Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/344 E. 2026/975 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/344
Karar No
2026/975
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/344 Esas

KARAR NO:2026/975

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ

TARİHİ:21/11/2024

NUMARASI:2023/34 ESAS, 2024/281 KARAR

DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ:16/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili, .... firmasının İsviçre’de yerleşik bir firma olduğunu, işbu davaya gerekçe markaların sahibi olduğunu, davacı müvekkilinin, markalarının araba/oda kokularına ilişkin fikri ve sınai mülkiyetlerin haklarının sahibi olduğunu, davacı müvekkilinin, sahip olduğu "..." şeklindeki markaları ile nerede ise aynı olan birçok ...-şekilli oda/araba kokusu ile “...” markasını taşıyan oda ve araba kokusu ürünlerinin davalının internet sitesinde ve dahi perakende mağazalarında bulunduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin ihtarlarına rağmen davalıların, davacı müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, hatta davalıların, sırf "..." şeklindeki markalarına tecavüze zemin hazırlamak amacıyla tescil olunduğu açık olan ve bu davadaki hükümsüzlük talebine konu ... numaralı tasarım tescilinin tecavüz oluşturan eylemlerini hukuka uygun hale getirdiğini, davalının, müvekkili davacının markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunduğunu öğrenen davacının, avukatı aracılığı ile 13/10/2022 tarihinde Beyoğlu .... Noterliği'nin ...Yevmiye numarası altında davalıya bir ihtar mektubu göndererek tecavüz teşkil eden eylemlere son verilmesini ihtar ettiklerini, davalı tarafın, ihtar mektubuna konu "..." şekilli oda/araba kokularının üretiminin ... numaralı tasarım tescili sahibi ...’e yaptırıldığını, ... numaralı tasarım tescilinin ihtar mektubuna konu "..." şekilli oda/araba kokularını davacı markalarına tecavüz olmaktan çıkardığını, “..." markasının ilgili ürünler üzerinde kullanımının ... numaralı “...” marka tesciline tecavüz oluşturmadığını ifade ettiklerini, bu cevap mektubu üzerine davacı, avukatı aracılığı ile davalıya 15/11/2022 tarihinde Beyoğlu .... Noterliği vasıtasıyla ... Yevmiye numaralı yeni bir ihtar mektubu göndererek SMK'nun 155. maddesinin ... numaralı tasarım tesciline dayalı savunmaya imkan vermediğini ve marka ihlallerine son verilmesini ihtar ettiklerini, davalıların, hukuka aykırı olarak davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma ve tüketiciler nezdinde karıştırma yaratma yoluyla haksız yarar elde etmek şeklindeki çok belli bir amaçla davacının "..." şeklindeki markaları ile nerede ise aynı olan malları ve dahi davacının “...” markasını taşıyan malları üretmeyi ve piyasaya sunmayı ısrarla sürdürdüklerini belirterek, tüm bu sebeplerle; davanın kabulüne, davacının ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markalarından doğan haklarına, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca davalılar tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve Türk Ticaret Kanunun 55. ve ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden fiillerinin, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespiti, durdurulması ve önlenmesi, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünlere el konulması ve imhasına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. ve ilgili diğer maddeleri ile Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 159. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca davalıların, davaya konu markalara tecavüz oluşturan işaretleri ürünlerinde, ticari faaliyetlerinde, reklam ve tanıtımlarında kullanımının durdurulması ve yasaklanması ve davalıların kusurlu ve kötü niyetli olduğu gözetilerek takdiren teminatsız olarak dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının uğradığı zarar miktarının belirlenebilmesi için, davalılar tarafından haksız olarak kullanılmakta olan markaları ile ilgili belgelerin Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 150/3. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca mahkemeye sunulmasını, davalıların, davacının markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinden kaynaklı olarak, davacı aleyhine olarak oluşmuş olan zararın tazmin edilmesini ve bu çerçevede davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu fiillerin başladığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte şimdilik 140.000,00 TL manevi ve 60.