Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/348 E. 2026/976 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/348
Karar No
2026/976
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/348 Esas

KARAR NO:2026/976

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:22/10/2024

NUMARASI:2022/262 ESAS, 2024/262 KARAR

DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ:16/06/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, lise ve üniversite sınavlarına hazırlık kitapları yayıncılığı yaptığı, sektörünün lider firmalarından olduğu, dava konusu kitabın (EK 1) FSEK kapsamında tüm mali hak ve manevi haklarını, eser sahipleri yazar ... ve ... ile yaptığı sözleşme çerçevesinde devraldığı ... aldığı bandrolle kitabın basımını yaparak satışa sunduğu Mali hakları müvekkiline ait olan bu kitabın davalı taraflarca eser içeriği aynı şekilde ya da ayniyet derecesinde benzer şekilde kopyalanarak basıldığı ve satışa sunulduğu, davanın yaptığı bu baskıyı ilgili sayfalardaki kopyalanan kısımları işaretleyerek ekte sundukları, yargılama sürecinde dava konusu kitabın fiziki bir örneğini dosyaya sunulacakları, Tüm hakları müvekkiline ait eser ile davalılar tarafından basılarak çoğaltılan ve satışa çıkarılan davaya konu kitap karşılaştırıldığında, müvekkiline ait eserde yer alan içeriğin davalı tarafça birebir ve ya ayniyet derecesinde benzer şekilde kopyalanarak kullanıldığı anlaşıldığı, EK’lerde müvekkiline ait eserle dava konusu kitap arasındaki benzer noktalar numaralandırılıp ilişkilendirilerek gösterildiği, bunlar incelendiğinde dava konusu kitabın bazı yerlerde cümle içerisinde birkaç kelimenin eş anlamlısı ile değiştirilmesi dışında müvekkilinin eserinden farklı olmadığı, iki kitap arasındaki benzerliğin tesadüfle açıklanamayacak olduğu, Dava konusu kitap üzerindeki bandrol sorgu sonucunda yayınevi olarak davalı şirketin görüldüğü ve bu şirketin resmi kayıtları incelendiğinde şirket yetkilisinin davalı ... olduğunun anlaşıldığı Dolayısıyla davaya konu eylemlerin davalılar tarafından birlikte icra edildiğini gösterdiği,Davalılar hakkında 19.10.2022 tarihinde Bakırköy CBS’nin 2022/114931 Sor. nolu dosyası üzerinden suç duyurusunda bulundukları, soruşturmanın halen devam ettiği, diğer davalı gerçek kişinin şirketin mali hak ihlali teşkil eden faaliyetinden bizzat sorumlu şirketin müdürü olduğu, dolayısıyla FSEK 66/2 maddesi gereği, davalı şirket dışındaki davalıların da dava konusu ihlalden sorumlu tutulacağı, Davaya dayanak olan eserin tüm mali ve manevi hakları müvekkiline ait kitabın müvekkilinin izni olmadan işlenmesi, çoğaltılması, satışa sunulması, umuma arz edilmesi, ticari amaçla bulundurulması FSEK kapsamında mali hak ihlali teşkil ettiği, müvekkilinin mali haklarını ihlal edildiği, davalının dava konusu eseri işlemek suretiyle kitap haline getirmesinin ve akabinde çoğaltarak gerçekleştirdiği ticari faaliyetin müvekkilinin mali haklarının ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE; bu faaliyetin REF’İNE, mevcut tecavüzün devamı da muhtemel olduğundan mali hak ihlalinin MEN’İNE, davalılar tarafından üretilerek piyasaya sunulan ve bundan sonra sunulacak dava konusu kitapların masrafı davalı taraftan alınmak sureti ile el konularak imha edilmesine; dava konusu eser için rayiç bedel tespit edilmek suretiyle mali hak ihlali ve haksız rekabet nedeni ile rayiç bedelin üç katı üzerinden; ileride ıslahla artırılmak üzere şimdilik- 10.000 TL maddi tazminatın şikâyet tarihi itibarı ile ihlal tespit tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; mali hak ihlali ve haksız rekabet nedeni ile 15.000 TL manevi tazminatın şikâyet tarihi itibarı ile ihlal tespit tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı tarafça 13/11/2023 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle: 15.000 TL manevi tazminatın şikâyet tarihi itibarı ile ihlal tespit tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 156.000 TL maddi tazminatın şikâyet tarihi itibarı ile ihlal tespit tarihi olan 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin Türkiye