Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1051 E. 2026/1248 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1051
- Karar No
- 2026/1248
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1051
KARAR NO: 2026/1248
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/04/2026
NUMARASI: 2026/281 Esas - 2026/364 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 11/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline ait "..." işletmesine ait her türlü sosyal medya hesabı (...(@...) ve ... (... vb.) üzerindeki müdahalesinin durdurulmasını, bu hesaplara müvekkilinin erişiminin sağlanmasını, davalı tarafından paylaşılan "Satılık/Kapandı" ibareli yanıltıcı içeriklerin ivedilikle kaldırılmasını ve davalının müvekkilinin işletme faaliyetlerini (paket servis, rezervasyon engellemeleri vb.) engelleyici her türlü haksız rekabet eyleminden men edilmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalarının kabulü ile, davalının haksız rekabet eylemlerinin tespitini, men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet teşkil eden yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, talep sonucunun belirlenebilmesinin mümkün olmaması nedeniyle belirlenebildiği anda HMK m. 107/2 gereğince talebin artırılması ve alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle, ciro kaybına ilişkin maddi tazminat alacağı olarak şimdilik 500,00 TL, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile ... plakalı motosiklete verilen zarar yönünden alacaklara dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle, hasar bedeli alacağına ilişkin maddi tazminat alacağı olarak şimdilik 300,00 TL(kısmi dava), değer kaybı bedeli alacağına ilişkin maddi tazminat alacağı olarak şimdilik 100,00 TL(Kısmi dava), ikame araç alacağına ilişkin maddi tazminat alacağı olarak şimdilik 100,00 TL(kısmi dava), davalının müvekkilinin ticari itibarını hedef alan haksız rekabet eylemleri, ağır kusuru ve kişisel haklarına yönelik saldırıları nedeniyle 400.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacının iş bu davadaki talebi, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat zararların tahsili istemine ilişkindir. Ticari davalarda alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, iş bu davanın 03/03/2026 tarihinde açıldığı, davacı vekiline arabuluculuk tutanağı aslı veya onaylı suretini sunması için mahkememizin 31/03/2026 tarihli ara kararı ile kesin süre verildiği, davacı vekilinin 06/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile arabuluculuk başvurusunun yapılmadığının anlaşıldığı, davanın konusunun (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucuna, yani netice-i talebe göre belirleneceği, netice-i talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartı olup, davanın 6102 sayılı TTK.nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının aksine dava konusu talepleri salt maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olmadığını, dava konusu taleplerinin davalının haksız rekabet eylemlerinin tespiti, men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet teşkil eden yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğunu, maddi ve manevi tazminat talepleri ile birlikte ileri sürdükleri haksız rekabet eylemlerinin tespiti, meni, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ve haksız rekabet teşkil eden yanlış beyanların düzeltilmesine ilişkin taleplerinin dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığını, söz konusu davada arabuluculuk yoluna başvuru şartı aranmayacağından mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret kararının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55 ve 56. Maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ve meni ile manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı noktasındadır.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.
Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani HMK 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da HMK 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, Anayasamız uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde asıl olanın mahkeme yargısı olduğu dikkate alındığında, aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 09.12.2020 tarihli, 2020/933 E.,2020/5776 K. Sayılı ilamı)
Somut olayda, davacı taraf, maddi ve manevi tazminat talepleri yanında, haksız rekabet oluşturan fiilin tespiti ve tecavüzün ortadan kaldırılması (ref’i) taleplerini bir arada ileri sürdüğü, taleplerin bir kısmının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığından, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak ve işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiğinden Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
11/06/2026