İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/31 E. 2025/517 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/31
Karar No
2025/517
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/31 Esas - 2025/517 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/31 Esas KARAR NO : 2025/517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/01/2022 KARAR TARİHİ : 16/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/07/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde, 17.03.2021 tarihinde saat 20:30 sıralarında müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer müvekkili ...'in de “yolcu” olarak bulunduğu ... plakalı araçla müvekkillerinin İstanbul iline gitmekte iken İstanbul yolu 24. kilometresinde davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ...'ın sevk ve idaresinde olan aracın sağ ön kısmına çarpması ile trafik kazasının meydana geldiğini, trafik kaza tespit tutanağında davalı ...’in sola dönüş kuralını ihlal ederek olayın meydana gelmesinde kusurlu ve aynı zamanda 0,91 promil alkollü olduğunun belirtildiğini, davalının dava konusu yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, Ceza soruşturma dosyasında da davalının trafik kazasında kusurlu olduğunun belirtildiğini, ...17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1138 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, meydana gelen kaza sonucu...Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/97054 Soruşturma numaralı dosyasından alınan...Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 22.03.2021 tarihli raporunda müvekkili ...’in sağ çenesinde 2 cm’lik tam kat kesi, ağız içi mukozasında da kesi olduğu, sağ ayak bileği lateralde hassasiyet ve şişlik, bilateral dizlerde dermabrazyon saptandığını, yaralanmasının basit tıbbi ile giderilebilecek nitelikte olmadığının bildirildiğini, müvekkilinin kazanın vermiş olduğu olumsuz etkilerle yaşamaya devam etmekte olduğunu, kazadan sonra müvekkili ...’in...Acıbadem ve...... Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde tedavilerinin gerçekleştiğini, müvekkilinin kazada sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın “rent a car” aracı olduğu ve rent a car şirket yetkilisi tarafından müvekkili ...’dan 20.000,00 TL istendiğini, kaza sebebiyle müvekkillerinin kazadan sonra o gece İstanbul’a dönememiş olduğu hem konaklama hem de dönüş masrafları yaptıklarını, meydana gelen hasarı karşılamaya yönelik maddi tazminatın kusurlu sürücü ...’den tazmin edilmesi gerektiğini, kaza tarihinde ...’e ait ... plakalı aracın 148502243 poliçe numarası ile davalı ...Anonim Şirketi nezdinde sigortalılık kaydı olduğunu, KTK 97. amir hükmü uyarınca 11.08.2021 tarihinde ... Sigorta’ya başvuru yapıldığını, başvuruya yanıt olarak davalı sigorta tarafından 26.08.2021 tarihinde eksik belgelerin bildirildiğini, eksik belge olarak belirtilen maluliyet raporu için müvekkili ... adına 29.09.2021 tarihinde Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi sağlık genel kurulundan randevu alındığını, 15.09.2021 tarihinde randevu alınan hastanenin davalı sigorta şirketine bildirildiğini ve ilgili hastaneye yazı yazılmasının talep edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yazının hastaneye gönderildiği söylenmişse de müvekkili ...’in 29.09.2021 tarihinde 400,00 TL taksi ücreti vererek Polatlı ilçesindeki bu hastaneye gittiğini ancak yazının hastaneye gönderilmediğinin hastane yetkililerince müvekkiline bildirildiğini ve muayene olamadığını, sigorta şirketine birçok kez hem mail hem telefon iletişim sağlanmaya çalışıldığını ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını, müvekkilinin maluliyet raporu için randevu almakta çok zorlandığı uzun bir süre sonra randevu alabildiğini, davalı sigortanın yükümlülüğünü yerine getirememesi ile müvekkili ...’in evraklarını tamamlayamadığını, içtihat hükümlerinde belirtildiği gibi müvekkilinin evrakları tamamlayabilmek için elinden geleni yaptığını ancak davalı sigortanın sorumluluğunu yerine getirmemesi sebebiyle davacı ...’in sigorta şirketinin talep ettiği eksik evrakları tamamlayamadığı ve dava açma zaruretinin ortaya çıktığını, eksik harcın ileride tamamlanması şartıyla şimdilik davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, manevi tazminattan beklenilen yararın, maddi tazminatın tamamlayıcı bir unsur olması ve zarar veren üzerinde etkisini gösterecek caydırıcı işlev görmesi ve işlevini yerine getirdiğinin söylenebilmesi için, zarar görende, zararın tam ve eksiksiz giderildiği duygusunun da yaratılması gerektiği kanaatinde oldukları, acı ve üzüntünün, öfkenin ve öç alma duygusu derecesinin kişiden kişiye değişmekle birlikte; bu, genellikle eğitim ve kültür düzeyi ile bağlantılı olduğu kişilik yapısının, yaş, cinsiyet, yaşam biçimi gibi özelliklerin de etkisinin var olduğu, manevi tazminat tutarını belirlenirken bu hâkim tarafından bunların da göz önünde bulundurması gerektiğini, haksız eylem sonucu bedensel zarara uğrayan kişinin, zarar gören organı yüzünden meslek yaşamı sona ermişse veya o kişi meslek değiştirmek zorunda kalmışsa, sosyal faaliyetleri etkilenmişse, kişi üzerinde psikolojik