Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/649 E. 2026/817 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/649
Karar No
2026/817
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/649

KARAR NO:2026/817

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/11/2021

NUMARASI:2019/616 Esas, 2021/1038 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:16/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında 27.01.2016 tarihli ... Konut Projesi Satış Ofisi Dış Cephe Giydirme ve Doğrama İşleri Sözleşmesinin imzalandığını, davalının dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı sözleşme kapsamında üstlendiği satış ofisi dış cephe giydirme ve doğrama işlerinin alt yüklenici sıfatıyla müvekkili tarafından yerine getirildiğini, sözleşme bedelinin 100.000,00 Euro + KDV olarak kararlaştırıldığını, daha sonra yapılan iş artışı nedeniyle bedelin 38.941,39 Euro artırılarak toplam 138.941,39 Euro olarak belirlendiğini, sözleşmenin 15. maddesi gereğince davalı tarafından hakedişlerden %10 oranında kesin teminat kesintisi yapılarak 13.894,14 Euro tutarın uhdesinde tutulduğunu, ayrıca 6.947,07 Euro tutarında nakit teminat kesintisi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme ve eklerinde üstlendiği tüm yükümlülükleri süresinde ve eksiksiz şekilde yerine getirerek işi tamamlayıp teslim ettiğini, taraflar arasında 27.12.2016 tarihli geçici kabul tutanağı ile 27.10.2016 tarihli kesin kabul tutanağının imzalandığını, sözleşme hükümleri uyarınca kesin kabul sonrasında teminatların iadesi gerekirken davalının 13.894,14 Euro tutarındaki kesin teminat ile 6.947,07 Euro tutarındaki nakit teminatı iade etmediğini, bu nedenle İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile toplam 19.649,63 Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında müvekkili şirketin yapımını üstlendiği ... Konut Projesi Satış Ofisi Dış Cephe Giydirme ve Doğrama İşlerinin yapılmasına ilişkin 27.01.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiasıyla İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, takibe süresinde itiraz edildiğini, davacının sözleşmenin 15. maddesi gereğince sözleşmenin imzalanmasını takip eden yedi gün içerisinde sözleşme bedelinin %10’u oranında banka kesin teminat mektubu sunmakla yükümlü olmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından iyiniyetli şekilde davacı hakedişlerinden kesinti yapılarak ödeme tarihindeki kur karşılığı TL üzerinden kesin teminat tutulduğunu, davacının kesin teminat ve nakit teminatın iadesini talep etmiş ise de sözleşmenin 15. maddesinde teminatların iadesi için öngörülen ...’dan borcu yoktur yazısı getirilmesi, vergi dairesinden vergi borcu bulunmadığına ilişkin belge sunulması, işçilere ilişkin tüm yasal yükümlülüklerin yerine getirildiğinin bordro, bildirge, ödeme makbuzu ve benzeri belgelerle ispat edilmesi ile iş kazası bulunması halinde sözleşmede belirtilen diğer belgelerin ibraz edilmesi şartlarının gerçekleşmediğini, davacının bugüne kadar bu belgeleri müvekkili şirkete teslim etmediğini, bu nedenle teminatların iadesi için gerekli şartların oluşmadığını, ayrıca 06.10.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ hükümleri uyarınca davacının Euro cinsinden alacak talebinde bulunamayacağını, davacının sözleşme gereği vermesi gereken banka kesin teminat mektubunu hiç sunmamış olmasına rağmen kurdaki değişikliklerden yararlanmak amacıyla Euro üzerinden teminat talep etmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, davacının talep ettiği alacağın varlığı, miktarı, muaccel olup olmadığı ve hangi para birimi üzerinden talep edilebileceğinin ancak yargılama sonucunda belirlenebileceğini, bu nedenle alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı koşullarının bulunmadığını, buna karşılık davacının haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibi başlatması