İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/68 E. 2026/575 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/68
- Karar No
- 2026/575
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/68 Esas KARAR NO : 2026/575
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;10/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasarlandığını, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, aracın tamir süreci ve meydana gelen hasar sebebiyle değer kaybı ile ticari kazanç kaybı oluştuğunu, ilgili sigorta şirketlerine yapılan başvurular ve zorunlu arabuluculuk süreçlerinden sonuç alınamadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek değer kaybının ve araçtan mahrum kalınan süreye ilişkin ticari kazanç kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL değer kaybı ve 1.000,00-TL ticari kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 03.02.2025 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesinde davacının 10.09.2024 tarihli trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı ve ticari kazanç kaybı tazminatı talep ettiğini belirttiğini, davacının belirsiz alacak davası veya kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve HMK 114/1-h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini ifade ettiğini, davacının iddialarını somutlaştırmadığını ve dava dilekçesinin HMK'ye aykırı olduğunu savunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğünü, müvekkil şirket tarafından 26.11.2024 tarihli eksper raporu doğrultusunda belirlenen 121.183,00- TL değer kaybı bedelinin 03.03.2025 tarihinde davacıya ödendiğini ve poliçeden doğan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini bildirdiğini, gerçek zarar ilkesi gereği davacının sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi gerektiğini vurguladığını, İhtiyari Mali Mesuliyet sigortasının ancak Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta limitleri aşıldığında devreye gireceğini ve davacının bu hususu kanıtlamadığını belirttiğini, davanın ZMMS sigortacısına ihbar edilmesini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve faiz başlangıcının ancak dava tarihi olabileceğini açıkladığını, tüm bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli açılan davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak değer kaybı ve ticari kazanç kaybı istemine ilişkindir. Somut olayda; Davacı adına kayıtlı, şirket çalışanı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... ...Şirketi'ne ait, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında 10/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak; HMK m.107 hükmü uyarınca; davacıya ait araçta oluşan değer kaybı için şimdilik 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya ödenmesi davacıya ait aracın serviste kaldığı günler nedeniyle oluşan ticari kazanç kaybı için 1.000,00-TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalı ... ...Şirketi ve ...'dan alınarak davacıya ödenmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Davalı Sigorta vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle davanın zamanaşıma uğradığından bahisle reddinin gerektiği iddia edilmiş olup bu kapsamda yapılan incelemede; TBK'nın 72. Maddesinin "(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklindeki düzenlemesi ve anılan diğer düzenlemeler birlikte incelendiğinde somut olay bakımından meydana gelen kaza tarihi olan 10/09/2024 tarihi ile arabuluculukta geçen süre dahil edildiğinde davanın açıldığı tarih itibari ile zamanaşımının geçmediği anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş., kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle davalı sigortalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. Bu kapsamda somut olay bakımından yapılan kontrolde; davalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde dava dışı Türkiye Sigorta şirketi nezdindeki poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu, ZMMS kapsamında işbu bedelin 95.000,00 TL'sinin davacı vekiline değer kaybı bedeli olarak ödendiği, bakiye 105.000,00 TL'sinin ise davacının aracının onarımını yapan kendi kasko şirketine rücuen ödemiş olması sebebiyle dava dışı ZMMS kapsamında poliçe limitinin tüketilerek usulüne uygun şekilde davalıya İMMS kapsamında başvuru yapılmış olduğu kanaatine varılmıştır. Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, sbgm kayıtları ve sair hususlar celp edilmiş, ibraz edilen deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup ibraz edilen rapora karşı taraf vekillerince sunulan itirazlar da değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup işbu kez heyete davacının kar kaybı talebinin değerlendirilebilmesi için mali müşavir bilirkişisi eklenilmiş ve bilirkişilerce mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; OLAY : 10.09.2024 tarihinde saat 07:00 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römorku ile ... otoyolu ... yönüne kilometre 69 + 500, Sofular tesisleri Petrol Ofisi içerisinde sola manevra yaptığı sırada yarı römork kısımlarıyla park halinde bulunan ... plakalı çekicinin sol yan kısımlarına çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Dava konusu kazanın meydana geliş şekli ile ilgili olarak dava dosyasında bulunan hususlar yukarıda özetlenmiş olup kazaya davalı sürücü ...'