etki yaratmışsa manevi tazminat tutarı belirlenirken, hâkimin bu gibi özel durumları ayrıca dikkate almak zorunda olduğu, örneğin, bacağı kırılan garson, omurgası kırılan muhasebe personeli, parmağı kopan operatör veya piyanist, kolu kesilen torna ustası, meslek hastalığına yakalanan işçi, yüzünde veya bedeninde kalıcı izler oluşan ya da yüz şekli değişen sinema ve tiyatro oyuncusu, televizyon sunucusu, manken gibi kişiler meslek değiştirmek zorunda kalmışlarsa, onların bu zararlarını, ileriye yönelik varsayıma dayalı maddi tazminat hesapları ile gidermek yeterli olmayacak gelecekteki beklentilerini, meslek yaşamında ilerleme tutku ve özlemlerini ayrı bir ölçüye vurmak ve manevi tazminata böyle bir işlev yüklemek, böylece bir denkleştirme yapmak gerekeceğini, meydana gelen kaza sırasında müvekkili ...’ın sürücü olduğunu ve aracın içinde kardeşleri ve arkadaşı bulunduğunu, kazadan sonrasında müvekkili ...’ın araç kullanırken zorlanmakta olduğunu, aracında kimseyi istemediğini, müvekkili ...’in meydana gelen trafik kazasında ciddi anlamda yaralandığını ve yaralanma etkilerinin hala hayatını etkilemekte olduğunu, müvekkili ...’in hala sağ bacağını rahatlıkla kullanamadığını ve yaşamsal fonksiyonlarına eskisi gibi devam edememekte olduğunu, ayrıca müvekkili ...'in yüzünde iz kaldığı ve hayatı boyunca bu izle yaşamına devam edeceğini belirterek davanın sonuçsuz kalmaması ve davacıların telafisi güç veya imkânsız zararlara uğramamaları için kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ve davalı adına kayıtlı araçlar ve/veya taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, gerçek zarar ortaya çıktığında eksik harcın tamamlanması şartıyla fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL ... için, 1.000,00 TL ... için olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine, ayrıca yaşanan kazada meydana gelen elemi bir nebze de olsa gidermesi için 50.000,00 TL müvekkili ... için, 50.000,00 TL müvekkili ... için olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 27/01/2022 tarihli talebini açıklama dilekçesinde, davacı ... adına talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın; 900,00 TL’sinin tedavi giderleri olduğu, iş bu tedavi giderinin 600,00 TL’sinin doğrudan tedavi giderlerinden olan hastane giderleri ile müvekkilinin iyileşme sürecine ilişkin ilaç giderleri talebi olduğu, 300,00 TL’sinin tedavi sırasında yapılması zorunlu harcamalardan olan tedavi sürecinde hastaneye gidiş-geliş taksi ücreti olduğu, 100 TL’sinin ise geçici iş görmezlik tazminatı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ibaret talepleri olduğu, davacı ... adına talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın, 500,00 TL’sinin araç - hasar masrafları talebi, 500,00 TL’sinin kaza sonrasında aracın kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle zorunlu olarak yapmış olduğu ulaşım masrafları olduğunu belirtmiştir. Davacılar vekili 20/06/2024 tarihli dilekçesinde de, 07/06/2024 tarihli ara karar doğrultusunda davacı ... için toplamda 100,00 TL (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) geçici iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararın tazmini talep edildiği, iş bu zarar talebinden 50,00 TL'sinin geçici iş göremezlik zararı, 50,00 TL'si ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar olduğunu açıklamıştır. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarının bulunduğu, yeni düzenleneme ile başvurunun tam yapılması gerektiğini, hasar başvurusunda genel şartlar gereği sunulması zorunlu maluliyet oranını belirten sağlık kurulu raporunun sunulmadığını, davacılar tarafından yapılmış geçerli bir başvurunun olmadığını ve davanın doğrudan reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde tazminat taleplerinin ayrı ayrı ve açık olarak belirtilmesi gerektiğini, davacının her bir davacı yönünde 1.000,00 TL tazminat talebinin açık ve net olmadığını, davalı sigorta şirketinin geçici iş görmezlik ve bakıcı giderleri tazminatından sorumlu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şirketinin Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. Maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. Şahıslara verilen zararın poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin ile mükellefiyeti olduğunu, kusur oranlarının, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek ve kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının, yargılama neticesinde davalı şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının Yargıtay tarafından da kabul edildiği üzere Adli Tıp Kurumu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi tarafından “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin şirket poliçe kapsamında davacı tarafın tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş görmezliğe ve bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını ve tüm sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinde olduğunu, kaza sonucu üçüncü kişinin malul kalması söz konusu olduğu takdirde, sigortacı sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında malul kalanlara tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, zarara ilişkin tazminatın ödenebilmesi için de; zarar görenin bu zararının uzman bilirkişilerce hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülür ve dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece davacılar lehine tazminat hesaplanmasına karar verildiği takdirde, söz konusu hesaplama, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre yapılması gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesinin zorunluluk arz ettiğini, davacının davaya konu kaza nedeni ile Sosyal Güvenlik Kurumundan elde ettiği gelir ve tazminatların tespit edilerek, huzurda görülen dava neticesinde müvekkilimiz Şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacıya gelir bağlanmamış olması ihtimalinde ise, bu durum davacının hakkını doğrudan etkileyeceğinden, davacı tarafa SGK’ya (veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmesi gerektiği, dava sonuçlanıncaya kadar da, mahkemeniz huzurundaki işbu davada ikame edilen davanın bekletici mesele yapılması gerektiği, ayrıca yine dava konusu trafik kazası ile ilgili açılmış bulunan ceza davası varsa, bu davanın da doktrin ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiği, davacı tarafın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının yargılamada araştırılması gerektiğini, davaya esas kaza ile ilgili hazırlanan kaza tespit tutanağında davacı tarafın kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilememiş olduğunu, emniyet kemerinin yolculuk esnasında takılması gerektiği kural olarak KTK’da da ifade edilmiş olduğu davacı tarafın belirtilen ve benzeri güvenlik önlemini almamış olmasından müvekkili şirketin sorumlu olduğunun kabulünün hakkaniyet ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkili şirketin işbu davaya konu trafik kazasından sorumlu olacağı kabul edilse dahi hükmedilecek tazminattan davacının müterafik kusurluluğu oranında indirim yapılması gerektiği ve davacının emniyet kemeri takmamasının, kaza sonucuna ne derece etkisi olduğunun belirlenmesi için, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için söz konusu huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı tarafın başvuru yaparken gerekli evrakları sunmaması ile müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava şartı, hukuki yarar eksikliği sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacıların diğer davalı sigorta şirketi tarafından başvurularının eksik belgeler sebebiyle cevapsız bırakıldığını iddia ettiği, diğer davalıya müzekkere yazılarak davacıların iddialarının sorulmasını talep ettiklerini, davacıların eksik belgeleri tamamlamak ve zorunlu tahkime başvurmak yerine huzurda görülen davayı açtıklarını, dava şartı eksik olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı için davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, HMK gereğince davacıların bu aşamada delil bildirmesine ve sunmasına imkan-muvafakatlerinin bulunmadığını, davacıların iddialarına ilişkin deliller gösteremediği ve sunamadıklarını TTK m.4/2 gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğunu, davacıların kazada kullandıkları aracın kiralık olduğununu ve kiralama şirketinin araç için 20.000 TL istediğini belirttiklerini, ancak bu yönde deliller arasında bu durumu kanıtlayacak fatura, makbuz vs bir delil göstermedikleri dava dilekçesi ile gösterilmeyen delillerin sonradan delil olarak gösterilmesine ve sonradan sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını ve davanın reddini talep ettiklerini, TTK 4/2 madde, HMK 121. Madde, HMK 139/ç maddesi, HMK 140/5. Maddesi hükümlerinin yargılamada dinlenmesini talep ettiklerini, davacılar tarafından arabuluculuk başvurusunda talep edilmediğini ve ayrıca zamanaşımına uğramış alacaklar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kazanın davacı sürücü ...’ın kusuruyla meydana geldiğini, bu durumun ikrar, tanık anlatımları, fotoğraflar ve diğer deliller ile kesin olarak kanıtlandığını, sürücü ...’ın kontrolsüz bir şekilde hız limitinin üzerinde seyrederek sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile müvekkili aracına çarptığını, KTK m. 57/1-a ve 52/1-b’da belirtilen kuralları ihlal ettiğini, bu çarpma sebebiyle kazada müvekkilinin aracı ile birlikte savrulduğunu, bariyerlere çarpıp karşı istikametteki yolun sol şeride çıkarak ancak durabildiğini, o esnada karşı şeritte seyreden araç olmaması sayesinde kazayı atlatan müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve baygınlık geçirdiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin omuriliğinde zedelenme meydana geldiğini, zedelenme nedeniyle hala sosyal hayatında sıkıntılar yaşamakta olduğunu, olay yerinde davacı ... baygın haldeki müvekkilini darp ettiğini ve hakarette bulunduğu çevredekilerin araya girdiğini ve müvekkilinin güvenliği için arkadaşının arabasına alındığını, davacı ...’ın olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacı ... tam ve ağır kusurlu olduğundan davacıların yaralanması - kusur - zarar bakımından müvekkili açısından illiyet bağı bulunmadığını, kaza hakkında...17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1138 E. Sayılı dosyası ile görülen ceza davasında davacı ... müşteki olarak beyanda bulunduğunu, davacı ... beyanında; "Ben Sonay hanımın sinyal verdiğini gördüm." beyanına yer verildiğini, ...'in ceza davasındaki bu beyanının ikrar niteliğinde olduğunu ve HMK m. 188 ve sair hükümleri, yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince müvekkilinin trafik kurallarına uyduğunun kesin olarak kanıtlandığını, kollukta ifadesi alınan tanık Selçuk Yapar’ın aracı ile müvekkilini takip ettiği için kazaya birebir şahit olduğunu ve ifadesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracı ile kavşağa dönmüşken davacı ...’ın hız limitini aşması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, olay yeri fotoğrafları ile davacı ...'ın kavşağa yaklaşırken yavaşlamadığını ve çok hızlı geldiği için müvekkilinin aracına arkadan çarptığının görüleceğini, kazanın meydana gelmesinde davacı ... tam kusurlu olduğunu, davacı ...’ın...17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1138 E. Sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığını, davacılar hakkında dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davacıların kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu olduğunu kanıtlayamadıklarını ve ispat yükü kendileri olan davanın reddini talep ettiklerini, HMK m. 191 gereğince karşı ispat niteliğindeki delilleri ile kazada davacı ...’ın kusurlu olduğunun kesin olarak kanıtlanacağını, kaza tespit tutanağı hükme esas alınamayacağını, Anayasa Mahkemesi'nin 2013/5619 nolu ve 15/04/2015 tarihli kararında kaza tespit tutanaklarının tanık beyanı ile aksinin ispat edileceğinin benimsendiğini, davacı ...'in kesin delil niteliğindeki ikrarı ve tanık anlatımı, Selçuk Yapar’ın ifadesi ile kesin olarak kanıtlandığı üzere kaza tespit tutanağı gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkilinin trafik kuralına harfiyen riayet ettiğini, davacıların müvekkili açısından illiyet bağı olduğuna ilişkin delil sunamamış olduğunu, bu aşamadan sonra delil sunmaları da mümkün olmadığını ve davanın reddini talep ettiklerini, yalnızca alkol sebebiyle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde davacı ...’ın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin alkol almasının kazanın meydana gelmesinde etkili olmadığını ve diğer delillerle bu hususun açık olduğunu ve içtihat hükümlerinde de bu hususların benimsendiğini, gerekli görülmesi halinde müvekkilinin aldığı alkol miktarının kaç promile denk geldiğinin, müvekkilinin yaşadığı şok ve baygınlık sebebiyle vücudundaki alkol miktarının artıp artmadığının, alkol almasının kazada etkisinin olup olmadığının tespiti için nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere; davacıların ağır kusurunun illiyet bağını keseceğinı, KTK 86. Maddesinin dinlenmesi gerektiğini, daza davacı sürücünün ağır kusuru sebebiyle meydana geldiğini, müvekkilinin kusurlu olduğu düşünülürse davacıların kazanın meydana gelmesinde müvekkiline göre daha ağır kusurlu olduğunu, davacıların maddi tazminat talep edemeyeceğini, davacıların maddi zararı olmadığını, davacıların maddi zarara uğradıklarını da ispatlayamadıklarını, zarar olarak bildirilen kalemlerin maddi tazminat olarak talep edilemeyeceğini, bedensel zararlara ilişkin talep edilebilecek kalemlerin TBK m. 54’de düzenlendiğini, davacıların maddi tazminat talep edebileceği düşünülse dahi davacıların konaklama ve dönüş masrafları gibi kanunda sayılmayan kalemlerin ve sigorta şirketi tarafından kaza sebebiyle ödenen tutarların talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacıların tedavi giderlerini talep edemeyeceğini, davacıların manevi tazminat talep edemeyeceğini, kazada bir ölüm meydana gelmediğini ve ağır olarak yaralanan, manevi zarar uğrayan tarafın müvekkili olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığından davacıların manevi tazminat talep etmelerinin mümkün olmadığını ve davacıların herhangi bir manevi zararının da söz konusu olmadığını, yasal şartlar ve ispatın olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen tazminat tutarlarının hukuka, gerçeğe aykırı ve fahiş olduğunu ve delil sunulamadığını, gerçek dışı iddiaların ispatının mümkün olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve trafik kazasından sonra meydana gelen bedensel zararlara nazaran oldukça fazla olduğunu, fahiş tazminat tutarlarının reddedilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere TMK 4. Madde, TBK 51. Madde ve TBK 52. Madde ve içtihat hükümleri doğrultusunda tazminat tutarlarından indirim yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, kazaya ilişkin belge ve tutanaklar, hasar dosyası, ...17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1138 esas sayılı dosyası, davacılara ait tedavi belgeleri, bilirkişi raporları, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, ...17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1138 esas sayılı dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacıların maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi tarafından, davacı ...yönetimindeki, davacı ...'in içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet veren davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç için 06/11/2020 ilâ 06/11/2021 tarihlerini kapsar şekilde ZMMS poliçesi düzenlendiği, 17/03/2021 olay tarihinde ... plakalı aracın davacının ... plakalı aracına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı vekilinin, davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmini istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. 