İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/444 E. 2026/106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/444
- Karar No
- 2026/106
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/444 Esas KARAR NO : 2026/106
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı taraf ... .... poliçe numarası ile sigortalanmış olan ...sevk ve idaresinde olan... plakalı aracın 20.08.2024 tarihinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerini açık bir şekilde ihlal ederek müvekkil ...'e ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, Müvekkilinin işbu dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, Huzurdaki işbu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde; müvekkilinin aracında reel değer kaybı meydana gelmiş olup yapılacak emsal fiyat araştırmaları sonucu, piyasa koşullarına göre müvekkilinin aracında reel değer kaybı meydana geldiğinin aşikar olduğunu, 20.08.2024 tarihli kaza sonrası alınan ekspertiz raporuna göre orjinal parça fiyatları esas alınarak araçta 20.000,00 TL tutarında değer kaybı bedeli tespit edildiğini, İşbu ekspertiz raporunun tanzimi için ekspertiz firmasına 1.400,00 TL ücret ödemesi yapıldığını, davalı tarafa müvekkilinin aracında oluşan reel değer kaybının ödenmesi için yazılı başvuru yapılarak ihtarname gönderildiğini, fakat davalı yanın yasal 15 günlük süre zarfında taraflarına herhangi bir ödeme yapmadığını, Hal böyleyken taraflarınca işbu davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Dava konusu maddi hasarlı kaza sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen reel değer kaybı bedelinin, davalı tarafından karşılanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin güncel kararı ile reel değer kaybı hesabında nelere dikkat edilmesi gerektiğinin açıklandığını, harca esas değer olarak belirttiğimiz tutar davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi ile ilgili olup her ne kadar eksper tarafından bir tutar zikredilmişse de, söz konusu tutarın gerçek tespitinin bilirkişi marifetiyle bilinir hale geleceğini, belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum nezdinde ... ve ... numaralı hasar dosyasında ... plakalı araç maliki davacıya 17.06.2025 tarihinde 5.500,00 TL araç hasarı ve 28.04.2025 tarihinde 2.000,00 TL değer kaybı olmak üzere ceman 7.500,00 TL ödendiğini, davacının işbu davayı açmasıyla birlikte kusur ve hasar konusunda bilirkişi raporu alınmasını talep etmekle birlikte, müvekkili kurum tarafından yapılan değer kaybı ve araç hasarı ödemesinin fazla olması halinde davacıdan rücu haklarını saklı tuttuklarını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte yabancı plakalı araç sürücüsünün kısmen de olsa kusuru tespit edildiği takdirde; davacının talep etmiş olduğu değer kaybı ve araç hasarı talebinin de yine bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, Araç değer kaybı hesaplamasında hasar gören aracın; Hasar geçmişi ve niteliği, kilometresi, marka ve modeli, üretim yılı, trafiğe çıkış tarihi, piyasa değeri, yetkili serviste orijinal yedek parçalarla tamiri ve benzeri pek çok faktörün dikkate alındığını, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil kurumun sorumluluğu yoluna gidilse dahi, ... sorumluluğu kaza tarihinde Türkiye'de geçerli trafik sigortası teminatının üzerinde olamayacağını, Kaza yılı olan 2024 yılı trafik sigortası teminat limiti (200.000,00 TL) olup davacıya limitten zaten 7.500,00 TL ödeme yapıldığı, Ekspertiz ücreti olarak talep edilen 1.400,00 TL sının reddi gerektiğini, TTK 1426. Madde gereği davacının bu giderinin makul gider olmadığını, müvekkili kuruma müracaat etmeden kendi inisiyatifiyle doğrudan ekspertiz incelemesi yaptırdığından iyiniyetle yapılmayan bu masrafının reddinin gerektiğini, beliterek davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi heyet ve ek raporunda özetle; ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan sürücü kusurlarından Madde 46/B ve Madde 46/C kurallarını ihlal ederek trafik kazasına sebebiyet verdiği ve %100 oranında kusurlu bulunduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'in; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, trafik kazasının meydana gelme şekli ve şiddeti ile meydana gelen hasarın birbiriyle uyumlu olduğu, dosyaya konu trafik kazası neticesi meydana geldiği hasarın, .... plakalı aracın özellikleri, model yılı (kaza tarihi itibarıyla 20 yaş) ve kullanılmışlık düzeyi (677.813 km) itibarıyla değer kaybına sebebiyet vermeyeceği yönünde görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, haksız fiile dayalı maddi tazminat davası olup, trafik kazasına istinaden davacıya ait araçtaki hasar nedeniyle meydana geldiği belirtilen değer kaybı bedeli istemine ilişkindir. Davacı taraf, davacıya ait .... plakalı araç ile davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 20.08.2024 tarihli trafik kazasında... plakalı araç sürücünün kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle davacıya ait aracının hasar gördüğünü, kaza sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğunu belirterek, değer kaybı bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı şirket ise, davacının taleplerinin haksız olduğu, ödeme yapıldığından sorumluluklarının kalmadığı, davacının gerçek zararının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce kazaya karışan araçların kazanın meydana gelmesindeki kusur durumlarının tespiti ve talep edilebilecek tazminat kalemlerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bu kapsamda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirket nezdinde sigortalı... plakalı araç sürücüsünün KTK'nın, 46/b , 46/c bentlerini ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu bulunduğunu, davacının maliki olduğu ... plakalı araç sürücünün ise KTK kapsamında kusurlu bulunmadığı belirlenmiş olup, yapılan bu değerlendirmenin dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, ayrıntılı ve denetime açık olduğu anlaşıldığından itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda davacının talep edebileceği değer kaybının bulunup bulunmadığı noktasında yapılan değerlendirmede ise, dava konusu araçta meydana gelen hasarın, ... plakalı aracın özellikleri, model yılı (kaza tarihi itibarıyla 20 yaş) ve kullanılmışlık düzeyi (677.813 km) itibarıyla değer kaybına sebebiyet vermeyeceği yapılan tekin bilirkişi incelemesi ile tespit edilmekle, denetime açık ve dosya kapsamına uygun söz konusu değerlendirmenin hükme esas alınması gerektiği anlaşıldığından davacının değer kaybına ilişkin talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,6-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, 6-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.21/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır