İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/750 E. 2026/928 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/750
Karar No
2026/928
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/750 Esas KARAR NO : 2026/928

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı araç sürücüsü trafik kazasının oluşumunda kusursuz olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ise trafik kazasının oluşumunda tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde alacağı temlik alınan aracın hasırlandığı, işbu aracın kaza mahallinde ve kaza sonrasında çekilen fotoğraflarının dilekçede sunulduğu, kazaya karışan aracın zararını tahmini öğrenmek için TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu alındığı, davalarının yetkili mahkemede açıldığı, işbu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu söz konusu eylem haksız fiilden kaynaklanan trafik kazasında zararların tazmini için olduğunu, işbu sebepten dolayı öncelikle müvekkilin araçta değişmesi gereken parçaların tespit edilmesini, tespit edildikten sonra bu parçaların orjinal parça ile mi değiştirilip değiştirilmediğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, eğer ki eşdeğer veya çıkma parça takıldı ise orjinal parça fiyatları üzerinden müvekkilin gerçek zararın tazminini talep ettiklerini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto yapılmasının mümkün olmadığını, alacağı temlik alınan aracın onarımda kaldığı gün sayısınca araç kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, müvekkil alacağı temlik alırken dava dışı temlik verenin hak mahrumiyeti hakkını da temlik aldığını, bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanzimi gerektiğini, kaza neticesinde araçtaki hasarın onarımı için eksper atamasını beklemek, eksper ataması sonra onarım onayı, onaydan sonrada, parça temini vs. iş ve işlemlere başlanılacağını, ki bu işlemler ise en kısa 3 gün sürmekte ve bu bekleme süresinde dahi kişiler araçlarını kullanamayacağını, araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken bu bürokrasi diye nitelendirebileceğimiz günlerinden hesaba katılması gerektiğini, zira bu kaza olmasaydı müvekkil bu beklemesine sebebiyet veren işlemlere maruz kalmayacağının tartışma dışı olduğunu, ayrıca eksper atamasının beklenmesi sigorta şirketlerince zorunlu tutulmuş olup, hasar gören kişilerin bağımsız ekspertiz raporuna dayanarak işlemlere başlanılması da sigorta şirketleri tarafından kabul edilmediği husus göz ardı edilmemekte olduğunu, sigorta şirketinin bu tek düze davranışı neden ile müvekkilin zararı artmıştır." şeklinde talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya ilişkin olarak öncelikle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından kusur tespitinin yapılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu kazanın oluşum şekli ve tarafların trafikteki seyir hızları, trafik kurallarını ihlal edip etmedikleri hususlarının uzman kişiler tarafından tespiti gerektiğini, işbu dosya kapsamında dayanak belge olarak sadece kaza tespit tutanağı sunulmuş olup, eldeki uyuşmazlığı çözümlemek hususunda yeterli bir belge niteliğinde olmayıp mevcut çelişkilerin giderilmesi adına alanında uzman bilirkişiler tarafından kusur ve hasar tespitinin yapılması gerektiğini, işbu nedenle kusur oranının tespiti bakımından huzurdaki dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybı tazminatının 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası yeni genel şartlar ekine göre hesaplama yapılması gerektiğini, yargılamayı kabul anlamına gelmemek üzere değer kaybı talebine yönelik hesaplama 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar esas alınarak yapılması gerektiğini, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartların 4. maddesinde değer kaybı hesaplamalarının yer alan hesaplamalara göre yapılacağı belirlendiğini, yukarıda yapmış oldukları açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının 04.12.2021 yürürlük tarihli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar esas alınarak yapılması gerektiğini, bu nedenlerle dosyanın değer kaybının tespiti için hasar-kusur konusunda uzman ve ehil bir mühendisi bilirkişi kanalı ile incelenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. huzurdaki uyuşmazlığa konu kazadan daha öncesinde, değer kaybı talebinde bulunan aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının tespiti gerektiğini, aynı bölgeden alınan ikinci hasar neticesinde, aynı bölgeden ikinci kez değer kaybı oluşmayacağı hem yargıtay uygulaması hem de reel piyasa koşullarıyla sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, aracın geçmiş hasarlarının incelenerek rapor hazırlanmasını talep etmişlerdir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kusura itiraz ettiğini, kazanın oluş şekli ve kusur durumunun detaylı bir inceleme ve