İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/600 E. 2025/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/600
Karar No
2025/654
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/600 Esas - 2025/654 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/600 Esas KARAR NO : 2025/654 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2024 KARAR TARİHİ : 07/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Harun Bülbül'ün 29/08/2023 tarihinde sürücü .... .... .... .... .... .... .... un 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1A maddesine göre kural ihlali yaptığının, müvekkil Harun Bülbül'ün ise kural ihlali olmadığının tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilin sol dizinde ve sol dirseğinde abrazyonlar meydana geldiğini, işe gidemediğini ve çalışamadığını, 31/08/2023 tarihinde Özel Çankaya Hastanesi'ne başvurduğunu ve yirmi gün istirahat raporu verildiğini, bu süreçte tedavi giderleri ve işe gidemediği için geçici iş göremezlik kaybı oluştuğunu, 12/01/2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat talebiyle başvurulduğunu ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını, müvekkilin bedensel zararlarının Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi ve bakıcı giderlerinin giderilmesi gereken zararlar arasında yer aldığını, davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusurlu eylemi ile sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatından sorumlu olduğunu, müvekkilin sürücünün kusuru nedeniyle uğramış olduğu zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak karşılanması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkilin çalışma gücünün (meslekte kazanma gücü) azalması ya da yitirilmesinden doğan kalıcı iş göremezlik yönünden 100,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 100,00 TL, tedavi ve bakıcı giderleri tazminatı yönünden 100,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 300,00 TL'nin (bilirkişi raporundan sonra ıslah edilmek üzere) davalı taraftan alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davacı vekilinin 18/07/2025 tarihli ıslah dilekçesinde, 100-TL olarak talep ettiği geçici iş göremezlik talebini 10.788,90-TL arttırdığını, toplamda geçici iş göremezlik için 10.888,90 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirket nezdinde 311000206883997 sayılı ve 22/06/2023-2024 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıların sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı/tedavi gideri talebinde bulunduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta davalarında yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan Beykoz Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, taleplerin belirlenebilir durumda olduğunu, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın Sigortacılık Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz yerine getirmeksizin dava açtığını, Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 ve 99/1 ile ilgili Genel Şartlar Ek:6'da belirtilen belgelerin ibraz edilmediğini, zararın teminat kapsamında olup olmadığının ve miktarının tespit edilemediğini, bu sebeple davacının dava açma hakkı bulunmadığını ve başvurunun usulen reddi gerektiğini, HMK Madde 121 gereği dava eklerinin tarafına tebliğ edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, hem asıl alacak hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, maluliyet raporlarının ilgili yönetmeliklere uygun düzenlenmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 ve 29/12/2022 tarihli iptal kararlarının bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, zira Trafik Sigortası Genel Şartları’nın tazminat hesaplamasına ilişkin hükümlerinin yürürlükten kaldırılmadığını ve hala yürürlükte olduğunu, Genel Şartların kanun atfından bağımsız olarak uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümediğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sözleşmeden doğan sorumluluk olup işletenin sorumluluğundan farklı esaslara tabi olduğunu, özel hüküm niteliğindeki Genel Şartların uygulanması gerektiğini, iptal kararı kabul edilse dahi 04/12/2021 tarihli güncel Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerinin esas alınması gerektiğini, bu şartlar doğrultusunda sakatlanma ve destekten yoksun kalma teminatı hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,65 veya %1,8 teknik faiz oranı ve peşin değer formülünün kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin tedavi teminatı kapsamında olduğunu ve Karayolları Trafik Kanunu Madde 98 gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, bu giderlerden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Yargıtay içtihatları ile de bu durumun kabul edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 Mortalite Tablosu ile %1,8 teknik faizin kullanılmasını ve hesaplamanın Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılmasını talep ettiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ve ilgili kurumlardan ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması ve yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, sigorta şirketine dava öncesi başvuru yapılmadığı için temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini, ıslah edilmiş tutar için faizin ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu hususların Yargıtay kararları ile de desteklendiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, davacıya ait tedavi belgeleri, bilirkişi raporları, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının tespitine ilişkin yapılan araştırmalar, dava dosyasında bulunan diğer deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş görmezlik, geçici iş görmezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinin tazmini istemine ilişkindir. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında ve sigorta limiti ile sorumludur. TBK'nun "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde bedensel zararlar "(1) Tedavi giderleri, (2) Kazanç kaybı, (3) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, (4) Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiş, bedensel zarara uğrayan kimsenin tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bu zararlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Davacının, 29/08/2023 tarihinde sürücü Mehmet Erman Selçuk sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı 06 CPH 897 plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki 06 DAD 243 plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının maluliyet oranının, kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik tedavi ve bakıcı gideri tazminatlarının hesaplanmasına, tarafların kusur oranlarının tespitine, belirlenen tazminat miktarlarının davalı taraftan talep edilip edilemeyeceğine ilişkin bu davayı açtığı görülmektedir. 12/03/2025 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda, 29/08/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada, 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla yönetmelik kapsamında değerlendirilebilecek sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden, 29/08/2023 tarihli trafik kazasına bağlı engel oranı tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacının olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Aktüer Bilirkişisi Tevfik Dinç'ten alınan 12/06/2025 tarihli bilirkişi rapor özetle, Davacı Harun Bülbül 29.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığını, Geçici iş gücü kaybına uğradığı üç haftalık dönem için talep edebileceği maddi tazminat miktarı ise 10.888,90 TL olduğunu, Hacettepe Üniversitesi ATK'nın raporunda davacı Harun Bülbül'ün bakıcı ihtiyacı bulunmadığı tespit edildiğinden bu yönde bir hesaplama yapılmadığı, Poliçe kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde azami 1.200.000,00 TL, tedavi gideri olarak da azami 1.200.000,00 TL teminat sağladığını, hükmedilecek tazminata 25.01.2024 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı düşünüldüğü bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'dan aldırılan rapora göre davacının 29.08.2023 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranı tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacının olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, kaza tespit tutanağı uyarınca davacının kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davacı için 10.888,90-TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat hesaplandığı, sürekli iş gücü kaybı tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı için koşulların oluşmadığı bu nedenle davanın dava değeri artırım dilekçesi ve bilirkişi raporu gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ İle, -10.888,90 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 25/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Kabul edilen 10.888,90 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 743,82 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 190,00 TL ıslah harcı toplamı olan 617,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 126,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 190,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.106,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 149,00 TL tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.149,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.092,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 56,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 64,93 TL'sinin davacıdan, 3.535,07 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 10.888,90 TL üzerinden takdir edilen 10.888,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 200,00 TL üzerinden takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar verildi. 07/10/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/600, K. 2025/654, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-600-e-2025-654-k-b105a386b757