Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/225 E. 2026/1318 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/225
Karar No
2026/1318
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/225 Esas

KARAR NO : 2026/1318 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2021/775 Esas - 2023/721 Karar

TARİH: 26/09/2023

ASIL DAVA DOSYASINDA:

DAVA: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan),

DAVA TARİHİ: 28/10/2021

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ 2022/915 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

ASIL DAVADA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline davalı banka tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı Bankaya herhangi bir borcu olmadığını, diğer borçlu ... şirketinin 2015 yılında çektiği 12 ay vadeli olan 50 Bin liralık bir kredi sözleşmesi için 100 bin liralık bir kefalet sözleşmesi imzaladığını, ancak bu kredinin ödendiğini, böyle bir borç var ise ve bu borcun zamanaşımına uğradığını, muhtemelen müvekkilinin imzası olmayan başka borçlardan sorumlu tutulmaya çalışıldığını, muaccel bir alacak olmadan davalının ihtarname çekmeden ve bilgi vermeden müvekkili aleyhine icra takibi başlatması ile müvekkilinin zor durumda kaldığını belirtilerek; kötüniyetle başlatılan takibin durdurulmasını, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya üzerinden yapılan 422.832,17 TL'lık takip talebi ile ilgili müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali, davalının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile dava dışı ... .... Ltd. Şti. arasında 28.12.2015 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmede ... ve ...'ün kefil sıfatı ile imzasının olduğunu, dava dışı firma hakkında İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mah. 2021/390 değişik iş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve ... esas sayılı dosya ile takibe geçildiğini, ödenmeyen borçtan dolayı davacı tarafın 100.000,00TL lik sözleşmeden dolayı sorumlu olduğunu, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA:

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... .... Ltd. Şti. arasında 28/12/2015 tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesi ile 13/02/2020 tarihi itibariyle müvekkil bankaya 330.080,35 TL nakit 13.350,00 TL gayrinakit borçlu bulunduğunu, borçluların kredi borcu 13/02/2020 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini, süresi içinde borcun ödenmediğini, bu aşamada müvekkil banka alacağının tahsilini teminen; davalı hakkında önce İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/390 D. İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alarak İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müd. ... E. Sayılı dosya ile davalı borçlular hakkında genel haciz yolu ile esas icra takibi başlatıldığını, davalının dava dışı firma ile birlikte 22/06/2021 takip tarihi itibariyle 422.832,17 TL nakit 16.020,00 gayri nakit borcu bulunduğunu, davalı bahsi geçen kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlu kefil hakkında da yapılan takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini, borçlu ile her ne kadar arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilse de bir uzlaşmaya varılamadığını, davalı 100.000,00 TL 'lik krediyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, bu sebeple sorumluluğu 100.000,00 TL lik krediyi kapsadığını, icra takibine konu borç gerçek bir borç olduğunu, borç sona ermediği gibi muaccel hale geldiğini, bu sebeple kefilin sorumluluğu tüm borcu kapsadığını, kefilin borcu, doğuş, devam ve ifa mecburiyeti yönünden asıl borca bağlı olduğunu, kefalet bir sözleşme olduğunu, bununla kefil, bir başka kişinin alacaklısına karşı, asıl borcun ifasından sorumlu olmayı taahhüt ettiğini, davalı İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mah. 2021/390 D . İş sayılı dosyaya verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini, ancak itirazın reddedildiğini, akabinde davalı /borçlu İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mah. 2021/775 E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, davanın derdest olduğunu, davalı ile müvekkil bankanın ... Şubesi ile imzalanan kredi sözleşmesi ile müvekkil bankaya borçlu bulunduğunu, bankanın defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin banka alacağının sabit olduğunun görüleceğini, banka alacağının tahsilini teminen İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile yürütülen takipte davalı-borçlunun borca, takibe, takip dayanağına, faize ve sair hususlara yaptığı itirazın iptali ve hakkında başlatılan takibin, takip tutarı üzerinden yazılı şartlarla devamına, davalının inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan huzurdaki itirazın iptali davasının süresinde olmadığından davanın reddi gerektiği, müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığı, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere ... .... Ltd. Şti.'nin 100.000 TL tutarına kadar kefil olmayı taahhüt ettiği, oysaki davacı tarafın müvekkilinden kefalet limiti ve kefalet temerrüdünü değil asıl borçlunun borcunun tamamı için icra takibi başlattığı, gerçekten de davacı tarafın dosyaya sunduğu ihtarname (taraflarına tebliğ edilmemiş ve tebliğ şerhi bulunmayan) incelendiğinde asıl borçlu ... .... Ltd. Şti.'nin 330,080,35 TL nakit, 13.350,00 TL gayri nakit borcu ve temerrüt faizini müvekkilinden talep etmiş ve daha sonra İstanbul Banka Alacakları İcra Müd. ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatarak toplam 422.832,17 TL borcun tahsilini talep ettiği, yine bunun dışında müvekkilinin bu kefaleti sonrasında asıl borçlu şirketin birden fazla kredi çektiği, müvekkilinin kefil olduğu borcun ödendiği, esas dosyada sunulan ... .... LTD. ŞTİ'nin hesap hareketleri incelendiğinde (07/12/2021 tarihli dava dışı ...'in hesap hareketlerine bakıldığında) 29/12/2015 tarihinde ... nolu 50 bin liralık kredi kullandığı, bu kredinin de 13 taksit halinde düzenli bir şekilde ödendiği, müvekkilinin kefil olduğu 50 bin liralık kredi 13 ay içinde ödenip kapandığı, yine esas dosyanın davalısı tarafından sunulan 07/12/2021 tarihli dava dışı ...'in hesap hareketlerine bakıldığında ilk çekilen krediden sonra başka krediler çekildiği belirtilerek davacının açmış olduğu itirazın iptali davası haksız olduğundan açılan haksız davanın reddine karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 26/09/2023 tarih ve 2021/775 Esas - 2023/721 Karar sayılı kararında; "Asıl dava, hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.

