Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1263 E. 2026/2092 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1263
Karar No
2026/2092
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1263 - 2026/2092 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1263 KARAR NO : 2026/2092

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2026 NUMARASI : 2025/544 Esas ve 2026/63 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :06/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :06/07/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarih, 2025/544 Esas ve 2026/63 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.11.2024 tarihli 2020/156 E., 2024/855 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere, müvekkil alacaklının uğramış olduğu zararın kalan bakiyesinin tahsili talebi ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/2175 E. Sayılı dosyasından genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalıların 26.02.2025 tarihinde haksız ve mesnetsiz bir şekilde borca yönelik derdestlik ve kesin hüküm itirazlarında bulunduklarını, bu itirazların tamamen dayanaksız olduğu, haksız bir şekilde takibin durmasına sebebiyet verdiği, davalıların derdestlik ve kesin hüküm itirazının, .... Asliye Ticaret Mahkemesince hüküm altına alınan 10.000-TL’lik kısma dayandığı, ancak icra takibine konu edilen kısım bakiye alacağa ilişkin olup bu hususta verilmiş bir karar bulunmadığı, davanın kabulü ile, davalı borçluların yaptığı haksız itirazın iptaline ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/2175 Esas sayılı takibin devamına, itiraz haksız ve takibi semeresiz bırakmak maksadıyla yapıldığından alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, belirsiz alacak davasının kısmî dava olmadığı gibi kısmî davanın bir türü de olmadığı, belirsiz alacak davasının, davanın açıldığı anda talep edilecek alacağın miktarının veya değerinin, davacı tarafından rakamsal olarak belirlenmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olması durumlarında, davacıya talebinin miktarını veya değerini yargılama sırasında karşı tarafın veya üçüncü kişinin vereceği bilgiler veya delillerin incelenmesinden sonra, hâkimin vereceği süre içinde belirleme imkânı tanıyan tam bir eda davası olduğundan, derdestlik ve kesin hüküm de, davanın açıldığı andan itibaren sadece dilekçede belirtilen asgari tutarla sınırlı değil, belirsiz olan kısmın da dâhil olduğu tamamı bakımından sonuç doğurduğu, belirsiz alacak davasında, kısmî dava niteliğinde bir ek dava açılması mümkün olmadığını, davacının haksız rekabete ilişkin iddialarının doğru olmadığını, ilgili davanın aşamalarında defaatle belirttikleri üzere müşteri konumundaki firmaların istedikleri forwarder ile çalışma hakkına sahip olduğunu, bazı firmaların sürekli çalıştığı insanlarla çalışmak istediğini bazılarının ise fiyat bazlı olarak en düşük fiyatı veren forwarderla çalışmayı tercih ettiğinin aşamalarda dinlenmiş tanık beyanları doğrultusunda açıkça tespit edildiğini, huzurdaki davada haksız rekabetin en ufak bir unsuru bulunmamasına rağmen davacı tarafın müvekkillerini yıpratmak, piyasada yeni bir şirket oluşumu olduğu için güçlenmesini önlemek adına ilgili haksız davayı ikame ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarih, 2025/544 Esas ve 2026/63 Karar sayılı kararında, davaya ve takibe konu maddi tazminat alacağına ilişkin belirsiz alacak davası türünde açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/156 Esas sayılı dosyasında, talep artırım dilekçesi ile taleplerin artırılmaması üzerine dava dilekçesindeki miktarın hüküm altına alındığı anlaşılmadığını, eldeki davada ise bakiye tazminatın tamamı, belirsiz alacak davası olarak açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/156 Esas sayılı davada dava konusu yapılmış olup bu alacak bakımından ek dava ve takip açılamayacağı dikkate alındığında HMK'nun 114/1-i. ve 115/1, 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı-borçluların yapmış olduğu itirazlarının haksız ve kötü niyetli olmakla iptali gerektiğini, verilen karar ile müvekkilinin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının alenen ihlal edildiğini, HMK m. 107 davacıya seçimlik hak tanımakta olup talebin artırılması veya belirlenmesi noktasında emredici bir kuralın bulunmadığını, Anayasa m. 36, m. 40 ve AİHS m.6 dikkate alındığında davacının alacağının kalanından mahrum bırakılması hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının da ihlali anlamına gelmekte olup bu hakların katı kurallar konularak kısıtlanması veya yasa ve içtihat yoluyla sınırlanmasının kabulünün mümkün olmadığını, icra takibine konu edilen kısım bakiye alacağa ilişkin olup bu hususta verilmiş bir kararın bulunmadığını, hal böyle iken mevcut bir derdestlikten ve kesin hükümden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda seçenekli bir hesaplama yapılmışken alacağın tam ve kesin olarak belirli hale geldiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda seçenekli bir belirleme yapılmış olup bu halde müvekkilinin alacağının belirli hale geldiğinden söz edilemeyeceği gibi mahkeme kararından sonra gerekçeli kararda belirtilen ve bu şekliyle kesin hale gelen bakiye alacak ile ilgili olarak icra takibi yapılmasında Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de hukuken bir engel bulunmadığını, somut olayda kesin hüküm ve derdestlik şartlarının oluşmadığını, öte yandan, davalı tarafça ileri sürülen derdestlik iddiasının da hukuken geçersiz olduğunu, zira taraflar arasında daha önceden açılan ve/veya halen görülen bir itirazın iptali davası bulunmamakla birlikte icra takibine konu edilen tutar, daha önce görülüp sonuçlandırılmış ya da halen görülmekte olan bir davaya konu olmadığını, açıkça tespit edilmiş zararın tahsiline yönelik bu takipte, derdestlikten söz edilemeyeceğinin ortada olduğunu, açıklanan nedenler ile yerel mahkeme kararının usul, yasa ve hukuka aykırı olması nedeni ile kaldırılması gerektiğini, davanın kabulü ile, davalı-borçluların yaptığı haksız itirazın iptaline ve .... İcra Müdürlüğü 2025/2175 E. sayılı takibin devamına, İtiraz haksız ve takibi semeresiz bırakmak maksadıyla yapıldığından alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarih, 2025/544 Esas ve 2026/63 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla itirazının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın dava şartı yoluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Belirsiz alacak davası açan davacının talep artırım yahut ıslah suretiyle geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi mümkün olup bu durum davanın açılması ile alacağın tamamının dava konusu edilmesinin bir sonucudur. Diğer bir anlatımla belirsiz alacak davasında geçici talep sonucunun kesin talep sonucuna dönüştürülmesi imkânının varlığı, alacağın tamamının dava konusu edilmediği anlamına gelmez. Dolayısıyla belirsiz alacak davasının açılmasıyla alacağın tamamı dava konusu edilmiş olduğundan aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde derdestlik söz konusu olur (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2025 tarih ve 2025/9142 Esas 2025/10288 Karar sayılı, 23/12/2025 tarih ve 2025/8837 Esas 2025/10234 Karar sayılı ilamları).

