Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2953 E. 2026/725 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2953
- Karar No
- 2026/725
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2953
KARAR NO:2026/725
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/07/2022
NUMARASI:2014/1378 Esas, 2022/574 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/11/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/165 ESAS, 2017/1333 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :03/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava, iş sahibi tarafından yüklenici aleyhine; birleşen dava, yüklenici tarafından iş sahibi aleyhine açılan itirazın iptali davası olup, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair mahkemece verilen karar taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Asıl davada davacı (birleşen davada davalı) vekili, müvekkili şirketin, 3.kişi ... .... Şti. (müvekkili şirketin işvereni) ile sözleşme imzaladığını, söz konusu sözleşme kapsamında yapacağı işler için davalılardan malzeme dahil 02/09/2013 tarihli teklifi aldığını, söz konusu teklifte belirtilen bedellerin müvekkilince de kabulü üzerine, proje doğrultusunda imalata başlandığını, ancak davalıların, maddi imkansızlıkları nedeniyle malzemeleri temin edememeleri üzerine, malzemelerin siparişinin davalılar tarafından verildiğini, ödemelerin müvekkili ve ... .... Şti. tarafından yapıldığını, davalılar tarafından yapılan imalatların sözleşmeye ve projesine aykırı ve ayıplı yapılması, sipariş edilen malzemelerin ayıplı olması nedeniyle, 3.kişi ... .... Şti.'nin müvekkili şirket ile imzalamış olduğu sözleşmeyi feshettiğini, söz konusu işleri başka bir firmaya yaptırdığını, bir takım ayıplı ve eksik işlerin de müvekkili şirket tarafından yapılmak zorunda kalındığını, imalatların sözleşme ve projesine uygun olmadığı, malzemelerin eksik ve ayıplı olduğunun Gebze 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/7 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, Beyoğlu ... Noterliği'nin 02/06/2014 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile gerekçesi açıklanarak davalılardan 27.984,84 USD talep edildiğini, davalıların ödeme yapmadığı gibi, Beyoğlu ...Noterliği'nin 04/07/2014 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile fatura tanzim ederek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin keşide etmiş olduğu Bakırköy ... Noterliği'nin 14/07/2014 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile davalılar tarafından düzenlenmiş olan faturaya gerekçesini açıklayarak itiraz ettiğini ve ... (hak ediş farkı), ... (Nefaset bedeli), ... (Kur Farkı) numaralı 3 adet faturayı davalılara gönderdiğini, davalıların keşide etmiş oldukları Beyoğlu ...Noterliği'nin 25/07/2014 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile içeriği hakkında hiçbir gerekçe bildirmeksizin kabul etmediklerini beyan ederek iade ettiğini, davalıların gönderilen faturaların içeriği hakkında herhangi bir gerekçe bildirmedikleri için, müvekkili tarafından davalıya gönderilen üç adet fatura içeriğinin kesinleştiğini, ihtarnamelere rağmen davalıların ödeme yapmaması üzerine, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların gönderilen ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduklarını, müvekkili şirketin, 3.kişi ... .... Şti. ile arasındaki sözleşmenin feshedilmesi dolayısıyla kar mahrumiyetine uğradığını ve davalılar tarafından yapılan iş nedeniyle ticari itibarının da zedelendiğini, kar mahrumiyeti nedeniyle uğramış olduğu zararların da davalılardan ayrıca talep edileceğini, bu nedenle ve diğer nedenlerle doğacak hak ve alacaklarının saklı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla İstanbul 19.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkiline, davacı şirket tarafından söz konusu iş için teklif yazısı talep edildiğini, müvekkilinin de bu yazıyı kendilerine ilettiğini, davacı şirket ile teklifte belirlenen bedel ve proje üzerinden müvekkilinin üzerine düşen görevleri ifaya başladığını, iddia edildiği gibi müvekkilinin maddi imkansızlığı sebebi ile malzeme almamalarının söz konusu olmadığını, davacı tarafın ödeme yapmaması (özellikle ilk %30'luk ödemenin eksik yapılması) sebebi ile, bir kısım malzemenin kendi istekleri üzerine kendileri tarafından alındığını, bir kısım malzemenin ise müvekkili tarafından alındığını, bir kısım montaj işlerinin revize edildiğini, bir kısım ek işlerin çıkartıldığını, bir kısım işlerin iptal edildiğini, sonuç olarak yapılan işin, işe başlarken imzalanan teklif yazısından farklı bir hal aldığını, müvekkilinin sadece aldığı malzeme veya montajını yaptığı işin ücretini talep ettiğini, hak ediş sistemi ile çalışmanın doğasının da bundan ibaret olduğunu, iddia edildiği gibi müvekkiline herhangi bir fesih ihbarını göndermediğini, müvekkiline işi yaptırıp bitirdikten sonra 3.