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava sonucunda verilecek kararın, masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 ulusal gazeteden birinde ilanını, davaya konu ... numaralı tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik taşımadığı tespit edilerek hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, her türlü masraf ve ücretin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile alacak kalemlerini arttırarak ıslah ettiklerini, buna göre, Bilirkişi Ek Raporuyla hesaplanan Davalı ... Şti yönünden 200.033,26 TL, Davalı ... yönünden 140.909,36 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte, Davalılardan alınarak taraflarına verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ... ŞTİ vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu davadan müvekkile dava dilekçesi ve bilirkişi raporu tebliğ edilmeden tedbir kararı verilmesi Anayasa ve HMK gereğince hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesine sebebiyet verdiğini, Müvekkil şirket uzun yıllardır oto aksesuar sektöründe faaliyet göstermekte ve sektörde önde gelen markalardan bir tanesidir. Ticari hayatı boyunca her türlü ticari hassasiyeti gözetmekte olan müvekkil şirket iş bu dava ile birlikte satmış olduğu ürünlerin taklit olduğundan bahisle bir takım yaptırım ve cezalarla karşı karşıya bırakılmaya çalışıldığını, şirketimize karşı açılan davada ... tescil numarası ile satışının yapıldığı ürünler hakkında taklit ürün yapıldığı iddiasıyla karşı karşıya kalınmıştır. Ancak davacı şirkete tarafımızca gönderilen ihtarnamede de belirttiğimiz üzere müvekkil ... markasıyla kendi adına üretim yaptırmakta olup, ... ibaresi marka olarak kullanılmamıştır. Hatta müvekkil şirket yetkilileri herhangi bir tecavüz olduğunu düşünmemelerine rağmen ... ibaresi ürünler üzerinden çıkarıldığını, kaldı ki gerek Sayın bilirkişinin düzenlediği raporda gerekse davacı tarafın dava dilekçesinde de açıkça görüleceği üzere Müvekkil firmanın satmış olduğu ürünler ile davacı tarafın belirttiği ürünler birbirine dahi benzemediğini, bahse konu tasarımlar bir ... türüne ilişkin farklı görsellerden ibarettir.Buna rağmen Müvekkil tescil kaydı bulunmayan bir ürün satışı da yapmadığını, yukarıda numarası verilen tescil numarası her ne kadar Müvekkil şirket adına kayıtlı olmasa da, Davacı tarafın ilgili tescilin hükümsüz kılınmasına dair talebi de kanuna aykırıdır, Zira ilgili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanununda düzenlenen hükümsüzlük sebepleri aşikar olduğunu belirtmiş ve hukuka aykırı surette düzenlenen bilirkişi raporu dolayısıyla itirazlarımız da dikkate alınarak yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmasına, haksız ve hukuksuzca ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 15.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf haksız rekabet kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş ise de bu talepler yönünden arabuluculuk başvurusu dava şartını yerine getirmediğini, TTK’ya eklenen “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesi ile, ticari davalardan evvel arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Buna göre bu hüküm kapsamında dava şartı arabuluculuk başvurusu için TTK m. 4 ve diğer kanunlarda belirtilen ve çekişmesiz yargı işlerinden olmayan bir ticari davanın söz konusu olması, dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında olması gerektiğini, Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına ilişkin olması durumunda dava şartı arabuluculuk incelemesi her bir talep bakımından ayrı ayrı yapılması gerektiğini, Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu iddiaları kabul etmediğimizi vurgulamakla birlikte belirtmek isteriz ki, davacının iddialarının doğru olduğu varsayımında dahi "sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi" uyarınca davalı ... açısından davanın reddi gerekmektedir. Zira davalının tasarımı 2018 yılı içerisinde tescil edilmiş olup, bu tasarımın davalı tarafından kullanımı daha da önceki yıllara dayandığını, Davalı ...'in "..." markasının kullanımı ile bir ilgisi yoktur. Buna yönelik iddia, diğer davalı şirketin muhatap olduğu bir iddia olduğunu, Davacı taraf "ortalama tüketici"den bahisle iddialarını ileri sürmüştür. Ancak tasarım hukukunda "ortalama tüketici" değil, "bilgilenmiş kullanıcı" dikkate alındığını, Hukuki değerlendirme yapılan bilirkişi raporu, mevzuata ve bakanlıkça yayınlanan “bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar” bildirgesine aykırılık teşkil ettiğini, Davacının, davalı müvekkilin fiili kaynaklı bir manevi zararı mevcut olmadığından müvekkil yönünden manevi tazminat talebinin reddi gerekmektedir. Manevi tazminata ticari faiz talebi hukuki olmadığını, Davalı müvekkilin fiilinden kaynaklı bir maddi zarar söz konusu olmadığından, müvekkil yönünden maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini, Dava dilekçesinde davacı taraf, davalı ...'in fiili kaynaklı olarak maddi zararın nasıl