Mahkememiz İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/915 Esas sayılı dava dosyası ile 2021/775 esas sayılı dosyasının dava konusu ve hukuki sebebinin aynı olup, birisi hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyecek nitelikte olması, yapılacak işlemlerinde ortak ve benzer olması nedeniyle usul ekonomisi ilkeleri göz önüne alınarak HMK 166 maddesi gereğince birleştirilmesine dair karar verilmiştir.

Aynı sözleşme hakkında açılan dava konusu takibe yönelik önce borçlu tarafından menfi tespit davası açıldığı, ardından alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açıldığı, öncelikle menfi tespit davası açıldıktan sonra itirazın iptali davası açılmasında alacaklı bankanın hukuki menfaatinin bulunduğu, zira menfi tespit davası sonucu verilebilecek bir ret kararının alacaklı için eda hükmü niteliği taşımayacağı, yine önce menfi tespit davası açılmasında borçlunun hukuki yararının bulunduğu, zira haklılığını ispatlamak açısından alacaklının dava açmasını beklemesinin kendisinden beklenemeyeceği anlaşılmıştır.

İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; birleşen dosya davacısı-takip alacaklısı tarafından birleşen dosya davalısı-takip borçlusu aleyhine 22/06/2021 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ vekalet ücreti toplamı 422.832,17 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, borçlu tarafından bila tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde müvekkilinin alacaklı olduğunu ileri süren bankaya karşı sadece borçlu ... şirketinin 2015 yılında çektiği 50 bin liralık bir kredi için kefil olduğu, 12 aylık verilen bu kredi borcunun zaten ödendiği, müvekkilinin kefilliğini ve borçlu olmasını gerektiren başkaca bir sözleşme ve kefillik olmadığı belirtilerek borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.

TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.

TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.

6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.

Uyuşmazlığın çözümü bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... rapor içeriğine göre; hesaplama ve değerlendirmeler sonucunda; davacı tarafın kefalet imzasının olduğu dava dışı ... .... Ltd.Şti.'nin davalı Bankaya 22.06.2021 takip tarihi itibarıyla 299.440,89 TL Ana para, 28.433,57 TL Akdi İşlemiş gün faizi, 1.421,68TL BSMV olmak üzere toplam 329.296,14 TL borçlu olduğunu, 22.06.2021 takip/temerrüt tarihi itibarıyla davacının 100.000,00 TL'lık kefalet limitiyle sorumlu olduğunu ancak, kefil kendi temerrüdünün sonuçlarından kefalet limiti ile bağlı olmaksızın sorumlu olacağı için sorumlu olduğu tutarın takip tarihinden sonra işleyecek temerrüt faizi ve ferilerden sorumlu olacağını, davacıdan sorumlu olduğu 100.000,00 TL için takip tarihinden tahsil tarihine kadar % 33 temerrüt faizi ve faizin BSMV'sinin talep edilebileceğini, tarafların, masraf, tazminat, ücreti vekalet ve benzeri talepleri ile hukuki mahiyetteki beyan ve itirazlarının Mahkememizin takdirleri içinde kaldığını bildirmiş, rapora yönelik itirazlar nedeniyle aldırılan 22/12/2022 tarihli raporda ise davacı kefilin 22/06/2021 tarihi itibariyle 47.560,70 TL asıl alacak tutarı ile davalı bankaya karşı sorumlu olduğu, bu tutara takip tarihinden tahsil tarihine kadar % 33 temerrüt faizi ve faizin BSMV'sinin talep edilebileceği bildirilmiştir.

Takip tarihi sonrası ve dava tarihi öncesi ödeme bulunduğundan TBK 100. Madde kapsamında inceleme yaptırılmış, bilirkişi ... rapor içeriğine göre; dosyaya mübrez bilgi belge ve takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; davacı kefilin davalı bankaya dava tarihi olan 28.10.2021 tarihi itibarıyla 46.900,00 TL asıl, 12.117,73 TL takip ferileri olmak üzere toplam 59.017,73 TL alacaklı olduğunu, davalı bankanın davacı kefilden 46.900,00TL asıl alacağına dava tarihi olan 28.10.2021 tarihinden itibaren yıllık %33 oranında sözleşmesel faiz talep edebileceğini, tarafların inkar tazminatı ve diğer benzer talepleri yönünden takdirin Mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; asıl dosya davalısı banka ile dava dışı ... .... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, asıl dosya davacısının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, birleşen dosya davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin borçlular tarafından ödenmediği, birleşen dosya davacısı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 59.017,73 TL olarak tespit edildiği, bu hali ile esas davada davacının takip tutarından geri kalan tutarda 363.814,44 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, aşan istemin reddine dair karar verilmesi gerektiği, banka alacağının likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

"gerekçesi ile,

'' 1-Ana dava dosyası Mahkememizin 2021/775 esas sayılı dosyası yönünden;

1-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalı bankaya 363.814,44 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, aşan istemin reddine,

Birleşen dava dosyası Mahkememizin 2022/915 esas sayılı dosyası yönünden;

1-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacağa dava tarihi (17/11/2022) itibaren yıllık %33 oranında faiz işletilmek suretiyle, 59.017,73 TL asıl alacak üzerinden devamına, aşan istemin reddine,

Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Asıl davada; dava dilekçelerinde davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, zira davalının davacı aleyhine, davacıya her hangi bir ihtarname çekmeden ve borç muaccel olmadan, takip başlattığını, gerekçeli kararda bu talepleri hakkında herhangi bir gerekçe yazılmadığı gibi olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, menfi tespit davasında 363.814,44 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespit edildiğini; davalı tarafın müvekkiline karşı 422.832,17 TL üzerinde ihtiyati haciz işlemi yapıldığını ve yine bu rakam üzerinden müvekkilinin maaşına haciz işlendiğini ve maaş hacizlerinin mütemadiyen aylık olarak ödenmeye devam ettiğini, davalının, davacının kefalet sorumluluğunun 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu kabul ettiğini, birleşen itirazın iptali davasını da bu tutar üzerinden açtığını, bu durumda davacı aleyhine borcun tamamı üzerinden takip başlatılmasının kötü niyetli olduğunu, asıl davada verilen kararı sadece bu yönü itibariyle istinaf ettiklerini,

Birleşen davada; mahkemece takibe yapılan itirazın 59.017,73 TL asıl alacak üzerinden devamına ve birleşen davalının bu tutarın %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verildiğini, ancak inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, yine dosyaya sunulan bilirkişi raporunda birleşen davada davalının 46.900,00-TL asıl alacaktan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, dava tarihi itibarıyla dosya kapak hesabı yapıldığını ve tüm faiz, harç, masraf ve vekalet ücreti dahil birleşen davada davalının sorumlu olduğu toplam tutarın 59.017,73 TL olduğunu, asıl alacak 46.900-TL olarak tespit edilmişken, mahkemece asıl alacağın 59.017,73-TL olduğuna karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, birleşen davada harca esas değerin 100.000,00-TL olarak gösterildiğini ve eksik harç yatırıldığını, oysa takip çıkışı olan 422.832,17-TL üzerinden harcın tamamlatılması gerektiğini, harcın tamamlattırılmaması nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, birleşen davada dava dilekçesi ekinde kat ihtarnamesinin tebliğ şerhinin bulunmadığını, asıl ve birleşen davaya konu takibe 02/07/2021 tarihinde itiraz edildiğini, takip alacaklısı birleşen davacının 09/02/2021 tarihinde dosyaya haciz ve muhafaza talebi sunduğunu ve itirazdan haberdar hale geldiğini, davanın ise 17/11/2022 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, mahkemenin bu konuda bir karar vermediğini, asıl borçlu ... Şirketi'ne asıl davada davacı birleşen davada davalının kefili olduğu sözleşme kapsamında 29/12/2015 tarihinde ... nolu 50 bin liralık kredi kullandırıldığını, bu kredinin tamamen ödendiğini, ancak bu krediden sonra dava dışı şirkete başka krediler kullandırıldığını, kefilin dava dışı ...'in daha sonra çektiği tüm kredilerden sorumlu tutulmaya çalışıldığını; asıl davada davacı birleşen davada davalının kefili olmadığı sözleşmelerden doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağını, bu hususların mahkemece dikkate alınmadığını,

İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, birleşen davada davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Asıl dava; davalı tarafından davacı aleyhine genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı olarak başlatılan İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız takibinden ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemine; birleşen dava ise asıl davaya konu ilamsız takibe birleşen dava davalısı tarafınsan yapılan itirazın kefalet limiti olan 100.000,00-TL yönünden iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Asıl ve birleşen davalara konu takip dosyası kapsamından; bankanın 22/06/2021 tarihinde 17/02/2020 tarihli kat ihtarına dayalı olarak, dava dışı kredi lehdarı ... Şirketi ile dava dışı kefil ... ve asıl davada davacı birleşen davada davalı ... aleyhine 332.411,83-TL asıl alacak, 85.247,94-TL işlemiş faiz, 4.262,40-TL BSMV ve 910,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti toplamı 422.832,17-TL alacağın, asıl alacağa yıllık %33 oranında işletilecek faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, ...'ün yasal sürede vaki itirazı üzerinde takibin durduğu, itiraz dilekçesinin takip alacaklısına tebliğ edilmediği, bu nedenle İİK'nun 67 maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı, davanın süresinde olduğu, birleşen davada davalı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Somut olayda; dosyaya bir kısmının sureti sunulan 28/12/2015 tarihli ve 100.000,00-TL limitli genel kredi ve kefalet sözleşmesi kapsamından, banka ile dava dışı ... Şirketi arasında bağıtlanan bu sözleşmeye davalının 100.000,00-TL limit ile müteselsil kefil olduğu, banka ile ... Şirketi arasında dosyada asıl veya sureti bulunmayan 28/12/2015 tarihli ve ...'ün kefili olmadığını belirttiği 500.000,00-TL limitli bir genel kredi sözleşmesi daha yapıldığının, bankanın 08/11/2022 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı, yine mahkemece aldırılan kök bilirkişi raporunda bilirkişinin banka ile ... arasında 50.000,00-USD bedelli bir genel kredi sözleşmesi bulunduğunun belirtildiği, ancak bu sözleşmenin de dosya arasında olmadığı, banka vekilinin gerek asıl davaya cevap, gerekse birleşen davada dava dilekçesinde ... yalnızca 100.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesine aynı limitle kefil olduğunun kabul edildiği, asıl davada davacı birleşen davada davalı kefil tarafından, kendisinin kefili olduğu sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin ödendiğini, kendisinin kefili olmadığı sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamayacağını ileri sürdüğü, dosyaya mübrez 17/02/2020 tarihli kat ihtarnamesi kapsamından, bankanın kredi lehdarı şirket ve kefillere 330.080,35-TL nakdi borcun bir gün içerisinde ödenmesi, 13.350,00-TL gayrınakdi borcun bir gün içerisinde depo edilmesini ihtar ettiğinin, ihtarnamenin kefillere tebliğ edilemediği, ... Şirketi'nin 28/12/2015 tarihli 100.000,00-TL limitli sözleşmedeki adresine yapılan tebligatın da 19/02/2020 tarihinde iade döndüğü, ancak İİK'nun 68/b maddesi uyarınca şirkete bu tarihte tebligat yapılmış sayılacağı anlaşılmıştır. Kat ihtarı ekindeki hesap özetine konu nakdi kredilerin ... nolu krediler oldukları, gayrınakdi kredinin ise çek sorumluluk bedelinden kaynaklandığı görülmüştür. Mahkemece bankacı bilirkişiden aldırılan kök raporda, banka tarafından ... Şirketi'ne 2016 tarihinden itibaren muhtelif tarih ve tutarlarda ticari krediler kullandırıldığı, 17/02/2020 tarihinde hesabın kat edildiği, ihtarname tarihinden sonra ...'in kredi borçlarının 24/03/2020 tarihinde dört adet kredi hesabı üzerinden ödeme planına bağlandığı, şirkete 45 ay taksitle 359, 360, 361, 362 numaralı yapılandırma kredilerinin kullandırıldığı, bu kredilerin ilk altı yedi taksidinin gecikmeli ödendiği, diğer taksitlerin ise ödenmediği, başka bir kat ihtarname gönderilmediği, anılan yapılandırma kredileri nedeniyle bankanın takip tarihinde 299.440,89-TL asıl alacak, 28.433,57-TL akdi faiz, 1.421,68-TL BMSV toplamı 329.296,14-TL alacağının bulunduğı, kefilin kefalet limitinin 100.000,00-TL olduğu, takiple temerrüde düşen kefilin kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı kanaati bildirilmiş, ancak raporda belirtilen yapılandırma sözleşmesinin de dosya arasına olmadığı anlaşılmıştır. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı kefilin itirazları üzerinde alınan ek raporda kefil tarafından kredi borçlusu şirket hesabına 53.100,00-TL yatırıldığının, bankanın kefilin 11/05/2021 tarihi itibariyle 46.900,00-TL ana para borcu kaldığını kabul ettiğinin belirtilmesi ile yetinildiği anlaşılmış olup, alınan kök ve ek rapor uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Zira bilirkişi tarafından şirkete 2016 yılından itibaren kullandırıldığı ve daha sonra yapılandırıldığı belirtilen kredilerin hangi tarihlerde, hangi tutarlarda ve hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldıklarının tespit edilmediği, buna göre kat ihtarına konu edilen kredi kalemlerinin, ...'ün kefili olduğu sözleşme kapsamında bulunup bulunmadıklarının ortaya konulmadığı, hesabın 24/03/2020 tarihli yapılandırma kredileri üzerinden gerçekleştirildiği, asıl davada davacı birleşen davada davalı kefilin kendisinin kefili olduğu sözleşme kapsamında şirkete 29/12/2015 tarihinde kullandırılan ... numaralı kredinin ödenerek bitirildiğine, bu tarihten sonra şirkete kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamayacağına yönelik detaylandırdığı itirazlarının hiç değerlendirilmediği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılması gereken iş, banka vekiline dava dışı ... Şirketi ile banka arasında yapılmış tüm genel kredi sözleşmelerinin asıllarının veya aslı gibidir şerhli örneklerinin, bilirkişi raporunda bahsedilen yapılandırma sözleşmesinin ve bu sözleşme kapsamında düzenlenen ödeme planlarının dosyaya sunulması, yine kat ihtarı ekindeki hesap özetinde yer alan ... nolu nakdi kredilere ilişkin ödeme planları dahil tüm kredi kullandırım belgelerinin dosyaya sunulması, anılan kredilerin hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldıklarının açıklanması için sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, akabinde dosyanın bankacı bilirkişiye, ilgili banka şubesinde ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle tevdii ile; asıl ve birleşen davaya konu icra takibine dayanak kredi kalemlerinin tespiti, bu kredilerin asıl davada davacı birleşen davada davalının kefili olduğu 28/12/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılıp kullandırılmadıkları veya hangilerinin bu sözleşme kapsamında olduğu, buna göre bankanın kefilden takip tarihi itibariyle alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu hususlarında mahkeme ve kanun yolu denetimine açık rapor tanzim ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.