ın tesis park yerinde tedbirsiz ve dikkatsiz, hatalı manevrası nedeniyle sonunda park halinde bulunan TIR aracının çekicisine kendi aracının yarı römork kısmı ile çarpması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri kapsayan Madde 84'de tanımlı “Araç s ileri trafik kazalarında; 1) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, «. Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” gereği %100 asli kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı çekicinin park halinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkisi olmadığı kanaatine varılmıştır. Hasar onarım süresi raporda 15 gün olarak taktir edilmiş olup, onarım kapsamı dikkate alındığında bu sürenin makul onarım süresi olarak uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Aylık kasko değer listeleri arşivinde yapılan incelemede dava konusu aracın kaza tarihi olan Eylül 2024 listelerindeki kasko değerinin 4.626.992,00 TL olduğu belirlenmiştir. Dava dosyasında bulunan ödeme dekontundan 03.03.2025 tarihinde davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 121.183,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyasında bulunan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 04.02.2025 tarihli tablolarından dava konusu çekicinin dava konusu kaza öncesi herhangi bir hasar kaydı olmadığı anlaşılmaktadır. İkinci ilan arşivlerine erişim kısıtı nedeniyle dava konusu aracın kaza tarihindeki ilanlarına erişim imkanı bulunamamış olup aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin hasarsız olarak 4.626.992,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla nispi yaklaşımla kaza tarihindeki muadil hasarlı aracın ikinci el rayicinin: 0,88 x 4.262.992,00 = 3.751.433,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Dolayısıyla kaza tarihi itibarıyla dava konusu çekicinin uğramış olduğu değer kaybı: 4.262.992,00 - 3.751.433,00 = 511.559,00 TL olarak tespit edilmiştir. Davacının bu tutarın 121.183,00 TL kısmını davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'den tahsil etmiş olduğu anlaşılmakta olup, kalan değer kaybı zararının 511.559,00 - 121.183,00 = 390.376,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. ...AŞ. ... sayılı iş emrinde davacıya ait ... plakalı aracın 10.09.2024 tarih, saat 13.22 de hasarlı bir şekilde servise kabul edildiği ve 25.09.2024 tarih saat 14.00 de servisten ayrıldığı bu şekilde 15 gün serviste kaldığı ve 15 günlük kazanç kaybının belirlenmesi gerektiği tespit edilmiştir. davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, tespit edilmiştir. Hasar gören aracın nakliye geliri elde edilen tel araç olması sebebiyle; 2024 yılında nakliyeden elde edilen hasılat, nakliye geliri elde etmek için katlanılan hizmet maliyeti (yakıt, bakım onarım, şoför, amortisman) çıkarılıp, nakliyeden elde edilen brüt satış karının çıkarılması akabinde zorunlu genel giderlerden sonra dava konusu araç üzerinden 2024 yılında elde edilen faaliyet karının belirlenmesi gerektiği, “Münhasıran vergi incelemesi neticesi aksi ispatlanmamış mükellefin beyanı esastır.” İlkesine göre; salt davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında görülen ve aynı zamanda Kurumlar Vergisi ile beyan edilmiş gelir tablolarına göre, dava konusu aracın 2024 yılı vergi öncesi toplam faaliyet ka'rının 234.738,21.-TL olduğu, 15 gün çalışmaması sebebiyle 234.738,21/365 gün x 15“ 9.646,78.-TL kazanç kaybı olacağı, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yerleşik içtihatlar uyarınca değer kaybı; aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmış olup rapora karşı sunulan itirazların reddine karar vermek gerekmiştir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı). Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Zarar nedeniyle müteselsilen varsa başkaca sigorta veya kişilerin bulunması davalı işletenin sorumluluğunu kaldırmayacaktır. Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 04/06/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; "Toplam 416.559,00-TL ARAÇ DEĞER KAYBI ALACAĞININ kaza tarihi olan 10/09/2024 itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı sigorta şirketi ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak müvekkile ödenmesine, Toplam 9.646,78-TL TİCARİ KAZANÇ KAYBI BEDELİ ALACAĞININ kaza tarihi olan 10/09/2024 itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalı ... ...