6098 sayılı TBK'nun 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zararların tazmini istemi yönünden yapılan değerlendirmede; TBK'nun "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde bedensel zararlar "(1) Tedavi giderleri, (2) Kazanç kaybı, (3) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, (4) Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiş, bedensel zarara uğrayan kimsenin tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir. Bu zararlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Araç mahrumiyet tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ZMMS, kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 28/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı Otomobil Sürücüsü ... 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 84. Md yer alan sürücülere ait asli kusurlardan (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) ve aynı kanunun 53/1b, yönetmeliğin 102 md. yer alan kurallara ıihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile % 75 oranında ASLİ KUSURLU olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... Plakalı otomobil sürücüsü ... yukarıda açıklanan 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 52/1b md. yer alan kuralları ıihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile % 25 oranında TALİ KUSURLU olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’ın kaza öncesi emniyet kemeri kullanımına ilişkin durumun kaza tespit tutanağına göre belirsiz olarak işaretlendiği ancak dosya muhtevasında sürücünün emniyet kemeri kullanmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı göz önüne alındığında sürücünün müterafik kusur değerlendirmesi yapılmayarak mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, kazanın meydana gelmesinde sürücü kusurları dışında başkaca etmen ve unsurun olmadığı belirtilmiştir. 16/12/2022 tarihli...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın maluliyet raporunda, davacılardan ...'in 17/03/2021 tarihli yaralanması neticesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne göre engel oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, 2 (iki) hafta süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, başkasının yardımına ihtiyaç duymadığı, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı kanaatinde oldukları bildirilmiştir. 24/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacı ... 17.03.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı, geçici iş gücü kaybına uğradığı, iki haftalık dönemde ise çalışamaması nedeniyle gelir kaybına uğradığını gösterir herhangi bir bilgi yada belge bulunmadığından bu dönem için maddi zararının oluşmadığı, ancak Mahkemece davacı ...’in 2 haftalık geçici iş göremezlik döneminde maddi zararının oluştuğunun kabulü durumu için asgari ücret esas alınarak ayrıca hesaplama yapıldığı ve 1.412,95 TL olarak belirlendiği, davalılardan ...'in kazaya karışan ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ve işleteni olduğu, aracın kaza tarihi itibariyle davalılardan ...A.Ş’ye 06.11.2020 - 06.11.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 148502243 no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu, Mahkemece tazminata hükmedilmesi halinde; davalılardan ... bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan ...A.Ş’ye ise davacı tarafından poliçe teminatının ödenmesi konusunda 11.08.2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, hasar dosyası açıldığı, ödeme yapılmadığı, mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, 24.08.2021 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. 16/02/2023 tarihli Adli Tıp Uzmanı bilirkişi raporunda, davacı ...'in trafik kazası nedeniyle tedavi görmüş olduğu hastane acillerinde yapılan tedavi ve tetkik giderinin 6111 sayılı kanun kapsamında Trafik Kazası kaleminden SGK tarafından karşılandığı anlaşılmıştır. SGK tarafından karşılanmayan, 6111 sayılı kanun kapsamı dışında kalan tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu fatura edilmiş, SUT kapsamı dışında kalan toplam 1.677,39 TL lik dolaylı tedavi gideri harcamasının bulunduğu, bu harcamanın kişinin geçirdiği trafik kazası ile ilgili ve gerekli bir harcama olduğu, ayrıca dolaylı giderler ile ilgili fatura şartı aranmadan yapılması muhtemel genel bilgiler bölümünde bahsi geçen hususlarla ilgili kaçınılmaz masraflarının, yaralarının niteliği ve ağırlığı göz önüne alındığında, iyileşme süresi boyunca yapılacak tedavi ile ilgili masraflarının, kontrol ve tetkikleri için gerekli yol giderlerinin toplamının tarafımca 1.000 TL olarak taktir edildiği, bu miktarın olay tarihindeki emsal rayiç ve bedellerle uyumlu olduğu, ...'in 17/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanması ve yaklaşık 15 gün süren iyileşme süresinde yapmış olduğu, SGK tarafından karşılanmayan, 2918 sayılı kanunun 98. maddesi kapsamı dışında kalan, faturalandırılmış 1.677,39 TL lik dolaylı tedavi giderinin ve hayatın olağan akışı gereği faturalandırılamamış, 1.000 TL olarak hesaplamış bulunduğumuz dolaylı tedavi giderinin ve yol giderinin SGK tarafından karşılanmayan, kaçınılmaz tedavi gideri olarak taktir edildiği, 2.677,39 TL olarak hesaplanan bu miktarın, davacının geçirdiği kaza ile ilgili ve gerekli bir harcama olarak kabulünün gerektiği, bu hesaplanan giderin SGK tartafından karşılanmayacağı, bu giderlerin sigorta şirketince ya da kusurlu taraflarca kusur oranına göre paylaştırılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. 15/03/2024 tarihli Makine Mühendisi bilirkişi raporunda, dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin olay tarihi olan 03/2021 tarihi itibarıyla 175.550,43 TL olduğu, aracın onarım bedelinin aracın ikinci el piyasa değeri ile sovtaj değerinin üzerine çıkmasıyla onarımın ekonomik olmadığı ve aracın pert-total olduğu, aracın kaza anındaki ikinci el piyasa değerinin 290.000,00 TL, sovtaj değerinin 172.000,00 TL olmasıyla hasar miktarının 118.000,00 TL, kusur durumuna göre miktarın 88.500,00 TL, davalı sigorta şirketi tarafından teminat limiti 43.000,00 TL ödeme yapılmasıyla bakiye miktarın 45.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. 04/07/2024 tarihli Doktor Bilirkişi raporunda, ...'in, dosya kapsamına göre Polatlı Duatepe Devlet Hastanesine müracaatı kabulü halinde tedavi giderleri (refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, ortez giderleri, ilaç fark bedelleri, hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon, dikiş alınma ücretleri, Ayşeğül ...'in 17.03.2021 tarihinde geçirdiği AİTK (Araç İçi Trafik Kazası) sonrasında gördüğü tedavilerle ilgili illiyet bağı olduğu kanaatine varılan fiş ve faturalar esas alınarak) olarak 4.362,14 TL, yol gideri 1.094,18 TL, SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak hesaplama yapıldığı, dosya içeriğinde 28.05.2022 ve daha sonra verilen bila tarihli bilirkişi raporunda ...'in yönelik bir kusur oranı verilmediği için herhangi kusur indirimi yapılmadığı, ...'in dosya kapsamına göre Polatlı Duatepe Devlet Hastanesine müracaatı kabulü olmaması halinde tedavi giderleri (refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, ortez giderleri, ilaç fark bedelleri, hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon, dikiş alınma ücretleri, Ayşeğül ...'in 17.03.2021 tarihinde geçirdiği AİTK (Araç İçi Trafik Kazası) sonrasında gördüğü tedavilerle ilgili illiyet bağı olduğu kanaatine varılan fiş ve faturalar esas alınarak) olarak 4.332,14 TL, yol gideri 415,06 TL, SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak hesaplama yapıldığı, dosya içeriğinde 28.05.2022 ve daha sonra verilen bila tarihli bilirkişi raporunda ...'in yönelik bir kusur oranı verilmediği için herhangi kusur indirimi yapılamadığı belirtilmiştir. 24/10/2024 tarihli Doktor Bilirkişi raporunda, ...'in, dosya kapsamına göre Polatlı Duatepe Devlet Hastanesine müracaatı kabulü halinde tedavi giderleri (refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, ortez giderleri, ilaç fark bedelleri, hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon, dikiş alınma ücretleri, Ayşeğül ...'in 17.03.2021 tarihinde geçirdiği AİTK (Araç İçi Trafik Kazası) sonrasında gördüğü tedavilerle ilgili illiyet bağı olduğu kanaatine varışan fiş ve faturalar esas alınarak) olarak 4.362,14 TL, yol gideri 1.094,18 TL, SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak hesaplama yapılmıştır. ...'in, dosya kapsamına görePolatlı Duatepe Devlet Hastanesine müracaatı kabulü olmaması halinde tedavi giderleri (refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, ortez giderleri, ilaç fark bedelleri, hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon, dikiş alınma ücretleri, Ayşeğül ...'in 17.03.2021 tarihinde geçirdiği AİTK (Araç İçi Trafik Kazası) sonrasında gördüğü tedavilerle ilgili illiyet bağı olduğu kanaatine varışan fiş ve faturalar esas alınarak) olarak 4.332,14 TL, yol gideri 415,06 TL, SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak hesaplama yapılmıştır. ...'in, dosya kapsamına göre , davacı vekili Av. Celil Kürşat Yakışıklı tarafından bila tarihinde verilen dilekçede taksi ücreti olarak belirtilen 600,00 TL tutarındaki parekende satış fişi tespit kabulü olmaması halinde, tedavi giderleri (refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, ortez giderleri, ilaç fark bedelleri, hasta katılım payları, pansuman, enjeksiyon, dikiş alınma ücretleri, Ayşeğül ...'in 17.03.2021 tarihinde geçirdiği AİTK (Araç İçi Trafik Kazası) sonrasında gördüğü tedavilerle ilgili illiyet bağı olduğu kanaatine varışan fiş ve faturalar esas alınarak) olarak 4.362,14 TL, yol gideri 1.015,06 TL, SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak hesaplama yapıldığı bildirilmiştir. 03/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacının iki (2) ay süreli geçici iş göremezlik süresi tespiti, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gelir bağlanmadığının anlaşılması, davalı sigortalı araç sürücüsü yönünde %75 oranında kusur raporu tespit ve kanaati ile kusur indirimine itibarla 959.10.