Kabul göre de; asıl davada davacı vekilinin kötü niyet tazminatı istemi hususunda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması yerinde olmadığı gibi; birleşen davada, birleşen davalının 46.900,00-TL borçlu olduğu kabulüne göre kapak hesabı yapılması için mali bilirkişiden alınan hesap raporunda asıl alacağın 46.900,00-TL, icra vekalet ücretinin 6.897,00-TL, tahsil harcının 4.267,90-TL, işlemiş faizin 5.427,55-TL, BSMV'nin 271,38-TL ve masrafın 53,90-TL olduğu, toplam borcun 63.817,73-TL olduğu, maaş haczi kapsamında yapılan 4.800,00-TL ödemenin mahsubu sonucu alacağın dava tarihi itibariyle toplam alacağın 59.017,73-TL olduğu kanaati bildirilmesine rağmen, mahkemece asıl alacağın 59.017,73-TL olduğundan bahisle, faiz ve fer'ilere yeniden faiz işletilmesine sebep olacak şekilde 59.017,73-TL'ye dava tarihinden itibaren yıllık %33 oranında faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada davacı birleşen davada davalının bu yöndeki istinaf sebepleri de haklı bulunmuştur.

Sonuç itibariyle; asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Asıl davada davacı birleşen davada davalının asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih ve 2021/775 Esas ve 2023/721 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde davacı/birleşen davada davalıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/225, K. 2026/1318, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-225-e-2026-1318-k-c75c92cfb3ab