şahıslarla olan anlaşmazlığına binaen müvekkili aleyhine ayıptan ve hatalı imalattan bahsedildiğini, müvekkilinin kendisine verilen tüm işi teslim ettiğini ve kendisine yaptırılan iş kadar faturayı da davacıya gönderdiğini, davacı şirket halen müvekkiline borçlu olup İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile müvekkilinin alacağını takip ettiğini, davacının yaptırdığı tespite kadar bir fesih ve ayıp ihbarının söz konusu olmadığını, davacının yaptırdığı tespitin ise doğru olmayan tek taraflı beyanlardan ibaret olduğunu, buna ilişkin itirazların da dosyasına sunulduğunu, davacı tarafın tek taraflı ve hiçbir hukuki kıymeti bulunmayan afaki iddiaları ile fatura keşide ederek göndermesine karşılık müvekkilinin de bu faturayı kabul etmeyerek iade ettiğini, davacının ise ısrarla faturayı müvekkiline göndermeye devam ettiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının müvekkiline nefaset bedeli, kur farkı ve hakediş farkı faturaları düzenlemesini gerektirecek sözleşme maddesi olmadığından hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu, belirtilen süreç içerisinde davacının iddia ettiği 3.şahıs ... Şti. ile yaptığı sözleşmenin içeriğinden müvekkilinin haberi olmadığını ve olmasının da beklenemeyeceğini, nitekim kendisinin taraf olmadığı ve bunun doğal sonucu olarak kendisine herhangi bir yükümlülük doğurmayan sözleşmeden müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılmasının hukuk mantığına aykırı bir durum teşkil ettiğini, davacı tarafın delilleri arasında .... Şti.'ye ait kaşeli bir yazıyı sunduğunu ve cam ücretlerinin kendileri tarafından yapıldığını ispat etmeye çalıştığını, daha evvel tespite itirazlarda da belirttikleri gibi müvekkilinin yaptığı işler veya kendisine yüklenen işler arasında cam alımı olmadığı gibi müvekkilinin tek bir cm2 camı şantiyeye getirmediğini, müvekkili tarafından eksik ve ayıplı bir ifanın söz konusu olmadığını, kaldı ki tacirlerin ayıp ihbarına ilişkin kanunla belirlenmiş sürelere de riayet edilmediğini, müvekkilinin halen alacaklı olduğunu ve buna ilişkin faturanın da Beyoğlu ...Noterliği'nin 04/07/2014 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete gönderildiğini ve ödenmesinin talep edildiğini, ödenmemesi üzerine de İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davaya konu İstanbul 19.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına müvekkilinin borcu olmadığından bahisle yaptıkları itirazın yerinde ve haklı olduğunu beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız ve kötü niyetle icra takibine girişen davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı (asıl davada davalılar) vekili, davalı tarafın, müvekkilinden teklif yazısı talep etmesi üzerine kendilerine bu yazının gönderildiğini, müvekkilinin tüm gayreti ile teklif yazısında belirtilen iş tanımı çerçevesinde çalıştığını ancak karşılığında ödenmesi kararlaştırılan miktarın kendilerine ödenmediğini, ekonomik sıkıntılarını öne süren davalı tarafın işin devamında da eksik ödemede bulunduğunu, yapılan işin, teklif yazısındaki birtakım işlerin iptal edilmesi, teklifte belirtilen bazı malzemelerin montajından vazgeçilmesi gibi durumlarla farklı bir hal almaya başlamasına rağmen müvekkilinin iyi niyet ve özveri ile işini yerine getirdiğini, aralarındaki bu hukuki ilişkiden kaynaklı davalının müvekkiline 46.055,04-TL borcu bulunduğunu, borcunu ödemeyen davalı aleyhine İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı tarafın, ödeme emrinde belirtilen borca ve tüm fer'ilerine davacıya herhangi bir borçlarının olmadığından bahisle itiraz ettiğini, davalının herhangi bir borcu olmadığına dair itirazı asılsız ve mesnetsiz olup, iptalinin gerektiğini, borca dayanak 23/06/2014 tarih ve ... seri numaralı fatura, ilgili icra dosyasına sunulmuş olmakla birlikte, fatura bedelinin ödenmesi için Beyoğlu ...Noterliği'nin 04/07/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin müvekkili tarafından davalıya keşide edildiğini, ayrıca davalının itirazını beyan eden Bakırköy ...Noterliği'nin 14/07/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine cevaben Beyoğlu ...Noterliği'nin 25/07/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya keşide edildiğini, davalı tarafın tespit talebi üzerine Gebze 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/7 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi tespitlerine yönelik cevaplarını beyan etmiş olmakla birlikte, özellikle dikkat çekilmesi gereken noktanın, yapılan her işin davalı şirketin yetkilisinin bilgisi dahilinde gerçekleşmiş olduğunu, fakat davalının, sorumluluğu kapsamında tamamlanan iş karşılığı müvekkiline kararlaştırılan bedeli ödemediğini beyanla davalı şirketin borca ilişkin haksız itirazının iptali ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, esasen müvekkilinin davacılardan alacağının bulunduğunu, müvekkili tarafından, huzurda görülmekte olan dava tarihinden dava konusu icra takibinden önce, ihtilaf konusu aynı olan ticari işle ilgili olarak davacılar aleyhine İstanbul 19.