Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/859 E. 2026/917 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/859
- Karar No
- 2026/917
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/859
KARAR NO:2026/917
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/01/2022
NUMARASI:2020/854 Esas, 2022/40 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:26/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı yanca istinaf edilmiştir.Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 11/08/2020 tarihli sözleşmeye göre davalı tarafından özel olarak varak baskılı kaplama desenli ... tipinde kumaş sipariş edilmiş olduğunu, sipariş edilen kumaşla ilgili olarak davacı şirket tarafından 5 metre numune üretildiğini ve davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından ilk üretilen numuneye onay verilmesi üzerine 30 metrelik ikinci bir numune üretimi yapılarak davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından numunelerin onaylanması üzerine 4250 metrelik üretim ve satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme imzalandıktan sonra kumaş üretimi yapılmış baskı işlemine başlanmadan davalından tekrar teyit istendiğini, zira davalı tarafından yapılması istenilen özel varak baskılı -kaplama desen yapıldıktan sonra bir başkasına satılması ya da kumaşın değerlendirilmesi imkanının ortadan kalkacağını, davalı tarafından kumaşın baskıya verilmesi talep edilince 4250 metre kumaş baskıya verilerek davalının istemiş olduğu üretimin gerçekleştirildiğini, kumaşlar davalı tarafa 07/09/2020 ve 08/09/2020 tarihinde sevk edilerek teslim edildiğini, teslim esnasında davalı tarafça kumaşların kontrolünün yapıldığını, davalının kumaşların Almanya'da ki firma tarafından kumaş yüzeyinde tiftiklenme ve tüy toplama sorunu olduğu ve iade edileceğinin belirtildiği, müvekkili tarafından kumaşlarda bu sorunun olmayacağı, özel üretim kumaş olduğu için iade alınamayacağının davalıya bildirildiği, mail yazışmalarından görüleceği üzere kumaşlardaki asıl iade sorununun müşteri kaynaklı olduğu ve iade alınmasının talep edilmiş olduğu, kumaş baskıya girmeden önce bir çok kez davalıdan onay alındığı, bu onaya istinaden artık başka bir yerde kullanılması mümkün olmayan hale gelen kumaşların üretilerek teslim edildiği, kumaşlarda herhangi bir sorun olmadığı belirtilerek iade alınmayacağı ve ödeme yapılmasının talep edilmiş olduğunu, davalı tarafça Bakırköy ... noterliği ... yevmiye numaralı 21/09/2020 tarihli ihtarnamesi ile malın ayıplı olduğu ve kumaşların iade alınması bedel ödenmeyeceğine ilişkin ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından davalının göndermiş olduğu ihtarnameye Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 24/09/2020 tarihli ihtarnamesi ile kumaşlarda ayıp olmadığı ve sözleşmeye uygun olarak üretim yapılarak süresinde teslim edildiği, bu nedenle iade alınmayacağı bildirilerek ödemelerin yapılmasının talep edildiği, davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından takip yapıldığı, yapılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği, arabuluculuk görüşmesine başvuru yapıldığı, arabulucu haricinde taraflar ve vekilleri bir araya gelerek anlaşma için yol arandığı, yapılan görüşmelerde hatalı olduğu iddia edilen kumaştan 4 adet pantolon dikildiği, davacı ve davalı tarafından pantolonların 2 gün boyunca kullanıldığı, yapılan incelemede davalı tarafça iddia edilen ayıbın olmadığının görüldüğü, davalı tarafça ayıp iddiasında ısrar edilmesi üzerine anlaşmanın mümkün olmadığı, sözleşmeye konu kumaşların davalıya 07/09/2020 ve 08/09/2020 tarihli fatura ve irsaliye ile teslim edildiği, faturaya konu edilen malların ihtirazi kayıt konmaksızın davalı tarafça kalite kontrolü yapılarak teslim alındığı, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafından verilen yazılı onay ile özel olarak kumaş üretildiği, yapılan üretimde kumaşta imalattan kaynaklı herhangi bir ayıp ya da eksiklik söz konusu olmadığı, davalı tarafça kendi kusurundan kaynaklı olarak Almanya'daki müşterisi ile yaşadığı problemi davacıya yansıttığı, kumaşın davalının istediği şekilde özel olarak üretilmiş olup başka bir yerde kullanılmasının mümkün olmadığın kumaşla ilgili olarak Pamukkale Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesinden uzmanlık raporu - talep edilmiş olup rapor çıktığında mahkemeye ibraz edileceğini, davalı taraf özel olarak ürettirdiği kumaşın bedelini ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiş, bu nedenle icra inkar tazminatı ödemesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında 11.08.2020 tarihinde kot siparişine dair satış sözleşmesi akdolunduğunu, bu sözleşme uyarınca davacı tarafın davalı şirkete kumaş sağlamayı, davalı da bunun karşılığında davacı tarafa ücret ödemeyi borçlanmış olduğunu, taraflar arasında akdolunan satış sözleşmesinde de kararlaştırıldığı üzere; kesim öncesi numune kumaş üzerinde yıkama testleri yapıldığı, test edilen kumaşa dair herhangi bir problem tespit edilmediğinden davalı şirketçe kumaş alımına onay verildiği, kumaş alımı aşaması tamamlanmadan önce davalı şirket ile Almanya merkezli '...' şirketi arasında ihbar olunan .... Şti. vasıtasıyla işlemler yapıldığı, davalı şirketçe kot üretimi yapılacağı hususunun imza altına alındığı, yeni bir iş ilişkisi kurulmuş olduğunu, bu iş ilişkisi doğrultusunda, müşteri şirket tarafından kotun ne şekilde ve nasıl dikileceği hususları taraflarına bildirildiği, bu bildirimler doğrultusunda da kotların dikilerek gönderiminin yapıldığı, ancak müşteri tarafından hem kumaş yapısında, hem de baskı sırasında kullanılan malzemenin ve tutkalın yapısından dolayı meydana gelen yün ve tüy toplama, renk açılması, şeritler halinde kırışıklıkların oluşması problemlerine dayanılarak söz konusu siparişlerin iptal edildiği, müşteri tarafından ürünlerin müvekkili şirkete iade edilmesi üzerine malın ayıplı olduğuna dair, davalı şirket tarafından davacı tarafa mail yolu ile bildirim yapılarak ürünlerin iadesinin istendiği, davacı tarafça oluşan probleme tepkili yaklaşılarak ürünlerin iadesinin kabul edilemeyeceğine dair bildirim yapıldığı, sonrasında ise 17.09.2020 tarihinde Bakırköy ...Noterliği'nden ... Yevmiye Numarası ile davalı şirketçe davacı tarafa 'Sipariş Edilen Kumaşların Ayıplı Çıkması Nedeniyle Kumaşların Geri Alınması' talepli ihtarname çekilerek müşteri tarafından iptal edilen tüm kumaşların geri alınması, söz konusu kumaşların geri alınmaması nedeniyle kumaşlarda meydana gelecek hiçbir zararın kabul edilmeyeceğinin, kumaşların geri alınmaması ve müvekkil şirkette bırakılması durumunda kumaşların kapladığı alandan muayyen bedel kira alacağı hakkının olacağı ve kumaşların ayıplı çıkmasında davalı şirketin herhangi bir kusurunun olmaması sebebiyle davacı tarafa herhangi bir ödeme gerçekleştirilemeyeceğinin, müşteri tarafından davalı şirkete yaptırım uygulanması durumunda cezai yaptırımın davacı tarafa rücu edileceğinin bildirildiğini, bu bildirim üzerine 24.09.2020 tarihinde Beşiktaş ...Noterliği'nden ... Yevmiye Numarası ile davacı şirket tarafından, davalı şirketin çektiği ihtarnameye cevap verilerek kumaşta meydana gelen problemin herhangi bir ayıptan kaynaklanmadığı ve ürünlerin davalı şirkete ayıpsız tesliminin yapıldığı, bu nedenle de ürün bedelinin ödenmesi gerektiği, aksi takdirde yasal takibe geçileceğinin bildirildiği, mevcut uyuşmazlıkta davalının, davacı şirketten aldığı ürünleri bir test aşamasından geçirmişse de, müşterinin isteği doğrultusunda üretilen kotlarda yaşanan tüy toplama, renk açılması, şeritler halinde kırışıklıkların oluşması durumlarının gizli ayıp niteliğinde olduğu, test aşamasından geçse dahi ürünler kullanılmadan anlaşılamayacağını, davacı tarafa mail yolu ile ürünlerin iadesinin talep edildiğinin bildirildiğini, alıcının seçimlik haklarını düzenleyen TBK md 227 / bent | uyarınca müvekkili tarafından 'Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” hakkının kullanıldığını belirterek davanın reddini, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde davanın .... Şti.'ye ihbarını, satış konusu üründe gizli ayıp olması sebebiyle davalı tarafından TBK md 227 uyarınca iade hakkının kullanılmasının yerindeliğine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında kumaş üretimine ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, dava konusu kumaşların davacı tarafından üretilerek davalıya teslim edildiği ve bedeli noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu kumaşların ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde ayıpın gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu ve ayıplı olması halinde davacının kumaşların bedelini talep etme hakkı olup olmadığı noktasında toplandığı, bilirkişi heyeti tarafından dava konusu kumaşlarda ayıp bulunmadığının ve kumaşlardaki hasarın kullanım hatasından kaynaklandığının tespit edildiği, bu nedenle davacının kumaşların ayıplı olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmediği, davacı tarafça kumaşların davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından kumaş bedellerinin ödenmediği tarafların ticari defter ve belgeleri, davalı tarafın ikrarı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçeleriyle açılan davanın kabulüne, davacının alacaklı olduğu tarafların defter ve belgeleri ve faturalar ile likit olduğu gerekçesiyle de davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporuna esas alınan yıkama spektiflerinin dosyaya sonradan sunulduğu, sonradan delil ibrazına muvafakat etmediklerini, müvekkilinin ne şekilde yıkama yaptığına dair dosyada delil olmamasına rağmen bilirkişilerin müvekkilinin kullanım hatasından bahsetmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayıp tespitinin mahkemenin görev alanına girdiğini, eserdeki ayıbın gizli ayıp olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili özetle, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı için kumaş ürettiğini, seri üretime geçmeden önce örnek kumaş üretilerek davalıdan onay alındığını, ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalının Almanya'daki müşterisinin ürünlerin ayıplı olduğunu bildirmesi nedeniyle davalının da müvekkiline karşı ayıp iddiasında bulunduğunu, iş bedelinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gibi üretilen kumaşlarda ayıp da bulunmadığını, kumaşların davalıya özel üretildiğini beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili özetle, her ne kadar seri üretim öncesi test üretimi yapılarak müvekkili tarafından onay verilmiş ise de, ayıpların gizli ayıp olduğunu, kumaşlarla kot üretimi yapıldığını ancak Almanya'daki müşterisi tarafından ayıplar tespit edilerek iade edildiğini, müvekkilinin seçimlik hakkını sözleşmeden dönme ve ürünün iadesi yönünde kullandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, üretilen kumaşlarda ayıp tespit edilmemesi ve kumaşlardaki sorunun kullanım hatasından kaynaklanması nedeniyle davanın kabulüne, alacağın likit olması gerekçesiyle de icra inkar tazminatına karar verilmiştir.Dosyada mevcut deliller ele alındığında,Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı toplam 21.991,33 USD (174.466,02 TL) 'nin tahsili için ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.11/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; taraflar arasında 11/08/2020 tarihinde özel olarak varak baskılı kaplama desenli ... tipinde kumaş üretimi konusunda bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşma uyarınca davacının kumaşları üreterek davalıya teslim ettiği, ayrıca fatura düzenleyerek faturaları da davalıya tebliğ ettiği hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı, davalının iddiası,kumaşların gizli ayıplı olduğu bu bakımdan fatura bedellerinden sorumlu olmadığı yönünde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeyle davacı taraf, özel olarak varak baskılı kaplama desenli ... tipinde kumaş üretimini belirli bir ücret karşılığında bağımsız olarak üstlendiğinden taraflar arasındaki sözleşmenin istisna sözleşmesi (TBK. m. 470) olduğu, ayıplı ifa durumunda alıcının