İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/60 E. 2026/559 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/60
Karar No
2026/559
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/60 Esas KARAR NO :2026/559

DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ:27/01/2025 KARAR TARİHİ:01/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2024 tarihinde Eski ... Caddesi (.../..) istikametine doğru trafikte seyir halinde olan müvekkilin önüne plakası tespit edilemeyen aracın aniden direksiyon kırarak manevra yapması sonucunda müvekkil araç hakimiyetini kaybederek önüne aniden manevra yapan araca çarpmış akabinde sağ şeritten hız kurallarına uymayarak gelen, ... sevk ve idaresindeki ve davalı ... A.Ş nezdinde KZMMS poliçesi ile teminat altına alınmış olan ... plakalı ... otobüsü müvekkile çarparak yolda sürüklediği, ekte sunmuş olduğumuz T.C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03/10/2024 tarihinde tanzim edilen 2024/... karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararda da olayın nasıl gerçekleştiğinden bahsedildiği, kaza sonrasında müvekkilin ilk ve acil müdahalesinin yapıldığı T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 27/08/2024 tarihinde tanzim edilen genel adli muayene raporu ve tedavi süresince düzenlenen epikriz belgelerinden anlaşılacağı üzere müvekkil kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığı, kusur tespiti akabinde müvekkilin kaza sonrasında tedavi gördüğü kurumlardan tüm evrakın celbi ile kaza nedeniyle müvekkilin uhdesinde meydana gelen sürekli iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri süresinin tespiti amacıyla dosyanın ATK 3. İhtisas Kurulu'na gönderilmesini; kurumdan rapor dönüşü sonrasında ise TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre zararın tespiti için hesap bilirkişisi görevlendirilmesini Yukarıda anlatılan ve resen nazara alınacak nedenlerden dolayı Trafik kazası nedeniyle müvekkilimin uğramış olduğu tüm bedensel zararlara ilişkin maddi tazminat olarak fazlaya dair tüm hak ve alacak taleplerimiz saklı kalmak ve ileride bilirkişi raporu ışığında artırılmak üzere; bu maddedeki alacak kalemlerinin HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası konusu olduğunu belirterek; sürekli iş göremezlik zararı için 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00 TL, geçici bakıcı gideri zararı için 100,00 TL toplamda 300,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili kuruma yapılan başvuru neticesinde ... Hasar numaralı dosya oluşturulduğunu, ancak davacı tarafından inceleme yapılması için gerekli belgeler müvekkili kuruma iletilmeden huzurdaki dava ikame edildiğini, Yerleşik içtihat gereğince, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise dava reddedilmesi gerektiğini, davacının, mahkemenizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazları nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, davacının kaza tarihi itibariyle fiilen çalışması ispat edilemediğini, davacının mahrum kaldığı geliri bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmek gerektiğini, müvekkili kurum tarafından kusur incelemesine ilişkin rapor alınmış olup söz konusu kusur raporunda davacıya %100 kusur atfedildiğini, davacı asli ve tam kusurlu olarak davaya konu kazanın meydana gelmesine sebep olduğundan ... Hesabı'nın tazminat ödemesine hükmedilmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, hesaplama yapılması halinde; TRH 2010 Hayat Tablosu ve 1,80 Teknik Faiz kullanılmasını, “0” teknik faiz ile hesaplama yapılması mevzuata ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öte yandan 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile Hesaplamada esas alınacak iskonto oranının 1,65 olduğu belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükmedilecek ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesini, ... Hesabı’nın sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, müvekkili şirkete, 04.11.2023-04.11.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere T-...-0-0 poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde 1.800.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat poliçe teminatında olmadığını, müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmemesi adına kendisinden beklenen tüm özen ve dikkati sergilediğini, kazanın meydana gelişinde davacı motosiklet sürücüsü tam ve asli kusurlu olduğunu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki motosikleti ile bölünmüş, üç şeritli ... Caddesini takiben ... istikametine orta şeridin solunda seyir halindeyken, kaza noktası ... ... durağı yakınına geldiğinde, sağında giden müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın (...) hız ve mesafesini dikkate alarak şerit değiştirmesi gerekliyken aksine davranarak, önünde giden plakası tespit edilmeyen aracı yakından takip ettiği, aracının hızını mahal şartlarına uydurmadığı, orta şeridin solundan aracının hızıyla, önünde giden hızını ayarlayamadan, sağa şerit değiştirerek sürücü sevk ve idare hatasıyla önünde giden aracın sağ arka kısımlarına aracının sol yan kısımlarıyla çarparak sağ şeride ... plakalı otobüsün önüne savrularak yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusuru neticesinde sebebiyet verdiğini, davaya konu trafik kazası meydana geldiğinde davacı motosiklette yolcu konumunda olup dizlik, dirseklik gibi güvenlik ekipmanlarını kullanmadığını, davacının ifadesiyle bu hususun sabit olduğunu, eğer davacı kaza anında en azından koruyucu kıyafet giyiyor olsa idi kazayı hiç yara almadan atlatacağını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi daimî veya geçici iş göremezlik ödeneğinden bir ödemenin yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, “ZMSS Genel Şartlarına göre "geçici iş göremezlik tazminatı" ve “bakıcı giderleri” "hastane masrafları" poliçe teminatında olmadığını, davacının kalıcı malul olduğunu kabul etmemekle birlikte, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları “Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması” esaslarına göre sürekli işgöremezlik zararının hesaplanmasında 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 30692 numaralı Resmî Gazete’de yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” baz alınacağını, ayrıca kaza tarihi 27.08.2024 olup bu sebeple Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin işbu dosyada esas alınması gerekmektedir. İşbu yönetmeliğe göre ve poliçe tanzim tarihi ile kaza tarihine bakıldığında TRH+1,65 teknik faiz yöntemiyle sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edildiği, kusur bilirkişisi tarafından sunulan 25/12/2025 tarihli raporda özetle; "1-... plakalı motosiklet sürücüsü ...’ın %100 oranında asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. 2-Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir. 3-... plakalı araç sürücüsü ...’in kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın ... tarafından 13/01/2026 tarihinde dosyaya sunulan araç içi kamera görüntüleri incelenmek suretiyle ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 03/05/2026 tarihli ek raporda özetle; "Kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek bir husus bulunmayıp, kazanın öncesi, oluş şekli, kaza anı ve kaza sonrası kamera görüntülerinde açık ve net olarak görüldüğünden, kök rapordaki görüşümü aynen tekrar ederim." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından sunulan 08/07/2025 tarihli raporda özetle; "SONUÇ Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu, 20/08/1985 doğumlu, ...’ın 27/08/2024 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olayla illiyetli yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, topuk hareket kısıtlılığı, Tablo 3.11’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, %2, Balthazard formülüne göre: %6,9 olup Tablo 3.2’ye göre; %4, 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır. Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Açıklanan yasal mevzuat ışığında somut olayımıza bakıldığında; davacı tarafça trafik kazasına karışan araç sürücülerinin meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması sebebiyle davalıların sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiş ise de, işbu dosya kapsamında alınan dosya kapsamına ve görüntü kayıtlarına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporuna göre davacı sürücünün kazada %100 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, haksız fiil sorumluluk şartlarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 300,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/60, K. 2026/559, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-60-e-2026-559-k-0e70bdb85fab