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın icra takibine itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ile takibin devamı için İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1378 Esas sayılı dosyasını açmış bulunduklarını, bahsi geçen davanın, davacı tarafça takip edildiğini beyanla öncelikle huzurdaki dosyanın İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1378 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1378 Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 01/02/2020 ve 05/07/2021 tarihli bilirkişi raporlarında detaylı olarak belirtildiği üzere; asıl davada, takip müstenidatı üç adet faturadan nefasete ilişkin talebin haksız olduğu, kur farkı talebinin de ispat edilemediğinden reddi gerektiği, yine taraflar arasındaki bütün ticari ilişki asıl dava kapsamında incelendiğinden birleşen dava kapsamında sonuç belirtilmeye gerek bulunmadığı, 3.faturadan ... (hak ediş farkı) kaynaklı olarak asıl davada davacının (birleşen davada davalının), asıl davada davalıdan (birleşen davada davacıdan) takip tarihi itibarı ile 13.520,18 TL, dava tarihi itibarı ile 11.051,57 TL alacaklı olduğu, kur farkının talep edilebilmesi için taraflar arasında kur farkı talep edilebileceğine ilişkin bir sözleşme bulunması ya da bu yönde oluşan bir teamül olması gerektiği, somut olayda taraflar arasında yürütülen ticari ilişki/sözleşme kapsamında kur farkına yönelik ihtilaf konusu fatura dışında daha önce herhangi bir kur farkına yönelik bir ticari teamülün bulunmadığı, sözleşmede hüküm de bulunmadığı, 01/02/2020 ve 05/07/2021 tarihli bilirkişi raporları ile delil tespiti dosyası ve diğer deliller nazara alındığında, asıl davada davalının edimini eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği, asıl davada davacı tarafın ayıp ihbar külfetlerini süresinde ve usulüne uygun olarak (dosya içerisinde yer alan yazışmalar) yerine getirdiği, ayrıca asıl davada davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğü tespit edildiğinden takip öncesi faiz de işletilmesine karar verildiği, tüm bu nedenlerle asıl davada davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından İstanbul 19.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın 6.215,60-USD asıl alacak ve 61,30-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.276,90-USD alacak yönünden iptaline, takibin 6.215,60-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık USD cinsinden mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit nitelikte olmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, birleşen davada da, davanın reddine karar verilmiştir.Asıl davada davacı (birleşen davada davalı) vekili istinaf dilekçesinde, dosyaya sunulan tüm delil, yazışma, hakediş ve belgelere rağmen bilirkişiler tarafından cam konusunda bir talep olmadığı iddia edilerek değerlendirme yapılmadığı, ancak cam ölçüleri davalı tarafından müvekkiline mail yoluyla gönderildiği, müvekkilinin de ... Şti. yetkilisinden camların sipariş edilmesini talep ettiği, talep edilen camların ... tarafından şantiyeye teslim edildiği, ayrıca, üçüncü şahıs ... Şti. tarafından ...'dan temin edilen malzemelerin, davalının dava konusu iş için müvekkiline verdiği teklifin 5. maddesinde yazılı ürünler olduğu, Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/7 D.İş sayılı dosyasında bu malzemelerin ayıplı ve eksik olarak yapıldığının tespit edildiğini, bilirkişiler, davacı tarafından yapılan imalatın sökülüp atıldığından nefaset kesintisine gerek olmadığına kanaat getirildiği, ancak davalı tarafından yapılan imalatların tamamının ayıplı ve eksik olduğu, bu ayıplı ve eksik imalatların düzeltilmesi için talep edilen bedelin müvekkili tarafından harcandığı, yapılan imalatlar kolayca sökülüp atılamayacağı gibi, mevcut imalatın düzeltilmesi için bir bedel ödenmesi de gerekeceği, davalının yaptığı iş nedeniyle müvekkilinin alacaklarından bir nefaset kesintisi yapılmış ise, bu bedelin davalıya düşen oranda davalıdan alınması gerektiği, kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığının önemli olmadığı, taraflar arasında kur farkı alacağını öngören sözleşme bulunmamakla birlikte, dosyada bulunan sözleşmelerin incelenmesinde yapılacak işlerin döviz karşılığı olduğunun sabit olduğu, bu durumda davalı kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.Asıl davada davalı (birleşen davada davacı) vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece asıl davada kabul ve ret edilen kısımların yanlış olduğunu, bu yanlışlık nedeniyle mahkeme masrafları ile harçların ve vekalet ücretlerinin de yanlış hesaplandığını, İşletme Hesabına göre tutulan defterin yapısı gereği alacak-borç durumunu ortaya koymayacağı belirtildiğinden işçilik alacaklarına ilişkin belgeleri dosyaya sunduklarını, ancak bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını ve 44.253,84.-TL’lik işçilik alacağına ilişkin faturanın taraflar arasındaki ticari ilişki içinde değerlendirilmediğini, bilirkişilerin kendi imzaları olmayan ve davacı tarafça düzenlenen hakedişlere, "daha fazla iş yaptıklarını iddia etmediklerinden" gerekçesiyle itibar edildiği, oysa bu hakedişte 44.253,84.-TL’lik işçilik alacağının bulunmadığını, davalı tarafından dosyaya sunulan ve bilirkişilerce dikkate alınan ödeme dökümündeki 06.09.2013 tarihli 15.000-TL’lik ödemeye ilişkin davacı-karşı davalı tarafından sunulmuş bir dekont ya da tahsilat makbuzu bulunmadığı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı iş sahibi, birleşen davada davacılar yüklenicidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Asıl davada davacı vekili özetle, 3.şahıs ile yaptığı sözleşme kapsamında edimini ifa edebilmesi için davalılardan bir kısım malzeme siparişi verdiğini ve davalılara imalat yaptırdığını, ancak davalıların bu imalatları ayıplı yaptığını, bu nedenle 3.