nedeniyle İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davacının taraflar arasında imzalanan 27.01.2016 tarihli ... Konut Projesi Satış Ofisi Dış Cephe Giydirme ve Doğrama İşleri Sözleşmesi kapsamında üstlendiği işleri tamamladığını, sözleşme bedelinin başlangıçta 100.000,00 Euro + KDV olarak kararlaştırıldığını, sonradan yapılan iş artışları ile bu bedelin 138.941,39 Euro + KDV’ye yükseldiğini, davacının sözleşme kapsamında hakedişlerinden 13.894,14 Euro kesin teminat ve 6.947,07 Euro nakit teminat kesintisi yapıldığını ileri sürerek İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile toplam 19.649,63 Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, dosya kapsamına İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün takip dosyasının getirildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması amacıyla Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/191 Talimat sayılı dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, düzenlenen 24.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 19.788,56 Euro alacaklı olduğunun ve davaya konu edilen 19.649,63 Euro tutarındaki alacağın bu bakiye içerisinde yer aldığının bildirildiğini, daha sonra dosya kapsamında alınan 20.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun şekilde tutulduğunun, davalı ile olan ticari ilişkiye ilişkin kayıtların ticari defterlerde yer aldığının, taraflar arasındaki sözleşmenin Euro bazlı olarak düzenlendiğinin, tarafların kabulünde olduğu üzere davacı tarafından banka kesin teminat mektubu verilmediği için davalı tarafından hakedişlerden teminat kesintileri yapıldığının, taraflar arasında iş artışı sonrasında sözleşme bedelinin 138.941,39 Euro + KDV’ye yükseldiğinin, işin geçici kabulünün 27.12.2016 tarihinde, kesin kabulünün ise 10.03.2018 tarihinde gerçekleştirildiğinin, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının 2018 yıl sonu itibarıyla davalıdan nakit teminat kesintisi dahil 19.788,56 Euro alacaklı göründüğünün ve davacının bu alacağın 19.649,63 Euro’luk kısmını takip ve dava konusu yaptığının tespit edildiğinin belirtildiğini, mahkemece davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, bilirkişi raporlarının da davacının alacaklı olduğunu doğruladığı, sözleşmenin Euro üzerinden düzenlenmiş olması nedeniyle alacağın da Euro olarak talep edilebileceği, davacının takip konusu yaptığı 19.649,63 Euro alacağın mevcut olduğu ve davalının bu alacağa yönelik itirazının yerinde bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 19.649,63 Euro üzerinden devamına, takip tarihinden sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca yıllık Euro faizi uygulanmasına, fiili ödeme günündeki kur karşılığı Türk Lirasının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının likit nitelikteki borca haksız şekilde itiraz ettiği gerekçesiyle alacağın %20’si oranında 17.479,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar vermiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470. Maddesi gereğince düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket sözleşmede alt yüklenici, davalı şirket yüklenicidir.Davacı vekili, davacı alt yüklenici ile davalı müteahhit arasında imzalanan 27.01.2016 tarihli eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş nedeniyle hakedişlerinden kesilen 13.894,14 Euro kesin teminat ile 6.947,07 Euro nakit teminatın kesin kabul sonrasında iade edilmediğini, bu nedenle başlatılan İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının sözleşme gereğince vermesi gereken banka kesin teminat mektubunu sunmadığını, sözleşmenin 15. maddesinde düzenlenen teminat iade şartlarının gerçekleşmediğini ve davacı tarafından gerekli belgelerin ibraz edilmediğini, ayrıca Euro cinsinden talepte bulunulamayacağını ve alacağın likit olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme, ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek davacının takip tarihi itibarıyla 19.649,63 Euro alacaklı olduğu kabul edilip davanın kabulüne, İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 19.649,63 Euro üzerinden devamına ve davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.Davacı alt yüklenici ... A.