oluştuğunu açıklamamıştır. "..." markasının diğer davalı tarafından kullanımını bir kenara bırakırsak, davalı ...'in 2018 yılında hukuka uygun olarak tescil ettirdiği tasarım sebebiyle davacının maddi zararından söz edebilmek mümkün olmadığını,Davada iki ayrı davalı olup, ihtiyati tedbir kararının bir davalı hakkında verildiğini, ancak bunun hangi davalı olduğu mahkemenizce açıklığa kavuşturulmadığından, belirsiz ve uygulaması açısından sorunlar doğurabilecek bir ihtiyati tedbir kararı söz konusu olduğunu,Davalı ...'in tasarımı dilekçemizin önceki başlıklarında detaylıca izah edildiği üzere hukuka uygun bir şekilde tescillidir. Davacı taraf, davalı ... açısından iddialarını yaklaşık olarak dahi ispatlayamamış durumda iken davalı ... hakkında bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi de hukuka uygun olmayacağını belirtmiş ve öncelikle tazminat talepleri bakımından dosyanın TEFRİK EDİLMESİNİ ve arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle tazminat taleplerinin REDDİNİ, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiini, bu bilirkişinin hukuk fakültesinde fikri mülkiyet hukuku alanında çalışmaları olan akademisyenler arasından görevlendirilmesini, neticeten haksız ve dayanaksız tüm taleplerin REDDİNİ, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul Anadolu 1. FSHHM 2023/34 Esas 2024/281 Karar 21.11.2024 Tarihli Kararı:"...Davacı tarafça, davalı taraf adına tescilli bulunan ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru bulunmadığı ve kötü niyetli tescil edildiği gerekçesi hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafça satışa sunulan ... şeklini içeren ürünlerin adına tescilli ..., ..., ... tescil numaralı markalar yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ve tecavüzün tespiti ile ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüze konu ürünlere el konulması ve tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur...Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü yönündeki talepleri değerlendirilmiş, ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın oda kokusu tasarımı olduğu, çam ağacının stilize edilmiş görünümünde bulunduğu, davacı tarafa ait marka görselleri incelendiğinde ağacın gövdesinin konturlarının simetrik biçimde her iki yanda yer aldığı, gövde içinde bir detay yer almadığı ve tek renk olduğu (Siyah/beyaz) (A), gövdenin altında ise yatay konumlanmış dikdörtgen oranlarda bir öğenin yer aldığı görülmüştür

(B). Davalı tarafa ait 24.12.2018 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili incelendiğinde ağacın benzer simetrik kurguda olduğu, gövdenin tek renk ve detay barındırmadığı, yüzey üzerinde konturun içerlek olarak ince bir çizgi biçimde tekrarlandığı ve gövdenin altında ise yatay konumlanmış dikdörtgen oranlarda bir öğenin yer aldığı görülmüştür. Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, tasarımlar arasında bulunan fark ... dallarının kontur eğrileri farklı olması olup bu fark tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı ve bu haliyle tasarımların benzer olarak algılandıkları dikkate alındığında davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığı dikkate alınarak hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve davacının hükümsüzlük yönündeki talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talebi de değerlendirilmiş, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının, ... TESCİL NUMARALI ( ... ŞEKLİNDEKİ ŞEKİL MARKASININ) VE ... tescil numaralı (... MARKASININ) davacı adına tescilli olduğu ve markaların halen koruma altında bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davalı tarafın ... internet adreslerinde yapılan incelemelerde, davalı kullanımlarının, davacı adına tescilli markalara ait şekillerin davacının markalarının tescil edildiği sınıf olan 05.sınıfta yer alan “Hava temizleyiciler, hava temizleyiciler ve oda deodorantları.” Emtialarında olduğu, davalının kullanımların biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik ve hatta ayniyet bulunduğu,her iki taraf markalarında “dikdörtgen zemin (platform) üstünde ...” şeklinin ön planda ve belirleyici unsur olarak görüldüğü, sözkonusu şeklin üzerine davalı tarafça eklenen şekil ve farklı kelime unsurlarının davalının kullanımlarının davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş,mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan,daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı kullanımlarının davacı tarafın marka hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüze konu ürünlere el konulmasına yönelik taleplerin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 149. Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, SMK'nın 151/2-c maddesine göre talepte bulunduğu,az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafça SMK'nın 151/2-c maddesi gereği lisans bedeli yönünden talebinde bulunduğu, İTO emsal bildirimi ve davalı kayıtları incelendiğinde davalı ... şirketinin tarafın markasal kullanım dönemi olan 2021 ve 2022 dönemi hesaplanan emsal lisans bedeli olan 200.033,26-TL olacağı kabul edilmiş, yine diğer davalı olan ...'in ihlali dolayısıyla talep edebileceği lisans bedelinin 140.909,36-TL olduğu ve davacı tarafın bu miktarlar yönünden davalılardan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve maddi tazminat taleplerinin ıslah talebi de nazara alınarak bu miktarlar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının kajal şeklindeki markaları kullanımlarının davacının tescilli kajal ibareli marka hakkına tecavüz eder şekilde olduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markasının ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 100.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve davanın tümden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, VE SİCİLDEN TERKİNİNE, 2-Davalı şirketin sosyal medya hesabında sergilediği ve diğer davalı tarafından davalı şirkete satılan ... şeklindeki ürünlerinin davacı tarafın ..., ..., ... tescil numaralı marka tescilleri yönünden marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ile, tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, Tecavüze konu ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına,2-200.033,26-TL Maddi tazminat alacağının 13.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı tarafa ödenmesine, 3-140.909,36-TL Maddi tazminat alacağının 13.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, 4-100.000,00-TL Manevi tazminat alacağının 13.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle tecavüz ve ferileri yönünden verilen kararın hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Davalının tasarımının 2018 yılı içerisinde tescil edildiğini, tasarımın davalı tarafından kullanımının ise daha da önceki yıllara dayandığını, somut uyuşmazlıkta tescilden itibaren geçen 5 yıl ve kullanımdan itibaren geçen 5 yıldan da uzun süre göz önüne alındığında davacının talepleri, davalı ... açısından reddedilmesi gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesinin savunmayı dikkate almadığı gibi gerekçeli kararında da bu savunmayı neden kabul etmediğini gerekçelendirmediğini, Davalı ..., uyuşmazlığa konu tasarımını 2018 yılında hukuka uygun bir şekilde tescil ettirdiğini, Davacının iltibasa yönelik iddialarının temelsiz olduğunu, tasarım hukukunda "ortalama tüketici" değil, "bilgilenmiş kullanıcı" dikkate alınması gerektiğini,Müvekkil davalı ...'in "..." markasının kullanımı ile bir ilgisi olmamasına ve buna dair iddia diğer davalı şirketin muhatap olduğu bir iddia olmasına rağmen ilk derece mahkemesince müvekkilinin maddi tazminata mahkum edilmesi hukuka aykırı olduğunu, Dava dilekçesinde, davalı ...'in fiili kaynaklı olarak maddi zararın nasıl oluştuğunu açıklamadığını, "..." markasının diğer davalı tarafından kullanımını bir kenara bırakıldığında, davalı ...'in 2018 yılında hukuka uygun olarak tescil ettirdiği tasarım sebebiyle davacının maddi zararından söz edebilmek mümkün olmadığını,Maddi zararına yönelik iddiasını ispat edemeyen davacının maddi tazminat talebinin, davalı ... bakımından reddi gerekmesine karşın ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönünde usule ve yasaya ve dahi dosya içeriğine aykırı bir karar verildiğini, Lisans bedelinin hesaplanmasına dair alınan bilirkişi raporları hatalı olduğunu, hükme esas alınması hatalı olduğunu, İddia edilen tecavüzün hangi tarihte gerçekleştiği belirli hale gelmemiş, lisans bedelinin belirlenmesi de usule uygun yapılmadığını, tüm alış faturaları dosyaya ve bilirkişi incelemesine sunulmuş olmasına rağmen anılan faturaların içinde bulunan davaya konu ürünlere ilişkin hesaplama yaparak varsayımsal lisans bedelinin tespiti ve tazminat hesaplaması yapılması gerekmesine rağmen tüm fatura tutarları üzerinden yapılan hesaplama kabul edilemeyeceğini, Bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, faturanın içinde ihlale konu ürünlerin dışındaki ürünler dışlanmadan faturadaki tüm ürünlerin değeri dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, Dava dilekçesinde davacı taraf, manevi zararın nasıl oluştuğunu, oluştuysa derecesini izah etmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tescil numarası ile satışının yapıldığı ürünler hakkında taklit ürün yapıldığı iddiasıyla karşı karşıya kalındığını, ancak davacı şirkete tarafımızca gönderilen ihtarnamede de belirtildiği üzere, müvekkili ... markasıyla kendi adına üretim