Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3932 E. 2026/3247 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3932
Karar No
2026/3247
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/350 E., 2025/408 K. DAVA TARİHİ : 14.10.2021

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden, duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirkete ait .......... ... Kurumu (SGK) sicil No.lu işyerinde yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 15 sıra No.lu taşımacılık işkolunda yer aldığı yönünde tespitte bulunulduğunu, tespitin mevzuata aykırı ve hatalı olduğunu, tespit yapılırken işyerinde yürütülen asıl iş ve yardımcı işlerin detaylı şekilde irdelenmediğini, bir işyerinin hangi işkoluna girdiği tespit edilirken o işyerinde üretilen mal ve hizmetlerin esas alınacağını, bir işyerinde birden fazla mal ve hizmet üretimi söz konusu olduğu takdirde ise yoğun olarak yapılan işin, bu işkolunun tespitinde temel alınacağını, ağırlıklı olarak yapılan işin ne olduğunun saptanacağını ve işkolunun da bu ağırlıklı işin niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini, ... ... Havalimanının adeta bir alışveriş merkezi olarak faaliyet gösterdiğini ve bu şekilde örgütlendiğini, açık ve kapalı perakende alanlarının genel yönetimi ile ilgili alanların işletilmesinin, alışveriş merkezi gibi faaliyetlerini yürüten davacı Şirketin asıl işinin tanımı olarak huzurdaki uyuşmazlıkta yerini aldığını, dolayısıyla asıl işin ticaret ve AVM olarak örgütlendiği bir işyerinde işkolunun taşımacılık şeklinde tespit edilmesinin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve ... Bakanlığının (Bakanlık) 30.09.2021 tarihli ve ........... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2021/148 karar No.lu işkolu tespit kararına ilişkin olarak işkolu tespit kararının iptaline, davacı Şirketin ........... SGK sicil No.lu işyerinde yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliği'nin hangi işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara katılma imkânı bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının somut olay yönünden yerinde bulunmadığını, Bakanlıkça usul ve hukuka uygun olarak tesis edilen, dava konusu işleme yapılan itiraz geçersiz olduğu gibi iptalini de gerektirecek bir husus bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ............ ve ........... Taşıma İş Sendikası vekili cevap dilekçesinde; işkolu tespit kararının Kanun'a, Yönetmelik'e ve yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olduğunu, davacı Şirket tarafından faaliyet yürütülen .................... SGK sicil No.lu işyerinde çalışan işçilerin çoğunluğunun hatta tamamına yakınının vasıta şoförü olduğunu, Şirketin taşımacılık işkolunda yer aldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aslen bir havalimanı olan davacı Şirkette ağırlıklı olarak yapılan işin taşımacılık faaliyeti olduğundan işkolunun bu doğrultuda tespit edileceğini, aynı şekilde davacı işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin de asıl işin girdiği işkolundan sayıldığını, davacı Şirkette gerçekleştirilen birçok faaliyet olmasına rağmen ağırlıklı olarak verilen hizmetin taşımacılık hizmeti olduğunu ve işkolunun tespitinde diğer işlerden daha baskın olduğundan tespit kararına esas alınması gerektiğini, Bakanlığın işkolunun tespiti hususunda gerekli araştırma ve değerlendirmeyi detaylıca yaparak davacı Şirketin işkolunu tespit ettiğini, faaliyet ve hizmetleri değerlendirmede herhangi bir yanlışlık veya mevzuata aykırılık olmadığından davacının talebi doğrultusunda söz konusu tespit kararının iptaline karar verilemeyeceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... Devrimci Kara Hava ve Demiryolu Taşımacılığı İşçileri Sendikası vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içinde açılmadığını bu nedenle usulden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İşkolları Yönetmeliği'nin 15 sıra No.lu taşımacılık işkolunun (............) No.lu sınıfında "hava yolu taşımacılığını destekleyici hizmet faaliyetleri" tanımının yapıldığını, dava konusu işyerinde yürütülen faaliyetlerin tam da bu tanıma uyan faaliyetler olduğunu, olumsuz yetki tespitine itiraz davası açıldığını, işyerindeki sendikal faaliyetten haberdar olan davacı Şirketin yetki prosedürünü sürüncemede bırakmak amacıyla 25.06.2021 tarihinde davalı Bakanlığa başvurarak sendikal faaliyetin yürütüldüğü dava konusu işyeriyle ilgili işkolu tespiti istediğini, davacının işkolu itirazının yerinde olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 5. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli kararı ile; işletme yönetimi bakımından davacı Şirketin faaliyet alanı incelendiğinde, Şirketin ana faaliyetinin havalimanı işletmeciliği olduğu, işletmeciliği yapılan ... Havaalanının kullanım amacına bağlı olarak bir hava taşımacılığı istasyonu olduğu, bir uluslararası hava taşımacılığı istasyonu olarak bu işyerinin, gerek insan gerek cansız kargo taşımacılığı işinin ifası için geniş bir fiziki alan üzerine kurulu olduğu, bu alanda taşıma araçlarının (uçaklar) kullanımının sadece bu istasyonlarla sınırlı olması nedeni ile bakım, onarım, park ve trafik faaliyetlerinin de işyeri sorumluluk sahası içinde yürütüldüğü, gerek yolcu gerek terminal sahası çalışanlarının yeme, içme, kısa süreli konaklama gibi tüm hizmetlerinin de hava taşımacılığı istasyonlarının ülkemizdeki kullanımına bağlı olarak bu yerleşke içinde sağlanması gerekliliğinin bulunduğu, asıl faaliyet taşımacılık olmak üzere istasyonun hacmi, yoğunluğu, iş ve insan trafiğinin fazlalığı nedeni ile diğer mal ve hizmet satışının işbu istasyon yerleşkesi içinde kurulduğu, işkolu tespit kararının iptalini gerektirecek husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, yapılan araştırmanın eksik olduğu ve hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin bir uzmanlığı bulunmayan nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerin dâhil olduğu bilirkişilerin düzenlediği raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, insan kaynakları/işletme yönetimi uzmanı olan mevcut bilirkişi, hukuk fakültesi iş hukuku anabilim dalında görev yapan öğretim üyesi bilirkişi ile havayolu taşımacılığı konusunda uzman bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyeti oluşturularak heyet aracılığı ile tespit konusu işyerinde keşif icra edilmesi, yapılan işlerin niteliği ve kapsamının somut ve sayısal verilere dayalı olarak belirlenmesi, hangi faaliyet bakımından kaç işçi çalıştığının tespit edilmesi, hava yolu taşımacılığı faaliyetinin niteliği ile gereklilikleri bakımından değerlendirme yapılması, tüm bu tespitler ışığında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda, davacı Şirketin ana faaliyetinin havalimanı işletmeciliği olduğu, işletmeciliği yapılan ... Havalimanının alanının kullanım amacına bağlı olarak bir hava taşımacılığı istasyonu olduğu, gerek insan gerek cansız kargo taşımacılığı işinin ifası için geniş bir fiziki alan üzerine kurulu olduğu, taşıma araçlarının (uçaklar) kullanımının sadece bu istasyonlarla sınırlı olması nedeni ile bakım, onarım, park ve trafik faaliyetlerinin de işyeri sorumluluk sahası içinde yürütüldüğü, gerek yolcu gerek terminal sahası çalışanlarının yeme, içme, kısa süreli konaklama gibi tüm hizmetlerinin de hava taşımacılığı istasyonlarının ülkemizdeki kullanımına bağlı olarak bu yerleşke içinde sağlansa da asıl faaliyetin taşımacılık olduğu, dava konusu işkolu tespit kararının iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İşkolu, toplu iş hukukumuzun en önemli kavramlarındandır. 6356 sayılı Kanun'un 3/1 hükmü gereğince, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. Bu anlamda toplu iş hukukumuzda işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesinin kabul edildiği ve işkolu kavramı ile sendikaların hukuki olarak faaliyet sınırının belirlendiği ifade edilebilir. 6356 sayılı Kanun'un 4/1 hükmüne göre işkolları, Kanun'a ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. İşkolu kavramı ile çalışma yaşamında benzer nitelikte olan faaliyet türleri gruplandırılmak suretiyle tasnif edilmektedir. Hukukumuzda, bu suretle oluşturulan işkolu sayısı yirmi olarak belirlenmiştir. İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (Fevzi Şahlanan, Toplu İş Hukuku, ..., 2020, s.50). Somut uyuşmazlıkta dosya içeriğinde yer alan tüm deliller değerlendirildiğinde, tespit konusu işyerinde yapılan ağırlıklı işin niteliğine göre, yürütülen faaliyetin, İşkolları Yönetmeliği'nin 15 sıra No.lu taşımacılık işkolu başlığı altında yer alan (52.23) işkolu kodlu "hava yolu taşımacılığını destekleyici hizmet faaliyetleri" kapsamında yer aldığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3932, K. 2026/3247, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3932-e-2026-3247-k-e2b8f1aef77e