genelinde 180 bayisi ile ders kitapları ve yardımcı ders kitapları yayımı alanında faaliyeti gösterdiği, şirketin, kendileri ile telif anlaşmaları yapan tecrübeli öğretmen-yazarlarla oluşturduğu kitaplarını, alanlarında uzman başka öğretmenlerce değerlendirilerek, özgünlük, teknik hata, imla hatası, dizgi hatası, harf hatası vs. hususlarda incelemesi yapıldıktan sonra baskıya verildiği, bu nedenle iddia edildiği gibi müvekkili şirketin içeriklerinde herhangi intihal söz konusu olmadığı, tanımlamalar ve açıklamaların evrenselliği, ortak müfredattan yararlanılması – uyulması sebebiyle, işleyiş sırasının yine diğer kitaplarda da olduğu gibi müvekkili şirketin kitabıyla benzer olmasının alıntı yapıldığını göstermeyeceği, davacının kitabında iddia ettiği sayfa 5’te "İsmin Halleri" konusunun; ismin halleri ve görevlerinin belli ve evrensel, kesin olduğu, değişiklik göstermeyeceği, bu nedenle tüm kitaplarda aynı maddeler ve benzer istisnaların yer aldığı, müvekkili şirketin yazarının da bu konuyu Prof. Dr. ...’a ait akademik ve bilimsel bir araştırma kitabı olan ... isimli kitabı ve bu hususta yazdığı makalelerini referans alarak işlediği, bunun intihal değil, müfredata uygunluk olduğu, davacıya ait kitaptaki bilgilerin de dosya içerisinde yer alan pek çok kaynak ile çok benzer olduğu, anlaşılır bir örnekle; geometride karenin tanımının “tüm kenarları birbirine eşit olan dörtgene kare denir” tek cümle ile belirtilebileceği, bu tanımın evrensel bir tanım olduğu, sahiplenilemeyeceği, bu tanımla ilgili özgünlük iddia edilemeyeceği, davacının iddialarının tamamı bu buna benzer odlukları, yayıncılık sektöründe, kitapların özgünlüğünün konuyu pekiştiren sorular ve etkinlikler ile gerçekleştiği, bu konuda herhangi bir benzerlik olmadığı, davacı tarafından böyle bir iddia da ortaya atılmadığı, dilekçe ekinde piyasada satılan kitaplardan 10 adedini mahkemeye sundukları ve ilgili yerleri işaretlendiği, bu yayınlar incelenmesinde de genel geçer tanımlamalar ve açıklamaların mahiyetleri gereği birbirine yakın anlatımlar olduklarının görüleceği, müvekkili ...’in müvekkil şirketin yetkilisi olduğu, taraf sıfatı bulunmadığı, davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1. FSHHM 2022/262 Esas 2024/262 Karar 22.10.2024 Tarihli Kararı:"...Dava, eser üzerindeki maddi ve manevi hakların ihlalinden ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf ... isimli kitabın tüm haklarının kendisine ait olduğunu, davalı tarafça yayınlanan ... isimli kitapta davacıya ait kitapta yer alan bazı bölümlerin izinsiz olarak kullanıldığını, bu haliyle eserden kaynaklı mali ve manevi haklarına tecavüz de bulunulduğunu ve bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek tecavüzün tespiti ve ref'i ile tecavüze konu ürünlere el konulmasına, tecavüz dolayısıyla maddi ve manevi zararının tazminini talep ve dava etmiştir. İlim ve ve edebiyat eserleri FSEK 2. Maddede düzenlenmiş, bu maddede düzenlendiği üzere; "1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 - 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, ... ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar." şeklinde belirtilmiştir. Eserin çoğaltma hakkı FSEK 22. Maddesinde düzenlenmiş, "Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir." şeklindeki hüküm ile eserin çoğaltma hakkının eser sahibinde olduğu belirtilmiştir. Mali haklara tecavüz halinde eser sahibinin talep edebileceği haklar FSEK 68. Maddesinde düzenlenmiş, "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." hükmü ile mali hakları tecavüze uğrayan tarafın sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin üç katı tutarında tazminat isteme hakkı bulunduğu vurgulanmıştır. Bu tespitten sonra davacının eser üzerindeki haklarının ihlal edilip edilmediği hususu değerlendirilmiş, 5846 sayılı FSEK’nda Eser Sahibinin Manevi hakları; Umuma Arz Salahiyeti ( Md 14), Adın Belirtilmesi Salahiyeti(Md 15), Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetmek (Md 16) , Eser Sahibinin Mali hakları ise; İşleme Hakkı (Md 21), Çoğaltma Hakkı (Md 22), Yayma Hakkı (Md 23), Temsil Hakkı (Md 24), İşaret, Ses Ve/Veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkı (Md 25) olarak belirlendiği, davacı .... Şti.’nin “..." isimli eser için yazarlar ... ve... ile yapmış olduğu Yazar Sözleşmesi ile eserin yayın hakkı sahibi olduğu ve eseri yayınladığı, 5- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü, cevabi yazısı ile , Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre, .... Şti. tarafından yayınlanan “...”" isimli esere ilişkin olarak Bakanlık bandrol otomasyon sisteminde yapılan sorgulamada; Süreli Olmayan Yayınlar İçin Bandrol Talep Formu ve Taahhütnamesi’nde bandrol sayısının ...-..., ...-... seri numarada 6.500 ve 3.500 olmak üzere 10.000 adet talep edildiği, yazarların ... ve ... oldukları sabittir. Öncelikle taraflarca yayınlanan kitapların eser mahiyeti değerlendirilmiş, dava konusu her iki kitabın da FSEK'in 2. Maddesi uyarınca “ilim ve edebiyat eseri” kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Bu kabul sonrasında kitaplar arasında iltibas bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere her iki eserinde ilmi eser kapsamında oldukları, bu eserlerin müfredat kapsamında hazırlanan üniversite hazırlık ders kitabı oldukları, kitapların içerikleri karşılaştırıldığında, 1. Davacı Kitabı Ek-1’de işaret edilen 1. örnekte, Davacı kitabındaki ifadeler “Bir sözcüğün terim anlam taşıyıp taşımadığı cümledeki kullanımına ve anlamına bağlıdır. Bir sözcük bir cümlede terim iken başka bir cümlede terim olmayabilir” şeklindeyken, Davalı kitabındaki ifadeler ise “Bir sözcüğün terim anlam taşıyıp taşımadığı cümledeki kullanımına ve anlamına bağlıdır. Bir sözcük bir cümlede terim anlam taşırken başka bir cümlede farklı bir anlam taşıyabilir” şeklinde olduğu, Bu örnekte Davalı Davacının eserindeki ifadeleri çok büyük oranda kopyalamış, hatta “terim anlam taşımak” gibi anlatım bozukluğu içeren cümleleri ile aynen kendi eserine aktardığı, davacı Kitabı Ek-1’de işaret edilen 2. örnekte, Davacı kitabındaki ifadeler “Giriş cümlesindeki konunun ayrıntılı açıklandığı, yardımcı düşüncelerle beslendiği bölümdür” şeklindeyken, Davalı kitabındaki ifadeler ise “Giriş cümlesinde verilen konunun detaylı açıklandığı, yardımcı düşüncelerle desteklendiği bölümdür” şeklinde olduğu, bu örnekte ise yine Davacı tarafın eserinden yararlanıldığı belliyken, en azından ifadeler değiştirilmeye çalışıldığı,Yönelme/Yaklaşma Durumu/Hali konusunda anlatımdaki kelimelerin eşanlamlıları kullanılmış, yararlanılmışsa da yeterince değişiklik yapılmıştır. “Durumu” yerine “hali” kullanmak veya “sözcükler” yerine “kelimeler demek gibi., 4. örnekte de “Belirtme Sıfatları, İşaret Sıfatları” adlı ünitede, anlatımda benzeşim olmakla birlikte birebir intihal edilmesinden söz edilemeyeceği, 5. 5. örnekte, pekiştirilmiş sözcükler anlatılırken, “İsmi nitelerse “sıfat”, fiili ya da fiilimsiyi nitelerse “zarf”, çekim eki alırsa veya bir varlığı karşılarsa “isim” olur ifadeleri olur” ifadeleri birebir davacı kitabından alınmıştır. Yukarıda açıklamaya çalıştığımız gibi, anlatımı farklılaştırmaya gitme yerine doğrudan başka bir kaynaktan aktarım yapılarak kolaycılığa başvurulduğu, 6.6. örnekte, müfredat konusunun olması gerektiği gibi aktarımı dışında, dikkat çeken bir benzeşim bulunmadığı, 7. 7. örnekte “durum zarfları” konusunda, intihal kapsamına girebilecek bir aktarım söz konusu olmadığı, Verilen örnekler de Türkçede sık kullanılan kelimelerden verilebilecek örnekler olduğu, 8. 8. örnekte gerek anlatım ve gerekse verilen örnek yeterince farklı olduğu, diğer örneklerde de kitapların hazırlık kitabı mahiyetleri gereği ilmi bilgilerin açıklanması kapsamında açıklamaların olduğu ve bu açıklamalar dikkate alındığında bir bütün olarak davacı tarafın kitabının davalı taraf tarafından kopyalanmasından söz edilemeyeceği, davalının eserinde bazı yerlerde bazı ifadelerin benzeşen ya da eş anlamlı şekilde kullanılmak suretiyle yer aldığı, açıklamaların değiştirilerek ve kaynak eserde yer alan sözcükler yerine bunların eşanlamlı kelimeleri kullanılarak zenginleştirildiği, kısaltıldığı veya uzatıldığı tespit edilmişi, bilirkişiler bu tespitler karşısında iktibas serbestisine aykırılık teşkil edecek şekilde davacının izni alınmadan ismine yer verilmeden alıntılandığı neredeyse aynen aktarılmış oldukları, eser ve eser sahibine yer verilmediği, belirtilmediği gerekçesi ile intihalin oluştuğu bildirilmişi ise de eser içerikleri, benzeşen yönler birlikte değerlendirildiğinde, eserlerin üniversite hazırlık kitabı oldukları, müfredata uygun ve müfredatla paralel hazırlanan eserler oldukları, eserlerin içeriğinde yer alan ve bilirkişilerce de tespit edilen benzeşmelerin tanımlama ve açıklamaların benzeşmesi şeklinde olduğu, dil kurallarının benzeşen ifadelerle açıklanmasının bir anlamda zorunluluk olduğu ve kuralların anlaşılması için bu durumun zorunluluktan kaynaklandığı, kaldı ki benzeştiği iddia edilen bölümlerde davalıların farklı kelime ve anlatımlar ile daha uzun açıklamalar kullandığının da bilirkişi raporu ile tespit edildiği dikkate alındığında benzeşmelerin davacı eserindeki özgün anlatım kapsamında olmayacağı kabul edilmiş ve bu durumun FSEK'ten kaynaklı hakları ihlal eder mahiyette olmadığı ve haksız rekabet oluşturmadığı kabul edilmiş ve davanın bu sebeple reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... nezdinde yürütülen yargılama süreci içerisinde dosyaya bilirkişi raporları alınarak taraflara ait eserlerin içeriği karşılaştırıldığını, bilirkişi raporlarındaki ortak kanaatin davalı tarafından eser içeriğinin esinlenme sınırı aşılacak şekilde kopyalandığı, bu nedenle intihale sebebiyet verildiği yönünde olduğunu, Ayrıca yargılama süreci içerisinde dosyaya uzman görüşü de sunularak eserler arasındaki intihalin boyutu detaylı şekilde açıklandığını, uzman görüşü raporunun dikkate almadan, Mahkeme tarafından dosyaya alınan bilirkişi raporundaki tespitleri gözetmeden davanın reddine karar verildiğini, ret kararına gerekçe olarak özetle; taraflara ait eserlerin üniversite hazırlık kitapları olduğu, müfredata uygun ve müfredatla paralel hazırlanan eserler oldukları, raporlarda tespit edilen benzeşmelerin tanımlama ve açıklamaların benzeşmesi şeklinde olduğu, dil kurallarının benzeşen ifadelerle açıklanmasının bir anlamda zorunluluk hali olduğu, bu durumun kuralların anlaşılması için gerekli olduğu, benzeşme olduğu iddia edilen bölümlerde davalı tarafın farklı kelimeler ve cümleler ile daha uzun açıklamalar kullandığı, bu kullanımların müvekkilinin özgün anlatımı kapsamında kalmayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğinin ifade edildiğini, ... kararında gerekçe yazılırken eserler içerisinde yer alan bazı bölümlerin karşılaştırılması yapıldığını,Kararda bazı kısımlar bakımından davalı tarafın müvekkiline ait eserden kendi eserine aynen aktarma yaptığını, anlatımda farklılaşma yoluna gitmek yerine doğrudan aktarım yaparak kolaycılığa başvurulduğu ifade edildiğini, Davalı tarafın intihal ve iktibas kastı ... tarafından verilen örneklerle de kabul edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin kendi içerisinde çelişkili bir yaklaşım olduğunu, sınırsız seçenek özgürlüğü bulunduğunu, kısım kısım anlatım bozukluklarına ve noktalama işaretindeki hatalara varana dek müvekkiline ait eserden kopyalanması üzerine inşa edildiğini, eserler arasındaki intihalin boyutunun ... tarafından takdir edilmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, FSEK'ten doğan hakların ihlali ve haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.15.08.2023 tarihli ilk bilirkişi heyet raporunda; Davaya dayanak davacıya ait “...” isimli eserin FSEK'nun 2. Maddesi uyarınca “ilim ve edebiyat eseri” kapsamında olduğu, Davacı şirketin sözkonusu “...” isimli eserin çoğaltma, yayma mali haklarının sahibi olduğu, Davalı tarafın davacı tarafın kitabından her örnek için değişken ölçülerde yararlandığı, bazı yerlerde ifadelerin veya ifadelerin yerlerinin değiştirilerek ve kaynak eserde yer alan sözcükler yerine bunların eşanlamlı kelimeleri kullanılarak zenginleştirildiği, kısaltıldığı veya uzatıldığı ama bazı yerlerde ise iktibas serbestisine aykırılık teşkil edecek şekilde davacının izni alınmadan ismine yer verilmeden alıntılandığı neredeyse aynen aktarılmış oldukları, eser ve eser sahibine yer verilmediği, FSEK 35. Maddesinde belirtilen iktibas serbestisi sınırları dışında kullanıldığı, Davacının kitabının 400 sayfa olduğu, bu 400 sayfanın 26 sayfasından intihal iddiasında bulunduğu, tespit ve inceleme sonucu 26 sayfada %40 oranında intihal saptandığı, bunun da kitabın tamamına oranının yaklaşık %2,6 olduğu, FSEK 68 maddesi uyarınca rayiç bedelin 52.000-TL olduğu, 3 katı tutarın ise 156.000 TL olacağı tespitinde bulunulmuştur.25.06.2024 tarihli ikinci bilirkişi heyet raporunda ise; Davacıya ait "...” ile dava konusu "...” kitaplarının ve Soru Bankalarının ve Konu Anlatım Föylerinin , sahibinin hususiyetini taşıdığı ve FSEK md. 3/1 hükmü kapsamında İLMİ ESER niteliğinde olduğu, Davacının dava konusu ettiği 24 intihal iddiasından 6, 8, 10 ve 13 numaralı intihal iddiaları hariç 20'sinde davalı tarafından davacının kitabından değişken ölçülerde intihal yapıldığı, Bir bütün olarak kitaptaki alıntılar, birleştirilip oranlandığında ortalama %4 oranında bir alıntının yapıldığı, Şayet Davalı, ... isimli 344 sayfa tutarındaki kitabına %10 telif ödemiş olsa idi 1.885.000,00 X%10= 188.500,00 TL ödeyeceği, 188.500,00 TL tutarındaki telifin %4 tutarı: 188.500 X 4/100=7.540,00 TL olup, Davalının FSEK 68/1 hükümlerine ve Mahkemenin takdirine göre, 3 katı, 3X 7.540,00 TL = 22.500,00 TL tutarında tazminat ödeyebileceği, tespitlerde bulunulmuştur.Savcılık dosyasından alınan bilirkişi raporunda; Müşteki yanın dosya kapsamına sunduğu kitabının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 2. Maddesi gereğince eser niteliğini haiz tespit edildiği, Müşteki yanın şikayet dilekçesinde belirttiği kitap eser niteliğini haiz olsa da müşteki yanın kilapta intihal olarak belirttiği sorular ve tanımlamalar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında tanımı yapılan eserler niteliğinde olmadığı, Müşteki yanın intihal yapıldığını belirttiği ilgili sayfalar incelendiğinde Türkçe'deki tanımlamaları içerdiği ve intihal söz konu olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, tespitinde bulunulduğu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/114931 Soruşturma 2023/20298 Karar 10.04.2023 Tarihli kararı ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karar itirazın kesin olarak red edildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince, savcılık dosyasından verilen takipsizlik kararına ve soruşturma dosyasından alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş ise de, hukuk hakimi verilen takipsizlik kararı ile bağlı olmadığı gibi savcılık dosyasından alınan ve tek bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ile yargılama sırasında iki farklı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporlar arasında intihal bulunduğuna dair açık çelişki bulunduğu görülmekle çelişkiyi gidermeksizin tahkikatın tamamlanması yerinde değildir.Yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporları incelendiğinde ise ; Alınan raporlar ile davacıya ait “...” isimli eserin FSEK'nun 2. Maddesi uyarınca “ilim ve edebiyat eseri” kapsamında olduğu sabit olduğu ve ancak raporlar arasında intihal oranları ve netice FSK 68. Madde kapsamında yapılan hesaplama yönünden ciddi farklılık bulunduğu anlaşıldığından bu yönlerden meydana gelen çelişkinin de giderilmesi gerekir.Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile yetersiz inceleme ve araştırma ile tesis edilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE,

2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22.10.2024 Tarih ve 2022/262 Esas, 2024/262 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,

4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,

6- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 505,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.674,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/348, K. 2026/976, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-348-e-2026-976-k-7fcb4f1faf2e