İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/338 E. 2026/37 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/338
- Karar No
- 2026/37
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/338 Esas - 2026/37 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/338 Esas KARAR NO : 2026/37
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/06/2019 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 YAZIM TARİHİ : 10/02/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.09.2016 tarihinde, davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeritten gelen davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ve araç içerisinde yolcu olarak bulunan diğer davacıların yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davacının kaza tarihinde polis memuru olarak çalışmakta olduğunu, kaza sonrasında davacının maluliyeti nedeni ile aktif polislikten geri hizmete alındığını, bu nedeni ile davacının gelirinde azalma olduğunu, bu hususun davacının maaş bordroları ile de sabit olduğunu, bu nedenle yargı kararları gereği davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararından araç maliki olan davalı şirketin sorumlu olduğunu, kaza sonrasında davacı ...'ın hayati tehlikesinin oluştuğunu, yoğun bakımda tedavi gördüğünü, kaza sonrasında 5 ameliyat geçirdiğini, uzun süre fizik tedavi gördüğünü, kaza ve kaza sonrasındaki tedavisi nedeni ile psikoloji travma yaşadığını, ayrıca kaza nedeni ile aktif polislik görevinin de sona erdiğini, davacı ...'ın kaza sonrasında 1 hafta yoğun bakımda kaldığını, halen çenesinde problem yaşadığını, yemek yerken ve konuşurken zorluk yaşadığını, sürekli bir unutkanlık halinin olduğunu, vücudunun sol tarafında devamlı uyuşukluk mevcut olduğunu, davacı ...'ın kaza tarihinde 3 yaşında olduğunu, kazada fiziken yaralanmadığını ancak psikolojik olarak etkilendiğini, anne ve babasından uzun süre mahrum kaldığını ileri sürerek ekonomik geleceği sarsılan davacı ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Müh.Taah. ve Tic. Ltd.Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini, davacı ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 50.000,00 TL, davacı ... için de 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Müh. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, derdestlik, dava şartı yokluğu ve yetki ve göre itirazları olduğunu, davacının işbu dava konusu taleplerle aynı olarak ... E. sayılı dosya ile açtıkları davadan feragat ettiklerini, feragat nedeni ile müteselsil sorumlu olan müvekkili şirketin de sorumluluktan kurtulduğunu, davacının Manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, açılan ilk davada da manevi tazminat talebi bulunan ve davadan feragat eden davacının bu davada da manevi tazminat talep edemeyeceğini, davacı tarafa müvekkili şirketin maliki olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmış olan ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin manevi tazminat ile ilgili sorumluluğunun poliçe limitinin %50'si kadar olduğunu, bu tutarın da 50.000,00 TL olduğunu, davacı yolcular yönünden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş miktarda olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, trafik kazası sonucu ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan maddi tazminat) ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Davacılardan, ... ve ...'ın da 20/09/2016 tarihinde meydana gelen iki taraflı kazada ... İddianame nolu 05/06/2018 tarihli, iddianame içeriği ve dava öncesi savcılık aşamasında aldırılan adli muayene raporlarının incelenmesinden yaralandıkları anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde; kazaya neden olan ... plaka sayılı kamyonetin davalı ... Mühendislik adına 03.02.2016-2017 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince kasko poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, poliçedeki ihtiyari mali mesuliyet limitinin 100.000,00 TL olduğu, manevi tazminat taleplerinin poliçede yer alan kişi başına bedeni zarar teminatı kapsamında poliçe limitinin içinde kalmak kaydı ile mezkur limitin %50'sine kadar teminata dahil olduğu görülmüştür. 18.12.2019 tarihli ... Raporu ile; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde (davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı) araç sürücüsü ...'ın %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise kusursuz olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, anlaşılmıştır. ... 23/12/2020 tarihli raporunda özetle; Davacı ...'ın, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı tespit İşleri Yönetmeliği esas alındığında davacının vücut genel çalışma gücünden %24,2 oranında kaybettiği, olduğu, 9 ay süre iş göremezlik halinde kaldığı, iş göremez kaldığı 3 ay süresince başkasının bakımına muhtaç olduğu, devamlı suretle başka birinin bakımına muhtaç olmadığı" bildirilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Hesap Bilirkişi 17/09/2024 tarihli raporunda özetle; davacı ...'ın hizmet sınıfının değiştirilmesi nedeniyle talep edebileceği tazminat tutarını 2.285.828,84 TL olarak belirtmiştir. Davacı ... vekili tarafından talep edilen tazminat tutarı 05/02/2025 tarihli dilekçesi ile raporda hesaplanan tutar olarak ıslah edilerek harcı ikmal edilmiş, dilekçe davalılara tebliğ edilerek yargılamaya devam olunmuştur. 