Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2406 E. 2026/880 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2406
- Karar No
- 2026/880
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2406
KARAR NO:2026/880
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/04/2022
NUMARASI:2021/918 Esas, 2022/355 Karar
DAVANIN KONUSU:İpotek (Tescil İstemli)
KARAR TARİHİ:18/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tespiti ve kanuni ipotek hakkı tescili talebine ilişkin olup, davanın usulden reddine dair karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili, davalı ... ... Bölgesi ile diğer davalı ... A.Ş. arasında Tekirdağ İli, ... İlçesi, ... Bölgesi, 567 ada, 19 parsel sayılı 19.994 m2'lik taşınmaz üzerinde kanun, yönetmelik ve imar planına uygun sanayi tesisi kurulması amacıyla sözleşme akdedildiğini, anılan sözleşmenin 10/01/2014 tarih ve 2014/2 karar numarası ile ... ... Bölgesi Yönetim Kurulu kararı ile onaylandığını, bu sözleşmeye uygun olarak davalı.... A.Ş.'ye dava konusu taşınmaza ilşkin Tapu Tahsis Belgesi düzenlendiğini, tahsisi yapılan arsa üzerinde sözleşmeye uygun prefabrik binası yapılması amacıyla davalı .... A.Ş. ile müvekkili arasında 10/04/2014 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin konusunun 9073 m2 oturumlu, bodrum katlı prefabrik fabrika binası yapılması olduğunu, bu sözleşme uyarınca tapuda malik olan davalı ... ... Bölgesi'ne ... Belgesi başvurusunda bulunulduğunu ve 29/08/2014 tarih ... ruhsat numarası ile müvekkile ... Belgesi verildiğini, ruhsat verildikten sonra müvekkilin inşaata başladığını ve prefabrik fabrika binası işinin % 91,6'lık kısmını bitirdiğini, müvekkil şirkete dava konusu taşınmaz üzerine inşa edilen prefabrik fabrika binasının yapılması karşılığında ödenmesi kararlaştırılan 3.750.000,00 TL bedele ilişkin davalı işveren ... A.Ş. tarafından sözleşmede 30/11/2014 vade tarihli 200.000,00 TL'lik ve 268.750,00'lik, 31/12/2014 vade tarihli 468.750,00 TL'lik, 31/01/2015 vade tarihli 468.750,00 TL'lik, 29/02/2015 vade tarihli 468.750,00 TL'lik, 29/02/2015 vade tarihli 268.750,00 TL'lik ve 200.000,00 TL'lik, 31/03/2015 vade tarihli 468.750,00 TL'lik, 31/03/2015 vade tarihli 268.750,00 TL'lik ve 200.000,00 TL'lik, 30/04/2015 vade tarihli 468.750,00 TL'lik, 31/05/2015 vade tarihli 468.750,00 TL'lik, 30/06/2015 vade tarihli 468.750,00 TL'lik bonoların keşide edildiğini, ancak sözleşmede 30/11/2014 vade tarihli 468.750,00 TL'lik bononun vade tarihinde banka tarafından ödenmesi gereken zorunlu miktar olan 1.120,00 TL'lik kısmının tahsil edilebildiğini, 30/11/2014 vade tarihli 200.000,00 TL'lik bononun 198.880,00 TL'lik kısmı ve 30/11/2014 vade tarihli 268.750,00 TL'lik kısmının 267.630,00 TL'lik kısmının karşılıksız kaldığını, bu sebeple davalı .... A.Ş.'den 466.510,00 TL muaccel olmuş, 3.283.490,00 TL müstakbel toplam 3.747.760,00 TL alacaklarının bulunmakta olduğunu, ödenmediği gibi teminat dahi gösterilmediğini, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. ...'ndan alınan mütalaada TMK. 1011. maddesi şartların ve davacı müvekkilin kanuni ipotek talep edebilmesinin şartlarının oluştuğunun belirtildiğini, kanuni ipotek hakkının TMK. 893. maddesinde düzenlendiğini, 466.510,00 TL muaccel olmuş, 3.283.490,00 TL müstakbel toplam 3.747.760,00 TL alacaklarının bulunmakta olduğunun tespiti ile davalılara ait taşınmaz üzerine TMK. 893 maddesi ve devam maddeleri ile 1011. maddesi ve diğer ilgili maddeleri gereğince tapu kaydına kanuni ipotek hakkının öncelikle tedbiren geçici tescil şerhi tesciline, yargılama sonucunda da alacaklarının ödenene kadar kanuni ipotek hakkının kesin tesciline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı .... A.Ş. vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 11. maddesinde sözleşmeden doğan ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili kılındığını, HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesinin düzenlendiğini, alacak talebinin ihtilaflı olduğunu, bu nedenle davada İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, mahkememizin yetkisiz olduğunu, ayrıca tarafların ticari işletme olduğundan dolayı Ticaret Mahkemesi'nde açılması gerektiğini ve bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğunu, esasa ilişkin olarak da kanuni ipotek hakkının oluşmadığını, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan sözleşmede davacının yüklenici sıfatına haiz olduğunu, TMK. 893 maddesinde sayılan kişilerden olmadığını, ilgili maddede kanuni ipotek hakkının malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlara ait olduğunun belirtildiğini, bu konuda Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2008 tarih, 2008/6606 Esas ve 2008/960 Karar sayılı kararı ve 04/12/2012 tarih, 2012/6837 Esas ve 2012/7621 Karar sayılı kararı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davaya konu alacağın da tartışmalı olduğunu, işin tamamının bitirilmemiş olmasından dolayı alacağın değişeceğini, davacı vekilinin de dava dilekçesinde alacağın tespitini istediğini, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı ...Bölgesi Müteşebbis Teşekkül Başkanlığı, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı ile arasında bir hukuki ilişkinin olmayıp borcunun da bulunmadığını, davaya konu taşınmazın sanayi bölgelerinin içinde yer aldığını, 567 ada 19 parsel sayılı taşınmazın halen başkanlıkları adına kayıtlı olduğunu, davacı tarafından diğer davalıdan muaccel ve müstakbel alacaklarının teminat altına alınması için kendilerine ait taşınmaz üzerinde yapımına başlanan prefabrik fabrika binasının yer aldığı taşınmaz kaydına diğer davalının arsa tahsis hakkına istinaden kanuni iptotek hakkının tescilinin talep edildiği, henüz arsa tahsis bedeli ödenmeden şerhin kaldırılmasının mümkün olmadığını, şerh kaldırılmaksızın taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmesinin mümkün olmadığını, alacağın belirli olmadığını belirterek öncelikle husumet nedeni ile kendileri yönünden davanın reddini, davacının tedbiren gecici tescil talebinin reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi yetkilisi ... tarafından dosyaya sunulan 06/11/2015 tarihli dilekçe ile; ... ... Bölgesi ile aralarında yapılan Tekirdağ İli ... İlçesi ... Bölgesi 567 ada 19 parsel sayılı 19.994 m2'lik taşınmaza ilişkin davacı ... Şirketi'nin inşaat ipoteği tescili talebini ve görülen davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/01/2021 havale tarihli dahili dava dilekçesi ile; müflis ... Şirketi hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1275 esas sayılı dosyası kapsamında verilen ve kesinleşen iflas kararına binaen iflas idaresinin işbu davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesi, iflas idare memurları Av. ..., Av. ..., ...'in davaya dahil edilmesi talep ettiği anlaşılmıştır. Dahili davalılara duruşma gün ve saatini bildirir dava dilekçesi ve dahili dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiyelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2021/297 Esas 2021/926 Karar