şahıs olan işvereninin kendisi ile akdettiği sözleşmeyi feshederek işi başkasına yaptırdığını, davalılara karşı kar kaybından kaynaklanan alacak talep hakkını saklı tuttuğunu, bununla birlikte davalılara hak ediş farkı, nefaset bedeli ve kur farkı açıklamaları ile 3 ayrı fatura gönderdiğini, ancak davalıların faturaya itiraz ettiklerini, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine de davalıların itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili özetle, asıl dava davacısı ile yaptıkları sözleşme gereğince edimlerini ifa ettiklerini, davalının (asıl dava davacısının) bir kısım ödemeler yaptığını ancak bakiye tutarı ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece özetle, birleşen davada davacının taleplerinin asıl davada da incelenecek olduğu; asıl davada, takip müstenidatı üç adet faturadan nefasete ilişkin talebin haksız olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kur farkına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi taraflar arasında bu yönde de bir teamül olmadığı, dolayısıyla asıl dava davacısının bu yöndeki talebinin de yerinde olmadığı, asıl davada davalıdan (birleşen davada davacıdan) takip tarihi itibarı ile 13.520,18 TL, dava tarihi itibarı ile 11.051,57 TL alacaklı olduğu, asıl davada davalının edimini eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği, asıl davada davacı tarafın ayıp ihbar külfetlerini süresinde ve usulüne uygun olarak (dosya içerisinde yer alan yazışmalar) yerine getirdiği, ayrıca asıl davada davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürüldüğü belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul 19.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyanın incelenmesinde, birleşen davada davalı-asıl davada davacı tarafın, asıl davada davalı-birleşen davada davacı hakkında toplam 28.452,53-USD alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunduğu, asıl davada davalı-birleşen davada davacının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu anlaşılmştır.İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının incelenmesinde, birleşen davada davacı-asıl davada davalı tarafın, asıl davada davacı-birleşen davada davalı hakkında toplam 46.055,04-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ilamsız takip başlattığı, asıl davada davacı-birleşen davada davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu anlaşılmıştır.Dosyada mevcut deliller ele alındığında;Tüm dosya kapsamından, 21/05/2019 tarihli bilirkişi kök raporu ve sonrasında düzenlenen ek raporların dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alındığı, asıl davada, davacı (birleşen davada davalı) şirket ile dava dışı ... .... Şti. arasında sözleşme imzalandığı, yine asıl davada davacı şirketin işbu sözleşme kapsamında yapacağı işler için asıl davada davalılardan (birleşen davada davacılar) malzeme dahil 02/09/2013 tarihli teklifi aldığı, söz konusu teklifte belirtilen bedellerin asıl davada davacı tarafça da kabulü üzerine proje doğrultusunda imalata başlandığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın, asıl davada, davalı tarafından edimin eksik veya ayıplı olarak ifa edilip edilmediği, ayıp var ise ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, eksik veya ayıplı işin bedeli, birleşen davada ise, davacının davaya konu ve takibe dayanak 23/06/2014 tarih, seri A sıra ... numaralı ve 44.235,84-TL bedelli fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının varlığı ve miktarı, işlemiş faiz, temerrüt ve icra-inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı ile davalı tarafından icra takibine vaki itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.Tanık ... beyanında, ''ben ... isimli firmada şantiye şefi olarak çalışırım, 20 yıldır aynı firmada çalışırım, ... İnşaat benim çalıştığım firmayı çağırdı, durum tespiti yaptık, eksik işleri tamamladık, ... firması işe dair istediği nitelikleri bize bildirdi, mevcut yapılan işte derzler doğru değildi, malzeme kalınlıklarında sorunlar vardı, sözleşmeye göre 2 milim olması gereken kalınlıklar daha inceydi, bu durumu tespit edince ... firması bizden sökülmesini istedi, bizde söküp 2 milim olarak yenisini yaptık, camların bir çoğu takılmamıştı, camların ... ayakları doğru bağlanmamıştı, biz bunları da düzelttik yeniden yaptık, söktüğümüz ... çelik malzemeleri yapan firmanın alacağı söylendi, bizim bıraktığımız yerden gelip aldılar, ... firması ile ... firması arasındaki yapılan sözleşmeyi bilmiyorum, ben ... firması adına çalışıp paramı oradan aldım, bizim aldığımız paraları ... firmasından keseceklerini ... firması söyledi'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ... beyanında, ''... İnşaat firmasında inşaat teknikeri olarak çalışıyordum, halen bu görevimden ayrıldım, 2013 yılında ... İnşaat firmasında çalışıyordum, ... İnşaat firması ile davacı ... firması arasındaki sözleşmeyi bilirim, ... transparan cephe işleri vardı, ... kolon kaplama işleri vardı, cam korkuluk işleri vardı, ... firması alt taşeron olarak bu işleri ... firmasına yaptırdı, sahibi ... beydi, ben ... firması elemanı adına kontrol elemanıydım, saha sorumlusuydum, transparan cephede kullanılan camlar hatalı imalattı, üretim hatası vardı, ...'