Somut olayda, davacı tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/156 Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davası açıldığı, yargılama sırasında mahkemece 19/09/2024 tarihli celsede davacı vekiline dava değerini belirlemek üzere kesin süre verildiği, aksi takdirde dava dilekçesinde belirtilen dava değeri üzerinden davanın görülüp karara bağlanacağının ihtar edildiği, davacı tarafça değer arttırım dilekçesi sunulmadığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesince 07/11/2024 tarih ve 2024/855 Karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine istinaf kanun yolu açık olarak karar verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine hükmün 28/01/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açıldığı, iş bu davanın ise, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/156 Esas 2024/855 karar sayılı dosyasında talep edilmeyen bakiye maddi tazminat alacağı yönünden açıldığı, önceki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı dikkate alındığında, HMK m.107 düzenlemesi gereğince, maddi tazminatının tamamının ilk davada dava konusu yapıldığı, taraflar arasında görülen ve kesinleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/156 Esas 2024/855 karar sayılı dosyasının taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiğinden, eldeki davanın HMK 114/1-i ve 115/2.maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik mahkeme gerekçesinde isabetsizlik olmadığı, ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/241 esas, 2024/5604 karar sayılı ilamı ) verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2026 tarih, 2025/544 Esas ve 2026/63 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 06/07/2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Başkan

( MUHALİF) ¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

AZLIK OYU Dava, haksız rekabetten kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/156 Esas 2024/855 karar sayılı dosyasında belirsiz alacak davası olarak açılıp taraflarca yasa yoluna başvurulmadan kesinleşen karar üzerine talep edilmeyen bakiye maddi tazminat alacağı yönünden ek dava olarak açıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2025 tarih, 2025/2117 E., 2025/5369 K.sayılı ilamında da belirtildiği üzere, işbu davada, davacı tarafın talebinin mükerrer bir talep olmadığı, ek davalarda bu anlamda derdestliğin söz konusu olmadığı, usul hükümlerinin hak kaybına neden olacak şekilde uygulanmasının adil yargılanma hakkının ihlaline neden olacağı kanaatiyle, ilk derece mahkemesince davanın esası yönünden inceleme ve değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Başkan

¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1263, K. 2026/2092, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1263-e-2026-2092-k-82a452c69c9a