Ş. ile davalı müteahhit ... A.Ş. arasında, dava dışı işveren ... A.Ş.’ye ait ... mevkiinde gerçekeştirilen ... Konut Projesi kapsamında yer alan Satış Ofisi Dış Cephe Giydirme ve Doğrama İşlerinin yapılmasına ilişkin olarak 27.01.2016 tarihinde ... Konut Projesi Satış Ofisi Dış Cephe Giydirme ve Doğrama İşleri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında alt yüklenicinin gerekli her türlü malzeme, ekipman, işçilik, montaj, nakliye ve diğer giderleri karşılayarak işi sözleşme ve eklerine, projelere, teknik şartnamelere ve yürürlükteki mevzuata uygun şekilde eksiksiz ve kusursuz olarak tamamlayıp müteahhide teslim etmeyi üstlendiği, sözleşme bedelinin 100.000,00 Euro + KDV olarak kararlaştırıldığı, işin en geç 30.03.2016 tarihinde tamamlanmasının öngörüldüğü, müteahhit tarafından sözleşme bedelinin belirli oranlarında avans ödemesi yapılacağının düzenlendiği, alt yüklenicinin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 7 gün içerisinde sözleşme bedelinin %10’u oranında banka kesin teminat mektubu vermekle yükümlü tutulduğu, alt yüklenici tarafından ... ilişiksiz belgesinin alınması ve müteahhidin zarar riskinin bulunmaması halinde kesin teminatın %50’sinin geçici kabul sonrasında, %40’ının kesin kabul sonrasında, kalan %10’unun ise garanti süresinin tamamlanmasından sonra iade edileceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca sözleşme kapsamında hakedişlerden %5 oranında nakit teminat kesintisi yapılacağının ve bu teminatın da garanti süresinin sona ermesinden sonra iade edileceğinin düzenlendiği, bunun yanında ... borcu bulunmadığına ilişkin belge, vergi borcu olmadığına ilişkin belge, işçilere ilişkin yasal yükümlülüklerin yerine getirildiğini gösteren belgeler ile sözleşmede sayılan diğer koşullar gerçekleşmeden nakdi veya gayri nakdi teminatların hiçbir şekilde iade edilmeyeceğinin hüküm altına alındığı, sözleşmede ayrıca hakediş usulleri, geçici ve kesin kabul işlemleri, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, süre uzatımı halleri, cezai şart hükümleri ve tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, davacı alt yüklenici ile davalı müteahhit arasında 27.01.2016 tarihli ... Konut Projesi Satış Ofisi Dış Cephe Giydirme ve Doğrama İşleri Sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme bedelinin başlangıçta 100.000,00 Euro + KDV olarak kararlaştırıldığı, tarafların mutabakatı ile yapılan iş artışı sonucunda sözleşme bedelinin 138.941,39 Euro + KDV’ye yükseldiği, davacı tarafından sözleşme uyarınca verilmesi gereken banka kesin teminat mektubunun sunulmadığı, bu nedenle davalı tarafından davacı hakedişlerinden kesin teminat ve nakit teminat kesintileri yapıldığı, işin geçici kabulünün 27.12.2016 tarihinde, kesin kabulünün ise 10.03.2018 tarihinde gerçekleştirildiği, davacı ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait kayıtların defterlerde yer aldığı ve davacı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ticari defterlerinde davacı ile olan ticari ilişkinin çeşitli hesaplarda takip edildiği, ancak kayıtların sözleşme bazında ayrıştırılmaması nedeniyle dava konusu kesin teminat ve nakit teminat kesintilerine ilişkin kayıtların karşılıklı olarak birebir eşleştirilmesinin mümkün olmadığı, davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalıdan 19.788,56 Euro alacaklı göründüğü ve davaya konu edilen 19.649,63 Euro tutarındaki alacağın bu bakiye içerisinde yer aldığı, sözleşmenin 15. maddesinde kesin teminat ve nakit teminatın iadesi için ...’dan borcu yoktur yazısı, vergi borcu