Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10631 E. 2026/3519 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10631
Karar No
2026/3519
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2047 E., 2025/488 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/598 E., 2024/405 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 23/02/2019 tarihinde zeminin mermer olması ve hava şartlarınında etkisiyle dikkatli olmasına rağmen kayarak düştüğünü, yaşanan iş kazası nedeniyle beden bütünlüğünün ihlal olduğunu, iş kazasının ...’ya bildirildiğini, davacının kazada bir kusurunun bulunmadığını ve malul duruma düştüğünü, meydana gelen kaza nedeni ile uğradığı maddi ve manevi zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı işverenin kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının yaşanan kazada ağır kusurunun bulunduğunu, davanın haksız ve hukuksuz olduğunu beyanla davacının davasının reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; “davacının 23.02.2019 tarihinde davalı mağaza önü girişinde kar birikintisi bulunan mermer zemine bastığında kayarak düştüğü ve iş kazasının meydana geldiği; ... kayıtlarına göre kazanın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesine göre, iş kazası olarak kabul edildiği; 25.06.2020 tarihli kusur raporu ile olayın meydana gelmesinde; davalı işverenin %80, davacının %20 nispetinde kusurlu olduğu; ... tarafından davacının maluliyet oranının %13,2 olarak belirlendiği, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu tarafından maluliyet oranının %13,2 olarak teyit edildiği, itiraz ile Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda davacının maluliyet oranının %13,2 olduğu belirlendiği, belirlenen maluliyet oranına göre hesap bilirkişi raporundaki maddi tazminat hesaplamalarının hüküm altına alındığı; kazanın tarihi, işçinin kaza tarihindeki yaşı, şahsi ve sosyal durumu, maluliyetinin niteliği ve oranı, ailevi durumu, kendisi, çevresi yönünden iş kazası sonucunda ortaya çıkan manevi etki, etkinin kalıcılığı ile zenginleşme amacı olmayan, manevi tatmin dengesi, kaza tarihindeki paranın alım gücü de nazara alınarak, manevi tazminatın amaç ve kapsamı değerlendirilerek manevi tazminata hükmedildiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ".1–Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1–b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE.. " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu kazada müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, tespit edilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını; davacının hastane tarafından yatış ve operasyon önerilmesine rağmen tedaviyi reddettiğini ve geciktirdiğini; somut olayın kaçınılmazlık ilkesi kapsamında değerlendirilmediğini; davacının talep etmiş olduğu tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davacının davaya konu iş kazası nedeniyle davacı tarafından sürekli iş göremezlik oranının %13,2 olarak belirlendiği, mahkemece kabul edilen oran üzerinden bağlanan gelirin peşin sermaye değerli miktarın dosya kapsamında yer almadığı bu nedenle hükme esas alınan hesap raporunda kurumca bağlanan peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzilatı yapılmadan davacı lehine 1.065.931,70 TL üzerinden sürekli iş göremezlik tazminatına karar verildiği anlaşılmaktadır. ... gelirlerinin ( geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir ) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nun 55 inci maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacının netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır.

Mahkemece yapılacak iş; ... Kurumu tarafından mahkemece kabul edilen iş göremezlik oranı üzerinden davacıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerli miktarının sorulmasına, Kurumca bildirilmediği takdirde mahkemece resen hesaplanarak bu miktardan davalının %80 kusurlu olduğu dikkate alınarak rücu edilebilir kısmın tenzili yapılarak yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde ise alınacak raporda davacının maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle hükme esas alınan 09/04/2024 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak, usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10631, K. 2026/3519, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10631-e-2026-3519-k-d01e7e3f2428