Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1892 E. 2025/139 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1892
- Karar No
- 2025/139
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1892 - 2025/139 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2023/1892 KARAR NO : 2025/139
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KÂTİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/151 KARAR NO : 2023/611 KARAR TARİHİ : 13/06/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ... ÇOCUK : ... DAVACILAR : ... 2-... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... İHBAR OLUNAN : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 16/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2025
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, 25.08.2020 günü sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... Turizm İnş. Mad. San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araç ile sokak üzerinde geri geri gelirken kaldırım üzerinde duran küçük ...'ün ayağının üzerinden geçerek kazaya sebebiyet verdiğini, bu kazada yaya konumunda bulunan ...'ün yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, davacılar ... Gümüş adına 100,000,00-TL, ... adına 50.000,00-TL ve ... adına 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... ve ... Turizm İnş. Mad. San. Ve Tic. AŞ. 'den tahsiline, müvekkillerin bu süreçte çekmiş olduğu maddi sıkıntıları biraz olsun hafifletmesi için davalılardan geçici ödeme olarak 50.000,00TL,'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 17.05.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, 425.332,78.-TL maddi tazminatın; davalılar ..., ... Turizm İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden haksız fiil tarihinden itibaren (25.08.2020) başlayacak avans faizi ile birlikte sorumlu tutularak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili dilekçesinde, davacının Genel Şartlar ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunup, doğrudan dava yoluna başvurduğundan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, olay nedeniyle sigorta şirketinin varsa sorumluluğu kusur ve ZMMS poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğunu, davacı yanca iddia olunan sürekli iş gücü/gelir kaybının tespiti aşamasında, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında belirlenecek oranın dikkate alınması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu dikkate alınacağını, TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınması gerektiğini, hesaplama aşamasında davacının vergilendirilmiş geliri dikkate alınacağını, aksi takdirde asgari ücrete göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden ve davalı şirket temerrüde düşürülmediğinden, müvekkili şirket yönünden kaza tarihinden itibaren avans faizi ve yine yargılama giderleri ve ücreti vekalet taleplerinin de reddi gerektiğini, davanın esastan reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... Turz. İnş. Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce hukuka uygun bir biçimde sigorta şirketine başvuru yapmadığını, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, dava konusu olay, davalıya kusur izafe edilebilecek bir husustan kaynaklanmadığını, diğer davalı araç ile yolda normal bir hızda seyretmekteyken davacı ... bisikletiyle yolda ilerlerken birden ve ani bir şekilde yola fırladığını, olay kör bir noktada meydana gelmiş olup bu sebeple şoför davacıyı geç fark ettiğini ve hemen fren yaptığını, dava dilekçesinde ...'ün kaldırımda olduğuna ilişkin beyanın doğru olmadığını, davalının işleten sıfatının araştırılarak karar verilmesi gerektiğini, davalının aracın periyodik bakımlarını düzenli olarak yaptırmakta olup iddiaya olunan kazaya araçta bulunan bir hasarın sebebiyet vermesi söz konusu olmadığını, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından kazaya konu aracın teminat altına alındığını, mezkur davada davalı tarafından giderilebilecek bir zarar tazmini söz konusu olmadığından davalıya iş bu davada husumet yöneltilmesinin haksız olduğunu, davaya konu ettiği yaralanma olayının üniversite hastanesinde ücretsiz olarak tedavi edilmiş olup bunun maddi tazminata konu edilmesi mümkün olmadığını, ayrıca davacı yanda kalıcı bir hasar durumu da söz konusu olmayıp bu bağlamda maddi tazminatına dayanak teşkil edebilecek hiçbir husus mevcut olmadığını, manevi tazminat talebinin unsurları oluşmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının talepleri olayın gerçeklerine temelden aykırı haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hiçbir talebini kabul etmediklerini, sigortaya başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebi ile davanın reddi gerektiğini, davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, küçük ... Gümüş, bisikleti ile sanığın kullandığı beton pompasına, kontrolünü kaybederek ve duramayarak çarptığını, kaza tespit tutanağı davalının yokluğunda, taraflar ve araç kaza yerinden kaldırıldıktan sonra düzenlendiğini, kaldırımdaki tekerlek izi kazadan sonra sanık adli işlemler için karakolda iken şirketin gönderdiği ... isimi şoförün aracı kaza yerinden alırken manevra yaparak kaldırıma çıkması anında oluştuğunu, talep edilen manevi tazminat miktarı da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Mahkemece, davanın maddi tazminat açısından kabulü ile 425.332,78.-TL’nin davalı sigorta şirketi açısından 410.000,00.-TL poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere 13.05.2020 tarihinden itibaren diğer davalılar açısından 25.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi hakkında davanın kısmen kabulü ile davacı ... Gümüş açısından 50.000,00.-TL, davacı ... açısından 15.000,00.-TL, davacı ... açısından 15.000,00.-TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 25.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri birlikte davalılar ... Turizm İnş.Mad. San. ve Tic A.Ş. ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik madde 14 gereği Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında belirlenecek oranın dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirket yönünden hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Turz. İnş. Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, maluliyet tespitinin hatalı yönetmelik üzerinden hesaplandığını, kaza tarihi itibariyle "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" madde 14 gereği "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, kazanın 25.08.2020 tarihinde meydana gelmesine rağmen faizin 25.08.2019 tarihinden başlatıldığını, davacıların, davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, mezkur olayın tamamen davacının birden ve kontolsüz bir biçimde yola fırlaması sonucunda meydana geldiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş miktarda olduğunu, zamanaşımı itirazlarının ve bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında kaza tarihinde geçerli olmayan yönetmelik uygulandığını, kararda yargılama giderleri ile vekalet ücreti hatalı ve ilgili kanun hükümlerine aykırı olarak hesaplanmış olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, maluliyet hesaplamasında yanlış yönetmeliğin esas alındığını, kusur durumuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, davada sigorta şirketine başvuru koşulu bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yaşanan kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, küçük ... Gümüş'ün bisikleti ile müvekkilinin kullandığı beton pompasına, kontrolünü kaybederek ve duramayarak çarptığını, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş miktarda olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Davalı Murat sevk ve idaresinde olan, davalı ... AŞ adına kayıtlı, diğer davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı aracın davacılardan ...'e (küçük) çarpması neticesinde 25/08/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'ün yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir. Bursa 32 Asliye Ceza Mahkemesi 2020/525 E-2021/613 K sayılı dosyasının incelenmesinde davalılardan (sanık) ... hakkında 5237 sayılı TCK 89/1, 89/2-b ve 62 maddesi gereğince ceza tayin edildiği, kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, hükme esas alınan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Murat'ın asli kusurlu, davacı (yaya) ...'ün alt düzeyde tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. Mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi 06/07/2022 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Murat'ın %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacı ...'ün yaya kaldırımı üzerinde bisikletle bulunduğu esnada kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla 06/07/2022 tarihli kusur raporunun hükme esas alınmasında ve davalı sürücünün tam kusurlu olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik yoktur. 2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam). Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD 2021/1932 E- 2021/3168 K sayılı ilam). Somut olayda, davacı ...'ün yaralanmasına neden olan kazanın 25/08/2020 tarihinde meydana geldiği, bu durumda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği göz önüne alındığında Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11/03/2022 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. Zira, 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı RG’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4/n maddesinde ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8/f maddesinde açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK 54 maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerekecektir. Ayrıca, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20/02/2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranın belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 4 HD 2022/12329 E-2024/9653 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi 17/07/2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2019/3292 E- 2021/1848 K sayılı ilam). 6098 sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle ağır bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat talep hakkının doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye ait olduğu, yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanların kural olarak manevi tazminat talep edemeyeceği ancak kişinin zarara uğraması sonucu, anne, baba, eş, çocuk gibi çok yakınlarından birinin de olay sebebiyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat talep edebilecekleri kabul edilmelidir (Yargıtay 17 HD 2014/12300 E-2016/10184 K sayılı ilam, Yargıtay 21 HD 2014/10693 E -2014/23947 K sayılı ilam). Somut olayda, davacı ... hakkında usulüne uygun maluliyet raporu alındıktan sonra manevi tazminat talebi yeniden değerlendirilmelidir. Manevi tazminata yönelik istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir. Kabule göre de, 2918 Sayılı KTK 91/1 maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olup harç, vekalet ücreti ve diğer tüm yargılama giderlerinden poliçe limitiyle orantılı olarak sorumluluğuna karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2019/6611 E-2020/4503 K sayılı ilam). Somut olayda, davacılar lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, davalı sigorta şirketinin hükmedilen maddi tazminatının poliçe limitiyle orantılı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken maddi tazminata bağlı yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur. Kabule göre de, 2918 Sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davanın haksız fiilden kaynaklandığı davalı sürücü ve işleten yönünden haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde ise de, hasar dosyasının incelenmesinde davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 28/09/2020 tarihinde ulaştığı, bu tarih baz alınarak sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken, kaza 25/08/2020 tarihinde gerçekleştiği halde davalı sigorta şirketi yönünden 13/05/2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. Dava dilekçesinin incelenmesinde hükmedilecek maddi ve manevi tazminatın avans faizi tahsilinin talep edildiği, davacı ...'ün yaralanmasına neden olan her araç işleteninin tüzel kişi tacir olduğu, davaya konu haksız eylemin 6102 sayılı TTK 3 maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğu göz önüne alındığında, davacı lehine hükmedilen tazminata avans faiz işletilmesi gerektiği (Yargıtay 17 HD 2015/11957 E-2018/9334 K sayılı ilam), davacılar lehine hükmedilen maddi tazminata avans faiz işletilmesi yerinde ise de, manevi tazminat yönünden yasal faiz işletilmesi isabetsiz olmuştur. Ancak davacılarca istinaf yoluna başvurulmamakla kaldırma sebebi yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacı ...'ün yaralanmasına neden olan kaza 25/08/2020 tarihinde meydana gelmekle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyeti bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa maluliyet oranı, iyileşme süresi ve bakım ihtiyacı bulunuyorsa süresinin belirlenmesi hususunda rapor almak, sonrasında dosyayı aktüerya bilirkişiye tevdi ederek 13/06/2023 tarihli karara karşı yalnızca davalılarca istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf yoluna başvuranın sıfatına göre usuli müktesep hak oluştuğu, usuli müktesep hakkın temini bakımından inceleme konusu kararda hükme esas alınan 15/04/2023 tarihli bilirkişi raporundaki asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak davacıların düçar olduğu maddi zararın hesaplanması bakımından ek rapor almak ( Yargıtay 4 HD 2022/12785 E-2023/1158 K sayılı ilam), hasıl olacak sonuca göre davacıların maddi ve manevi tazminat talebini hüküm altına almak, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi belirlemek ve istinafa gelenin sıfatına göre usuli müktesep hak gözetilip karar vermekten ibarettir. HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalılar vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih, 2021/151-2023/611 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 16/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... ... ... ... ... Üye ... ... Katip ...