sayılı ilamı ile, yapı ipoteğinin tescil isteminde davanın husumet olarak yöneltilecek olan kişinin taşınmaz maliki olduğu, malik dışındaki yükleniciye davanın açılması halinde yüklenicinin husumetinin bulunmayacağının ifade edildiği, dava konusu uyuşmazlıkta davalı ... Şirketi asıl yüklenici olduğundan yapı ipoteğinin tescili davasında husumetinin taşınmaz malikine yöneltileceği, davalı ... Şirketi'nin ise asıl yüklenici olduğu sabit olduğundan davalı ... Şirketi'ne karşı husumetin yöneltilemeyeceğinden davacının, davalı müflis ... Şirketi'ne karşı açmış olduğu davasının husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verildiği; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/5633 Esas 2016/5949 Karar sayılı ilamında, Türk Medeni Kanunu'nun 893. maddesi kapsamında kanuni ipotek hakkı için tescil isteminde bulunabilmesi için davacının alt yüklenici veya zanaatkar olması gerektiği ifade edildiği; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/1924 Esas 2016/3111 Karar sayılı ilamında, asıl yüklenicinin Türk Medeni Kanunu'nun 893. maddesi kapsamında ipotek hakkının tescilini isteyemeyeceği, alt yüklenicinin 893. madde kapsamında kanuni ipotek hakkının tescili talep edebileceğinin belirtildiği; Davaya konu ... İlçesi... Mahallesi 567 ada 19 parsel sayılı taşınmaz davalı ... ... Bölgesi adına kayıtlı olduğu, söz konusu taşınmazın tahsisinin davalı ... Bölgesi ile diğer davalı ... Şirketi arasında yapılan sözleşme gereğince taşınmazın davalı ... Şirketi'ne tahsis edildiği, bu kapsamda bu sözleşme gereğince davalı ... Şirketi'nin dava konusu taşınmazı sözleşme hükümleri gereğince tahsis kapsamında kullandığı, davalı ... Şirketi ile davacı arasında 10/04/2014 tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde prefabrik fabrika binasının yapılması konusunda eser sözleşmesinin imzalandığı, bu kapsamda davacının asıl yüklenici, davalı ... Şirketi'nin iş sahibi, davalı ... ... Bölgesi'nin ise taşınmaz maliki olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 893. maddesi gereğince kanuni ipotek hakkını tescilini alt yükleniciler ile zanaatkarların isteyebileceği, ancak dava konusu uyuşmazlıkta davacının asıl yüklenici olduğu anlaşıldığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 893. maddesi gereğince kanuni ipotek hakkını isteyemeyeceği gerekçeleriyle davacının davalı ... ... Bölgesi'ne karşı açmış olduğu davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir:Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Türk Medeni Kanunu'nun 893 ve 895.maddelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, zira Türk Medeni Kanunun 893/3 hükmü lafzi bir yorum ile yorumlandığı takdirde dava açma hakkının yalnızca alt yüklenicilere verildiği gibi bir sonuç ortaya çıkmakta ise de, Türk Medeni Kanunun 895. maddesi değerlendirilmeksizin yapılan bu lafzi yorum ile hatalı bir sonuca ulaşıldığı, Kanununun 895. maddesinin kanuni ipotek hakkından faydalanacak kişileri gösterdiği ve madde başlığının “Zanaatkarlar ve Yükleniciler Bakımından” şeklinde olduğunu, Kanunun 893. maddesinde alt yükleniciler ibaresine ve 895.maddesinde yüklenici ibaresine yer verilmiş olması sebebiyle Yargıtay'ın işbu lafzi yorumunun değiştirilmesi gerektiği, mehaz kanun gerekçesinde yüklenici ve alt yüklenici gibi bir ayrıma gidilmediği, eser sözleşmesi kapsamında yapının kurulmasında, yıkımı ve montajında emek ve malzeme veren veya sadece malzeme veren yüklenici ve zanaatkarların kanuni ipotek hakkının tescilini talep edebileceğinin açıkça düzenlendiği, eser sözleşmesi ile bir yapının imalinde faaliyet gösteren yüklenici veya alt yüklenicinin teknik hiçbir farklılığı bulunmadığı, yapmış olduğu iş karşılığında ücretini alamayan yüklenici ile alt yüklenici yönünden Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin belirttiği ayrımın uygulanması için herhangi bir hukuki gerekçe de bulunmadığı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalılardan ... A.Ş. iş sahibi, diğer davalı ise iş sahibine ... veren ... başkanlığıdır.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı vekili özetle, müvekkili ile davalılardan ... A.Ş. arasında ... Bölgesinde 567 ada 12, 13, 14, 15 parsele prefabrik fabrika binasının belirtilen imalatların götürü bedelle yapılması hususunda anlaşmaya varıldığı, tapuda malik olan davalı ... ... Bölgesi'nin ... verdiğini, davalı iş sahibi tarafından sözleşme bedeli olan 3.750.000,00 TL'ye ilişkin bir kısım senetler verildiği, ancak bu senetlerden vadesi gelenlerin kısmen ödenmediğini, 466.510,00 TL muaccel olmuş, 3.283.490,00 TL müstakbel toplam 3.747.760,00 TL alacaklarının bulunmakta olduğunu belirterek, alacağın tespiti ile TMK. 893 maddesi ve devam maddeleri ile 1011. maddesi ve diğer ilgili maddeleri gereğince tapu kaydına kanuni ipotek hakkının tescilini talep etmiştir.Davalılardan ... A.Ş. vekili özetle, davacının TMK. 893 maddesinde sayılan kişilerden olmadığını, ilgili maddede kanuni ipotek hakkının malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlara ait olduğunun belirtildiğini, davaya konu alacağın da tartışmalı olduğunu, işin tamamının bitirilmemiş olmasından dolayı alacağın değişeceğini, davacı vekilinin de dava dilekçesinde alacağın tespitini istediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir (davalı vekili 06/11/2015 tarihli dilekçe ile, davacının inşaat ipoteği tescili talebini ve davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir).Davalılardan ... Bölgesi Başkanlığı vekili özetle, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı ile arasında bir hukuki ilişkinin olmayıp borcunun da bulunmadığını, davaya konu taşınmazın halen başkanlıkları adına kayıtlı olduğunu, henüz arsa tahsis bedeli ödenmeden şerhin kaldırılmasının mümkün olmadığını, şerh kaldırılmaksızın taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmesinin mümkün olmadığını, alacağın belirli olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, yapı ipoteği tescili davasının arsa malikine karşı açılabileceği, bu nedenle ... A.Ş. Taşınmaz maliki olmadığından husumetten davanın reddine; yapı ipoteği tescil davasının alt yüklenici veya zanaatkarlar tarafından açılabileceği, yüklenici tarafından açılamayacağı, davacının alt yüklenici olmayıp yüklenici olduğu belirtilerek da davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Dosyada mevcut deliller ele alındığında;Davacı ile davalı ... A.Ş. Arasında düzenlenen 10/04/2014 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; işveren ... Şirketi ile yüklenici ...