Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1078 E. 2026/3234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1078
Karar No
2026/3234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2572 E., 2025/1600 K. DAVA TARİHİ : 01.10.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/493 E., 2021/789 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca birleşen dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.12.2006 tarihinde davalı işyerinde şoför olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve yol harcırahı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, fazla çalışma yapmadığını, hafta tatillerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının kapalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı tarafça feshedildiği, davacının 11 yıllık tam kıdemi üzerinden toplam 190 gün yıllık izin hakkı mevcut olup buna göre yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatının hüküm altına alındığı, davacının yol harcırahı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin talepler yönünden ise davacının tanıklarının beyanlarının soyut kaldığı, kendi çalışma düzenini anlattıkları, ispata yarar tanık beyanı veya başkaca herhangi bir delilin de bulunmadığı, bu alacakların reddine karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin davacının yıllık iznini kullandırdığını ya da fesihte ücretinin ödendiğini yazılı delille ispatlayamadığı, davalı tarafından sunulan belgelerin yıllık izin talep dilekçeleri olmaları sebebiyle itibar edilmediği, alacağın zamanaşımına uğramadığı, davacının ödenmemiş fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağı bulunmadığı, davacı tarafından psikolojik taciz iddiasının da ispat edilmediği, davalının çalışma saatlerine riayet edilmesini istemesinin ve çalışırken cep telefonu kullanılmamasını istemesinin psikolojik taciz olarak değerlendirilmeyeceği, davacının ihtarname ile feshe konu yaptığı iddialarını ispat edemediği, bu nedenle kıdem tazminatının reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle yıllık ücretli izin alacağının kabulüne diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilin iş sözleşmesini feshetmeden hemen önce yıllık izin kullandığını, sözleşmenin feshini yıllık izin süresinin son gününde yaptığını, yıllık izin ücretinin, peşin olarak izne başlamadan önce ödenmemiş olduğunu ve bu nedenle iş sözleşmesinin feshinin haklı olduğunu, b. Haftalık 45 saati aşmasa bile, günlük 11 saati aşan çalışmaların, gece 7,5 saati aşan çalışmaların ve ağır ve tehlikeli işlerde 7,5 saatlik çalışma sınırını aşan çalışmaların, fazla çalışmadan sayılması gerektiğini, fazla çalışmaya ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğunu, c. Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının reddinin hatalı olduğunu, d. Davacıya psikolojik taciz uygulandığının ispat edildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1078, K. 2026/3234, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1078-e-2026-3234-k-1dc617fd654f