kanunun 18A/11. fıkrasının "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." denildiğini, bunun için taraf aleyhine arabulucuğa başvuru şartı zorunlu olup, 6325 sayılı Kanunda, sonradan taraf ekleme suretiyle tarafın zorunlu arabuluculuk sürecine dahlinin söz konusu olmadığını, kaldı ki "ilk toplantıya katılmama" şeklindeki hükme göre müvekkilinin ilk toplantı sırasında arabuluculuk sürecine dahil dahi olmadığını, buna göre 6325 Sayılı Kanunun 18A/11 fıkrasındaki durumun gerçekleşmediğini, ikinci oturum tutanağına davet edilen davalının HMK ihbar hükümlerine göre sürece katılım hususunda ihtiyari bir davet ile dahil edildiğine göre, bu hususta son tutanakta davalının taraf gibi dahil edilmesinin açıkça 6325 sayılı kanuna aykırı olduğunu, 6325 sayılı kanunun 18/A maddesine göre "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " denildiğini, buna göre davalı aleyhine usulüne uygun bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,

Taşıma işlerinin TTK madde 850 vd. maddelerinde düzenlendiğini; Türk Ticaret Kanunu madde 855/3' te '' Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.'' denildiğin, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla öne sürmesi gerektiğini, 18/12/2018 ' de kaza meydana geldiğini, 25/02/2019' da ... Sigorta'nın zararı gidermek için ödeme yaptığını, 23/10/2019' da ... Sigorta tarafından ... ve ... aleyhine takip başlatıldığını müvekkil aleyhine takip dahi yapılmadığını, 17.06.2020 tarihinde arabuluculuğa müracaat edildiğini, müvekkiline yönelik bir müracaat olmayıp, müvekkiline ikinci oturuma davet tutanağının 21.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğin, buna göre müvekkiline karşı 3 ay içinde yapılan bir ihbar olmadan ileri sürülen alacak talebinin hak düşürücü sürelere uyulmadığından reddine karar verilmesi, yine müvekkili açısından herhalde ödeme tarihinde itibaren 1 yıllık süre de geçtiğinden davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Davalı ... ....'nin yapılan taşıma sözleşmesinde taraf sıfatı bulunmadığı gibi bir kusuru da bulunmadığını, davlının hangi gerekçe ile hangi kanun ve hangi sözleşme gereği sorumlu olduğu belirlenmeden araç sahibi ve şoförü ile birlikte sorumlu tutulmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu,

Bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan, hesap hatası bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bilirkişi raporundaki hesaplamada KDV hesap edilmemesine rağmen, mahkemece nasıl hesaplandığı belirli olmayan bir hesaplama ile KDV'nin hesap edilerek dvalı aleyhine hüküm kurulduğunu,

20.12.2021 tarihinde ... firması tarafından mahkemeye gönderilen yazı cevabında hasarlı ve hasarsız tüm paletlerin ... tarafından teslim alındığının ve geri dönüşüme gönderildiğinin ikrar olunduğunu, bilirkişi heyeti tarafından ek sonuç ve kanaat bölümünün 3 nolu bendinin son cümlesinde " ...Taşımanın gerçekleştiği aralık ayında dava dışı gönderici sigortalı ... .... a.ş.'nin kapalı kasa araç tercihi yapmaması doğru bir davranış olacağı ve kaza sonrası hasarın daha az olmasına neden olacağı kanaatine varılmış olacağı kanaatine varılmış olup..."şeklindeki kanaat bildirildiğini, dava dışı ... .... Aş.'nin de rizikoyu azaltma yönündeki borcunu özenli yerine getirmemesi nedeniyle müştereken sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında 180.101,06 TL'den davalıların müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

Bilirkişilerin 40 paletten sadece 34 paletin kullanılamayacak olduğu ve bunun sovtaj değerinin 13.947,14 TL olduğunu tespit ettiklerini, oysa sigorta ettiren ...'nın bizzat kendisi tarafından 25 adet paletin geri dönüşüme gönderildiğinin belirtildiğini, bu haliyle sigorta ettirene teslim olunan emtianın geri dönüşüm bedelleri hesap edilmeden 34 adedinin sovtaj değerinin hesap edilmesinin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin kendi kusuruyla sigorta ettirenin tek taraflı tespitine göre ödemede bulunduğunu ve eksik mal teslim alarak 25 paleti sigorta ettirende bırakmasına rağmen bunun bedelini müvekkilden talep ettiğini, bu hususta sigorta ettirenin basiretli davranarak 25 adetpaletin sigorta ettirende kalması nedeniyle sadece 15 adedinin bedelinden sovtaj değerini düşerek ödemede bulunması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından teslim alınmayan ve geri dönüşüme gönderildiği iddia edilen bu paletlerin bedelinin sigorta ettiren ...'ya ödenmesi ve bu bedelin müvekkiline yüklenmesinin usule aykırı olduğunu, kaza sonrası tutulan ekspertiz raporuna göre 15 palet emtianın zarar görmediğinin ve bu haliyle ... tarafından teslim alındığında sağlam olan ve emtia değeri bulunan 15 paletin değeri olan (15x5.700,30) 85.504,50 TL, 228.292,00 TL'den düşüldüğünde 142.787,50 TL'den 25 palet için sovtaj değeri olan (25x410,21TL)10.255,25 Tl sovtaj bedelinin tenzili ile 132.532,25 Tl olabileceğinin hesap edilmesi gerekirken, sigorta ettiren ...'ya teslim edilen emtiaların bedelinin ödenmesinin hatalı olduğunu,

İleri sürerek, Yerel Mahkeme kararının müvekkili lehine istinafen kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taşıma işlerinin TTK madde 850 vd. maddelerinde düzenlendiğini; Türk Ticaret Kanunu madde 855/3' te '' Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.'' denildiğin, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla öne sürmesi gerektiğini, 18/12/2018 ' de kaza meydana geldiğini, 25/02/2019' da ... Sigorta'nın zararı gidermek için ödeme yaptığını, 23/10/2019' da ... Sigorta tarafından ... ve ... aleyhine takip başlatıldığını müvekkil aleyhine takip dahi yapılmadığını, 17.06.2020 tarihinde arabuluculuğa müracaat edildiğini, davalıya karşı 3 ay içinde ihbarda bulunmadan, ödemeden 8 ay sonra, hak düşürücü süreye uyulmadan başlatılan takibin usule aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

Davalı tarafından takibe itiraz dilekçesinde, yetkiye de itiraz edildiğini; itirazın iptali davasında yetki itirazı hususunda karar verilmeden, borca itirazın iptali kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan, hesap hatası bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bilirkişi raporundaki hesaplamada KDV hesap edilmemesine rağmen, mahkemece nasıl hesaplandığı belirli olmayan bir hesaplama ile KDV'nin hesap edilerek dvalı aleyhine hüküm kurulduğunu,

20.12.2021 tarihinde ... firması tarafından mahkemeye gönderilen yazı cevabında hasarlı ve hasarsız tüm paletlerin ... tarafından teslim alındığının ve geri dönüşüme gönderildiğinin ikrar olunduğunu, bilirkişi heyeti tarafından ek sonuç ve kanaat bölümünün 3 nolu bendinin son cümlesinde " ...Taşımanın gerçekleştiği aralık ayında dava dışı gönderici sigortalı ... .... a.ş.'nin kapalı kasa araç tercihi yapmaması doğru bir davranış olacağı ve kaza sonrası hasarın daha az olmasına neden olacağı kanaatine varılmış olacağı kanaatine varılmış olup..."şeklindeki kanaat bildirildiğini, dava dışı ... .... Aş.'nin de rizikoyu azaltma yönündeki borcunu özenli yerine getirmemesi nedeniyle müştereken sorumluluğunun bulunduğu tespit edilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında 180.101,06 TL'den davalıların müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

Bilirkişilerin 40 paletten sadece 34 paletin kullanılamayacak olduğu ve bunun sovtaj değerinin 13.947,14 TL olduğunu tespit ettiklerini, oysa sigorta ettiren ...'nın bizzat kendisi tarafından 25 adet paletin geri dönüşüme gönderildiğinin belirtildiğini, bu haliyle sigorta ettirene teslim olunan emtianın geri dönüşüm bedelleri hesap edilmeden 34 adedinin sovtaj değerinin hesap edilmesinin hatalı olduğunu, sigorta şirketinin kendi kusuruyla sigorta ettirenin tek taraflı tespitine göre ödemede bulunduğunu ve eksik mal teslim alarak 25 paleti sigorta ettirende bırakmasına rağmen bunun bedelini müvekkilden talep ettiğini, bu hususta sigorta ettirenin basiretli davranarak 25 adetpaletin sigorta ettirende kalması nedeniyle sadece 15 adedinin bedelinden sovtaj değerini düşerek ödemede bulunması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından teslim alınmayan ve geri dönüşüme gönderildiği iddia edilen bu paletlerin bedelinin sigorta ettiren ...'ya ödenmesi ve bu bedelin müvekkiline yüklenmesinin usule aykırı olduğunu, kaza sonrası tutulan ekspertiz raporuna göre 15 palet emtianın zarar görmediğinin ve bu haliyle ... tarafından teslim alındığında sağlam olan ve emtia değeri bulunan 15 paletin değeri olan (15x5.700,30) 85.504,50 TL, 228.292,00 TL'den düşüldüğünde 142.787,50 TL'den 25 palet için sovtaj değeri olan (25x410,21TL)10.255,25 Tl sovtaj bedelinin tenzili ile 132.532,25 Tl olabileceğinin hesap edilmesi gerekirken, sigorta ettiren ...'ya teslim edilen emtiaların bedelinin ödenmesinin hatalı olduğunu,

Davalının KTK anlamında bir kusurunun bulunmadığı, kazada kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğu dikkate alınması gerekirken dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

İleri sürerek, yerel mahkeme kararının müvekkili lehine istinafen kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında davalıya kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi ek raporuna karşı gerekçeli ve esaslı itirazlarda bulunmalarına rağmen, henüz tespite ve değerlendirmeye muhtaç olayların gözardı edilerek hüküm kurulduğunu, davalıya ait olan araç, sürücü ...'ın sevk ve idaresinde iken 18.12.2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü kısmen de olsa kusurlu bile olsa, taşınan yükün zarara uğramasının sebebinin davacının halefi durumunda olan ... A.Ş.nin taşıma sözleşmesine ve ... vd maddelerindeki yükümlülüklerine uygun davranmaması olduğunu; bilirkişi ek raporunda davcının halefi olan ... A.Ş.'nin kusuru olmadığına dair değerlendirmesinin hatalı olduğunu; dava dışı taşıtan/gönderen firmanın kazanın meydana gelmesinde kusuru olmasa bile yükün zarara uğramasında ve zararın artmasında kusuru oludğunu; bilirkişinin müvekkilinin yükü teslim alırken veya yükleme yapılırken şerh düşmediğini, yükün taşıyıcıya sağlam teslim edildiğini ileri sürerek ...'nın kusuru olmadığını belirtmesinin doğru olmadığını; taşıyıcının yükleme esnasında bir müdahalesinin söz konusu olamayacağını; ... A.Ş.'nin ... fabrikası olup işyerinde iş güvenliği hükümleri gereği üçüncü kişilerin müdahalesine imkan tanınmadığını, yükün yüklenmesi esnasında şoförün araçtan dahi indirilmediğini, davadışı ... firması yükle ilgili hiç bir bilgi vermediği gibi yanlış bilgi verdiğini; yükün gıda ambalajı olup hijyen açısından hassasiyet gerektirdiği ve ürünün fiyatı konusunda taşıyana bilgi verilmediğini; taşınacak emtianın hassas olduğu, bedelinin yüksek ve hijyenik olduğu hususunda müvekkilinin veya davalı ...'in bilgilendirilmediğini; 17.12.2018 tarihli taşıma irsaliyesinde malın cinsi bölümünde ''torba ...'' yazılı olduğunu; eğer bu ürün suya ve sair dış etkenlere maruz kaldığında kullanılamayacak durumda kalacak ise gönderen ... ... A.Ş.’nin buna uygun ambalaj yapması veya kapalı araç istemesi ve bu hususta müvekkilini uyarması gerekeceğini; yüke uygun araç seçimi veya eşyanın zarar görmesini önleyecek şekilde yükleme yapmak, ambalajlamak ve sair diğer önlemleri almak gönderenin yani davacının halefi olan ... A.Ş.’nin (gönderen/taşıtan) sorumluluğunda olduğunu; şerh düşürülmesinin ön şartının bilgilendirme yapılması olduğunu; bilgilendirme yapmayan taşıtan dava dışı ...'nın zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, gönderici taşıtacağı malzemenin özelliklerini ve bedelini müvekkiline bildirmediği için hatta yanlış bildirim yaparak torba ... olarak bildirdiği için taşıma sözleşmesine aykırı davrandığını; yüke uygun araç seçmediğini, yükün durumu ile ilgili taşıyıcıyı bilgilendirmeyerek önlem alınmasına mani olduğunu ve yükün zarara uğramaması için uygun ambalajlama yapmayarak da TTK 862 vd maddelerindeki yükümlülüğüne aykırı davrandığını; dolayısıyla taşıtanın da kusurlu olduğunu, taşınan yük yüksek hassasiyet içeren ve hijyen konusunda hassas olan bir ürün olduğu için ambalajlama ve yüklemenin buna uygun yapılması veya kapalı kasa kamyon seçilmesi gerektiğini; mevsim kış olup varış yerine mesafenin 400 km'den fazla olduğunu; gıda ambalajı olarak kullanılacak ürünün çimento torbası gibi paketlenip açık araca yüklenmesinde bir kusur olmadığını söylemenin doğru olmadığını; üstelik yolda başka bir araçtan yabancı cisim ( başka kamyondan taş vb cisim fırlaması) temasında ambalajın tahrip olarak ürüne zarar vereceğinin öngörülmüş olması gerekktiğini; üstelik mevsimin kış olması itibariyle de böyle bir kaza ihtimalinde ürünün daha az zarar görmesi için kapalı kasa araç seçilmesi gerektiğini, raporda dava dışı firmanın kapalı kasa kamyon seçmesinin taşımanın aralık ayında olması dikkate alındığında doğru bir davranış olacağının belirtildiğini ancak kusur dağılımında hata yapıldığını; dava dışı firmanın daha az nakliye bedeli ödemek için taşıyana ürünün vasıf ve mahiyeti ile fiyatı konusunda bilgi vermeden (torba ...) ve hatta yanlış beyan sunarak taşıma işlemini yaptırdığını ve hem yüklemede hem ambalajlamada hem de araç seçiminde basiretli bir tacir gibi davranmadığını;

