Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1718 E. 2026/997 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1718
Karar No
2026/997
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1718 KARAR NO : 2026/997

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2023 NUMARASI : 2023/205 Esas - 2023/587 Karar DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Sebebiyle) DAVA TARİHİ : 21/02/2018 BİRLEŞEN DAVA : (İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/283 Esas 2021/295 Karar Sayılı Dosyası) DAVA TARİHİ : 04/05/2021 DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Bedensel Zarar Sebebiyle) DAVA TARİHİ : 04/05/2021 BAM KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2023 tarih ve 2023/205 Esas - 2023/587 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: ASIL DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/04/2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ....'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve halen tedavisinin devam ettiğini,... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı olduğunu, aracın kasko/zorunlu trafik sigortasının bulunmadığını, davalı ..... hakkında dava konusu kaza nedeniyle İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/555 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, kaza tarihi itibariyle aylık 3.000,00 TL kazancının olduğunu, HMK 107/2 maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş görememezlik, tedavi, bakım, ulaşım ve sürekli maluliyet kaynaklı zarar giderlerine karşılık şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan (davalı ... yönünden sigorta poliçesindeki miktarla sınırlı kalmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, 45.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... . ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava açılmadan önce kuruma başvuru yapıldığını ve 15 gün içerisinde kurum tarafından cevap verildiğini, davacıya, ödeme yapılacağı bildirilerek gerekli evrakların, ıslak imzalı ibraname ve banka bilgilerinin bildirilmesinin istendiğini, davacının gerekli belgeleri ibraz etmediğini, bu nedenle açılan davanın kötüniyetli olduğunu, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı kurumun zarara yol açan trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücünün kusuru oranında ve kaz tarihinde geçerli 330.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası yeni genel şartlarının uygulanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 ve 1.8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacı motosiklet sürücüsü olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmasını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan veya yetkili bir hastaneden rapor alınması gerektiğini, poliçe teminat kapsamında olmayan kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım ve yol masrafı ile diğer dolaylı zararlardan dolayı davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasını ispat etmesi gerektiğini, davacının yasal koşullara uygun olarak rapor alması gerektiğini, gerekirse hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması ve kusur oranlarının tespiti bakımından İstanbul ATK'dan rapor alınması gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunmadığını, tüm maddi zararların davalı ....ndan karşılanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. BİRLEŞEN DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/812 Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu ile maddi tazminat alacağının tespit edildiğini, dava açılırken saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar kapsamında iş bu davanın ek dava olarak açıldığını, davanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/812 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, 2019/812 Esas sayılı dosyada tespit edilen tazminat miktarından talep edilen tazminat miktarı dışında kalan 17.614,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden sigorta poliçesindeki miktarla sınırlı kalmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "... 09.04.2017 tarihinde davalı ....'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın çarpışması şeklinde meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralandığı,.. . plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... adına kayıtlı olduğu, zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmadığı, trafik uzmanı bilirkişiden alınan 25.07.2019 tarihli raporda; dava konusu kazada davalı ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57/a ve 48/5 maddelerini ihlal etmekle %75 derecede kusurlu olduğu, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a-b maddesini ihlal etmekle %25 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu, İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/555 Esas 2018/375 Karar sayılı dosyasında trafik uzmanı bilirkişiden alınan 12.03.2018 tarihli raporda davalı ....'in asli kusurlu olduğu, davacının tali kusurlu olduğunun, raporlar arasında çelişki bulunmadığından bilirkişi raporuna itibar edildiği, 30.12.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile kaza tarihi itibariyle davacının maluliyet oranının %5,1 olduğu ve iyileşme süresinin 4 ay olduğunun tespit edildiği, 11.03.2021 tarihli aktüerya hesabına ilişkin ek bilirkişi raporunda; 30.12.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile tespit edilen maluliyet oranı ile mahkememizce hükme esas alınan 25.07.2019 trafik uzmanı bilirkişi raporunda tespit edilen kusur durumu esas alınarak progressif rant metoduna göre yapılan hesaplamada 41.214,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.334,44 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.492,14 TL bakıcı gideri hesaplandığı, 11.03.2021 tarihli aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi ek raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette olduğu görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek asıl dosya yönünden miktar arttırım dilekçesi ve birleşen dosya yönünden davacı vekilinin 15.11.2021 tarihli dilekçe ile birleşen davadaki talebinin kalıcı iş göremezlik tazminatı olduğuna dair beyanı da gözönüne alınarak asıl dosya yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, birleşen dosya yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne, olayın mahiyeti, kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici nitelikli tayin olunamayacağı, manevi tazminatın kısmen kabulüne..." gerekçesiyle "...Asıl dosya yönünden; Davanın KISMEN KABULÜ ile, 20.441,97 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 1.334,44 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.492,14 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 26.268,55 TL maddi tazminatın davalılar ....ve ... yönünden 09/04/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın 09/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Mahkememizin 2021/283 Esas 2021/295 Karar sayılı dosyası yönünden; Davanın KABULÜ İLE, 17.614,69 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden 09/04/2017 tarihinden, davalı ... yönünden 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davada ret sebebi aynı olan davalılar lehine reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük kaldığını, manevi tazminat yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, davaya konu trafik kazasında davalı ....'in asli kusurundan ötürü müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazadan sonra bir dizi ameliyatlar geçirdiğini, ancak aradan geçen zamana karşın halen dahi tam anlamıyla sağlığına kavuşamadığını, yerel mahkeme yargılamasında asıl davada hukuka ve hakkaniyete aykırı olacak şekilde maddi ve özellikle manevi tazminata hükmedildiğini, özellikle manevi tazminat hususunda alt meblağ üzerinden hüküm kurulmasının hukukun temelinde yatan hakkaniyet kavramıyla ters düştüğünü, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; açılan davada KTK 97. maddesindeki dava şartının yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının net bir şekilde tespit edilemediğini, kusur oranlarının tespitinin ATK Trafik İhtisas Dairesi vasıtasıyla yapılması gerektiğini, maluliyet raporlarının çelişkili olduğunu, söz konusu çelişkinin giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, maluliyet oranlarının ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Maluliyet Raporunun hükme elverişli olmadığını, uzman mütalaası niteliğinde olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Kapsamında Kurulun hangi doktorlardan oluşacağının tahdidi olarak sayıldığını, dolayısıyla yönetmelik kapsamına uygun olmayan raporların dikkate alınmaması gerektiğini, Genel Şartların destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması ve sürekli sakatlık tazminatının hesaplamasını düzenleyen maddelerde hesaplamalarda iskonto oranının %1,8-%1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, 01/06/2015 tarihli Trafik Genel Şartları Gereği Sakatlık Gideri Teminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, söz konusu bakıma muhtaç olduğu dönem aslında bakıcı giderinin Sağlık Gideri teminatından karşılanması gerektiğini, SGK tarafından davacıyı ödenmiş rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiğini, miktarın tespiti halinde davayı kabul anlamına gelmemekle hesaplanan tazminat miktarından tenzil edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminat tutarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, açıklanan nedenler yerel mahkeme kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen dava; trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin ek davadır. Mahkemece asıl davada maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş; asıl dava yönünden kurulan hüküm katılma yoluyla davacı vekili, asıl dava ve birleşen dava yönünden kurulan hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1. Dosya kapsamına göre; davadan önce davalı ....na yapılan başvuru ile KTK'nın 97. maddesindeki dava şartı olan başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu, sürekli iş göremezlik zararı yönünden aktüer hesaplamanın 1.8 teknik faiz uygulanmadan Yargıtay içtihatlarında belirtilen TRH 2010 Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olduğu, Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali göz önüne alındığında TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan bakıcı gideri ve belgelendirilemeyen tedavi giderinan (bağlantılı ulaşım vs) trafik sigorta poliçesi tedavi giderleri teminatı kapsamında kaldığı, mahkemece trafik bilirkişiden aldırılan kusur raporu ile ceza dosyasında mahkumiyet kararına esas alınan trafik bilirkişinin düzenlediği kusur raporunun birbiri ile uyumlu, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacı ticari taksi şoförü olup motosiklet sürücüsü olmadığından kask takma zorunluluğunun bulunmadığı, davacının kaza sırasında araçtan fırlamadığı ve emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin somut delil olmadığından müterafik kusurundan söz edilemeyeceği, SGK tarafından