İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/473 E. 2026/571 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/473
Karar No
2026/571
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/473 Esas KARAR NO : 2026/571

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2024 KARAR TARİHİ : 14/07/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;müvekkili ...'ın ... plakalı aracı ile karşı tarafın ... plakalı aracı arasında 28.08.2023 tarihinde İstanbul Hadımköy'de meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilinin kusursuz, karşı tarafın ise asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, aracın 2022 model ... marka olup kaza öncesinde tüm bakımlarının yetkili serviste yapıldığını, kazanın aracın ikinci el piyasa değerini olumsuz etkilediğini, gerçek zarar ilkesi gereğince aracın kaza öncesi değerine döndürülmesi gerektiğini, ... plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca araçta oluşan değer kaybından sorumlu olduğunu, taraflar arasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, değer kaybı bedelinin bilirkişi incelemesi neticesinde tam olarak belirlenebileceğini, bu nedenle HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açma zorunluluğunun doğduğunu, talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde ... Filo Plus Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 28.08.2023 tarihinde karıştığı kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin açılan davanın haksız olduğunu, müvekkil şirketin kaza tarihi itibarıyla sorumluluğunu yerine getirerek ... Sigorta A. Ş. 'nin rücu başvurusuna istinaden 1019394 numaralı dosya üzerinden 62.957,22 TL tutarında ödeme yaptığını, bu nedenle başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, davacının müvekkil şirket kayıtlarında değer kaybı talebine ilişkin herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, HMK'nın 107. ve 109. maddelerine aykırı hareket edildiğini, kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanaklarının kesin delil niteliği taşımadığını, değer kaybı hesaplamalarının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'ndaki formüllere göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararları sonrasında da bu genel şartların uygulanmaya devam ettiğini, aracın geçmiş hasar kayıtlarının, modelinin, kilometresinin ve onarım detaylarının değer kaybı hesabında esas alınması gerektiğini, önceki kazalardan kaynaklanan değer düşüklüklerinden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacının faiz talebinin haksız olduğunu, ticari bir ilişki bulunmadığından avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, Sigorta Bilgi Merkezi'nden geçmiş hasar kayıtlarının celbini, ... Sigorta A. Ş. 'den kasko hasar dosyasının getirtilmesini, başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden, esastan ise reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybının İMMS kapsamında sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı şirket nezdinde İMMS kapsamında sigortalanmış olan olan ... plakalı araç arasında 28.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında oluşan değer kaybı için HMK m 107 hükmü uyarınca şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş., kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMMS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle dava dışı sigortalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. Bu kapsamda somut olay bakımından yapılan kontrolde; davalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde dava dışı ... Sigorta şirketi nezdindeki poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu, ZMMS kapsamında yapılan başvuru akabinde poliçe limitinin tüketilmekle usulüne uygun şekilde davalıya İMMS kapsamında başvuru yapılmış olduğu kanaatine varılmıştır. Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası evrakları, celp edilen tüm deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanarak mahkememize ibraz edilen raporda özetle ; 28.08.2023 günü saat 14:20 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla İstanbul ili, Hadımköy ilçesinde seyrederken 33-029 numaralı trafik ışıklarında kırmızıda durmuş, arkasından gelmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir. Dosyadaki veriler incelendiğinde ... plakalı araç sürücüsü ... Karayolları Trafik Kanununun 56.c maddesindeki "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." kuralına uymamış ve yine Karayolları Trafik Kanununun asli kusurlardan sayılan 84.d maddesindeki "arkadan çarpma" kusurunu işlemiş ve meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. ... plakalı araç sürücüsü ... trafik kurallarına uygun olarak kendisine yanan kırmızı ışıkta durmuş olup arkadan gelip kendi aracına çarpan araca karşı da bir önlem alamayacağından meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı görüşüne varılmıştır. Yargıtay kararları kapsamında da kabul edilen gerçek zarar ilkesi gereği değer kaybı hesabı için yapılan incelemede Davacı tarafa ait ... plakalı 2022 model ... marka ve tip aracın onarım sonrası 2. el ortalama piyasa değeri ile hasarsız haldeki 2. el ortalama piyasa değeri arasında piyasadaki reel alım-satım şartlarına göre aracın kilometresi, yıpranma oranı, marka model bilgileri de göz önüne alındığında 125.000 TL. değer kaybına uğrayacağı kanaatine varılmıştır. Dava dışı ... Sigorta Şirketi tarafından 20 TL değer kaybı ödemesi yapıldığından bakiye değer kaybı 125.000 - 20 = 124.980 TL. olmaktadır. Kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Alınan işbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların reddine karar verilmiş olup davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 10/02/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; "124.980,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile tahsiline," karar verilmesi isteminde bulunulmuş olduğu görülmüştür. İşbu dosyanın davacısı tarafından dava açılmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı olan dava dışı ... Sigorta Şirketi aleyhine bir başvuru yapılmış olup anılan dosya incelendiğinde; Başvuru sahibi vekili tarafından, 28/08/2023 tarihinde meydana gelen, başvuru sahibine ait ... plaka sayılı araç ile sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ... plaka sayılı müvekkil aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin 20 TL zararın karşılanması talebi ile Tahkim Komisyonuna müracaatta bulunulmuş olduğu, uyuşmazlık dosyasına sunulan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı aracın, 28/08/2023 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sonucu piyasa koşulları dikkate alınarak kazadan önceki değeri ile kazadan ve tamir edildikten sonraki değeri arasındaki fark araştırılarak hesaplanan değer kaybı tutarının 180.000,00 TL (Yüz Seksen Bin Türk Lirası) olduğu kanaatine varıldığı, sigorta şirketi vekili tarafından anılan rapor akabinde sunulan beyan dilekçesinde ise “kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. daha önceden başvuru yaptığından poliçe teminatı kapsamında 120.000,00-tl maddi hasar ödemesi gerçekleşecektir. Ödeme gerçekleştiğinde poliçe teminatı olan 120.000,00-tl’lik limit tükenecek olup bakiye ödeme çıkartılamayacaktır.” şeklinde beyanda bulunulduğu, başvuru sahibi tarafından dosyaya ıslah dilekçesi sunulmadığından ve uyuşmazlık tutarı arttırılmadığından talep değerinin değer kaybı bakımından 20 TL olduğu dikkate alınarak başvuru sahibinin bilirkişi tarafından tespit edilen 180.000 TL değer kaybı tutarından taleple bağlılık ilkesi gereğince 20 TL bakımından kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yerleşik içtihatlar uyarınca değer kaybı bedeli hesaplanırken aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında kaza tarihi itibariyle değer kaybının olup olmadığı, değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğunun alanında uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerekmekte olup somut olayda alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının aracında kaza sonrasında 125.000,00 TL değer kaybının oluştuğu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde hükmedilen 20,00 TL değer kaybı bedeli mahsup edildiğinde davacının davalıdan 124.980,00 TL değer kaybını talep edebileceği, davalı sigorta şirketinin poliçe miktarının 2.500.000,00 TL olduğu, dava dışı davacının sigortacısı olan ... Sigorta şirketine yapılan 62.957,22 TL ödeme akabinde davacının talep etmiş olduğu değer kaybı bedelinin davalının poliçe limitleri dahilinde olduğu anlaşılmakla sunulan bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de bu kapsamda yapılan incelemede; Poliçe tanzim tarihi ve riziko tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420/1. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.” düzenlemesine yer verilmiş olup; Aynı yöndeki düzenleme, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesinde de “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.” şeklinde yapılmıştır. Yine Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1-son cümlesi gereği hasar ihbarından sonraki 45. gün sonunda alacağın muaccel olacağı düzenlenmiştir. Davacının talebi, mal sigortalarının bir türü olan kasko sigorta poliçesine dayanmakta olup, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereği 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Somut olayda dava tarihi olan 14/08/2025 tarihi ile haksız fiil tarihi olan 28/08/2023 tarihi arasında geçen sürede davanın zamanaşımına uğramadığı, nitekim davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu hususu da nazara alındığında arttırılan bedelin de zamanaşımına uğramayacağı kanaatine varılmakla davalının itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. TTK'nun 1427. maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar). Somut olayda davacı tarafından dava açılmadan önce İMMS kapsamında davalı sigorta şirketine 15/02/2024 tarihinde başvurunun yapılmış olduğu görülmekle +45 günlük sürenin son gününün 31/03/2024 tarihine tekabül ettiği, davalının 01/04/2024 tarihi itibari ile temerrüde düşmüş olduğu kabul edilerek davacının aracının hususi kullanım olması sebebiyle işbu temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; 28.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 124.980,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 01/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli olan 8.537,38-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 -TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.135,00 TL'nin toplamı olan 2.562,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.975,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 3.051,00-TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç, ıslah harcı) davetiye, posta gideri 1.273,50-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 9.324,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. 6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/473, K. 2026/571, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-473-e-2026-571-k-863b56dd2aa2