Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1134 E. 2026/2593 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1134
- Karar No
- 2026/2593
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/53 E., 2025/274 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesinde bulunan 17 18... parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla, 7 (yeni 106 87... ) parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla, 8 (yeni 106 87... ) parsel sayılı taşınmaz ise davalı olduğundan bahisle nitelik hanesi boş olarak tapuda kayıtlıdır. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ...köyünde kain 7 ve 8 parsel ile 17 18... parsel sayılı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olmasına rağmen itiraza konu çalışmalarda orman sınırı içine alındığını ileri sürerek, itirazın kabulü ile kadastro işlemlerinde yapılan hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Hazine ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2018/166 Esas, 2021/335 Karar sayılı kararı ile 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) 11. maddesinin 10. fıkrası 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7139 sayılı Kanun) 54. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından komisyonun teşkilinde sorun bulunduğu, yetkisiz komisyonun yapmış olduğu çalışmaların değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2023 tarihli kararı ile davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2023 tarihli kararının davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2024 tarihli ve 2023/2425 Esas, 2024/7487 Karar sayılı ilamıyla, "uyuşmazlık konusu 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarının askı ilanının, 24.07.2018 - 27.08.2018 tarihleri arasında yapıldığı, eldeki davanın ise 28.08.2018 tarihinde açılmış olmasına göre, kadastrosu kesinleşen taşınmazlara ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olacağından, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesinin gerektiği, bu nedenle dava konusu parseller hakkında Kadastro Mahkemesinde derdest dava olup olmadığının araştırılması, kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, bunlara göre görev hususunun göz önünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulmasının gerektiği, öte yandan, 7139 sayılı Kanun'un 54. maddesi ile 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrası yürürlükten kaldırılmış ise de, aynı Kanun'un 35. maddesi ile yürürlükten kaldırılan düzenlemenin 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesine 13... . fıkralar olarak eklendiği ve her iki düzenlemenin aynı tarihte yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, dava konusu orman kadastrosu sınır düzeltme çalışmalarının dayandığı Kanun maddesinin ayakta olduğu, itiraz konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı, bunun yanında kabule göre de, dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarına göre davacının kayıt maliki olarak yer almadığı, ne var ki Mahkemece tedavüllü tapu kayıtları dosyaya kazandırılıp, davacının mülkiyete dair iddiası olup olmadığı da araştırılmadığından, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun da denetlenemediğine değinilerek, öncelikle görev hususunun çözüme kavuşturulması, mahkemenin görevli olması halinde ise bu kez davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aktif dava ehliyeti yoksa bu nedenle davanın reddine karar verilmesi, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun anlaşılması halinde ise, işin esası incelenerek, iptali istenen düzeltme çalışmalarında hata bulunup bulunmadığı tespit edilerek oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uyuşmazlık konusu kesinleşen kadastro sonucunda oluşan çalışmanın iptali talebi açısından kadastro mahkemesinin görevsiz olduğu" gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, talep edilmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro askı ilan tarihin hemen ertesi günü, 28.08.2018 tarihinde, askı ilan süresinin bitiminden hemen sonra, ancak kadastro tutanaklarının henüz kesinleşmediği bir evrede açıldığını, kadastro işlemlerine yapılan itirazların, askı ilan süresi içinde veya bu sürenin bitiminden hemen sonra, ancak henüz kesinleşme gerçekleşmeden Kadastro Mahkemelerinde görüleceği hukuken sabit olduğundan, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen görevsizlik kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, orman kadastro sınırlarının düzeltilmesi işleminin hatalı olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.