Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3152 E. 2026/3491 K. – Satışın Ön Alım
Konu: Satışın Ön Alım
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3152
- Karar No
- 2026/3491
- Karar Tarihi
- Konu
- Satışın Ön Alım
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/455 E., 2026/407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/208 E., 2023/323 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1/2 paydaşı olduğu dava konusu 4 28... parsel 4 numaralı bağımsız bölümde diğer paydaş ... ’ın payını 01.03.2021 tarihinde davalı ...’a sattığını, noter aracılığı ile bildirim yapılmayan müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu payı satan ... ’ın tarafların babası olduğunu, ... ’ın İstanbul’da iki adet dairesi olup, davacının oturması için dava konusu evi almak amacıyla dairelerden birini sattığını, diğer dairenin ise müvekkiline ait olacağını aile üyelerinin de kabulü ile kararlaştırdığını, ancak tarafların annesinin ölümü ile davacının aile üyeleri arasında alınan kararlara aykırı olarak ortaklığın giderilmesi davası açtığını, ... ...’ın müvekkilinin hakkının zayi olmaması için dava konusu dairedeki payını öz kızı olan müvekkiline devrettiğini, yakın akrabalar arasındaki satışın ön alım davasına konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satım niteliğinde olmayan pay temliklerinde yasal ön alım hakkı doğmayacağı, somut olayda gerçek bir satış bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya payını satan paydaş ile davalı arasındaki akrabalık bağının sabit olduğu, davalıya pay satan paydaşın tanık sıfatı ile alınan beyanında da dava konusu işlemin gerçekte bedelsiz devir olduğunu söylediği, satan ve alan paydaş arasında akrabalık bağı yeterli olup miras ilişkisinin şart olmadığı, bu haliyle davalının savunmasının ispatlandığı, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının satış işleminin tarafı olup işlemin bağış olduğunu iddia etmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.