İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/87 E. 2026/138 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/87
- Karar No
- 2026/138
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/87 Esas KARAR NO : 2026/138 DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 03/04/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı şirket ve yetkilisinin parfümeri ve kozmetik sektöründe faaliyet gösterdiğini, kozmetik ve gıda sektörleri bakımından markalaşmanın öneminin bilincinde olarak tescil kurumuna yatırım yaptığını, grup şirketler olarak kurum nezdinde 300’e yakın tescilli markası bulunduğunu, satışa arz ettiği ürünler için yaptığı reklam filmleri, gazete haberleri, TV film ve program aralarında veya yayın sırasında reklamlar ile influencer tanıtımları harcamalarının yıl bazında 30 milyonu aşan ciddi tutarlarda olduğunu, harcamalarının tümünün kayıtlı olup ticari defterleri ile sabit olduğunu, bu reklamlar suretiyle şirketin --------- ve --------- markaları ile özdeşleştiğini, Türkiye’de ---------- numaralı tescil belgesi ile ve WIPO nezdinde de uluslararası tescile sahip olduğunu, keza tek hisse sahibi olduğu davacı şirket adına da --------- ve-------- markalarının alt seri tescillerini gerçekleştirdiğini, 28.11.2024 tarihinde -------- kullanıcı adlı ve ---------- url adresli ----------- yer sağlayıcısı nezdinde -----------url adresinde davacı şirket ve yetkilisine ait --------- ve -------- markası ile ilgili yer verilen yayınla ilgili olarak davacı şirketin tüzel kişiliği ve yetkilisinin kişilik haklarına aykırılık, marka karalama, kötüleme ve haksız rekabet niteliğinde bir paylaşım yapıldığının ve yayınlandığının tespit edildiğini, Belirtilen url adresindeki paylaşımın eleştiri sınırını aşacak bir kötüleme boyutunda olduğunu, tabiri yerinde ise dalga geçerek davacı şirket ve yetkilisi ile özdeşleşen ---------- ibareli markaya ait ürünler ya da hizmetler hakkında gerçek dışı yorumlar yapılmasının eleştiri boyutunu aştığını, sosyal medya reklamları ve sosyal medya etkileyicileri aracılığı ile bu yüksek cirolara ulaşan davacıya ve markasına bu paylaşımın zarar verme potansiyelinin ciddi boyutta olduğunu, günümüzde pek çok tüketicinin artık bir ürünü veya hizmeti satın almadan önce bu platformlardaki yorumlara baktığını ve onlardan etkilenerek davranış biçimini şekillendirdiği nazara alındığında bu yorumların gerçeği yansıtmamasının ürünün itibarı, satışların sürekliliği ve karlılığını olumsuz etkileyeceğinin tartışmasız olduğunu, Bu nedenle ---------- D. İŞ. sayılı dosyası ile ilgili paylaşıma erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis edildiğini, Yerleşik Yargıtay uygulamasına bakıldığında yukarıdaki paylaşımlardaki gibi şirketlerin ticari itibarını zedeleyecek şekilde yalan haber içeren, markayı, ürünlerini veya hizmetlerini kötüleyen gerçek dışı yorumlar ve kötü söylemler bakımından şirketlerin de manevi şahsiyetleri bulunduğunun, şirketlerin ticari itibarını zedeleyebilecek eylemlerin varlığı halinde TMK 24 kapsamında kişilik haklarının ihlalinin gündeme gelebileceğinin, ayrıca sosyal medya üzerinden ürünün karalanması şeklinde gerçekleşen bu eylemlerin TTK 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edeceğinin kabul gördüğünü, TTK m.54/2’de rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğunun düzenlendiğini, Tüketicilerin aldıkları hizmetten memnuniyetsizliklerini çok sayıda dijital platformlarda ifade edebildiklerini ve sosyal medyada yorum yapabildiklerini ancak şirketlerin ürün veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar kapsamında değil, aldığı hizmetten memnuniyetsizlik kapsamında eleştiri olarak yapabileceklerini, Olayda paylaşım yapanın tüketici olmadığını, aksine sosyal medya etkileyicisi yani influencer olduğunu, amacın karalama olduğunu, Olayda eleştiri sınırının aşıldığını, daha ziyade karalama ve kötüleme yapıldığını, zira -------- sayfası iletişim e-posta adresi ile sabit ---------- isimli sosyal medya ajansının paylaşım yapan kişinin menajerliğini üstlendiğini, davacının ise bu medya kuruluşu ile ticari olarak yargılama sürecinde olduğunu ve dolayısıyla ihtilaflı olduğunu, bu paylaşımda amacın kötüleme ve karalama olduğunun aşikâr olduğunu, Keza davalı ... isimli influencerın geçmişte davacı ile çalışarak davacı ürününü sosyal medyada tanıtan, öven ve tüketiciyi yönelten kişi olduğunu, bu paylaşımdaki ifade ve iradenin gerçeği yansıtmadığını, davacının farklı influencerlarla çalışmaya başlayıp ticari ilişkilerin sona ermesini müteakip ürünün ve davacının tüketici nezdinde karalanır şekilde asılsız ve itham edici sözler ile işbu paylaşımın yapılmış olmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve aynı Kanun’un 56. maddeleri uyarınca başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek anlamında haksız rekabete yol açacak nitelikte eylemler olduğunu, Paylaşımın influencer tarafından yapılmasının, eleştiri sınırından çok uzak kalmasının, Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz’a aykırı olmasının ve dolayısıyla haksız rekabet teşkil etmesinin söz konusu olduğunu, “Şişirilen ürünler masaya yatırıldı, halk ile influencer karşı karşıya, --------- şişirdiler şişirdiler, 39 TL diye mi, fazla sürüyorsun saçın yağlanıyor, az sürüyorsun işe yaramıyor, saçını kurutuyorsun yağ içinde kalıyor” gibi sözlerle ürünü ve markayı hedef alan işbu yayının Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz kapsamında yasaklanan bir influencer eylemi olduğunu, Bu kılavuz uyarınca sosyal medya etkileyicisinin bir mal veya hizmete ilişkin nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanmayan ve ispatı mümkün olmayan bilimsel araştırma ve test sonuçları hakkında iddialarda bulunamayacağını,--------- sayfasında ---------- isimli kişi ile birlikte paylaşım yapan davalı influencerın ürün hakkında bir test veya sayısal veriye dayanmayan “az sürüyorsun şöyle oluyor, çok sürüyorsun böyle oluyor” türünde isnatlara yer verdiğini, vücut dilinin de yayının amacını ve eleştiri iradesini aşar nitelikte olduğunu, Yukarıda arz edilen nedenlerle, Davacı şirketin ve yetkilisinin itibarını, ticari saygınlığını, tüzel ve kişilik haklarını ve markasını karalayan, kötüleyen ve alay eden içeriği barındıran, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve aynı Kanun’un 56. maddeleri hükümleri uyarınca başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek niteliğindeki haksız rekabetin tespiti ve men’ine, HMK’nın 107. maddesi uyarınca alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere belirsiz alacak taleplerinin kabulüne, ---------- D. İŞ. sayılı dosyası ve huzurdaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, “Dava konusu paylaşımın, davalının sosyal medya platformunda bizzat kendi deneyimini ve gözlemlerini takipçileriyle paylaştığı bir içerikten ibaret olduğunu, söz konusu paylaşımda ürünle ilgili kişisel kullanım sonrası oluşan kanaatin dile getirildiğini, bu kanaatin kamuya açık biçimde paylaşılmasının da günümüz sosyal medya düzeni içerisinde son derece olağan ve hukuka uygun bir davranış olarak değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu sosyal medya paylaşımında davalının yanında yer alan kişinin çocukluk arkadaşı olan -------- olduğunu, video içeriğinde bilimsel verilere veya deneysel yöntemlere başvurulduğu gibi bir söylem bulunmadığını, tamamen davalının arkadaşının tüketici olarak şahsi deneyiminin eleştiri sınırları içerisinde paylaşılmasından ibaret olduğunu, söz konusu video paylaşımı için herhangi bir marka veya her ne nam adı altında olursa olsun gerçek veya tüzel kişiden hiçbir ücret alınmadığını, davalının sosyal medyada çok sayıda takipçisi olsa da işbu video bağlamında herhangi bir ticari markayla sözleşmeli olarak hareket eden bir tanıtıcı değil, tüketici kimliğiyle paylaşım yapan bir birey olduğunu, Davacı tarafın davalıyı influencer olduğu gerekçesiyle sıradan bir tüketiciden ayırdığını ve bu nedenle yapılan yorumun ticari kast taşıdığını ileri sürdüğünü, ancak influencer kimliğinin kişinin tüketici olarak değerlendirme yapma hakkını ortadan kaldırmadığını, aksine ürün tanıtan kişinin daha önce memnuniyetini paylaştıysa memnuniyetsizliğini de paylaşabilmesi gerektiğini, bu çift yönlü değerlendirmenin kamuoyu nezdinde güven tesis ettiğini, davacı tarafın markalaşma sürecine ve reklam yatırımlarına dair uzun beyanlarının hukuki bir haklılık oluşturmadığını, reklam harcaması yapılmasının yapılan eleştirilerin doğrudan yasadışı kabul edilmesini gerektirmediğini, davalı tarafından yapılan paylaşımda davacı şirketin ticari itibarını sarsacak şekilde gerçeğe aykırı bir isnat veya alenen yalan beyanda bulunulmadığını, ürün hakkındaki kişisel ve öznel görüşlerin kamuoyuyla paylaşıldığını, Kaldı ki paylaşımın altındaki yorumlarda da görüleceği üzere birçok kullanıcının farklı görüşler beyan ettiğini, kamuoyunda yaygın biçimde tartışılan ve pek çok kişi tarafından kullanılan bu ürünlere dair olumlu ve olumsuz görüşlerin bir arada mevcut olduğunu, bu bağlamda sadece olumsuz yorumların hukuken kötüleme veya saldırı sayılmasının mümkün olmadığını, Söz konusu videoda ilgili ürüne yönelik dile getirilen değerlendirmenin sektöründe en çok satış yapan ve öncü marka olan --------- isimli ürün ile benzer olduğu, ancak fiyatının 39 TL olması nedeniyle çok popüler olduğu, ürünün fazla kullanıldığında saçı yağlandırdığı, az kullanıldığında ise vaat edilen sonucu gerçekleştirmediği yönünde olduğunu, söz konusu içeriğin ürünün kalitesine yönelik herhangi bir itham içermediğini, aksine kullanıcının ürünü az veya fazla kullanması halinde üründen değil kullanımdan kaynaklı yaşanması muhtemel sonucu kendi deneyimi ile paylaşmasından ibaret olduğunu, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi uyarınca herkesin düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu kapsamda tüketicinin bir ürün hakkındaki memnuniyetsizliğini, özellikle deneyim ve kişisel gözlem çerçevesinde, sosyal medyada paylaşmasının ne marka karalama ne de haksız rekabet anlamına geldiğini, Yargıtay’ın ve Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarında da ifade ve eleştiri özgürlüğü lehine geniş yorumun esas olduğunu, paylaşımda hakaret, sövme, aşağılama yahut doğrudan ticari itibarı hedef alan gerçek dışı bir isnat yer almadığını, bilakis ürünün etkisine ilişkin mizahi bir dille yapılmış eleştirel bir yorum söz konusu olduğunu, davalı tarafından yapılan paylaşımın kendi kişisel deneyim ve gözlemlerine dayalı olarak bir ürün hakkındaki öznel değerlendirmesinin kamuoyuna aktarılması olduğunu, paylaşımda hakaret, iftira, alay ya da gerçeğe aykırı somut bir isnat bulunmadığını, Davacı tarafın paylaşımın ticari zarar verdiğini iddia ettiğini, ancak