tespiti gerektiğini, gerçek kusur oranının tespiti için dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, yargılama aşamasında kusur oranına ilişkin tüm itirazlarını ve delillerini sunacağını, zararın niteliğine ve miktarına da itiraz ettiğini, talep edilen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararını kabul etmediğini, iş bu alacak kalemlerine ilişkin haricen alınan raporu da kabul etmediğini, hasar bedeli olarak 20.000,00 TL talebine yönelik fahiş bu talebinde bir zarar meydana gelmediğini, zarar meydana gelmiş ise de sigorta şirketince karşılandığını, talep edilen değer kaybı miktarının da fahiş olduğunu, sunulan raporu kabul etmediğini, gerçek değer kaybı olup olmadığı ve miktarı bilirkişi incelemesi ile yeniden tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen araç mahrumiyet zararı miktarının da fahiş ve ispatlanması gerektiğini, kazanç kaybının/araç mahrumiyetinin miktarının tespiti ve ispatı davacıya ait olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen tüm iddia ve talepler, kullandığı kiralık araç sigortacısı tarafından karşılandığını, davacının bir zararının kalmadığını davanın reddi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının temlik sözleşmesi kapsamında haklarını temlik aldığı araçta meydana gelen hasar tazminatı, değer kaybı tazminatının ve mahrumiyet tazminatının davalı araç sürücüsü ile araç malikinden tahsiline ilişkin tazminat davası mahiyetinde olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait aracın hasar kayıtları ve davaya konu hasar dosyasına ilişkin evraklar celp edilmiştir. ... Sigorta'ya müzekkere yazılarak hasar dosyası celp edilmiştir. ... İl Emniyet Müdürlüğü'nden davalıya ait aracın KABİS kayıtları celp edilerek incelenmiştir. d-Dosyaya sunulan kira sözleşmesi delil olarak incelenmiştir. 3-Bilirkişi tarafından mahkememize 17/10/2025 tarihinde sunulan raporda özetle; "1- ... : 2918 sayılı karayolları trafik kanununda yer alan kusurlardan ASLİ KUSUR SAYILAN 84/ d maddesi ( Arkadan çarpma ) kanun maddesini ihlal ettiğinden dolayı 1.DERECEDE ASLİ TAM %100 (Yüzde yüz) Oranında Kusurlu olduğu, 2- ... : Meydana gelen kazanın oluşumunda ATFA KABİL KUSURUNUN OLMADIĞI, kanaatine varılmıştır. 2-HASAR YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE; -Hasar onarım bedelinin 98.810,33 TL olduğu, 3-DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE: -Değer kaybı miktarının 20.000,00 TL olduğu, 4-ARAÇ MAHRUMİYETİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE: -Mahrumiyet bedelinin 14.000,00 TL olduğu, kanaatine varıldığını bildirir heyet raporudur." şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi tarafından mahkememize 03/06/2025 tarihinde sunulan ek raporda özetle; "Her iki davalı tarafın itirazları yukarıda ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. İtirazlarda öne sürülen argümanlar, dosya kapsamındaki belgeler, ekspertiz verileri ve yerleşik Yargıtay içihadı ışığında değerlendirilmiş; asıl rapormuzdaki teknik tespitlerde herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektiren somut bir veri ortaya çıkmamıştır. **Hasar Bedeli** – KDV dahil, iskontosuz, orijinal parça fiyatlarıyla hesaplanan 98.810,33 TL teknik verilere uygundur. **Değer Kaybı** – Aracın yaşı, kilometresi, ticari sınıfı ve geçmiş hasar sicili birlikte değerlendirildiğinde, 20.000,00 TL'lik tespit reel piyasa kaybını yansıtmaktadır. **Araç Mahrumiyeti** – Ticari niteliği gözetilerek teknik onarım süresi ve güncel piyasa rayici üzerinden hesaplanan 14.000,00 TL yerindedir. İlk bilirkişi raporundaki hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tespitlerinde teknik açıdan bir isabetsizlik görülmemiş olup raporun bu bölümleriyle hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir. 6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesini sunmuş, arttırılan tutarın harcını Mahkememize yatırdığı gibi talep arttırım dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı ...mülkiyetindeki, davalı...'ün sürücüsü olduğu aracın davacının haklarını temlik aldığı dava dışı üçüncü kişiye ait araca çarpması suretiyle gerçekleşen trafik kazasında kaza nedeniyle meydana gelen hasar tazminatı, değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet tazminatına yönelik zararının tazmini talebine ilişkindir. Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 17.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "1-... : 2918 sayılı karayolları trafik kanununda yer alan kusurlardan ASLİ KUSUR SAYILAN 84/ d maddesi ( Arkadan çarpma ) kanun maddesini ihlal ettiğinden dolayı 1.DERECEDE ASLİ TAM %100 (Yüzde yüz) Oranında Kusurlu olduğu, 2- ... : Meydana gelen kazanın oluşumunda ATFA KABİL KUSURUNUN OLMADIĞI, kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit yapılmıştır. Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporları ve SBGM'den celp edilen sigorta eksper raporları bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, davalı sürücünün meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, davalı sürücü tarafından takip mesafesine yönelik trafik kurallarına uyulmaksızın araç sürülmesi neticesinde davalı sürücünün davacının haklarını temlik aldığı araca arkadan çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği davacıya ait aracın sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru ve hatası olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporundaki kusur tespiti hükme esas alınmıştır. Davalı ...tarafından kusur tespitine itiraz etmiş ve Kaza anında davacı sürücüsünün trafik akışına aykırı şekilde ani fren yapıp yapmadığı, hızını yol şartlarına göre ayarlayıp ayarlamadığı raporda teknik olarak analiz edilmemiştir şeklinde iddiada bulunmuş ise de; kazaya ilişkin resimler ve kaza noktası incelendiğinde davacıya ait araca davalının arkadan çarptığı, taraflarca tutulan kaza tespit tutanağında da davalının iddialarına yönelik bir beyan veya kayıt olmadığı gibi davalı tarafından iddia ettiği hususlara yönelik bir kamera kaydı da sunulmadığı anlaşılmakla davalı sürücünün takip mesafesini gözetmeksizin ve dolayısıyla hız kontrolüne dikkat etmeden diğer araca arkadan çarptığı ve kazada tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davalının kusura yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalı sürücünün kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği, anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Mahkememizce alınan uzman bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle hasar bedelinin KDV dahil, iskontosuz, orijinal parça fiyatlarıyla hesaplanan 98.810,33 TL teknik verilere uygun olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı değer kaybı zararına ilişkin olarak; kaza tarihi itibariyle davaya konu aracın Aracın yaşı, kilometresi, ticari sınıfı ve geçmiş hasar sicili birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu kaza nedeniyle uğrayacağı değer kaybı yönünden 20.000,00 TL'nin reel piyasa kaybını yansıttığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait Ticari niteliği gözetilerek teknik onarım süresi ve güncel piyasa rayici gözetilerek onarım süresi içerisindeki mahrumiyet tazminatı bedelinin 14.000,00-TL piyasa rayicine uygun olacağı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen kaza sonrası değer kaybı tazminatının; raporda belirtildiği üzere usul ve yasaya uygun olarak aracın kaza öncesi mevcut durumuna göre ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten araç tamir edildikten sonra ikinci el piyasa değeri arasındaki fark olarak nitelenmiş ve davaya konu davacıya ait aracın markası, tipi, modeli km daha önce kazasında yapılan işlemler ve bunların yarattığı değer kaybı gözetilerek, dava konusu kazada hasar miktarı, parça değişikliği ve işçilikler dikkate alındığında serbest piyasa koşullarında aracın muadillerinin yapılan inceleme ve araştırmalar değerlendirilerek hesaplama yapılmış, piyasa araştırması yapılarak davaya konu kaza tarihi itibariyle aracın mevcut yaşı, kondisyonu ve km gözetilerek geriye dönük gerçek değer kaybının 20.000,00-TL olarak tespit edildiği anlaşılmış, söz konusu tespitin usul ve yasaya uygun olduğu piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından değer kaybının düşük belirlendiği iddiası ile rapora itiraz edilmiş ise de; değerlendirmenin kaza tarihine göre yapılması gerektiği, davacıya ait aracın segmenti, kmsi ve kondisyonu ile ticari araş olması gözetilerek Mahkememizce alınan raporda piyasa rayiçlerine uygun değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla davacının değer kaybının düşük belirlendiğine yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından aracın kullanılamadığı süre için mahrumiyet tazminatı da talep edilmiş olup, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen hasarın piyasa şartlarında tamir süresinin 4 gün olduğu, davacının aracı ve segmenti gözetilerek günlük kaza tarihi itibariyle kiralama piyasa rayiç değerinin 3.500,00-TL olduğu tespit edilerek davacının talep edebileceği mahrumiyet tazminatı miktarının 14.