İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/22 E. 2026/103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/22
Karar No
2026/103
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/22 Esas KARAR NO : 2026/103

DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 25/01/2024 KARAR TARİHİ : 02/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2026

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin yemek ve restoran sektörünün önde gelen kuruluşlarından bir tanesi olduğunu, TPMK nezdinde .... tescil numaralı "..." .... tescil numaralı ".... PİDE" ve ... tescil numaralı "...." ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, ancak hal böyle iken, davalı yan müvekkili şirkete ait markanın neredeyse bire bir aynısı olan ".... LOKANTASI" isimli bir marka yaratarak, müvekkili şirketin markasının yer aldığı sınıfta, müvekkili şirketin sektöründe ve işletmesinin bulunduğu bölgede kullanma çabasına girdiğini, müvekkili şirket ile hiçbir bağlantısı olmayan davalı yanın, müvekkili şirkete ait markayı ".... Lokantası" ismi ile kendi adresinde izinsiz kullanması müvekkil şirket aleyhine marka tecavüzü oluşturduğunu ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin 2019 yılından itibaren "..... LOKANTASI" ismi ile Başakşehir halkına hizmet verdiğini, bölge halkı ve bölgede çalışanlar tarafından "..... LOKANTASI"nın sahibi olarak müvekkilinin tanındığını, söz konusu kelime müvekkilinin ve davacının hizmet vermiş olduğu yemek sektöründe en sık kullanılan kelimelerden bir tanesi olup bu kelimenin ayırt edici özelliğinin olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının ..... kelimesi üzerinde ya da ..... lokanta isminde tescil alması bu kelimelerin tescili yaptıran kişiye ait olduğu manasına gelmediğini davacı iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "....." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Taraflarca bildirilen tanıklar huzurda dinlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Davacının delil tespiti talebi üzerine dosya davalının davacının markadan doğan haklarını ihlal edip etmediğine ilişkin rapor düzenlenmesi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 01/04/2024 tarihli rapor ile, "davacı tarafa ait ve yukarıdaki tabloda verilen markanın, dava konusu Nice 43. Sınıf “yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri” kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, adreste yapılan incelemelerde, şeklinde markasal tabela kullanımı bulunduğuna, yapılan incelemeler sonucunda; davacı ve davalı marka kullanımlarının kısmen benzer olduğu, aynı hizmetlerde kullanıldıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, davalı markasının, davacının tescilli markalarının kapsamında olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek hizmetlerin, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve hizmetlerin aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının davacı taraf markası ile iltibas oluşturacağı" hususları tespit edilmiştir. Tanıkların dinlenmesi ve taraf vekillerince sunulan, keza resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan 09/04/2026 tarihli rapor ile, markaya tecavüz talebi açısından, gereken iltibasın mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda davalı kullanımının SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, haksız rekabet talebi açısından, davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği tespit edilmekle birlikte, Yüksek Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve .... Karar ve 14.03.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak, Davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu. maddi tazminat talebi açısından, davacının 2023 dönemine ilişkin kar marjında önceki yıllara göre herhangi bir azalma gözlenmediği tespit edilmekte olup, bu sebeple yoksun kalınan kazanç hesaplamasının yapılamadığı, işbu tespitler uyarınca, maddi tazminat tutarının TBK m.50-51 çerçevesinde belirlenmesi takdirinin mahkemeye ait olduğu, manevi tazminat talebi açısından, marka hakkına tecavüz nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususu “hukuki değerlendirme” olacağından, HMK m.274/4 uyarınca heyetimizce bir değerlendirme yapılmamış olup tüm hususlarda olduğu gibi bu konuda da takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya incelenmiş; davacının ... tescil numaralı "...." ibareli, ... tescil numaralı "..... YEMEK ŞÖLENİ .." ibareli, .... tescil numaralı "...." markalarının 43.sınıfta tescilli olduğu, davalının "... LOKANTASI" şeklindeki markasal kullanımı ile davacının bu markaları bilirkişi marifetiyle karşılaştırıldığında taraf markalarının ortak ibaresinin "....." ibaresi olduğu, davacı markaların tescilli olduğu ve davalının fiili kullanımının bulunduğu alanın yiyecek-içecek ve restoran hizmetleri olduğu ve bu sektör yönünden "....." ibaresinin zayıf ayırt edici güce sahip bir ibare olduğu, sektörel açıdan son kullanıcılar olan müşteriler nezdinde düşünüldüğünde müşterilerin markaları karıştırmaları, markaların birbirlerinin şubeleri gibi algılanması durumunun olmadığı, davacının markalarının tescil edildiği şekli ile davalının markasal kullanımının iltibas ihtimali oluşturmadığı, bu nedenle tecavüz koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, yine davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği tespit edilmekle haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, davanın reddine karar verilmiştir. 29/03/2024 tarihli tek bilirkişinin düzenlediği bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması ve yetersiz ve hatalı tespitler barındırması karşısında 08/04/2026 tarihli üç kişilik bilirkişi heyetinin rapor içeriği incelendiğinde hükme esas almaya yeterli nitelikte olduğu anlaşıldığından 08/04/2026 tarihli rapor hükme esas alınarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından, 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile, 304,40 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz ve haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat nedeniyle 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 1.375,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 9-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/22, K. 2026/103, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-22-e-2026-103-k-7eaf1f3a897c