Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/495 E. 2026/834 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/495
Karar No
2026/834
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/495

KARAR NO:2026/834

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:15/12/2021

NUMARASI:2017/912 Esas, 2021/1363 Karar

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:16/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, iş sahibi tarafından açılan menfi tespit davası olup, davanın reddine dair karar davacı yanca istinaf edilmiştir.Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirketin, İstanbul, Tuzla ilçesi, ... Mah. ... mevkii, 2 pafta, 600 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilecek hastane binasının ... inşaatının yapımı konusunda anlaşma imzalandığını, müvekkil şirket tarafından yüklenici sıfatıyla sözleşme kapsamında, sözleşme bedeli 1.350.000 TL + KDV'nin 100.000 TL haricindeki kısmının peyder pey ödendiğini, bu hususun, davalı şirket sahibi ve müdürü ... tarafından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/119726 sor. numaralı dosyasında mübrez 29.08.2016 tarihli ifade tutanağında, “Şirket sahibinden yapmış olduğum işin karşılığı parayı, işi bitirdiğim zaman alacağımı, tamamen tahsil ettim (KDV alacağım olan 100.000 TL hariç)” beyanında bulunmak suretiyle ikrar ettiğini, buna göre müvekkil şirketin borcu olan 100.000 TL'lik kısmının ise, davalı şirketin sözleşme ile yüklendiği işleri, sözleşme hükümlerine uygun yerine getirmemesi, (eksik ifa) ve bu eksik işlerin müvekkil şirket tarafından başka yüklenicilere tamamlattırılması nedeniyle ödenmediğini, bu durumda müvekkil şirketin, davacıya hiçbir borcu olmamasına rağmen İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı müvekkil aleyhine kötü niyetli ve haksız olarak icra takibine geçerek 670.400 TL fatura alacağı ve 46.064.75 TL tutarında işlemiş ticari faiz talebinde bulunduğunu savunarak, müvekkil şirketin, İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... dosyası üzerinden davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 20 kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin, sözleşme bedeli 1.350.000 TL + KDV olan işlerin eksiksiz olarak ifa edilip davacıya teslim edildiğini, ancak bakiye alacağın tahsil edilememesi nedeniyle davacı aleyhine Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davacının dayandığı savcılık tutanağının, müvekkil şirketin ortağı ...'nin kendi şahsına yönelen ve konusu suç teşkil eden üçüncü bir kişinin fiilleri sebebiyle Cumhuriyet Savcılığına yaptığı şahsi şikayeti sebebiyle tanzim edildiğini, diğer bir anlatımla tacir sıfatını haiz iki şirket arasında, ticari bir ilişkiden kaynaklanan ihtilafta delil olarak dayanılan bu şikayet dosyasının, bu davada müvekkil şirket adına, onu temsilen ...'nin yapılmış bir şikayeti olmadığını, bu nedenle ispat aracı vasfına haiz bir delil niteliği taşımayacağını savunarak davanın reddini ve icra inkar tazminatına mahkumiyetini istemiştir.Mahkemece, davalının, davacı aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile 670.400,00 TL fatura alacağı ve 46.064,75 TL işlemiş faiz olmak üzere 716.464,75 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibinde bulunduğu, Davacı ile davalı arasında 26.08.2015 tarihli “... İnşaat Yapım Sözleşmesi” düzenlendiği, sözleşmenin konusunun davacı şirkete ait taşınmaz üzerinde inşa edilecek hastane binasının ... inşaatının yapımı konusunu kapsadığı, sözleşme bedelinin 1.350.000 TL + KDV olup, ödemelerin hakediş usulüne göre yapılacağının düzenlendiği,31.12.2016 tarihi itibariyle düzenlenmiş bulunan Yıl Sonu Seviye Tespit Tutanağına göre imalatın gerçekleşme oranının % 50 olduğu, sözleşme ile yapımı kararlaştırılan 2. ve 1. bodrum katların betonarme karkas taşıyıcı sisteminin bitirilmiş olduğu, inşaatta sözleşme kapsamında yapılması gereken imalatlarda herhangi bir eksik iş bulunmadığının teknik bilirkişi tarafından belirlendiği,Davalıya ait kayıtlara göre, davalının davacıya 1.593.000 TL tutarlı (1) adet hakediş faturası kestiği, davacı şirketten 300.000 TL'lik çek, 922.600 TL tutarlı ödeme olmak üzere toplam 1.222.600.00 TL tahsilat yaptığı, ancak 300.000 TL'lik çekin karşılıksız çıkması nedeniyle toplam ödemenin 922.600 TL olduğu, bu durumda davalının, davacı şirketten, (1.593.000 - 922.600) = 670.400 TL bakiye alacağın bulunduğunun tespit edildiği,Her ne kadar davacı şirket ticari defterlerini ibraz etmemiş ise de, Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen 13.02.2018 tarihli yazı ekindeki davacı şirkete ait BA formunda (sıra no 6); davalıdan KDV dahil 1.593.000 TL fatura aldığını kabul ve beyan ettiği,Davacı tarafından verilip, davalı tarafından kendi defterlerinde iade işlemine tabi tutulan 300.000 TL'lik çekin davalı şirketin düzenlediği 25.04.2016 tarih 2 sayılı tahsilat makbuzu ile davacıdan teslim alındığı, bu tahsilat makbuzunda ... Ümraniye 15.06.2016 tarihli ... nolu 110.000 TL; ... Ümraniye 20.07.2016 tarihli ... nolu 110.000 TL ve ... Bankası 30.07.2016 tarihli ... nolu 80.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL çek alındığının görüldüğü,...'ün 19.04.2018 tarihli yazısında, ... nolu çekin bankalarına ibraz edilmediği, ... nolu çekin 108.710 TL'lik kısmının karşılıksız işlem gördüğü, hesapta bulunan 1.290 TL'nin ...'ya ödendiği; ... Bankasının 26.04.2018 tarihli yazısında, ... nolu çekin boş statüde olduğu, ibrazına rastlanmadığının bildirildiği, bu durumda, davalının defterinde iade işlemi gören 300.000 TL'lik çekten, 1.290 TL'lik kısmının tahsil edilebildiği dikkate alındığında davalının, bakiye ana para alacağının (670.400 - 1.290) = 669.110 TL olduğunun belirlendiği,Davalı şirket sahibi ve müdürü olan ...'nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/119726 Soruşturma numaralı dosyasında bulunan 29.08.2016 tarihli ifade tutanağında "Şirket sahibinden yapmış olduğum işin karşılığı parayı, işi bitirdiğim zaman alacağımı, tamamen tahsil ettim (KDV alacağım olan 100.000 TL hariç)" şeklindeki beyanı ve ...'in İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/119726 Soruşturma sayılı dosyasındaki 29/08/2016 tarihli beyanında "... Şirketi isimli firmanın sahibiyim. Şirketim bünyesinde ...'de bir hastane inşaatım vardır. Bu sebeple ... Şirketi sahibi ...'ye iki bodrum kat inşaatını verdim" şeklindeki beyanları, Yargıtay kararları ve doktrin uyarınca mahkeme dışı ikrar şeklinde taktiri delil olarak nitelendirilebileceği ve başka delillerle desteklenmesi gerektiği, davacının, davalı şirket müdürü ...'nin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/119726 Soruşturma sayılı dosyasındaki 29/08/2016 tarihli "şirket sahibinden yapmış olduğum iş karşılığı parayı, işi bitirdiğim zaman alacağım, tamamen tahsil ettim ( KDV alacağım olan 100.000 TL hariç )" içerikli beyanına dayanarak takip dayanağı fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, bakiye 100.000 TL'lik kısmın ise işin eksik bırakılması nedeniyle ödenmediğini belirttiği, ancak davalı tarafından yapılan işin eksik bırakılmadığı, davalı şirket yetkilisinin savcılıktaki ifadesinin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğu, bu beyanı destekleyen yan delillerle davacının davalıya yaptığı iş nedeniyle ödeme yaptığını kanıtlamayamadığı,Diğer yandan davalının 02/10/2017 havale tarihli davaya cevap ve delillerini bildirir dilekçe ekinde taraflar arasında düzenlenmiş ve dava konusu alacağın kaynaklandığı 26.08.2015 tarihli ... İnşaat Yapım Sözleşmesini sunduğu, sözleşmenin 2 ve 3. maddeleri arasına el yazısı ile "Bu sözleşme 1 ve 2. Bodrum kat içindir" ibaresi yazılıp imzalandığı, davacının bilirkişi raporu ile bu husus açıklanana kadar bu yazı ve imzaya beyan ve itirazı olmadığı, 26.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporu sunulduktan sonra davacının bu yazı ve imzayı kabul etmediği, davalının iddia ve savunmanın genişletilmesine muvafakati olmadığı, davacı şirket yetkilisinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/119726 Soruşturma sayılı dosyasındaki 29/08/2016 tarihli mahkeme dışı ikrar niteliğindeki beyanı ile "...'de bir hastane inşaatım vardır bu sebeple .... Şti. Sahibi ...'ye iki bodrum kat inşaatını verdim" şeklindeki ifadesinin de aynı mahiyette olduğu belirlenmekle; davacı şirket yetkilisinin mahkeme dışı ikrar mahiyetindeki beyanı, davalı tarafından sunulan sözleşme ile desteklediği, davacının sözleşmenin "1 ve 2. Bodrum kat" için olduğu yönündeki savunmasının kanıtlandığı, davacının 1. ve 2. Bodrum kat işini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiği, davalıdan bakiye 669.110,00 TL asıl alacağı ve 39.770,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 708.880,22 TL alacağı bulunduğu belirlenmekle davanın kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece delillerin takdirinde hata edildiği, davalı şirket sahibi ve tek imza yetkilisi olan ...'nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/119726 Soruşturma numaralı dosyasında yer alan ifadesinde KDV alacağı olan 100.000-TL hariç tüm alacağını tahsil ettiğini savcı huzurunda beyan ettiğini, ancak mahkemece bu ikrarın mahkeme dışı olarak değerlendirilerek takdiri delil olarak kabul edildiği ve başka delil ile desteklenmediği gerekçesi ile davanın reddedildiğini, söz konusu ifadenin kesin delil niteliğinde olduğunu, bu nedenle kararın hatalı olduğunu beyan ederek kararın ortadan kaldırılması talep edilmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Davacı vekili özetle, müvekkili ile davalı arasında, inşa edilecek hastane binasının ... inşaatının yapımı konusunda anlaşma imzalandığını, müvekkil şirket tarafından sözleşme bedeli 1.350.000 TL + KDV'nin 100.000 TL haricindeki kısmının peyder pey ödendiğini, bu hususun, davalı şirket sahibi ve müdürü ... tarafından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/119726 sor. numaralı dosyasında mübrez 29.08.2016 tarihli ifade tutanağında da ikrar edildiğini, bakiye borç tutarı olan 100.000 TL'nin ise yüklenicinin işi eksik ve ayıplı yapması ve bu eksik işlerin müvekkil şirket tarafından başka yüklenicilere tamamlattırılması nedeniyle ödenmediğini, davalının İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatarak 670.400 TL fatura alacağı ve 46.064.75 TL tutarında işlemiş ticari faiz talebinde bulunduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davalı vekili özetle, müvekkilinin bakiye alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, davalı şirket yetkilisinin savcılıktaki ifadesinin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğu, bu beyanı destekleyen yan delillerle davacının davalıya yaptığı iş nedeniyle ödeme yaptığını kanıtlamayamadığı, davacının sözleşmenin "1 ve 2. Bodrum kat" için olduğu yönündeki savunmasının kanıtlandığı, davacının 1. ve 2. Bodrum kat işini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiği, davalıdan bakiye 669.110,00 TL asıl alacağı ve 39.770,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 708.770,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 