ın sorumlusu usta başına ve ... beye söyledik, bu camları takmamalarını söylediğimiz halde bir cumartesi günü vinç getirerek hatalı camları taktıklarını gördük, sökeceklerini söylediler ancak sökmediler, ... kolon kaplamalarda, derzlerde ve panelin kendi yüzeyinde hatalar vardı, birkaç hafta uyardık sökeceklerini söylediler, son olarak malzeme et kalınlığı şartnamenin çok altındaydı, şartnameye 1,5 mm olması gerekiyordu, yapılan 1,2 mm idi, ... beyi davet ettik usta başı ile birlikte geldi gördü, bir kaç hafta daha bekledik uyardık, en son ... mimarlığa konuyu ilettik, kendilerinin şantiye ile ilişkisini kestiğimizi bildirdik ve ... teknik metale işi verdik, onlar yapılan işi tamamen söktüler, yeni imalatları yerine taktılar, hatalı camları söktürdük, bir başka cam firmasına yeni üretim yaptırdık, bunları ... teknik taktı, yapılan işin sökülmeden ilave tadilatla kullanma imkanı yoktu, ... ... mimarlık ile malzeme dahil anlaşmıştı, bu olaylar yaşandığında taahhüt edilen sürenin 2,5-3 katı kadar zaman aşılmıştı, yeterli personel gönderilmiyordu, 2-3 kişi çalışıyordu, ... mimarlık ile marka paslanmazın malzeme dahil anlaştıklarını biliyorum, bunun dışında aralarındaki anlaşma koşullarını bilmiyorum, camlarda üretim hatası vardı, ayrıca montaj konusunda da hata vardı, camları kimin sipariş verdiğini bilmiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Gebze 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/7 D.İş sayılı dosyasının incelenmesinde, tespit isteyenin ... .... Şti, karşı tarafın ... (... ve Ortağı) Ortaklığı adına ... ve ... olduğu, teklif konusu imalatlardan hangilerinin eksik ve ayıplı yapıldığı, hangilerinin hiç yapılmadığının tespitinin istendiği, 03/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bir kısım işlerin yapıldığı, bir kısım işlerin hiç yapılmadığı, bazı işlerin ise ayıplı olarak ifa edildiği, bu ayıpların giderilmesi için yerlerinden sökülerek yeniden imalat ve montaj yapılması gerektiği tespit edilmiştir.Birleşen dosyada 20/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait 2013-2014 İşletme Defterinin açılış tasdikleri yasal süresinde yaptırılmış olduğu, İşletme Defterinin kapanış tasdikine tabi olmadığı, davalı tarafın inceleme günü ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 25.179.04 TL asıl alacak, 697.08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.876.12 TL alacağı olduğunu, icra takip talebinde 46.055.04 TL alacak talep ettiğini, talebinin 25.876.12 TL'nin dışında yerinde olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.Asıl dava dosyasında 07/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ... .... Şti.'nin davalı ... Ortaklığına kesin hakediş hesabından kaynaklı 142.380,92 TL ve davalının düzenlediği işçilik faturasından kaynaklı 44.235,84 TL olmak üzere toplamda 186.616,76 TL borçlu gözüktüğü; buna karşılık kesin hakedişlere ilişkin 92.500,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca davalı taraf düzenlediği 40.410,98 TL toplam tutarında üç adet fatura ile birlikte toplamda 132.910,98 TL'nin tenzili gerektiği, bu suretle davacının davalı ... Ortaklığına 53.705,78 TL bakiye borcu olduğu belirtilmiştir.Asıl dava dosyasında 09/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda, davalının ayıpsız olarak yaptığı işlerin bedelinin 33.731,22 USD olup TL karşılığının (33.731,12 USD x 2,1249 TL) 71.675,25 TL; davalının ayıplı olarak yaptığı işlerin düzeltilmesi için ödenmesi gereken bedelin 69.932,68 USD olup TL karşılığının (69.932,68 USD x 2,1249 TL) 148.599,95 TL olduğu; davacının alacağının 36.201,46 USD karşılığı 76.924,48 TL olduğu belirtilmiştir. Asıl dava dosyasında 13/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... dava konusu işler ile ilgili 62.896,01 $ hakedişinin oluştuğu, ancak teklifte verilen fiyatlar malzemeli olarak verildiğinden dolayı, davacı ... ve dava dışı iş sahibi ... tarafından bu işlerle ilgili sağlanan malzeme bedellerinin bu hakedişten düşülmesi gerektiği, malzemelerle ilgili dosyaya bir takım faturalar ibraz edilmişse de, bunların bir hakediş düzeni içerisinde hesaplanıp gösterildiği bir belgenin mevcut olmadığı, ayrıca bahsi geçen malzemelerin ... teslim edildiğine dair belgelerin dosya kapsamında olmadığı, dosyada mevcut olan "... kesin hesabı" başlıklı davacı tarafından hazırlanan hakediş belgesinin "Hakediş kesintileri" bölümünde, yapılan ödeme, ... tarafından ... adına alınan malzeme toplamı, ... tarafından ... adına alınan malzeme toplamı ve nefaset adı altında yapılan kesintilerin detaylarının verilmediği, dolayısıyla ancak davacı tarafın bu eksikleri dosyaya ibrazı ile alacak talebinin hesaplanabileceği bildirilmiştir. Asıl dava dosyasında 29/08/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda, kök raporda, davacı tarafından hazırlanan "... kesin hesabı" başlıklı hakediş belgesinin hakediş kesintileri bölümünde, ... tarafından ... adına alınan malzeme toplamının 11.512,83 $, ... Mimarlık tarafından ... adına alınan malzeme toplamının 30.696,98 $ ve nefaset adı altında yapılan 7.322,94 $ kesintilerin fatura ve teslim belgelerinin detaylarının verilmediğinin belirtildiği, davacı tarafça bu kalemlerle ilgili dosyaya sunulmuş yeni belge olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın alacak talebini kanıtlayamadığı, dosyadaki mevcut belgelere göre, davalı tarafın, davacı şirketten 25.179,04-TL alacağının bulunduğu, görüş ve kanaati bildirilmiştir. Asıl dava dosyasında 21/05/2019 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle, asıl dava davacısının 2013 ve 2014 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre, dava tarihi (17.11.2014) itibariyle davacının davalıdan (birleşen davada davacı) 19.056,80 TL ve 40.410,98 TL olmak üzere toplam 59,467,78 TL alacaklı olduğu; davalının 2013 ve 2014 yıllarına ait İşletme Defterinin delil vasfının bulunduğu, bununla birlikte İşletme Hesabı Defterinin yapısı itibarıyla, gerçek borç-alacak ilişkisinin tespitine imkan vermeyen bir ticari defter olduğu, bu nedenle davalı şirketin 2013 ve 2014 yılları İşletme Defterinden davalı yan ile olan borç-alacak miktarının tespit edilemediği, taraflar arasındaki bütün ticari ilişki asıl dava kapsamında incelendiğinden karşı dava kapsamında sonuç belirtilmeye gerek bulunmadığı, neticeten davacı ...'in, davalı ...'dan takip tarihi itibariyle 29.449,04 TL, dava tarihi itibariyle 27.477,98 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Asıl dava dosyasında 04/02/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının (birleşen dosya davalısı) davalıdan (birleşen dosya davacısı) takip tarihi itibarı ile 13.520,18 TL, dava tarihi itibarı ile 11.051,57 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki bütün ticari ilişki asıl dava kapsamında incelendiğinden karşı dava kapsamında sonuç belirtilmeye gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Asıl dava dosyasında 05/07/2021 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda, ... tarafından hazırlanan hakedişte davacının yaptığı toplam imalat bedelinin 56.785,26 USD + KDV = 67.005,95 USD olarak belirlendiği, tespit raporunun incelenmesinden bu hakedişin tespit raporu ile uyumlu olduğu, davalı (birleşen dava davacısı) tarafın sadece kesilen faturalara göre hesaplama yapılmasını istediği, sözleşme birim fiyatlı olup yapılan imalata göre malzeme + işçilik olarak hakediş düzenleneceğini, davacı (birleşen dava davacısı) tarafın da faturalara itiraz ettiği düşünüldüğünde sadece faturaların dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacının (birleşen dava davalısı) ödeme miktarının banka hareketleri ve davalının beyanları doğrultusunda 92.500,00-TL olarak kabul edildiği, davalı her ne kadar davacının asıl davaya konu icra takibine müstenidat bir faturanın da 14.07.2014 tarihli 4.098,29 TL tutarında kur farkı faturası olduğunu, kur farkı olabilmesi için taraflar arasında bir sözleşme olması ve bu sözleşmede ödeme ile ilgili kararlaştırılmış belirli bir gün olması gerektiğini ve ayrıca davanın dayanağı icra takibinin dolar üzerinden başlatılmış olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden tahsil talepli olduğunun da gözden kaçırılmaması gerektiğini belirtmiş ise de taraflarınca hazırlanan raporda sadece imalata yönelik hesaplama yapıldığını beyan etmiştir.Asıl dava dosyasında 08/06/2022 tarihli bilirkişi 3.ek raporunda, davacının davalıya Beyoğlu ...Noterliği'nin 02.06.2014 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 27.984,84 USD borcun derhal ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin davalıya 20.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamenin tebliği tarihinde davalının temerrüde düştüğünün kabulü halinde 21.06.2014 tarihinden takip tarihine kadar TCMB sitesinde yayınlanan Kamu Bankalarınca Amerikan Doları Üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz oranı üzerinden takip tarihine kadar yapılan işlemiş faiz hesabının şu şekilde olduğu:Ana Para Başlangıç TarihiBitiş Tarihi Gün Farkı Faiz Oranı Faiz Tutarı $ 6.215,60 21.06.2014 20.08.2014 60 6,00% $61,30 $ 6.215,60 $61,30 Davacının Ek raporda hesap edilen 6.215,60 USD (13.520,18 TL x 2,1752 TCMB Efektif Satış Kuru) anapara alacağına davalının temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizinin 61,30 USD olarak hesap edildiği, netice olarak davacının, davalıdan 6.215,60-USD (13.520,18 TL) ana para ve 61,30 USD (133,34) hesaplanan işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.276,90 USD (13.653,52 TL) alacaklı olduğu bildirilmiştir.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Asıl dava davalısının istinaf talepleri ele alındığında;Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde, hükümdeki kabul-ret oranlarının yanlış hesaplandığını ve buna bağlı olarak mahkeme masrafları ile harçların ve vekalet ücretlerinin de yanlış hesaplandığını, iddia etmiş ise de, ilk derece mahkemesince yapılan hesaplamada herhangi bir hata olmadığı anlaşılarak bu husustaki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Asıl davada davalı vekili istinaf talebinde, 44.253,84 TL tutarındaki işçilik alacağı faturasının bilirkişiler tarafından hesaba dahil edilmediğini ileri sürerek hesaplamaya itiraz etmiştir. Yine bu kapsamda davacı tarafından düzenlenen hakedişlerde 44.253,84 TL tutarındaki işçilik alacağının yer almadığını beyan etmiştir. Mahkemece oluşturulan son bilirkişi heyeti de raporunda yapılan imalatları hesapladıklarını, işçilik ücreti adı altında talep edilen tutarı dikkate almadıklarını ifade etmiştir. Ancak bilirkişi raporunda de belirtildiği üzere, sözleşme birim fiyatlı olduğundan ve eksi sözleşmede kararlaştırılmadığından ayrıca işçilik ücreti adı altında bir talepte bulunulması mümkün değildir. Nitekim davacı-karşı davalı da işçilik ücreti adı altında düzenlenen faturaya süresinde itiraz etmiştir. Bu nedenle asıl dava davalısının istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Asıl davada davalı vekili istinaf talebinde, davalı tarafından dosyaya sunulan ve bilirkişilerce dikkate alınan ödeme dökümündeki 06.09.2013 tarihli 15.000-TL’lik ödemeye ilişkin davacı-karşı davalı tarafından sunulmuş bir dekont ya da tahsilat makbuzu bulunmadığı belirterek kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu belirtmiştir. Ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı - karşı davacının ... Bankasındaki hesabına davacı-karşı davalı tarafından ... Bankasından 05.09.2013 tarihinde 15.000 TL gönderilmiş olup, davalı-karşı davacı, tespit raporuna itiraz dilekçesinin c paragrafında ... Mimarlık'ın %30 yapacağı ödeme yerine 15.000 TL gönderdiğini ifade etmiştir. Bu nedenlerle 15.000 TL tutarındaki ödeme noktasında asıl dava davalısının ikrarı mevcut olup, bilirkişi tarafından davacı - karşı davalının ödeme miktarının 92.500,00-TL olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Yukarıda yer verilen nedenlerle, asıl dava davalısının istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Asıl dava davacısının istinaf talepleri ele alındığında;Asıl dava ile ilgili olarak davacı (birleşen davada davalı) vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişiler tarafından cam konusunda bir talep olmadığı yönünde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, ancak cam ölçülerinin davalı tarafından müvekkiline mail yoluyla gönderildiğini, müvekkilinin de ... Şti. yetkilisinden camların sipariş edilmesini talep ettiğini, talep edilen camların ... tarafından şantiyeye teslim edildiğini, ayrıca üçüncü şahıs ... Şti. tarafından ...'dan temin edilen malzemelerin, davalının dava konusu iş için müvekkiline verdiği teklifin 5. maddesinde yazılı ürünler olduğu, Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/7 D.İş sayılı dosyasında bu malzemelerin ayıplı ve eksik olarak yapıldığının tespit edildiğini ifade etmiştir. Konu ile ilgili olarak 3.kök raporda "...Dosyaya ... adına kesilmiş 31.12.2013 tarihli cam faturası bulunmaktadır. Fatura ... tarafından kesilmiş olup tutarı KDV dahil 25.843,34 TL dir. Ancak ... cam işi yapmaması nedeni ile bu fatura dikkate alınmamıştır..." denildiği görülmüştür. Buna karşılık sipariş listesinde davacı tarafın iddia ettiği gibi bir cam siparişi yer almaktadır. Fakat bu siparişin raporda bahsedilen cam olup olmadığı kesin bir şekilde anlaşılamamaktadır. Ayrıca 3.bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda "...... tarafından ... firmasından 31.12.2013 tarihli KDV dahil 25.843,34 TL tutarında malzeme satın almıştır. ... Firmasının yazısında bu malzemenin işlem yapıldıktan sonra ... İnşaata teslim edildiği yazılıdır. Bu malzemenin davalı - karşı davacıya teslim edildiği hususunda dosyada herhangi bir belgeye rastlanmadığı gibi ... tarafından hazırlanan kesin hakedişte de bu şekilde bir kesintiye rastlanmamıştır. Anılan nedenlerle davalı - karşı davacının hakedişinden yukarıda anılan faturanın kesilmesine gerek olmadığı kanısındayız..." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Bilirkişi heyetinin söz konusu değerlendirmesi Dairemizce de yerinde bulunmuş olup, asıl dava davacısının bu noktadaki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Asıl davada davacı (birleşen davada davalı) vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişiler, davacı tarafından yapılan imalatın sökülüp atıldığından nefaset kesintisine gerek olmadığına kanaat getirildiği, ancak davalı tarafından yapılan imalatların tamamının ayıplı ve eksik olduğu, bu ayıplı ve eksik imalatların düzeltilmesi için talep edilen bedelin müvekkili tarafından harcandığı, yapılan imalatlar kolayca sökülüp atılamayacağı gibi, mevcut imalatın düzeltilmesi için bir bedel ödenmesi de gerekeceği, davalının yaptığı iş nedeniyle müvekkilinin alacaklarından bir nefaset kesintisi yapılmış ise, bu bedelin davalıya düşen oranda davalıdan alınması gerektiğini iddia etmiştir. Bilirkişi 3. Kök raporunda, davacının davalıdan yaptığı nesafet kesintisi bilirkişi heyeti tarafından da yerinde bulunmuştur. Ancak sonradan düzenlenen ek raporda "... 2-e ve 2-f maddelerindeki imalat tamamen sökülüp atıldığına göre bu iki kalem imalatta nefaset kesintisine gerek bulunmamaktadır. Bu durumda sadece 2-c maddesindeki imalatta ayıptan bahsedilmektedir... Yukarıda yapılan açıklamalara göre davalı - karşı davacının yaptığı imalattan ayrıca 7.322,94 USD nefaset kesintisine gerek olmadığı, Kök Raporda bu nefaset miktarının sehven kesilmiş olduğu..." şeklinde açıklamaya yer verilmiştir. Dairemizce de, yapılan imalat tamamen sökülüp atıldığı ve bu nedenle iş sahibinin bu imalatı kullanabilmesinin mümkün olmadığı, nesafet kesintisinin ancak iş sahibinin kullanımında olan ancak ayıp ve eksik bulunan imalatlar için geçerli olabileceği göz önüne alındığında, nesafet kesintisi yapılamayacağına dair bilirkişi raporu ve mahkeme kararı yerinde bulunmuştur.Asıl davada davacı (birleşen davada davalı) vekili istinaf talebinde, kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığının önemli olmadığı, taraflar arasında kur farkı alacağını öngören sözleşme bulunmamakla birlikte, dosyada bulunan sözleşmelerin incelenmesinde yapılacak işlerin döviz karşılığı olduğunun sabit olduğu, bu durumda davalı kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi, kur farkının talep edilebilmesi için taraflar arasında kur farkı talep edilebileceğine ilişkin bir sözleşme bulunması ya da bu yönde oluşan bir teamül olması gerektiği, somut olayda taraflar arasında yürütülen ticari ilişki/sözleşme kapsamında kur farkına yönelik ihtilaf konusu fatura dışında daha önce herhangi bir kur farkına yönelik bir ticari teamülün bulunmadığı, sözleşmede hüküm de bulunmadığı gerekçeleriyle bu husustaki talebin reddine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay'In yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede hüküm bulunması ya da taraflar arasında bu hususta bir teamül oluşmasına yönelik husus "vade farkına" ilişkin olup, "kur farkı" taleplerinde bu kıstaslar aranmamaktadır. Yargıtay uygulamasında, sözleşmenin ya da faturanın döviz cinsinden düzenlenmesi kur farkı talebi için yeterlidir. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin bu yöndeki gerekçesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, asıl dava davacısının istinaf talebi yerinde görülmüştür.Asıl dava davacısı tarafından, 14.07.2014 tarihli ve 4.098,29 TL tutarında kur farkı faturası düzenlenmiştir. Asıl dava davalısı, kur farkı düzenlenemeyeceğine yönelik itiraz ileri sürmekle beraber düzenlenen faturadaki tutara yönelik bir itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle kur farkına yönelik yeniden bir bilirkişi hesaplamasına gerek bulunmadığı, fatura tutarının hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, asıl dava davacısı icra takibini USD cinsi üzerinden yapmış olup, takipta taleplerini ayrıştırmamıştır. Dolayısıyla kur farkı alacağı olan 4.098,29 TL'ye karşılık talep ettiği USD alacağı açıkça yazılı değildir. Bununla birlikte, söz konusu TL cinsen alacak miktarının icra takip tarihindeki döviz kuru üzerinden karşılığının alınması gerektiği değerlendirilmiştir. İcra takip tarihi 20.08.2014 olup, takip tarihindeki USD efektif satış kuru 2.1752 TL'dir. Dolayısıyla 4.098,29 TL'nin USD karşılığı 1.884,09 USD'dir. Bu itibarla davanın 6.215,60-USD + 1.884,09 USD = 8.099,69 USD asıl alacak ve 61,30 USD faiz olmak üzere 8.160,99 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Birleşen dava davacısının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, asıl davada davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,
2-İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/07/2022 tarih ve 2014/1378 Esas, 2022/574 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- ASIL DAVADA; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı tarafından İstanbul 19.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın 8.099,69 USD asıl alacak ve 61,30-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.160,99 USD alacak yönünden İPTALİNE, takibin 8.099,69 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık USD cinsinden mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla DEVAMINA,
4-Alacak likit nitelikte olmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine,
5-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
BİRLEŞEN DAVADA;
1-Davanın REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Asıl dava yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 932,67-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsiline, peşin alınan 1.091,35-TL harçtan mahsubuna, geriye kalan 158,68-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Kabul edilen miktar yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.100,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Red edilen miktar yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.091,35-TL harç, 25,20-TL başvuru harcı, 5.600,00-TL bilirkişi ücreti ve 564,80-TL posta masrafları olmak üzere toplam 7.281,35-TL yargılama giderinin asıl davadaki kabul oranı olan %22'sinin (1.601,89-TL) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5.679,46-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl dava yönünden; davalılar tarafından yatırılan 1.200,00-TL gider avansının kabul-ret oranına göre(%78) 936,00-TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine
BİRLEŞEN DAVADA;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 556,31-TL harçtan mahsubu ile bakiye 175,69-TL harcın birleşen davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 6.787,16-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 520,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Asıl davada davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Birleşen davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından 80,70-TL nin mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin birleşen dosya davacısından alınarak hazineye GELİR KAYDINA,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.