Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19052 E. 2026/3234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19052
- Karar No
- 2026/3234
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/999 E., 2025/1413 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/107 E., 2024/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalılardan şirketin işçisi olduğunu, 2009 yılı Kasım ayı sonlarında ( 25... Kasım olabilir) kamyonetten mal indirirken kayarak düştüğünü ve belinden sakatlandığını, olayın Kurban Bayramı öncesinde olduğunu, yoğun çalışma zamanına rastladığını, izin alamadığından hemen hastaneye başvuramadığını, birkaç gün sonra 02.12.2009 tarihinde hastaneye başvurabildiğini, olayı iş arkadaşı ... ile yine orada mal indirmek için bekleyen başka bir işyeri çalışanı ...'in de gördüklerini, olayın iş kazası olduğunun tespiti için 15.09.2020 tarihinde ...'ya başvurduğunu, başvurusunun 09.12.2020 tarihinde reddedildiğini belirterek müvekkilinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun, müvekkilinin sürekli işgücü kaybı oranının ve müvekkiline 15.09.2020 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, iddia edilen olayın müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde, İşveren tarafından iş kazası bildirimi yapılmadığını, davacının başvurusu üzerine yapılan araştırmada işverenin iş kazası olmadığını bildirdiğini, olayla ilgili ceza soruşturmasının olmadığının anlaşıldığını, yapılan araştırmalar sonucunda olayın iş kazası olmadığına karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1.-Davacının 2009 yılının 11. ayında davalı ... bünyesinde yürütülmekte olan işte çalışırken geçirdiği kazanın 5510 sayılı Yasa'nın 13/a maddesi gereğince iş kazası olduğunun TESPİTİNE, 2.-Davacının meslekte kazanma gücü kaybı nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanması yönündeki talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili, iş kazası tespiti yönündeki Mahkeme kararının yerşnde olduğunu ancak sürekli iş göremezlik oranının belirlenmemesini kabul etmediklerini, dosyada davacının geçirdiği yaralanma sonrasında tedavi olduğuna ilişkin evraklar mevcut olduğunu, nitekim 13.12.2017 tarihli lomber MRG raporunda rahatsızlığın açıklandığını, kararın lehe bozulmasını talep etmektedir. 2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemenin eksik araştırma ile karar verdiğini, sadece taraf tanıklarının dinlenildiğini ve bu tanıkların duyuma dayalı beyanları olduğunu, 2009 yılında olduğu iddia edilen kazanın 10 yıl geçtikten sonra dava konusu edildiğini, hukuki yararı bulunmadığını, kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 25.11.2009 günü iş kazası geçirdiğinin tespiti ile sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ve gelir bağlanması talebine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde " İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır." şeklinde tanımlanmıştır. Mahkemece dinlenen tanıkların kaza tarihinde davalı işveren bünyesinde çalışan bordrolu tanıklar olması ve kazaya şahitlik etmeleri karşısında kamyon kasasından ürün boşaltma sırasında davacının kamyon kasasından düşmesi belinden yaralanması olayının iş kazası olarak tespiti yerinde olup sair itirazların reddi gerekmiştir. 3. Davada ikincil talep ise iş kazası nedeni ile sürekli iş göremezliğin tespiti ile gelir bağlanması olup Mahkemece bu talebin reddine karar verilmiş ise de verilen karar eksik incelemeye dayanmaktadır. İş kazası nedeniyle iş göremezlik oranının tespitinde izlenecek usul, 5510 sayılı Yasanın 95 inci maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ... Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel (Üst) Kurulu'ndan alınacak raporla bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece silsile takip edilmiş olup Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış ise de raporun sonuç kısmında sürekli iş göremezliğin tespit edilememesi iş kazasına bağlı yaralanmaya ait tıbbi belge bulunmamasına dayandırılmıştır. Ancak dosya içerisindeki tıbbi belgelerden kaza tarihi 25.11.2009 gününü takip eden 02.12.2009 tarihinde hastaneye başvurusu MR talebi, 06/2010 tarihli başvurusunda bel kayması tanısı ve 03/2011 tarihli başvurusunda bel fıtığı tanısı olduğu anlaşılmakla dosyanın dosya içerisindeki tüm tıbbi belgeler dikkate alınıp değerlendirilmek üzere Adli Tıp Genel (Üst) Kurulu'na tevdii gerekmektedir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.