ekonomik zarara uğrama ihtimalinin ifade özgürlüğünün sınırlandırılması için yeterli olmadığını, zira Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında eleştiri ve kanaat açıklamalarının ancak açık bir kötü niyet, yalan bilgi veya karalama kastı barındırması halinde hukuka aykırı sayıldığını, somut olayda ise böyle bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın sosyal medya paylaşımlarında davacı adına tescilli ---------- markasının haksız eleştri ve eleştri dolayısıyla haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davacı ... ' nin 30.07.2013 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya --------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --------- tescil numaralı ---------- markasının 03,sınıfta 29/11/2017 tarihinde, ------------ tescil numaralı ----------- markasının 03.sınıfta 09/06/2022 tarihinde, ---------- tescil numaralı ---------- markasının 35.sınıfta 05/07/2021 tarihinde davacı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır. ---------- Esas dosyasında bulunan raporda davaya konu --------- adresindeki içeriğin konuşma dökümünün yapılmış olduğunun görüldüğü, paylaşımda yer alan konuşmanın "Gereksiz şişirilen tüm ürünler masaya yatırıldı" ön cümlesi ile "--------- gördüğünüz ve gereksiz şişirilen ürünlerle başlıyoruz. 1 numaram -----------. Yani anam babam 7/24 vardı hatırlarsınız böyle krem sıkardık hakikaten he aynısı yani onun suratına bakmadığınız ---------- şişirdiler de şişirdiler 39 TL diye mi şişirdiler mesela fazla sürüyorsun saçın yağlanıyor az sürüyorsun böyle işe yaramaz saçını kurutuyor yağ içinde kalıyor İnfluencerlar aşırı şişirdi böyle şişiriyor şişirdi."” şeklinde olduğu görülmüştür.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; --------- adresli --------- sayfasının davalıya ait olduğu, sayfanın olduğu Ocak 2018 tarihinde oluşturulmuş olduğu, Davaya konu ---------- adresindeki içeriğin yayından kaldırılmış olduğu, ---------- Esas dosyasında bulunan raporda davaya konu ---------- adresindeki içeriğin konuşma dökümünün yapılmış olduğunun görüldüğü, paylaşımda yer alan konuşmanın "Gereksiz şişirilen tüm ürünler masaya yatırıldı" ön cümlesi ile "---------- gördüğünüz ve gereksiz şişirilen ürünlerle başlıyoruz. 1 numaram--------. Yani anam babam 7/24 vardı hatırlarsınız böyle krem sıkardık hakikaten he aynısı yani onun suratına bakmadığınız --------- şişirdiler de şişirdiler 39 TL diye mi şişirdiler mesela fazla sürüyorsun saçın yağlanıyor az sürüyorsun böyle işe yaramaz saçını kurutuyor yağ içinde kalıyor İnfluencerlar aşırı şişirdi böyle şişiriyor şişirdi."” şeklinde olduğunun görüldüğü, ----------markasının kullanıldığı ürünün davacının kendi tanıtımına göre “ saç ve cilt bakımı için yoğun nemlendirme ve onarım sağlayan, Shea, Hindistan Cevizi, Argan, Avokado gibi 7'den fazla doğal yağ içeren popüler bir bakım ürünü” olduğu, Davacının, ------- isimli ürünün pek çok farklı türünü piyasaya sürdüğü, --------- arama motorunda --------- ibaresi ile davacı tarafa atfedilecek pek çok sonuç çıktığı, Önde gelen elektronik ticaret sitelerinde de markanın satışının bulunduğu, Ürünün, 03. Sınıfta yer alan KOZMETİK MADDELERİ kapsamında yer aldığı, Davacı tarafça atıf yapılan --------- sayılı markanın dava dışı gerçek kişiye ait olduğu, Davacı şirket adına farklı sınıflarda ---------- ibareli marka tescillerinin yer aldığı, Davacı taraf adına farklı sınıflarda --------- markası tescilli olarak korunmakla beraber dava konusu ürünün yer aldığı (kozmetik ürünü) 03. Sınıfta yer aldığından davacı tarafın bu sınıfta yer alan --------- tescil numaralı -------- ve ---------- tescil numaralı ---------- markalarına dayanabileceği, TTK 55/1-a-1 maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede Davalının “-------- gördüğünüz ve gereksiz şişirilen ürünlerle başlıyoruz. 