Bilirkişi ek raporunda hasar miktarının tayin ve tespitine yönelik bir değerlendirme yapılmadığını; ilk raporda ekspertiz raporuna göre 25 palet malın bütünlüğünün bozulmadığı ve zarar görmediğinin tespit edildiğini, malların fabrikaya ulaşmasının ardından 6 palet malın daha kullanım imkanı olmadığının anlaşıldığının ifade edildiğini; geriye kalan 19 palet malın bütünlüğünün bozulmadığının, hasar görmediğinin hem ekspertiz hem de bilirkişi raporunda belirtildiğini; hasara uğrayan malların değerinin tespiti bakımından dava dışı ... A.Ş.'nin beyanının esas alınması, hasara uğramayan 25 palet malın da imha edildiğinin beyan edilmesine rağmen buna dair delil istenmemesinin hatalı olduğunu; ilk bilirkişi raporunda 19 palet malın zarar görmediği ürünlerin dış ambalajlarının kısmen ve dıştan zarar gördüğünün belirtildiğini; bu ürünlerin tekrar kullanımının mümkün olmadığına dair dava dışı ... firmasının beyanının dışında herhangi bir tespit olmadığını, hasar görüp kullanma imkanı bulunmadığı bildirilen malların hurda değerinin dahi hesaplanmadığını; dolayısıyla müvekkilin sorumlu olduğu kabul edilse dahi borç miktarının hatalı olarak fazla ve fahiş hesaplandığını; ayrıca söz konusu mallar gıda sektörü dışında bir alanda kullanılabilecek durumda iken bu hususun göz önüne alınmadığını; malların farklı sektörler için kullanım imkanı ve maddi değeri bulunduğunu fakat hiç bir değer yokmuş gibi hesaplama yapıldığını, paletlerin darası alınmadan fazla ve hatalı hesaplama yapıldığını; bilirkişi raporunda 6 palet malın hurda değeri tespit edilirken paletler dışlanarak zarar hesabı yapıldığını ancak hasarlı olduğu belirtilen toplam 40 palet malın değeri tespit edilirken darası alınmamış yani paletlerin ağırlığının da hesaba dahil edildiğini,

İleri sürerek, açıklanan ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; davacının sigortalısına ait emtianın, akdi taşıyıcı olduğu iddia olunan davalı ...sorumluluğunda, davalı ...'ya ait araç ile, davalı ... sevk ve idaresinde taşınması sırasında meydana gelen tek taraflı kaza nedeniyle zayi olduğundan ve sigortalıya yapılan hasar ödemesinden davalıların müteselsilen sorumlu olduklarından bahisle; davalılardan ... ile ... aleyhine tazminat alacağı için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptaline, davalı ...'nden ise bu tutarın tazminine karar verilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali ve alacak davasının kısmen kabulüne, itirazın iptali davasında talep edilen inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Dosya içeriği belgelere göre; dava dışı sigortalı ... Şirketi'ne ait gıda ambalajı mahiyetindeki 40 palet ... torba emtiasının ...'ya ait, davalı ... sevk ve idaresinde taşınması sırasında 18/12/2018 tarihinde, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, kaza sırasında aracın sağ yan tarafına yattığı ve araç kasasında yüklü paletlerin de zemine devrildiği, havanın yağıştı olması nedeniyle branda ile üzeri kapanan etmianın iki gün sonra yağışın bitmesi ile kurtarılmasına çalışıldığı, yapılan çalışma sonucunda 15 palette bulunan ... torbaların paletteki bütünlüğünün bozulması nedeniyle işçiler tarafından elle kaldırıldığı, 25 adet plaetin ise palet bütünlüğü bozulmadığından vinçle kaldırıldığı, bu paletlerde de mazot teması, suyla temas çamurdan kirlenme hasarlarının görüldüğü, tüm emtianın sigortalı göndericiye geri sevk edildiği, palet bütünlüğü bozulan 15 paletteki ... torba emtiasının hijyen şartlarının bozulduğu gerekçesi ise sigortalı tarafından kabul edilmediği, palet bütünlüğü bozulmayan 25 adet paletten 6 adedinde mazot ve çamur temasından kaynaklanan ileri seviyede kirlenme tespit edildiği, kalan 19 paletin ise değişik kısımlarında ambalajda yırtılma, dış ortamka temasa bağlı kirlenme, ezilme gibi hasarlar görüldüğü, sigorta eksperi tarafından görünüşü düzgün ve dış streç ambalajı yırtılmamış kısımların altında kalan torbaların paletlerden ayrılarak yeniden paketlenmesi ile 5-6 paletlik malın kurtarılabileceğinin belirtildiği, ancak gönderici sigortalının gıda torbası niteliğindeki emtianın alıcısına teslim edilmesi halinde hijyen koşullarında problem çıkması durumunda sigortalıya sorumluluk yüklenebileceği gerekçesi ile bu talebi kabul etmediği ve emtianın tamamının imhasını istediği, bunun üzerine sigortalıya emtianın fatura bedeli olan 228.929,00-TL ödemenin 27/02/2019 tarihinde yapıldığı, davacının ayrıca 25/02/2019 tarihli temlikname ile sigortalısından alacağı temlik aldığı anlaşılmıştır. Öte yandan gerçekleşen rizikonun dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki 01/10/2015/8 başlangıç, 01/10/2019 bitiş tarihli nakliyat emtia abonman poliçesi ile dava konusu taşımaya ilişkin tanzim edilmiş 17/12/2018 başlangıç ve 15/02/2019 bitiş tarihli nakliyat emtia abonman alt poliçesi kapsamında bulunduğu görülmüştür. Ekspertiz raporunda toplam 16.408,40-TL sovtaj bedeli düşüldükten sonra sigortalıya 211.883,60-TL hasar ödemesi yapılabileceği belirtilmiş ise de, davacıya sovtaj bedeli düşülmeksizin ödeme yapıldığı görülmüştür. Mahkemece taraf delilleri toplandıktan sonra bir kimya mühendisi ve bir sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan heyet marifetiyle kök, taraf itirazları üzerine heyet taşıma bilirkişisi de eklenerek ek rapor aldırılmış ve yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hasar dosyasının tamamının celbedilmediği, emtia satış faturasının dosya arasında olmadığı, yine dava dilekçesi ekindeki taşıma irsaliyesinde nakliyecinin ... olarak göründüğü, dosyada taşıma faturası bulunmadığı anlaşılmıştır.