-TL geçici iş göremezlik gerçek net zararı hesaplandığı, 24.01.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yer alan hesap unsuru ve hesaplamaya iştirak edilmediği, bu yönde yasa ve içtihat hükümleri ayrıca tarafların önceki rapor beyan ve itirazları ile sair tüm hususlar hakkında hukuki takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, 24.01.2023 tarihli raporda iştirak edilmeyen hesap unsuru olan AGİ dahil net asgari ücret geliri ile yapılan hesaplamanın tespit ve kabulü halinde; Bu aşamada nihai kusur bilirkişi raporu ile denetlenen davalı sigortalı araç sürücüsü %75 oranında kusuru ve kusuru indirimi neticesinde 1,059.68.-TL geçici iş göremezlik gerçek net zararı hesaplandığı, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde Davacı Ayeşgül ...’in yaşadığı trafik kazaya bağlı olarak ekonomik geleceğinde olumsuzluk yaratacak ruhsal bir durum olmadığı, davacı Ayeşgül ...’in ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı davalılara yönelik zarar iddia ve talebi bakımından denetimine elverişli bilgi, belge ve veri olmadığından zarar hesaplamasına yer verilmesinin olanaklı olmadığı, 17.03.2021 kaza tarihini kapsayacak yönde davalı ... tarafından sigortalı; ... plakalı “otomobil”in davalı ...A.Ş. nezdinde düzenlenmiş 148502243 poliçe numaralı, 06/11/2020 başlangıç ve 06/11/2021 bitiş tarihli, kaza tarihini kapsayan şahıs başına ölüm/sakatlık 410.000.-TL ve sağlık giderleri şahıs başına 410.000.-TL sigorta teminat bedelli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin (“ZMMS”) tespit edildiği, davalılar tarafından ifa amacını taşıyan herhangi bir geçici iş göremezlik veya ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar ödemesinin yapıldığına dair iddia, bilgi ve belgeye dosyada tesadüf edilmediği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 17/03/2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın davacı ...yönetimindeki, davacı ...'in içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 84. Md yer alan sürücülere ait asli kusurlardan (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) ve aynı kanunun 53/1b, yönetmeliğin 102 md. yer alan kurallara ıihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile % 75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü davacı ...'ın 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 52/1b md. yer alan kuralları ıihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile % 25 oranında kusurlu olduğu, kaza sonucunda davacı ...'in Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne göre engel oranı% 0 olacak, 2 hafta süre ile iş göremezlik halinde kalacak, başkasının yardımına ihtiyaç duymayacak derecede yaralandığı, davacı Ayeşgül ...’in kazadan kaynaklı sabit iz'in, davacının eğitimi, mesleği, geliri ve konumu itibari ile ekonomik geleceğini sarsacak mahiyette olmadığı, ruhsal olarak da ekonomik geleceğinde olumsuzluk yaratacak bir durum olmadığı, bu davacı Ayeşgül ...’in ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zararının olduğunun kanıtlanamadığının kabulü gerektiği, davacı ...'ın ise kaza nedeniyle yaralanmadı, aktüer bilirkişi raporuna göre davacı Ayeşgül ...’in 1.412,95 TL geçici iş göremezlik zararının olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiği, aynı şekilde bilirkişi raporlarında daha fazla belirlenmesine rağmen taleple bağlı kalınarak 600,00 TL tedavi gideri ve 300,00 TL yol giderine hükmedilmesi gerektiği, dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin olay tarihi itibarıyla 175.550,43 TL olduğu, aracın onarım bedelinin aracın ikinci el piyasa değeri ile sovtaj değerinin üzerine çıkmasıyla onarımın ekonomik olmadığı ve aracın pert-total olduğu, aracın kaza anındaki ikinci el piyasa değerinin 290.000,00 TL, sovtaj değerinin 172.000,00 TL olmasıyla hasar miktarının 118.000,00 TL, kusur durumuna göre miktarın 88.500,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 43.000,00 TL ödeme yapılmasıyla davacının bakiye 45.500,00 TL hasar zararının olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak 500,00 TL araç hasar zararına hükmedilmesi gerektiği, TBK'nın 50/2. maddesi hükmü de dikkate alındığında, davacının yeni bir araç satın alması için gereken süreye yönelik talep ettiği 500 TL tazminatın makul olduğu, davacı ...'ın ... plakalı aracı rent a car firmasından kiraladığı görülmekte ise de, davacı kiraladığı aracı aynen iade etmekle yükümlü olduğundan maddi zararının bulunduğu anlaşıldığından davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede, TBK'nun 56/1. maddesinin "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." ve aynı Kanun'un 58/1. maddesinin "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." hükümleri uyarınca hem bedensel bütünlüğü zedelenen hem de kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Davacılardan ...'