708.880,22 TL alacağı bulunduğu belirlenmekle davanın kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında;Davacı ile davalı arasında 26.08.2015 tarihli “... İnşaat Yapım Sözleşmesi” düzenlendiği, sözleşmenin konusunun davacı şirkete ait taşınmaz üzerinde inşa edilecek hastane binasının ... inşaatının yapımı konusunu kapsadığı, sözleşme bedelinin 1.350.000 TL + KDV olup, ödemelerin hakediş usulüne göre yapılacağının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 2. maddesi gereğince yüklenici davalı, asli borç olarak iş sahibinin taşınmazı üzerinde inşa edilecek hastanenin hafriyat sonrası ... inşaatını, avan projeye ve iş sahibi tarafından sunulan mimari projeye uygun şekilde yapmayı borçlandığı, sözleşmenin 4. maddesi gereğince yüklenicinin inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren 3 ay içinde ... inşaatı imal etmeyi üstlenmiştir.31.12.2016 tarihi itibariyle düzenlenmiş bulunan Yıl Sonu Seviye Tespit Tutanağına göre imalatın gerçekleşme oranının % 50 olduğu, sözleşme ile yapımı kararlaştırılan 2. ve 1. bodrum katların betonarme karkas taşıyıcı sisteminin bitirilmiş olduğu, inşaatta sözleşme kapsamında yapılması gereken imalatlarda herhangi bir eksik iş bulunmadığı teknik bilirkişi tarafından belirlenmiştir.Davalı kayıtlarına göre, davalının davacıya 1.593.000 TL tutarlı (1) adet hakediş faturası kestiği, davacı şirketten 300.000 TL'lik çek, 922.600 TL tutarlı ödeme olmak üzere toplam 1.222.600.00 TL tahsilat yaptığı, ancak 300.000 TL'lik çekin karşılıksız çıkması nedeniyle toplam ödemenin 922.600 TL olduğu, bu durumda davalının, davacı şirketten, (1.593.000 - 922.600) = 670.400 TL bakiye alacağın bulunduğunu tespit edilmiştir.Her ne kadar davacı şirket ticari defterlerini ibraz etmemiş ise de, Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen 13.02.2018 tarihli yazı ekindeki davacı şirkete ait BA formunda (sıra no 6); davalıdan KDV dahil 1.593.000 TL fatura aldığını kabul ve beyan ettiği, davacı tarafından verilip, davalı tarafından kendi defterlerinde iade işlemine tabi tutulan 300.000 TL'lik çekin davalı şirketin düzenlediği 25.04.2016 tarih 2 sayılı tahsilat makbuzu ile davacıdan teslim alındığı, bu tahsilat makbuzunda ... Ümraniye 15.06.2016 tarihli ... nolu 110.000 TL; ... Ümraniye 20.07.2016 tarihli ... nolu 110.000 TL ve ... Bankası 30.07.2016 tarihli ... nolu 80.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL çek alındığının görüldüğü, ...'ün 19.04.2018 tarihli yazısında, ... nolu çekin bankalarına ibraz edilmediği, ... nolu çekin 108.710 TL'lik kısmının karşılıksız işlem gördüğü, hesapta bulunan 1.290 TL'nin ...'ya ödendiği; ... Bankasının 26.04.2018 tarihli yazısında, ... nolu çekin boş statüde olduğu, ibrazına rastlanmadığının bildirildiği, bu durumda, davalının defterinde iade işlemi gören 300.000 TL'lik çekten, 1.290 TL'lik kısmının tahsil edilebildiği dikkate alındığında davalının, bakiye ana para alacağının (670.400 - 1.290) = 669.110 TL olduğu belirlenmiştir.Yukarıda yer verilen tespitler karşısında; her ne kadar davacı vekili tarafından mahkemece delillerin takdirinde hata edildiği, ...'nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/119726 Soruşturma numaralı dosyasında yer alan ifadesinde KDV alacağı olan 100.000-TL hariç tüm alacağını tahsil ettiğini savcı huzurunda beyan ettiği, bu nedenle kararın hatalı olduğu beyan edilerek kararın ortadan kaldırılması talep edilmiş ise de; ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/12/2021 tarih ve 2017/912 Esas, 2021/1363 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/495, K. 2026/834, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-495-e-2026-834-k-ac6b3c34d1a8