1 numaram ----------. Yani anam babam 7/24 vardı hatırlarsınız böyle krem sıkardık hakikaten he aynısı yani onun suratına bakmadığınız ---------- şişirdiler de şişirdiler 39 TL diye mi şişirdiler mesela fazla sürüyorsun saçın yağlanıyor az sürüyorsun böyle işe yaramaz saçını kurutuyor yağ içinde kalıyor İnfluencerlar aşırı şişirdi böyle şişiriyor şişirdi” Şeklindeki paylaşımın, ilgili ürünün tüketici kitlesi, davalının takipçi sayısı ve her paylaşımının aldığı iletişim dikkate alındığında “gereksiz yere incitici” olduğu, davalının yaptığı paylaşımla davacı şirketin Ticari İtibarının zarara uğrayacağını bilecek durumda olması, davacı şirketi kötülemeye yönelik " ---------- gördüğünüz ve gereksiz şişirilen ürünlerle başlıyoruz. 1 numaram --------. Yani anam babam 7/24 vardı hatırlarsınız böyle krem sıkardık hakikaten he aynısı yani onun suratına bakmadığınız ----------- şişirdiler de şişirdiler 39 TL diye mi şişirdiler mesela fazla sürüyorsun saçın yağlanıyor az sürüyorsun böyle işe yaramaz saçını kurutuyor yağ içinde kalıyor İnfluencerlar aşırı şişirdi böyle şişiriyor şişirdi" şeklindeki ifadelerin tüm sektör ve tüm ülke geneline hitap etmesi ve ulaşılabilir olması nedeniyle söz konusu eylemlerin davacı şirket aleyhine haksız rekabet yarattığı yönünde görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. TTK'nun 5/1.maddesine göre; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Tarafların tacir olduğu, mahkemelerin görevinin kanunla düzenlendiği, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olması hasebiyle, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınacağı açıktır. Bu tespitlerden sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafın davacı tarafa ait krem ürününü sosyal medya hesapları üzerinden kötülemesinden kaynaklı haksız rekabetin tespiti ve meni ile haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebini içerdiği, yapılan eylemin davacı tarafa ait emtianın kötülendiği iddiasından kaynaklı olduğu, davacı taleplerinin davacıya ait ürünün içeriğine dair ve etkilerine dair haksız isnatlardan kaynaklandığı, bu hali ile marka hakkına dayalı SMK'dan kaynaklı bir talebin söz konusu olmadığı, davacı tarafın talebinin salt haksız rekabet talebinden kaynaklandığı, bu hali ile uyuşmazlığın TTK'nın 54 vd maddeleri kapsamında çözümlenmesi gerektiği ve bu hali ile uyuşmazlığın çözümünde SMK'nın uygulanamayacağı anlaşıldığından, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, mahkemelerin görevinin kanunla düzenlendiği, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınacağı, Mahkememizin yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan kaynaklanan davalara bakan özel yetkili mahkeme olması nedeniyle, davanın görevsizlik nedneiyle usulden reddine, davaya bakmakla görevli mahkemenin ---------Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştikten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize müracaatı halinde dosyanın yetkili ve görevli ---------ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, Aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331.maddesi gereğince yargılama giderlerinin davanın esası ile birlikte değerlendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2. maddesi gereği vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.11/06/2026