ŞİRKETİ ve ... dan (davalı sigorta şirketi hariç) alınarak müvekkile ödenmesine, Davalı Sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra 03/03/2025 tarihinde değer kaybı alacağı talebimize ilişkin yapılan 121.183,00-TL ödeme yönüyle; bu miktarın tahsilde tekerrür olmaması için değer kaybı tazminatı hesabından düşülerek asıl alacak tazminat miktarının belirlenmesine, davanın açılmasına davalılar sebebiyet vermiş olduğundan kısmi ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından vekalet ücreti ve yargılama gideri hesabının talep artırımı yaptığımız miktar üzerinden tam hesaplanmasına, yapılan kısmi ödeme yönüyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, ancak ödemenin yapıldığı tarih dikkate alınarak; İŞLEMİŞ FAİZ HESABI YAPILARAK HÜKME BU KISMINDA EKLENMESİNE, " karar verilmesi talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı itibari ile ibraz edilen deliller, toplanan evraklar, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu kapsamında davacının talebi ile bağlı kalınarak davalılardan meydana gelen kaza sebebiyle 511.559,00 TL değer kaybı talebinde bulunabileceği, davacı tarafından davalının ZMMS poliçesi kapsamında dava dışı sigorta şirketine yapılan başvuru akabinde 95.000,00 TL değer kaybı ödemesinin alınması üzerine davacının dava tarihi itibari ile talep edebileceği değer kaybı bedelinin 416.559,00 TL olması gerektiği, davacı vekili tarafından bu bedelin tamamının ıslah ile birlikte dava değeri olarak gösterildiği, işbu davanın 27/01/2025 tarihinde açıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından yargılama esnasında 03/03/2025 tarihinde 121.183,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı, bu ödeme ile birlikte davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedelinin 295.376,00 TL olduğu, işbu bedelin davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde olduğu görülmekle bu miktarın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup ıslah ile arttırılmış olan 121.183,00 TL bakımından ise davacının almış olduğu işbu ödemeyi ıslah ile talep etmesinde hukuki yararının olmadığı kanaatine varılmakla hukuki yarar yokluğundan ret kararı vermek gerekmiştir. Kural olarak araç mahrumiyet bedeli taleplerinin değerlendirilmesinde davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenerek davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. İşbu dava bakımından ise davacının talebinin aracın tamirde kaldığı süreye ilişkin olarak kazanç kaybı istemine ilişkin olması sebebiyle davacının defterleri incelenerek bu doğrultuda bir hesaplama yapılmış olup alınan hükme elverişli rapor uyarınca davacının davalı sürücü ve araç malikinden 9.646,78-TL TİCARİ KAZANÇ KAYBI BEDELİ ALACAĞININ kaza tarihi olan 10/09/2024 itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. TTK'nun 1427. maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar). Somut olayda davacı tarafından işbu dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 25/11/2024 tarihinde başvuru yapılmış olduğu görülmekle +45 günlük sürenin son gününün 09/01/2025 tarihine tekabül etmesi sebebiyle sigorta şirketinin 10/01/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmekle sigorta şirketi bakımından faizin başlangıç tarihi işbu tarih esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 1-10/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 295.376,00 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 10/01/2025 tarihinden, diğer davalılar ... ...ŞİRKETİ ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 10/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının 121.183,00 TL değer kaybı talebi bakımından talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, -Yargılama esnasında davalılardan sigorta şirketi tarafından ödenen 121.183,00 TL değer kaybı bedeline davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 10/01/2025 tarihinden, diğer davalılar ... ...ŞİRKETİ ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 10/09/2024 tarihinden itibaren ödeme tarihi olan 03/03/2025 tarihine kadar işleyecek avans faizinin (işbu bedelin asıl alacağın ferisi niteliğinde olan faiz kalemi olması sebebiyle faize faiz işletilmemek kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-10/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 9.646,78-TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 10/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ... ...ŞİRKETİ ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 20.836,11 TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 615,40-TL harcı ile 7.244,38 TL ıslah harcı toplamı olan 7.859,78 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 12.976,33 -TL harcın (davalı sigorta şirketi işbu bedelin 12.317,35 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 -TL peşin harç ile 7.244,38 TL ıslah harcı toplamı olan 7.859,78 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 702,90 TL (başvurma ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 3.325,50 TL, bilirkişi ücreti 13.000,00-TL olmak üzere toplam: 17.028,40-TL yargılama giderinin %71,57 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 12.187,22-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 48.803,64-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi işbu bedelin 47.260,16 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya verilmesine, 8-Davalı sigorta şriketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, 9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00-TL'nin %71,57 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 973,35-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen , kalan 386,65-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır