Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2046 E. 2026/1142 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2046
- Karar No
- 2026/1142
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/2046 KARAR NO : 2026/1142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2025 NUMARASI : 2024/1257 2025/1197 DAVACILAR : .... VEKİLLERİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 01/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil kazazede bebek .... ve annesi müvekkil ....'ın 31/05/2022 tarihinde yolcu olarak bulunduğu .... plakalı araç, sürücü ....'nin sevk ve idaresinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması ve sürücü ....'ün sevk ve idaresindeki .... plakalı araçla çarpışması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, her iki müvekkilde de kalıcı maluliyet oluştuğunu, kazazede bebek ....'ın hayati tehlikesinin olduğunu ve tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkil bebek sakat kaldığından ve halen tedavisi devam ettiğinden ve ailesinin maddi durumunun kötü olmasından dolayı adli yardım talebinin kabulünü talep ettiğini, trafik kazası nedeniyle bebek .... bakımından 1.000,00 TL maddi tazminat (800,00 TL iş göremezlik tazminatı + 100,00 TL tedavi gideri + 100,00 TL bakıcı gideri) ile 5.000.000,00 TL manevi tazminat, annesi .... bakımından 1.000.000,00 TL manevi tazminat, babası .... bakımından 1.000.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 7.001.000,00 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili 30/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın dayanağının ticari olmaması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, manevi tazminat sorumluluklarının bulunmadığını, kazaya karıştığı iddia edilen .... plakalı aracın müvekkili tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, poliçede görüleceği üzere manevi tazminata ilişkin teminat bulunmadığını, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını gerektiğini, müvekkil şirkete gerekli belgeler ve sürelerde başvuru yapılmadığını, sakatlık ile davaya konu kazanın illiyetinin kanatlanması gerektiğini, kusur ve müterafik kusurun dikkate alınmasının gerektiğini, hatır taşımasının bulunduğunu, geçici iş göremezlik taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, bakıcı gideri talebinin araştırılması gerektiğini, davacının olay tarihinde fiilen çalışmadığından geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Maddi Tazminat Yönünden; 500.000,00 TL efor tazminatı ile 100,00 TL tedavi gideri toplam 500.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi Tazminat Yönünden; davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 16/05/2025 tarihli raporunun kabul edilemez olduğunu, KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 24/05/2024 tarihli raporunun dikkate alınmadan ve üst kurullara yeniden rapor alınması için dosyanın gönderilmesi taleplerinin reddedilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, bebek ....'nin engellilik oranına ilişkin değerlendirmenin oldukça düşük olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddinden dolayı aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, maddi tazminat miktarının hatalı hesaplandığını, hükmün icrasının müvekkili Köksal yönünden tamamlanmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmelik'in EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.(Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin .... Esas, ....Karar sayılı ilamı) Ayrıca bu açıdan yapılan incelemede, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi hakkında Yönetmeliğin(ÇÖZGER) 14.Maddesinde, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği (Özürlülük Ölçütü) tarafından yapılan atıfların, çocuklar açısından bu yönetmeliğe atıf yapılmış sayılmasını düzenlediği, ancak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin ise Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğini yürürlükten kaldırmış olduğundan ve bu nedenle ortada atıf yapılacak bir yönetmelik kalmadığından, çocuklar hakkında da 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, davacı ....'ın 04/01/2021 doğumlu olduğu, yargılamaya konu kazanın 31/05/2022 tarihinde gerçekleştiği, bu davacının kaza tarihinde 1-2 yaş aralığında olduğu, davaya konu kazanın gerçekleştiği 31/05/2022 tarihi itibariyle ÇÖZGER sistemine göre net maluliyet oranı ile ilgili hesaplama yapmanın mümkün olmadığından, çocuklar hakkında da 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin oranının tespiti gerektiği, Yargıtay uygulaması ve Adli Tıp Kanunu'nun 31. Maddesi gereğince resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarının maluliyet oranını belirleme yetkisi olduğu, mahkemece hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre alındığı denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacılar vekili KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 24/05/2024 tarihli raporu ile ÖMÜ raporu arasında çelişki olduğunu, maluliyet oranının yüksek olduğunu ileri sürmüş ise de, KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 24/05/2024 tarihli raporunda somut olayda uygulanması mümkün olmayan ÇÖZGER'e göre ve Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre ayrı ayrı değerlendirme yapıldığından, yani yanlış yönetmelik hükümlerine göre oran belirlendiğinden raporlar arasında çelişki olmaması nedeniyle yeniden rapor alınmamasına yönelik mahkeme gerekçesinde isabetsizlik olmadığı (poliçe limiti de dikkate alındığında sonuca da etkisinin olmadığı), davacılar vekili istinaf dilekçesinde Anayasa Mahkemesinin .... E-.... K sayılı ilamı gereğince davacılar aleyhine vekalet ücreti verilemeyeceğini belirtmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin.... E-.... K sayılı ilamı ile 6100 sayılı HMK 326/2 maddesindeki ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün iptal edildiği, dolayısı ile manevi tazminat davası açısından, davanın kısmen kabulü kısmen reddi halinde, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, ancak 6100 sayılı HMK 326/1. Maddesindeki " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir" hükmünün iptal edilmediği, manevi tazminat davasının tamamen reddi halinde, haksız olan davacılar aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, tashih kararının süresinde istinaf edilmediği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2.Davacılar taraftan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/06/2026 .... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 22/06/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!