2918 sayılı KTK nun 91/1. ve 85/1. maddelerine göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlenmiştir. İşleten ve sürücü de 2918 sy nın 85. Maddesi gereği zarardan müteselsilen sorumludur. 2918 S.K.T.K. Md. 90, TBK nun 54. Maddesine göre, Cismani bir zarara düçar olan tazminattan kimse tedavi giderleri , kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını isteyebilir. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat talebi: Dava, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 54. Maddesi gereğince davacının uğradığını iddia ettiği cismani zararların tazminine ilişkin olup, sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar iktisaden mahrum kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zararlardır. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlâl fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler. Vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle bazı kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin,vücut bütünlüğü ihlâl edilen bir sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur (...). ... 26/01/2021 tarihli yazısı ile; kayıtların tetkikinde davacı hakkında düzenlenen 08.05.2018 tarihli Sağlık Kurulu Raporunun incelenmesi neticesinde ... 18.06.2018 tarihinde davacının mevcut sağlık durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık İşleri Yönetmeliğinin D diliminde olması nedeni ile emniyet hizmetleri sınıfında çalışamayacağı, bu nedenle maluliyet yönünden gereğinin yapılması için dosyasının ... Başkanlığına gönderilmesi kararı verildiği, davacıya ait sağlık dosyasının ... tarafından incelenmesi sonucu 15.08.2018 tarihli yazı ile davacının adi malul olduğuna, emniyet hizmetleri sınıfında görev yapamayacağına, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapabileceğine karar verildiği ve sonuç olarak davacının 11.10.2018 tarihli dilekçesi doğrultusunda Bakanlık Makamının 01.11.2018 tarihli onayı ile davacının Emniyet Hizmetleri Sınıfından Genel İdare Hizmetleri Sınıfına atamasının yapıldığının bildirilmiş olduğu, davacı hakkında söz konusu işleme sebebiyet olan olayın dava konusu kaza nedeni ile davacının yaşadığı travma, yaralanma bölgeleri ve şekli olduğu, yazılan müzekkerelere verilen cevap içeriğine göre davacının alındığı hizmet sınıfı ile görevlendirildiği hizmet sınıfı arasında emsal maaş farkı olduğu, bu hali ile davacının ekonomik geleceğinin sarsılmış olduğu kabul edilmiştir. Davadaki bir diğer talep, davacıların tümü yönünden manevi tazminata ilişkin olduğundan; 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (...) Hal böyle olunca davalı şirket araç sürücüsünün, davalı sigortalısının kazadaki %100 kusur oranı, davacı ...'in sürekli maluliyeti, ile diğer davacıların kaza sonrası yaralanma nedeniyle çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak davacı ... ve ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketinden limit dahilinde olmak üzere, davalılardan alınarak davacılara verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile; 2.285.828,84 TL'nin 20/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine, A-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 156.144,97 TL harçtan, peşin alınan 392,79 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 7.773,10 TL toplamı 8.165,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 147.979,08 TL harcın davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, B-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 8.165,89 TL peşin harç(ıslah harcı dahil) olmak üzere toplam 8.210,29 TL'nin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, C-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 338.016,04 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 1.037,05 TL ve bilirkişi ücreti 8.000,00 TL olmak üzere toplam 9.037,05 TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile; Davacı ... için 50.000,00 TL, Davacı ... için 50.000,00 TL, Davacı ... için 5.000,00 TL, Manevi tazminatın 20/09/2016 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan(davalı sigorta şirketi yönünden davacı ... için 23.839,52 TL, davacı ... için 23.839,52 TL, davacı ... için 2.380,95 TL sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere 24/05/2017 tarihinden) tahsili ile davacılara ödenmesine, A-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 7.930,79 TL harcın davalılardan(davalı sigorta şirketi 3.781,10 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydına, B-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... yararına hesaplanan 45.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davalılardan(davalı sigorta şirketi 21.455,57 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, C-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... yararına hesaplanan 45.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davalılardan(davalı sigorta şirketi 21.455,57 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, D-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... yararına hesaplanan 5.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan(davalı sigorta şirketi 2.380,95 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, E-Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalılardan(davalı sigorta şirketi 629,33 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydına, F-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ... (e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.