Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1686 E. 2026/871 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1686
Karar No
2026/871
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1686 KARAR NO : 2026/871

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2018 (Dava) - 18/04/2023 (Karar) NUMARASI : 2018/1284 Esas - 2023/334 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 12/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih ve 2018/1284 Esas - 2023/334 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü .... idaresindeki davalı sigorta şirketine 311000057440663 sayılı Z.M.S. (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonet 01.08.2018 tarihinde, davacı ... . idaresindeki tescilsiz elektrikli bisikletin Sadri Turan caddesi ile Atatürk caddesi kavşağında çarpışmasıyla meydana gelen maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazası sonucu, ağır derecede yaralanan müvekkili ....'in Çorum Osmancık Devlet Hastanesi ve Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, dava safahatında rapor alındığında müvekkilinin maluliyet oranı (kalıcı ve geçici iş görmezlik) açığa kavuşacağını, söz konusu kazanın Osmancık Cumhuriyet Başsavcılı tarafından soruşturması yürütüldüğünü, trafik kaza tespit tutanağına göre ... plakalı kamyonet sürücüsü .... kusurlu, elektrikli bisiklet sürücüsü ... ise kusursuz bulunduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararın tazmini talep ettiğini, 14.04.2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın madde -5 ve 2918 sayılı yasanın değiştirilen 97. maddesi gereği davalı sigorta şirketine 10.10.2018 tarihinde yapılan başvuruya rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını, yazılı başvuru şartını yerine getiren müvekkilinin iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL. kalıcı iş görmezlik, 100,00-TL. geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL. maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; davacı müvekkili adına fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı aleyhine açtıkalrı geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talepli davada başvurulan bilirkişi incelemesi neticesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri maddi tazminat alacaklarına ek (bakiye) olarak; kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 47.415,16-TL , geçici iş göremezlik tazminatı olarak da 4.388,73-TL daha alacak haklarının olduğunu tespit edildiğini, taleplerini ıslah yoluyla değil, hmk 107/2.maddesi uyarınca arttırdıklarını, HMK gereğince alacak miktarı belli olduğunda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabildiğini, bilirkişi raporunda bakiye alacak olarak hesaplanan maddi tazminat alacaklarının da tahsili amacıyla dava değerini 51.803,89-TL (geçici iş göremezlik tazminatı yönünden) arttırdıklarını, davacı ... . için talep etmiş oldukarı 100,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatını 47.415,16-TL arttırmak suretiyle 47.515,16-TL'ye, davacı .... için talep etmiş oldukları 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatını 4.388,73-TL arttırmak suretiyle 4.488,73-TL'ye arttırmakla, toplam 52.003,89-TL ( 47.515,16 TL sürekli iş göremezlik, 4.488,73 TL geçici iş göremezlik) tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 311000051593109 sayılı trafik poliçesiyle teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğu bulunduğunu, davacı başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete davaya konu kazaya ilişkin talepler için başvuru yapılmış olmakla birlikte özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre düzenlenmiş heyet raporu iletilmediğinden inceleme yapılamadığını,iş bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kusurun ve zararın ispata muhtaç olduğunu, davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı talebi 6111 sayılı ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışında olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının elektrikli bisiklet sürücüsü olduğu bu araç içi ehliyetin gerekli olması halinde davacının ehliyetinin bulunup bulunmadığı kullanılan aracın durumu, kask yada emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı tespit edilip davacının müterafik kusuru tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, eksik evraklarla başvuru yapılması nedeniyle müvekkili şirketin temerrüdü iddiası haksız olduğunu savunarak, haksiz ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...DAVANIN KABULÜ İLE, 47.515,16-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat ile 4.488,73-TL geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına 24/10/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığını, yetkili olmayan merci tarafından düzenlenmiş maluliyet raporuna itibar edilerek verilen kararı kabul etmediklerini, davaya konu uyuşmazlığın, poliçe tanzim tarihi olan 21/03/2018 tarihi itibariyle yeni genel şartlara tabi olduğu halde çok hatalı bir şekilde PMF tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılmasının son derece hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, %0 teknik faiz ile hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinin tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı olarak kalıcı ve geçici maluliyet tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-) Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici işgöremezlik tazminatından sorumlu olmadığına dair istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Bilindiği üzere, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alındığında TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının sigorta şirketi aleyhine de hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/2511 E.- 2021/2452 K). 2-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 20/05/2022 tarihli raporunda davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının %5 ve 4 ay süreyle geçici iş gücü kaybının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, iş bu rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe ve yukarıda belirtilen niteliklere göre hazırlanmış olup hüküm kurmaya elverişli olduğundan mahkemece hükme esas alınması doğru olmuş, bu konudaki davalı istinaf başvurusu haklı görülmemiştir. 3-) Yargıtay 17. HD'sinin 14/01/2021 gün ve 2020/2598 E-2021/34 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, ülke çapında uygulama birliği açısından tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Ayrıca yine Yargıtay 17. HD'sinin 14/01/2021 gün ve 2019/3292 E-2021/1848 K. sayılı kararında bakiye ömür TRH 2010 tablosu uyarınca belirlendikten sonra "...hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması" gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda bu tespitlere dayalı olarak hesaplama yapılması ve mahkemece de bu raporun hükme esas alınması doğru olmuş olup davalının bu konudaki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Sonuç olarak, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının kusura yönelik istinaf başvurusu olmadığı, kaldı ki kusura yönelik mahkemece yapılan değerlendirmenin de doğru olduğu, maluliyet ve tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1284 Esas - 2023/334 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 3.552,39 TL istinaf karar harcından peşin alınan 889,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.663,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak oy birliğiyle karar verildi. 12/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1686, K. 2026/871, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1686-e-2026-871-k-b046341ae3eb