Takip dosyası incelendiğinde, davacının davalılar ... ve ... aleyhine 228.292,00-TL asıl alacak, 28.905,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 257.197,52-TL nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalı ...'ın, Çaycuma İcra Daireleri'nin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, davalı ...'ın ise borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, bunun üzerine takibin durduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davalarında usulüne uygun takip başlatılması özel dava şartı olduğundan, davalılardan ...'ın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca gidilmesi yerinde olmamış, davalı ...'ın bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Davacı tarafından davalılardan ... ve ... aleyhine başlatılan ilamsız takibe vaki itiraz sonrası dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş, birinci oturumda tarafların talebi üzerine davalı ...'nin arabuluculuk sürecine davet edilmesi talep edilmiş, arabulucu tarafından ...'ne davet mektubu gönderilerek 21/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, ayrıca arabulucu tarafından telefonla ulaşılmış, ancak davalı husumet itirazında bulunarak toplantıya katılmayacağını beyan etmiş ve ikinci oturuma katılmamış olup, tarafların anlaşamaması nedeniyle 23/07/2020 tarihinde son oturum tutanağı düzenlenmiştir. Son oturum tutanağında; tarafların üzerinde anlaşamadığı uyuşmazlık konusu; " başvurucu sigorta şirketinin sigorta sözleşmesi kapsamında oluşan rücu alacağı nedeniyle açılan İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve tüm fer'ileriyle alacağın tahsili talebidir." şeklinde belirlenmiştir. Davacı tarafından davalı ...aleyhine açılan dava alacak davasıdır. Ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı olup, mahkemece arabuluculuk dosyası içeriğine göre davalı ...yönünden bu dava şartının yerine getirilmiş sayılıp sayılmayacağı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması yerinde görülmemiş, davalı ...'in bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur.

Az yukarıda belirtildiği üzere; mahkemece dava konusu taşıma nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden davalı ...'in de müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de, dosya içerisinde hasar dosyasının eksiksiz bir örneğinin bulunmadığı, taşıma irsaliyesi'nin ... ...tarafından düzenlendiği, taşımayı gerçekleştiren aracın da davalı ...'a ait olduğu, ancak taşıma sözleşmesinin kim ile yapıldığının, taşıma bedelinin kime ödendiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, buna göre davalı ...'in dava konusu taşımada sorumluluğunun yasal veya sözleşmesel dayanaklarının gerekçede açıklanmadığı, davalı ...'ın davalı ... Kooperatifi üyesi olduğu varsayımında dahi, davalı ...'ın taşımayı kendi adına mı üyesi olduğu ... adına veya hesabına mı gerçekleştirdiğinin, buna göre davalı ...'in husumet itirazının yerinde olup olmadığının ne bilirkişi raporlarında ne de mahkeme gerekçesinde değerlendirilmediği anlaşılmış olup, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Dava konusu emtianın gıda torbası mahiyetinde olduğu ve emtianın kaza mahallinde iki gün beklemiş olduğu da nazara alındığında, heyete gıda mühendisi bilirkişi de eklenmek suretiyle, ekspertiz raporunda ayıklanarak kurtarılması ihtimali bulunduğu belirtilen 5-6 palet ... torbanın gıda paketlenmesinde kullanılıp kullanılamayacağının, buna göre emtianın tamamının zayi olduğuna yönelik davacı iddiasının ve aksi yöndeki davalıların savunmalarının yerinde olup olmadığı hususunda yerinde olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak, sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak gerekirken, altı palet emtianın alıcı firma tarafından kabul edilme ihtimalinin bulunduğuna yönelik varsayıma dayalı kimya mühendisi görüşünden yıla çıkılarak hüküm tesis edilmesi yerinde olmamış, tarafların bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.

Mahkemece yapılması gereken iş, hasar dosyasının eksiksiz ve okunaklı bir örneğinin celbi, taşıma sözleşmesinin kim ile yapıldığının, taşıma faturasının kim tarafından tanzim edildiğinin ve sigortalı tarafından kime ödendiğinin davacıya açıklattırılması, yine zayi olduğu belirtilen emtiaya ilişkin sigortalı tarafından alıcıya düzenlenmiş ticari satış faturası mevcut ise bunun dosya arasına alınması, davalı ...'in arabuluculuk dava şartına ve husumete yönelik itirazlarının, davalı ...'ın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının değerlendirilmesi, dosyanın gıda mühendisinin de eklendiği bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde gerçek hasar tutarına ve bunun kimlerden talep edilebileceğine yönelik mahkeme ve kanun yolu denetimine açık rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.

Sonuç itibariyle; tarafların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a4 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih ve 2020/409 Esas ve 2023/722 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,

6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/130, K. 2026/1397, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-130-e-2026-1397-k-6ba76c154cfc