Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4656 E. 2026/2602 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4656
Karar No
2026/2602
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3214 E., 2025/1661 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/3 E., 2023/396 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçılarından ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 9199 parselde (yeni 66 83... parsel) kayıtlı 10 numaralı bağımsız bölüm niteliğindeki yapının maliki olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında herhangi bir kira akdi bulunmadığını, dava konusu bağımsız bölümün davalılar tarafından işgal edilmiş olduğunu, müvekkilinin davalılara taşınmazı tahliye etmelerini söylemesine rağmen davalıların taşınmazı tahliye etmediklerini ileri sürerek, dava konusu taşınmaza davalılar tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, taşınmazın bedel ödemeden kullanılması nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; verilen tefrik kararı nedeniyle eldeki davaya ecrimisil talebi yönünden devam edilmiştir. II. CEVAP ... mirasçıları vekili 26.10.2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ikiz villa niteliğinde olduğunu, 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerinin bitişik şekilde inşa edildiğini, davacı tarafından 2006 yılında 10 numaralı bölümün müvekkillerine satışının yapılmasına karşın tapuda 9 numaralı bağımsız bölümün murisleri adına tescil edildiğini, müvekkillerinin mirasçı sıfatıyla ters tapu bulunduğu durumunu murislerinin ölümünden sonra öğrendiklerini, dava konusu bağımsız bölümün satışından sonra taşınmazda aboneliklerin açtırıldığını ve yüksek meblağlı tadilat yaptırılmak suretiyle taşınmazın kullanılmaya başlanıldığını, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek, haksız olarak açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2023/3 Esas, 2023/396 Karar sayılı kararı ile; "...İSKİ ve İGDAŞ tarafından dava dosyasına gönderilen müzekkereye cevap yazılarında davalıların miras bırakanı ... adına su abonelik sözleşmesinin 02.11.2006 tarihinde, doğalgaz kullanım sözleşmesinin 16.02.2007 tarihinde yapıldığının bildirildiği, ... ve mirasçılarının dava konusu taşınmaza uzun yıllardır zilyet olduklarının sabit olduğu, davacı tarafça bu süre içerisinde davalı tarafa herhangi bir ihtarda bulunulmadığı, diğer bir deyişle kullanıma uzun süre ses çıkarılmadığının anlaşıldığı...bu durumda Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin emsal kararları gereği dava tarihinden önceki dönem için davalıların fuzuli şagil sayılamayacağı..." gerekçesiyle "...davanın reddine ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları adına tereke tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli ve 2023/3214 Esas, 2025/1661 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrarla; Mahkeme gerekçesinde taşınmazın kullanımı yönünde davalılara örtülü rıza verildiği gerekçesinin yerinde olmadığını, örtülü rızanın varlığı durumuna Yargıtay kararlarında yer verilmediğini, intifadan men koşulunun gerçekleştiğini, davalıların dava konusu taşınmazda paydaş olmadıklarını, davalılar murisi adına aboneliklerin açtırılmasının dava konusu taşınmazın davalılar adına tescili sağlama amacını taşıdığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak; Mahkeme kararının gerekçesinin somut dayanaktan yoksun olduğunu, Mahkemece abonelik tarihlerinden çıkarım yapılarak karar verilmesinin yerinde olmadığını ve yapılan yorumun mülkiyet hakkının özünü zedelediğini, paydaş olmayan işgalcileryönünden intifadan men koşulunun aranmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları ... vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4656, K. 2026/2602, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4656-e-2026-2602-k-a937f04f6b39