bulunmadığına ilişkin belge, işçilere ilişkin yasal yükümlülüklerin yerine getirildiğini gösteren belgeler ve sözleşmede belirtilen diğer şartların gerçekleşmesinin öngörüldüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler itibarıyla davacının sözleşmede düzenlenen teminat iade şartlarını yerine getirdiğini gösteren belgelerin dosyada bulunmadığı, bu nedenle sözleşme hükümleri çerçevesinde kesin teminat ve nakit teminatın iadesi konusunda hukuki değerlendirmenin Mahkemece yapılmasının uygun olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, ayrıca davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 19.788,56 Euro alacaklı bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.Sözleşme uyarınca, tarafların hak ve yükümlülükleri değerlendirildiğinde; %10'luk kesin teminat kesintisinin büyük bir kısmının (%90'lık bölümünün) geçici ve kesin kabul aşamalarında iade edileceği kararlaştırılmış olsa dahi, bu iade hakkının doğması otomatik değildir.Davacı alt yüklenici; ..., vergi ve işçi alacaklarına dair ilişiksizlik belgelerini davalı müteahhide sunmadıkça, geçici veya kesin kabul yapılmış olsa bile her iki teminat türü bakımından da alacak muaccel (istenebilir) hale gelmeyecektir. Sözleşme15. maddeye göre kesin teminat ve nakit teminatın iade zamanları birbirinden farklıdır; ancak hukuken iadenin talep edilebilmesi için alt yüklenicinin yerine getirmesi gereken ispat ve belge sunma yükümlülükleri (..., Vergi, İşçi belgeleri) her iki teminat türü için de tamamen aynıdır. Bu belgeler sunulmadıkça, hangi aşamada olunursa olunsun (geçici kabul, kesin kabul veya garanti süresi sonu) hiçbir teminatın iadesi yasal olarak talep edilemez. Kesin teminatın kademeli iadesi bakımından ... ilişiksiz belgesi alınması şartı.Nakdi ve gayri nakdi teminatların iadesi bakımından ... borcu yoktur yazısının ibraz edilmesi şartı bulunmaktadır. Ancak dava dosyasında tüm alacak borç itibariyle ... alınmış bir ilişiksiz belgesi bulunmamaktadır. Gerek bilirkişi ve gerek ise mahkeme bu hususta bir inceleme yapmamıştır.O halde, taraflar arasındaki 27.01.2016 tarihli sözleşmenin 15. maddesinde kesin teminat ve nakit teminatın iadesi için geçici kabul, kesin kabul ve garanti süresi gibi kendilerine özgü iade koşullarının yanı sıra ...'dan borcu yoktur belgesi ile "... ilişiksiz belgesi" getirilmesi, vergi dairesinden vergi sorumluluğu bulunmadığına dair belge sunulması, işçilerle ilgili tüm yasal yükümlülüklerin yerine getirildiğinin bildirge, bordro, ödeme makbuzu ve benzeri belgelerle ispat edilmesi ile sözleşmede belirtilen diğer belgelerin ibraz edilmesinin zorunlu tutulduğu, aynı maddede bu belgeler sunulmadıkça nakdi ve gayri nakdi teminatların hiçbir şekilde iade edilmeyeceğinin açıkça düzenlendiği, buna karşın mahkemece anılan belgelerin somut olarak hangi belgeler olduğu, davacı tarafından ibraz edilip edilmediği, ibraz edilmiş ise hangi tarihte davalıya sunulduğu, sözleşmede öngörülen şartların takip tarihi itibarıyla gerçekleşip gerçekleşmediği, söz konusu belgelerin teminat alacağının muacceliyetine etkisinin bulunup bulunmadığı hususlarında herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın, bilirkişi raporlarında da bu konuda açık bir inceleme ve tespit bulunmamasına rağmen davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın kaldırılmasına, sözleşmenin 15. maddesinde öngörülen teminat iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve bu kapsamda davacı tarafından sunulması gereken ...,vergi ve işçilik belgelerinin varlığı ile takip tarihi itibarıyla alacağın muaccel hale gelip gelmediğinin yöntemince araştırılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/11/2021 tarih, 2019/616 Esas, 2021/1038 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/649, K. 2026/817, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-649-e-2026-817-k-5b93408635e5