Şirketi arasında ... Bölgesinde 567 ada 12, 13, 14, 15 parsele prefabrik fabrika binasının belirtilen imalatların götürü bedelle yapılmasının kararlaştırıldığı, yapılacak olan imalatların temeller ve bağ kirişleri, zemin betonu imalatı, topping betonu imalatı, yağmur suyu drenajı, izolasyon, çatı kaplaması, prefabrik imalatı, bodrum kat tabliyesi olduğu, işin bitiş süresinin prefabrik bina için 5 ay olduğu, imalatların götürü bedel tutarının 3.750.000,00 TL olacağı, yüklenici faturaların yarısını işin ortasında, kalan yarısını işin sonunda keseceği anlaşılmıştır.Kısmen bedelsiz parsel tahsis sözleşmesinin incelenmesinde; ... ... Bölgesi ile ... Şirketi arasında düzenlendiği, sözleşmenin konusunun parsel tahsisi olduğu, ... içindeki toplam 35.201 metrekare yüzölçümlü 567 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 numaralı parsellerin bu sözleşmenin konusunu teşkil ettiği, bu parselin metrekaresinin geçici bedelinin 18,00 TL/m2 olduğu, toplam tahsis bedelinden (633.618,00 TL) Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen %50 oranındaki kısmen bedelsiz tutar (316.809,00 TL) düşüldükten sonra kalan 316.809,00 TL'nin parsel tahsis bedeli olduğu, tahsis bedelinden tahsil edilen meblağların yıllar itibariyle yeniden belirleneceği, 63.500,00 TL'yi sözleşmenin yapıldığı tarihte peşinat olarak, geri kalan 253.309,00 TL'nin ise 01/06/2014 tarihinde 42.000,00 TL, 31/12/2014 tarihinde 42.000,00 TL, 01/06/2015 tarihinde 42.000,00 TL, 31/12/2015 tarihinde 42.000,00 TL, 01/06/2016 tarihinde 42.000,00 TL, 31/12/2016 tarihinde 43.309,00 TL olmak üzere 316.809,00 TL tahsis bedeli ödeyeceği, sözleşmeye konu parselde üretime geçilmeden tapu talep edilmesi halinde tapu kütüğünün beyanlar hanesine devir işlemi sırasında 4562 sayılı ... Bölgeleri Kanunu'nun geçici 9.maddesine göre 567 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 nolu parsellerde kayıtlı taşınmazı devir alan gerçek veya tüzel kişiler, söz konusu Kanun ve bu Kanun'un uygulanması ile ilgili çıkarılan Yönetmelik ile taahhütnamede belirtilen devir amaç ve koşullarına uymak zorunda olduğu, bu şerh kaldırılmadığı sürece taşınmaz hiçbir şekilde başkalarına devredilemeyeceği, haczedilemeyeceği, ipotek edilemeyeceği, teminat verilemeyeceği, iflas ve konkordato ile diğer ayni ve şahsi haklara da konu edilemeyeceği şerhinin konulacağı anlaşılmıştır.... Tapu Müdürlüğü'nün yazı cevabında; Tekirdağ İli ... İlçesi... Mahallesi 567 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 567 ada 12, 13, 14, 15 parsel sayılı taşınmazların tevhidinden geldiğini, tam hisse payı ile ... ... Bölgeleri tüzel kişiliği olduğu, alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından 11.870,00 TL borç kapsamında ipotek konulduğu anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1275 Esas 2015/968 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; iflasın ertelenmesi davası olduğu, 25/11/2015 tarihli mahkeme kararı ile davanın reddine, davacı ... Şirketinin iflasına, iflasın 25/11/2015 günü saat 13:49 itibariyle açılmasına karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/3219 Esas 2018/4354 Karar sayılı ilamı ile onandığı, daha sonra davacı vekili tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2018/2530 Esas 2019/3147 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, kararın 03/09/2019 tarihinde 01/07/2019 tarihli olarak kesinleştirildiği anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1042 Esas 2021/515 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ... Ticaret, davalının ... Şirketi, davanın iflas idaresi tarafından alacak kaydının davacının talebinin reddine dair 01/09/2016 tebliğ tarihli kararın kaldırılarak alacağın kabulüne ve iflas dosyasına alacağının kaydına ilişkin olduğu, mahkemenin 31/03/2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının müflis ... A.Ş.'den 3.716.091,00 TL alacağının İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğü'nün ... iflas dosyasından işlem gören iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1042 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı tarafından imal edildiği belirtilen fabrika binalarının maliyet hesapları ve hakedişlerinin sözleşmelere göre yapıldığı, bu hesaplamalara göre bordo 1 sözleşmesinin hakediş tutarının 1.570.000,00 TL, bordo 3 sözleşmesinin hakediş tutarının 2.413.741,00 TL, Bordo 7 sözleşmesinin hakediş tutarının 3.097.510,31 TL olup, her üç işin toplam hakediş toplamının 7.081.251,31 TL olduğu belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1042 Esas sayılı dosyasından alınan ek bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacının müflis şirketten 3.716.091,00 TL tutarında alacaklı olduğu belirtilmiştir.İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin yazı cevabında; ... İflas sayılı dosyasında iflas idare memurlarının Av. ..., Av. ... ve ... olduğu, sıra cetveli ilanı ve masa kararının 01/09/2016 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği bildirilmiştir.İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin yazı cevabında; ... İflas sayılı dosyasında iflas idare memurlarının Av. ..., Av. ..., Av. ... olduğu, iflas kararının kesinleşmiş olduğu, 26/05/2021 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısı yapıldığını, davacı tarafın iflas masasına 36 kayıt numarası ile 4.916.731,64 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas idaresince tanzim olunan sıra cetvelinde talep edilen alacak bedelinin tamamının reddedildiği bildirilmiştir.11/10/2016 tarih 2016/37 Karar numaralı ... ... Bölgesi Müteşebbis Teşekkül Başkanlığı Yönetim Kurulu Kararının incelenmesinde; ... Şirketinin gerekli mali ve yasal yükümlülükleri yerine getirmediği tespit edildiğinden yer tahsisinin iptal edilmesine, firmanın iflasını açıldığı ve arsa üzerinde tesisi tamamlanmamış bina olması sebebi ile mevzuat çerçevesinde inşaatın bedelinin tespit ettirilmesine, tahsis iptalinden doğacak olan firma alacakları,...alacakları düşüldükten sonra bir sonraki mali yıl bütçesine konularak firma adına iflas masasına ödemenin yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ... ... Bölgesi'nin yazı cevabında; satışın ihale usulü ile değil Mahkemece yapılan bilirkişi tespiti neticesinde 3.801.711,00 TL olarak gerçekleştiği, kurumun ... Şirketi'nden 6.836.064,40 TL alacaklı konumda olduğunu, ... Bölgesi Müdürlüklerinin mahsup yetkisinin bulunduğunu, söz konusu bina bedelinin alacaklara mahsup edildiği, kurumun halen alacaklı durumunda olduğu ve iflas masasına kalan bakiye için alacak kaydının gerçekleştirilmiş olduğu bildirilmiştir.İstinaf konusu hususlar ele alındığında;Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan iş sahibi şirketten toplam 3.747.760,00 TL alacaklarının bulunmakta olduğunun tespiti ile davalılara ait taşınmaz üzerine TMK. 893 maddesi ve devam maddeleri ile 1011. maddesi ve diğer ilgili maddeleri gereğince kanuni ipotek hakkı tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise davacının yüklenici olduğunu, kanuni ipotek hakkı tescil talebinin sadece alt yükleniciler ile zanaatkarlar tarafından istenebileceğini, yüklenicinin kanuni ipotek hakkı tescil talebinde bulunamayacağını belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.Gerek ilk derece mahkemesinin gerekçesi ve gerekse de davacı vekilinin istinaf talepleri birlikte ele alındığında, temel istinaf gerekçesinin yüklenicinin kanuni ipotek hakkı tescilini talep etme hakkı bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.Kanuni ipotek hakkı Türk Medeni Kanununun 893-897.maddeleri arasında düzenlenmiştir.TMK 893.madde, "Aşağıdaki alacaklılar, kanuni ipotek hakkının tescilini isteyebilirler" dedikten sonra kimlerin talepte bulunabileceğini sırayla belirtmiş olup, bunların içerisinde yüklenici sayılmamış, bunun yerine yükleniciden alacaklı olan alt yükleniciler veya zanaatkarların talepte bulunabileceği belirtilmiştir. Söz konusu yasa metnine lafzi olarak yorumlandığı takdirde, kanun koyucunun yüklenicilerin kanuni ipotek tescil talebinde bulunmaması yönünde bir irade beyanı ortaya koyduğu söylenebilir. Nitekim ilk derece mahkemesinin kararı ve söz konusu karar gerekçesinde atıf yapılan Yargıtay kararı da esasen bu bakış açısına dayanmakta olup, yüklenicilerin kanuni ipotek hakkı tescil talebinde bulunamayacakları ifade edilmiştir.Bununla birlikte, devam eden yasa maddelerinde farklı bir ifadeye yer verildiği görülmektedir. Nitekim TMK'nın 895.maddesi kanuni ipotek hakkının "tescil" hükümlerini düzenlemekte olup, "(z)anaatkarlar ve yükleniciler bakımından" başlığını taşımaktadır. Görüleceği üzere başlıkta alt yükleniciye değil, yükleniciye atıf yapılmıştır. Her ne kadar yasa maddelerinin başlıkları -yorum kurallarında- bağlayıcı değilse de, 895/1 fıkrası açıkça "zanaatkarların ve yüklenicilerin kanuni ipotek hakları"ndan bahsetmektedir. Dolayısıyla TMK 893.maddesinde kanun koyucunun iradesinin sadece alt yüklenicilere bu hakkı vermek ve yüklenicileri hak sahibi olarak kabul etmemek yönünde olduğu değerlendirilirse, TMK 895/1 maddesindeki "yüklenici" ifadesinin bir anlamı ve uygulama sahası olmayacaktır. Bu itibarla "kanun koyucu abes ile iştigal etmez" ilkesi gereğince, TMK 895/1'in uygulanabilir olması için, TMK 893.maddesindeki hak sahipleri arasında yüklenicileri de kabul etmek gerekecektir. Kaldı ki, kanuni ipotek hakkı noktasında yükleniciye atıf yapılan maddeler sadece TMK 895/1 olmayıp 896 ve 897.maddelerde de yüklenicilere ilişkin açık ifadeler yer almaktadır. Diğer yandan yine yorum kuralları gereğince, -aksi açıkça belirtilmediği sürece- bir yasa maddesi kendisinden önce gelen sıralı hükümleri de kapsar. Dolayısıyla, TMK 895, 896 ve 897.madde hükümlerinin 894 ve 893.madde hükümlerini de kapsadığı kabul edilmelidir. Tüm bu nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede, -diğer şartların da varlığı halinde- yüklenicilerin de tıpkı zanaatkarlar ve alt yükleniciler gibi, kanuni ipotek hakkı tescili için başvuru yapabileceği kabul edilmiştir.Nitekim doktrinde de, Dairemizin görüşüne benzer şekilde, yüklenicilerin de kanuni ipotek hakkı isteyebileceği kabul edilmektedir (..., Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, Yetkin Yayınları, 2026, 2. Baskı, s.1395 vd ve özellikle s.1395 de yer alan 4586 numaralı dipnot; ... - GÖZÜTOK Zeki, Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Yetkin Yayınları, 2023, 4. Baskı, s.219). Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen davanın usulden reddi kararı hatalı bulunmuş, mahkemece TMK 895 ve devamı maddelerinde düzenlenen kanuni ipotek tescil talebi için gerekli şartların bulunup bulunmadığı, diğer yandan davalılardan ... ... Bölge Başkanlığının ipotek tescili talep edilen taşınmazın maliki olduğu da dikkate alınarak 4562 sayılı ... Bölgeleri Kanunu ve ayrıca bu kanuna ilişkin uygulama Yönetmeliği de göz önüne alınmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmek için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/04/2022 tarih, 2021/918 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.