yaptırdığını, ... ibaresi marka olarak kullanılmadığını, hatta müvekkili şirket yetkilileri herhangi bir tecavüz olduğunu düşünmemelerine rağmen, ... ibaresi ürünler üzerinden çıkarıldığını, bu durumun mahkeme tarafından dikkate dahi alınmadığını,satılan ürünler ile davacı tarafın belirttiği ürünler birbirine benzemedikleri, bahse konu tasarımların bir ... türüne ilişkin farklı görsellerden ibaret olduğun, buna rağmen Müvekkilinin tescil kaydı bulunmayan bir ürün satışı da yapmadığını,Davacının husumetini tescil sahibine yönlendirmesi gerektiğini,Müvekkili firmanın herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını,HMK 281/1 gereğince 06/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarımızı sunmak üzere iki haftalık ek süre verilmesi taleplerinin değerlendirilmediğini,06/03/2024 tarihli raporda, ... dallarının kontur eğrilerinden bahsedilmiş olmakla birlikte, ürünler açısından farklılıklar bulunmasına rağmen raporda simetri/renk/kontur mantığının tasarımı benzer kıldığı tespiti yapılmasına katılmanın mümkün olmadığını, Altta yer alan yatay dikdörtgen öğelerin farklılıklarına dahi değinilmediğini,Varsayımsal lisans bedeli'nin hesaplaması hatalı olduğunu,Davacı tarafından bir lisans sözleşmesi sunulmaması halinde lisans bedelinin belirlenmesinde TBK madde 50 gereğince uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği yargıtay kararlarında belirtilmiştir. TBK 50 gereğince yapılması hakkaniyete uygun olacağını,Diğer davalı ...'den tüm alış faturaları ibraz edildiğini, Ancak hesaplama hatalı yapıldığını, tüm fatura tutarları üzerinden yapılan hesaplamanın dikkate alınması hukuka aykırı olduğunu, 2021 yılında, ... ... ve ... isimli davaya konu ürünlerin alış tutarı kdv hariç toplam 4 adet fatura ile 268.752,00 TL DEĞİL 74.304 TL olduğu, 2022 yılında, ... ... ve ... ...ve ... amerikan ... isimli davaya konu ürünlerin alış tutarı kdv hariç toplam 11 adet fatura ile 256.196,00TL DEĞİL 96.924 TL olduğu ortadayken mahkeme tarafından bu itirazlarımız dikkate alınmadan hüküm verilmesi hatalı olduğunu, Varsayımsal lisans bedeli üzerinden maddi tazminat hesaplaması yapılırken kök rapordaki gibi davaya konu ürünlerin fatura kayıtları incelendiğinde ciro üzerinden %5 hesaplama yapılacaksa da tazminat tutarının aslında 8.647 TL olarak tespiti gerektiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, Markaya tecavüz, tescilli tasarımın hükümsüz kılınması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince tescilli tasarım hükümsüzlük, markaya tecavüz ile maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İddia ve savunma kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının ... tescilli tasarıma konu kullanımlarının davacının ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markalarından kaynaklı hakları yönünden tecavüz oluşturup oluşturmadığı yine davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı ile maddi ve manevi tazminat yasal talep koşullarının yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile, davaya konu ... tescil numaralı endüstriyel oda kokusu tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığının anlaşılması karşısında hükümsüzlük talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu gibi davalı taraf internet adreslerinde yer alan davalı kullanımlarının davacı markalarının tescilli olduğu 05.sınıfta yer alan “Hava temizleyiciler, hava temizleyiciler ve oda deodorantları.” emtialarına ilişkin olduğu, davalı kullanımlarının biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik ve hatta ayniyet bulunduğunun tespit edilmesi karşısında markaya tecavüz talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu, davacı tarafından SMK 151/2-c madde kapsamında maddi tazminat talep edildiği, davalılara ait ticari defterlerin bilirkişi marifetiyle incelendiği, 06.03.2024 tarihli kök bilirkişi raporuna yapılan itirazların mali bilirkişiden alınan ek rapor ile karşılandığı, hesaplanan maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, ihlal edilen hakkın niteliği ve ihlalin ağırlığı nazara alındığında hüküm altına alınan manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı ... Şirket vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3-Alınması gereken 30.120,79 TL nispi harçtan, peşin alınan 7.530,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.590,79 TL harcın Davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,

-Alınması gereken 30.120,79 TL nispi harçtan, peşin alınan 7.530,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.590,79 TL harcın Davalı ... Şirket' den alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/344, K. 2026/975, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-344-e-2026-975-k-c5ac747fefb1