İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/76 E. 2026/116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/76
- Karar No
- 2026/116
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/76 Esas KARAR NO : 2026/116
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/08/2023 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 04.01.2023 tarihinde Ankara giriş istikametinde seyir halindeyken ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkil ...'un yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkilin kusuru bulunmadığını, kaza neticesinde müvekkilin kalçasında ve çenesinde kırıklar oluştuğunu, ayağında sinir hasarı ve düşük ayak durumu meydana geldiğini, müvekkilin ameliyat olmasına rağmen tam iyileşemediğini ve kalıcı maluliyetinin söz konusu olduğunu, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu raporu alınması gerektiğini, kaza sonrası maddi tazminat talebiyle davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkilin geçici ve sürekli işgöremezlik zararlarının tazmininin gerektiğini, SGK'ye rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını talep ettiğini, ...Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nden hasta dosyasının istenmesini istediğini, ...Cumhuriyet Başsavcılığı’na nezdindeki ... soruşturma sayılı ceza dosyasının celbini talep ettiğini, davalı ... Sigorta A.Ş. 'den hasar dosyasının getirtilmesini istediğini, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırmasının yapılmasını talep ettiğini, 6100 sayılı HMK 107/1 uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesini istediğini, geçici işgöremezlik zararı için şimdilik 1.000,00 TL TL'nin ve sürekli işgöremezlik zararı için şimdilik 1.000,00 TL TL'nin 04.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, bu taleplerin dört işlemle hesaplanabildiğini ve hukuki menfaat yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sigorta şirketine yapması gereken zorunlu başvuruyu eksik belgelerle gerçekleştirdiğini, maluliyet raporu sunulmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliği bulunduğunu, HMK 121. maddesi gereğince delillerin tebliğ edilmediğini, esasa ilişkin olarak kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca tespiti için dosyanın Adli Tıp ... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin zorunlu olduğunu, davacının emniyet kemeri takmadığının iddia edildiğini ve bu hususun müterafik kusur indirimi gerektirdiğini, tazminat hesaplamasının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz oranıyla yapılması gerektiğini, davacının gelirinin belgelenememesi halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, iş kazası olması sebebiyle SGK tarafından yapılan veya yapılacak ödemelerin rücuya tabi olduğunu ve tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi gereğince tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın reddinin gerekeceğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüdün dava tarihi itibarıyla oluştuğunu ve faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER: Ankara ... Ticaret Mahkemesine, ... Cumhuriyet Başsavcılığına, Genel Soruşturma Bürosu, ... Noterler Birliğine, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezine, SGK'ya, yazılan yazılara cevap verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Ekspertiz Raporu, Kazalı Araç Fotoğrafları, yazı cevapları, dosyadaki sair mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, dava konusu kaza kapsamında; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğu, dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu, dava konusu kazanın ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu sayılan arkadan çarpma şeklinde meydana gelmiş olması ve yukarıda detaylı nedenleri açıklandığı üzere ... plaka sayılı sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6.maddesi kapsamında bakanlık tarafından 07/09/2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27.maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosyanın bir ATK ya sevki ile ATK raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22/12/2026 tarihli ATK raporu mahkememize teslim edilmiştir. ATK heyet raporunda özetle; "Davacı sürücü ...'un %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Alternatif: davacı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dosyanın bir ATK ya sevki ile ATK raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 12/05/2026 tarihli ATK raporu mahkememize teslim edilmiştir. ATK heyet raporunda özetle; "Sürücü ...’nın kusursuz olduğuna, davacı sürücü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna oy birliği ile karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacı tarafça trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebinde bulunduğu, davaya konu trafik kazasında kazanın meydana gelmesine ilişkin kusur oranlarının tespiti, dava dışı sigortalının kusuru bulunmakta ise davacının trafik kazası nedeniyle maluliyete uğrayıp uğramadığı, yaralanmaya bağlı iyileşme süresi, kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı, maluliyete uğramış ise davacının sürekli ve geçici iş göremezlik maddi tazminat miktarlarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır. Trafik kazasına ilişkin olayın: 04.01.2023 günü saat 07:45 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile Eskişehir istikametinden Ankara istikametine doğru orta refüj ile bölünmüş 3 şeritli devlet karayolunu takiben orta şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde idaresindeki minibüsün sol ön kısımları ile, ön ilerisindeki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün sağ arka kısımlarına orta şerit üzerinde çarpması akabinde bu çarpmanın etkisi ile ... plakalı minibüsün savrularak yolun sağından yol dışına çıkması sonucu ... plakalı minibüsün sürücüsü davacı ...'un yaralanması ile neticelenen trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak kaza tespit tutanağı içeriğinden; kaza mahallinin yerleşim yeri dışı, hız sınırının 90 km/h, yolun 3 şeritli 10,5 metre genişliğinde bölünmüş yol, yol sınıfının devlet karayolu, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, yolun yatayda düz düşeyde tepe üstü olduğu, araç hareketleri kısmının ... plakalı minibüs ve ...plakalı minibüs için "1" numara ile kodlanan "Doğru istikamette gidiyor" olduğu belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağına ekli kaza yeri krokisinde ise; çarpma noktasının orta refüj ile bölünmüş 3 şeritli devlet karayolunun Ankara istikametine ayrılan yön bölümünde orta şerit üzerinde olduğu, çarpma noktası ile ... plakalı minibüsün son konumu arasında 25 metre mesafe olduğu, çarpma noktası ile ... plakalı minibüsün son konumu arasında ise 40 metre mesafe olduğu belirtilmiştir. Dosyamızda alınan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının arkadan çarpmak suretiyle %100 kusurlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edilmiştir. Davacının itirazları üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi üzerine keşif yapılarak tekrar dosyanın gönderilmesi bildirilmiştir. Mahkememizce talimat yazılması üzerine keşifle hazırlanan bilirkişi raporunda; Kaza mahallinin Eskişehir ili istikametinden-Ankara ili istikametine 47 km, yerleşim yeri dışı, hız limiti otomobiller için 110 km, kazaya karışan kamyonet tarzı araçlar için 90 km olan, bölünmüş, 3 şeritli, düz, çıkış eğimli, ileri görüşü açık, aydınlatması olmayan yol olduğu, Kaza Tespit Tutanağında gün durumu gündüz olarak belirtilmiş olsa da, kaza saatlerinde çekilen görüntülerden anlaşılacağı üzere, havanın alaca karanlık ve trafiğin yoğun olduğunun görüldüğü bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 22/12/2025 tarihli raporunda önceki raporlar ve sürücü beyanlarına göre alternatifli durum kabul edilerek kusur dağılım yapılmıştır. ATK rapornuda Tanık beyanlarının irdelenmediği görülmektedir. Dosyadaki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve delillerin irdelenerek rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın ATK'ya gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 12/05/2026 tarihli raporunda: "A) Sürücü ... idaresindeki minibüs ile alaca karanlık vakti meskun dışı mahaldeki üç şeritli devlet karayolunun orta şeridinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde araç arızasından dolayı yavaşladığı sırada veya dörtlü ikaz ışıkları açık vaziyette orta şeritte durduğu sırada idaresindeki minibüsün sağ arka kısımlarına, gerisinde aynı şerit üzerinde seyir halinde olan davacı sürücünün idaresindeki minibüsün sol ön kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen olayda, atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davacı sürücü ... idaresindeki minibüs ile alaca karanlık vakti meskun dışı mahaldeki üç şeritli devlet karayolunun orta şeridinde seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini görüş mesafesini dikkate alarak kontrollü bir şekilde sürdürmesi, önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan araçlarla arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakması veya orta şerit üzerinde dörtlü ikaz ışıkları açık vaziyette duran minibüsün varlığını dikkate alıp seyrini bu minibüsün güvenli mesafe uzağından geçerek sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahalline geldiğinde önünde aynı istikamete doğru seyir halinde iken arızasından dolayı yavaşlayan veya dörtlü ikaz ışıkları açık vaziyette orta şeritte duran minibüse karşı zamanında etkin tedbir almaksızın arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada, kusurludur." şeklinde bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında; 04.01.2022 tarihli Olay Tutanak içeriği, tespitler ve tüm bilgi-belgelere göre; dosyada alınan kusur raporları, olayın oluş şekli, araçların çarpışma konumları, seyir durumları sürücülerin hazırlık ve ceza dosyası kapsamındaki tüm beyanları, ceza dosyasında alınan dinlenen tanık beyanları ve diğer tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde; alaca karanlık vakti meskun dışı mahaldeki üç şeritli devlet karayolunun orta şeridinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde araç arızasından dolayı yavaşladığı sırada veya dörtlü ikaz ışıkları açık vaziyette orta şeritte durduğu sırada idaresindeki minibüsün sağ arka kısımlarına, gerisinde aynı şerit üzerinde seyir halinde olan davacı sürücünün idaresindeki minibüsün sol ön kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı sürücünün %100 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (Prof.Dr.Ahmet M. KILIÇOĞLU Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Turhan Kitabevi, 4. baskı, sayfa 208) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur. Somut olayda; yukarıda açıklandığı şekilde meydana geldiği kabul edilen trafik kazasında davalının sigortalısı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, davacının dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmeyerek yukarıda açıklanan eylemleriyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun raporunun denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 269,85-TL harcın düşümü ile geri kalan 462,15 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-3.120,00-TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 7-İstanbul Adli Tıp Kurumunun 12/05/2026 tarih ve ... adli tıp numaralı faturası için 11.200,00 TL harçlarla birlikte davacı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davacı tarafından Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye Saymanlığının T.C. ... Bankası Kocamustafapaşa Şubesindeki faturada belirtilen hesabına fatura bilgileri belirtelerek yatırıldığı ve makbuzu sunulduğu takdirde bedelin tahsiline yer olmadığına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır