Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15680 E. 2026/3786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15680
- Karar No
- 2026/3786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1162 E., 2025/2139 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/192 E., 2024/452 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı .. Hammadde San. ve Tic. A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumca belirlenen davalı sigortalı ...’in meslek hastalığı ile ilgili meslekte kazanma gücü kaybı oranını kabul etmediklerini, davanın kabulü ile sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının yeniden tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açmakta hukuki yararın bulunmadığını, davacının asıl amacının kendisine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası sonucunda ortaya çıkacak olan tazminatın ödemesini geciktirmek olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz etmeden dava açıldığını, Kurumca yapılan işlemlerin mevzuata ve usulüne uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kurum tarafından tespit edilen meslekte kazanma gücü kaybı oranı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan rapor arasında çelişki bulunmamaktadır. Yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun’un 95. maddesinde ve yukarıda ayrıntılarına yer verilen Yargıtay içtihatlarında belirtilen prosedüre uygun olarak davalı sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranı %22,0 olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafın, davalı sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının davalı Kurumca belirlenen orandan daha az olduğuna dair iddiası ispatlanamamış olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1-Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirme yapıldığını, ancak yargılama sürecinde Mahkeme tarafından adli tıp raporuna ilişkin vaki itirazlarının değerlendirilmediğini, Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan rapor alınmamış olduğunu, 2-Ayrıca yine yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, meslek hastalığına maruz kalan sigortalının, davacı Şirket iş yerinde işe başlama tarihi öncesindeki iş yerlerinde çalışma süreleri de araştırılarak meydana gelen çalışmaların aynı maruziyet nedeniyle, bu iş göremezlik derecesinin oluşumunda etkili olup olmadığı, önceki iş yerlerinin ve yapılan işin nitelikleri de araştırılmak suretiyle değerlendirilmesi taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, 3-Ayrıca ... tarafından maluliyet ve tazminat amaçlı olarak Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sınıflamasının, pnömokonyoz yasal tanısında ve hastalığın ağırlığının belirlenmesinde tek başına kullanılamayacağının yine ILO tarafından belirtildiğini, 4-Yargılama sırasında davalının iş göremezlik oranının tereddüte ... vermeyecek şekilde tespit edilmediğini, kararın usule, yasaya ve yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.