haklarını düzenleyen TBK. m. 475 hükmüne göre, davalının seçimlik haklarını kullanabilmesi için davacı tarafından üretilip teslim edilen dava konusu kumaşların ayıplı olduklarının ve ayıp ihbarının da zamanında yapıldığının geçerli delillerle ispat edilmesi gerektiğini, teknik inceleme bölümünde, yer alan “kumaş üzerinde kendinden oluşan yıkama sonucu bir tahribat tüylenme, tomurcuklanma, renk açılması, şerit halinde kırışık oluşması, kumaş ve baskısından kaynaklanan bir ayıp gözlenmemiştir. Firmadan yıkama kontrolü yapılmış kumaş numunesi mahkemeye sunulmak üzere dosya içinde yer almaktadır. Kullanıcının yıkama hatası ile kumaş üzerine statik elektirik oluşması ile tüy çektiği görülmektedir” yönündeki tespit dikkate alındığında dava konusu kumaşların ayıplı olmadığı, oluşan hasarların kullanım hatasından kaynaklandığı, dolayısıyla ayıplı ifadan kaynaklanan hakların kullanılamayacağı, bu bakımdan davalının yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan “Numune ile Üretim arasında tolerans vardır. Hatalı olduğu iddia edilen malın ... tarafından hatalı olduğu onaylanmadıkça iade kabul edilmez” yönündeki hükümlerin de bu sonucu teyit ettiği; davacı yan lehine karar alınması durumunda, davacının 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 12.10.2020 tarihinden itibaren 21.991,33 USD asıl alacağına takip tarihinden itibaren devlet bankalarına 1 yıllık Dolar mevduatına uyguladıkları en yüksek faize ilişkin döviz faizi talep edebileceği; Kumaş baskı dokuma ve çekme yönünde hiçbir ayıba rastlanmadığı, kumaş üzerinde kendinden oluşan yıkama sonucu bir tahribat, tüylenme, tomurcuklanma, renk açılması, şerit halinde kırışık oluşması, kumaş ve baskısından kaynaklanan bir ayıp gözlenmediği, kullanıcının talimat dışı yıkama hatası ile kumaş üzerine statik elektrik oluşması ile tüy çektiği, dava konusu kumaşların ayıplı olmadığı, oluşan hasarların kullanım hatasından kaynaklandığı, dolayısıyla ayıplı ifadan kaynaklanan hakların kullanılamayacağı, bu bakımdan davalının yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş, 25.09.2020 tarihli 8.497,22 USD'lık ... Nolu ve 13.343,45 USD'lık ... No.lu Temel E-Faturaların İçeriği ürünlerin davalı yanda olduğu ve davacı yanın bu ürünleri iade almamakta haklı olduğu, davacının, davalıdan 12/10/2020 icra takip tarihi itibariyle 21.991,33 USD alacaklı olduğu, davacı lehine karar alınması durumunda, icra takip tarihi olan 12.10.2020 tarihinden itibaren 21.991,33 USD asıl alacağa,Davacının icra takibinde talep etmiş olduğu gibi, takip tarihinden itibaren asıl alacağa devlet bankalarına 1 yıllık Dolar mevduatına uyguladıkları en yüksek faize ilişkin döviz faizi talep edebileceği, bildirilmiştir.İstinaf konusu hususlar ele alındığında;Her ne kadar davalı vekilince, müvekkilinin ne şekilde yıkama yaptığına dair dosyada delil olmamasına rağmen bilirkişilerin müvekkilinin kullanım hatasından bahsetmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayıp tespitinin mahkemenin görev alanına girdiğini, eserdeki ayıbın gizli ayıp olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiş ise de, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı, denetim elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Bununla birlikte, kumaşlarda ayıp olup olmadığı hususu bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden ve bu nedenle alacak likit olmadığından, icra inkar tazminatının reddine verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Ancak bu hususta davalı vekilinin istinafı bulunmadığından davacı yönünden usuli müktesep hak teşkil etmiş olup, kararın kaldırılması yerine eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -(KAPATILAN)BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/01/2022 tarih ve 2020/854 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2 - Alınması gereken 11.917,77 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.987,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.930,77 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.