davacıya kaza nedeniyle rücuya tabi gelir bağlanmadığı, SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik tazminatının ise hesaplamada dikkate alınarak mahsup edildiği anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yaralanmaya bağlı cismani zarar nedeniyle maddi tazminatı istemlerinde; tazminatın tespiti için maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi tarafından düzenlenen 05.12.2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda davacının trafik kazası nedeniyle patella kırığından kaynaklanan engel oranının %8 olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece davacının yaralanması nedeniyle maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne göre 3 adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 28.06.2021 tarihli raporda; sağ patella kırığı sonrası diz eklem hareket açıklığında kısıtlılık nedeniyle maluliyet oranının %5 ve geçici iş göremezlik süresi 4 ay olarak belirlenmiştir. Mahkemece, ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 24.07.2020 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne göre düzenlenen raporda; alt ekstremiteye ait sorunlar nedeniyle maluliyet oranının %4 ve geçici iş göremezlik süresi 4 ay, ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 30.12.2020 tarihli, kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporda ise; davacının sürekli iş göremezlik oranının %5.1 ve geçici iş göremezlik süresinin 4 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Tüm raporlarda davacının bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. İlk derece mahkemesince, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 30.10.2020 tarihli usulsüz düzenlenen maluliyet raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur. Ayrıca doğru yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 24.07.2020 tarihli maluliyet raporu ile Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi ve Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece; davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden eksik tedavi evrakları varsa tümü getirtilerek, davacının bu kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise maluliyet oranının ne olduğu, davacının geçici iş göremezliği var ise süresinin ne olduğu, iş göremezlik durumu ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, davacının geçici iş göremezlik süresi içinde başka birisinin bakımına muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise bakım hizmetine ihtiyaç duyulan sürenin ve bakım ihtiyacı oranının ne kadar olduğu, davacının yaşı ve sürekli maluliyet oranı gözetildiğinde sürekli maluliyeti bakımından da geçici iş göremezlik süresi sonrasında bakiye ömrü için bakıcı hizmetine ihtiyaç duyup duymayacağı, bakım hizmetine ihtiyaç duyulan sürenin ve bakım ihtiyacı oranının ne olduğu hususlarında kazanın vuku bulduğu 09.04.2017 kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre dosyada bulunan tüm sağlık kurulu raporları da irdelenmek, aralarındaki çelişki giderilmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle, içlerinde ortopedi uzmanı hekimin de bulunduğu ATK Üst Kurulundan maluliyet raporu alınarak (maluliyet yönünden hükmün yalnızca davalı .... tarafından istinaf edildiği gözetilerek davalı lehine oluşan usuli müktesep haklar korunarak) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden, davacının bakım ihtiyacı olup olmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi tarafından belirlenmeden ve kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre usulsüz düzenlenen maluliyet raporuna dayanılarak karar verilmesi isabetsiz olmuş, kararın bu nedenle davalı .... lehine ortadan kaldırılması gerekmiştir. 3. Kabule göre de; asıl davada, kısmen reddedilen maddi tazminat davası yönünden ret sebebi ortak olan davalılar yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13/2. fıkrası uyarınca tek vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, mahkemece davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi doğru olmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 14.03.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı kararıyla manevi tazminat davaları yönünden, HMK'nun 326/2. fıkrasındaki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesi iptal edilmiş olup, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinin öngörüldüğü, kararın 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bir kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi halinde, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği gözetildiğinde, davacının kısmen reddedilen manevi tazminat davası üzerinden, davalılar ..... ve ... lehine vekalet ücreti verilemeyeceğinden resen gözetilen bu nedenle hüküm davacı lehine ortadan kaldırılmıştır. 4. Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazları ise kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı .... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/205 Esas ve 2023/587 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı .... vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 4-Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarının, kararın ortadan kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı ve davalı ....'ndan alınan istinaf karar harcının talep halinde ilgili tarafa iadesine, 6-İstinaf aşamasında davacı ve davalı .... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1718, K. 2026/997, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1718-e-2026-997-k-df7c8cd1bc8a