ın trafik kazası nedeni ile bedensel bütünlüğünün zedelenmediği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede ise, hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ...'in olay nedeni ile bedensel bütünlüğünün zedelendiği ve manevi tazminat isteyebileceği anlaşılmıştır. Manevi tazminat miktarının takdirinde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, bu nedenle maddi zararı olmasa da yüzünde sabit iz kalması, iki haftada iyileşecek derecede yaralanması dikkate alınarak 15.000,00 TL manevi tazminat miktarının davacının manevi huzurunu doyurmaya yetecek ancak zenginleşmesine de yol açmayacak miktarda olduğu kabul edilerek bu değer üzerinden aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talebi yönünden; A) Davacı ... için 50,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 600,00 TL tedavi gideri ve 300,00 TL yol giderinin, davalı sigorta şirketi yönünden 24/08/2021 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden 17/03/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacının ekonomik geleceğinin sarsılması nedeni ile 50,00 TL tazminat talebinin reddine, B) Davacı ... için 500,00 TL araç hasar zararının, davalı sigorta şirketi yönünden 24/08/2021 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden 17/03/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, C) Davacı ... için 500,00 TL araç mahrumiyet zararının 17/03/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden araç mahrumiyet zararı talebinin reddine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden; Davacı ... için takdiren 15.000,00 TL manevi tazminat zararının 17/03/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, A) Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden kabul edilen toplam 1.950,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 133,20 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harçtan 348,39 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 267,01 TL harcın, kabul oranlarına göre 198,55 TL'sinin HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen, 68,46 TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Maddi tazminat talebi yönünden davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 348,39 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 440,59 TL harcın, kabul oranlarına göre 327,62 TL'sinin HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen, 112,97 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, 5-Maddi tazminat talebi yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.950,00 TL üzerinden takdir edilen 1.950,00 TL vekalet ücretinin, kabul oranlarına göre 1.450,02 TL'sinin HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen, 499,98 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, 6-Maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 50,00 TL üzerinden takdir edilen 50,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 7-Manevi tazminat talebinde kabul edilen 15.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.024,65 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Manevi tazminat talebi yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 15.000,00 TL üzerinden takdir edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya davacıya verilmesine, 9-Manevi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 50.000,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücreti, davacı ... lehine belirlenen vekalet ücretinden fazla olduğundan, Tarifenin 10/2. maddesinin manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda hükmedilecek ücretin, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlemesi dikkate alınarak takdir edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'e verilmesine, Davacı ... yönünden reddedilen 50.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 10-Davacıların maddi ve manevi tazminat davalarında karşıladığı 804,60 TL tebligat gideri, 18.155,40 TL bilirkişi ücreti, 571,90 TL keşif harcı, 600,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 20.131,90 TL yargılama giderinin takdiren 10.065,95 TL'sinin maddi tazminat davasının kabul/talep oranına göre 6.430,33 TL'sinin HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen, 3.383,97 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 251,65 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının manevi tazminat davasında karşılamış olduğu 10.065,95 TL'nin manevi tazminat davasının kabul/talep oranına göre 1.509,89 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, geri kalan 8.556,06 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ...'in karşıladığı 1.319,60 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin, maddi ve manevi tazminat davalarında red / talep oranına göre hesaplanan 1.100,31 TL'sinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, geri kalan 219,29 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı sigorta şirketinin karşıladığı 1.125,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin, maddi tazminat davasında red / talep oranına göre hesaplanan 309,38 TL'sinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, geri kalan 815,62 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 13-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/31, K. 2025/517, T. 16.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-31-e-2025-517-k-823ae8d2d2d8