İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1212 E. 2026/576 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1212
Karar No
2026/576
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1212 Esas KARAR NO : 2026/576

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 30/07/2026 KARAR TARİHİ : 06/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Şirket müşterisine ait hesaptan 03/12/2019 tarihinde davalının ... isimli müşterisinin hesabına ... sorgu numarası ve ... fiş numarası ile 14.300-TL tutarlı EFT işlemi yapıldığını, davacı banka müşterisinin, işlemin bilgisi haricinde yapıldığı iddiasıyla ... 3.Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açtığı dava, davacı banka aleyhine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, karar kapsamında davacı banka tarafından müşterisine ödeme yapılarak zararının giderildiğini, davacı banka tarafından davalı bankaya gönderilen 20.05.2026 tarihli dilekçe ile ...tarihinde ... sorgu numarası ve ... fiş numarası ile hesabına 14.300-TL tutarlı EFT yapılan ... isimli müşterisinin kimlik ve iletişim bilgilerinin bilinmemesi sebebiyle ilgili kişi hakkında yasal haklarımızın kullanılmasının mümkün olmadığının açıklandığını ve ilgili kişinin kimlik ve adres bilgilerinin elektronik ortamda paylaşılması talep olunduğunu, davalı banka tarafından başvuruda 26.05.2026 tarihinde olumsuz cevap verildiğini, davalı banka müşterisinin kimlik ve iletişim bilgilerinin tarafımızdan bilinememesi sebebiyle, ilgili kişi hakkında arabuluculuk başvurusunda bulunma, icra takibi başlatma veya dava açma yoluna gidilmek suretiyle yasal haklarımızın kullanılması mümkün olmadığını, gelinen aşamada davalı banka müşterisi ve davalı banka, davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleşmenin bulunduğunu, bu gelişmeler üzerine davacı banka tarafından zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri 14.07.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı bankanın zararı, davalı ilgili bilgileri paylaşmadığı için halihazırda devam ettiğini, davacı banka tarafından ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesi için açılacak icra takibine esas olmak üzere; davalı bankanın...tarihinde ... sorgu numarası ve ... fiş numarası ile hesabına 14.300-TL tutarlı EFT yapılan ... isimli müşterisine ait kimlik ve adres bilgilerinin temini gerektiğinden muarazanın giderilmesi davasının açıldığını, davanın kabulünü, davacı banka tarafından ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesi için açılacak icra takibine esas olmak üzere, davalı bankanın ...tarihinde ... sorgu numarası ve ... fiş numarası ile hesabına 14.300-TL tutarlı EFT yapılan ... isimli müşterisine ait kimlik ve adres bilgilerinin davacı tarafa verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA ; Dava, henüz taraf teşkili ve dilekçe teatisi aşamasındadır. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabından aynı bankanın başka bir müşterisine yaptığı havalenin hatalı olduğu gerekçesiyle, hatalı yapıldığı iddia edilen hesap sahibinin adı soyadı, T.C kimlik numarası ile tebliğe yarar adresinin ve telefon numarasının belirlenmesine ilişkin tespit istemidir. TC Anayasası madde 13: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. TC Anayasası madde 20/3: Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 8: 1-Herkes, özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2- Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, Madde 3/1-e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, Madde 5:1- Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. 2- Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a)Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b)Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. ç)İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. d) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. e) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması. Madde 28: 1-Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:... d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi, düzenlemelerini içermektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre kişinin ve nüfus kaydı bilgileri ile adres ve telefon numarasının kişisel veri niteliğinde olduğu tartışmasızdır. Somut olayda; davacının davalı bankadaki hesabından dava dışı kişiye hataen yaptığını beyan ettiği havalenin iadesi için öncelikle banka ile bağlantı kurduğu, bankanın hesap sahibine ulaşmaya çalıştığı ancak ulaşamadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Davacının esasa ilişkin dava açması halinde husumet resen araştırılacak hususlardan olmakla HMK'nın 121. maddesi gereğince, elinde bulunan delilleri dilekçesine ekleyecek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar içinde bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamaya dilekçesinde yer verecektir. Bu durumda davacı tarafından talep edilen bilgiler dava açılması halinde her zaman HMK'nın 121 ve 140/5 maddesi gereğince mahkemece davalı bankaya yazı yazılarak temin edilebilecektir. Öte yandan davacı tarafından açılmış bir dava bulunmadığı gibi aleyhine de açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hakkında herhangi bir dava bulunmayan 3. kişinin kişisel verilerinin davacıya verilmesi anayasal güvenceye bağlanan kişisel verilerin korunması düzenlemesine aykırıdır. (Emsal; Yargıtay 12. HD'nin 25.09.2023 tarihli, ...E,...K. sayılı içtihadı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.HD sinin ... E. ... K. Sayılı içtihadı ). Sonuç olarak hesap sahibi bilgilerinin tespiti için açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilerek, HMK 114/1-h ve HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-HMK 114/1-h, HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE 2-Harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/08/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1212, K. 2026/576, T. 06.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1212-e-2026-576-k-df4462af5d3e