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapora itiraz edilerek; değer kaybının yüksek belirlendiğinin iddia edildiği ancak buna ilişkin herhangi bir somut delil sunulmadığı ve soyut beyandan ibaret olduğu, dosya arasına celp edilen sigorta evraklarına göre davacıya ait aracın daha öncesindeki kaza dosyası ... Sigorta'dan celp edilmiş olup, davacıya ait aracın önceki kazasında aynı bölgeden hasar aldığına dair bir delil olmadığı anlaşılmakla davalı sürücünün soyut beyandan ibaret somut delile dayanmayan itirazlarına itibar edilmemiştir. Yine davalı sürücü tarafından günlük mahrumiyet tazminatının yüksek belirlendiği iddia edilmiş ise de daha düşük bedele yönelik somut delil sunulmadığı gibi aracın ticari olması ve kaza tarihi itibariyle belirlenen kira bedelinin makul piyasa rayiçlerine uygun olduğu gözetilerek davalının aksi yöndeki soyut beyanına ve itirazına itibar edilmemiştir. Yine davalı tarafından itiraz edilerek davacı tarafından başka araç kiralandığına yönelik fatura sunulmadığı iddia edilmiş ise de ikame araç alınmasının ya da başkaca araç kiralanmasının şart olmadığı gibi mahrumiyet tazminatına yönelik gerçek zararı ortadan kaldırmayacağının yerleşik Yargıtay kararlarında kabul edildiği anlaşılmakla davalının itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile; "26.115,65 TL Hasar bedeli talebimiz 12.09.2025 tarihinde dava dışı müteselsil sorumlu olan ... SİGORTA A.Ş. Tarafından tarafımıza ödenmiştir. Bakiye hasar bedeli talebimiz 72.694,68TL 'dir. Bilirkişi raporu doğrultusunda hak mahrumiyeti bedeli 14.000,00 TL hesaplanmıştır. Hak mahrumiyet bedeli talebimizi 9.000TL artırarak 14.000TL üzerinden kabulüne karar verilmesini arz ve talep ederiz. Bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybı bedeli 20.000,00 TL hesaplanmıştır. Değer Kaybı bedeli talebimiz 15.10.2025 tarihinde dava dışı müteselsil sorumlu olan ... SİGORTA A.Ş. Tarafından tarafımıza ödenmiştir. Arttırılan bedelin davalı ...'den tahsiline" şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur. Davacı taraf 15.12.2025 tarihli dilekçe ile taraf değişikliği talebinde bulunmuş ise de davalı vekilinin taraf değişikliğine yönelik beyanında muvafakat etmediği, davaya konu aracın uzun süreli kiralandığının diğer davalı malik tarafından cevap dilekçesinde öne sürülmüş olduğu ve davalı ... tarafından 12.06.2025 tarihinde kira sözleşmesinin dosya arasına sunulmasına rağmen davacı tarafından bilirkişi raporu sonrasında ve kira iddiasına öne sürüldükten 6 ay süre sonra taraf değişikliği talebinde bulunulduğu bu durumun makul süre olarak kabul edilemeyeceği gibi aradan geçen süreç ve kira iddiasının ilk aşamada öne sürülmesine rağmen 6 ay sonra taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu değerlendirilmekle davacının taraf değişikliği talebi kabul edilmemiştir. ... Sigorta tarafından davacıya dava tarihinden sonra ödemeler yapıldığı anlaşılmakta olup; davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 72.694,68-TL hasar tazminatı, 14.000,00-TL mahrumiyet tazminatının 03.03.2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından işbu davadan sonra davacının temlik aldığı araç maliki adına 16/04/2025 tarih ve... E. Numaralı dosya ile dava dışı ... Sigorta aleyhine sigorta tahkim komisyonuna başvurduğu davacının sunduğu evraklardan anlaşılmakta ise de; söz konusu başvurunun dava tarihinden sonra olduğu anlaşılmakla derdestlik şartının ancak tahkim dosyası yönünden söz konusu olabileceği gibi o dosyada tahkime başvuran araç malikinin haklarını temlik ettiğinin de tahkim dosyası ve sigorta yönünden gözetilmesi gerektiği Mahkememiz dosyasının önceki tarihli olduğu anlaşılmakla Mahkememiz dosyası yönünden etkili olmadığı anlaşılmıştır. Davacının değer kaybı tazminatını dava dışı ... Sigorta'dan davadan sonra tahsil ettiği anlaşılmakla konusuz kalan değer kaybı tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalı araç maliki ...A.Ş. Yönünden ise davalıya aracın 28 günlük süre ile uzun süreli kiralandığı kira sözleşmesinden anlaşılmakla davalı ...A.Ş.'nin işleten sıfatının ve fiili hakimiyetinin kalktığı anlaşılmakla ...A.Ş. Yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Buna göre; 72.694,68-TL hasar tazminatı, 14.000,00-TL mahrumiyet tazminatının 03.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, -Davacının konusuz kalan değer kaybı tazminatı hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalı ...A.Ş. Yönünden davanın husumet yokluğundan 6100 sayılı Kanun'un 115/2. Maddesi gereğince usulden REDDİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 5.922,11 TL harçtan peşin alınan 939,27 TL harç ve 1.053,59 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.992,86 TL'den mahsubu ile bakiye 3.929,25 TL karar harcının davalı ...'den tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 939,27 TL peşin harç ve 1.053,59 TL tamamlama harcı ile 615,40 TL başvurma harcının davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı ...A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş.'ye VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 497,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 14.497,90 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalı ...'den tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip ¸e-İmzalıdır.

Hakim ¸e-İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/750, K. 2026/928, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-750-e-2026-928-k-42e807be47e1