Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2121 E. 2025/3 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2121
- Karar No
- 2025/3
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2023/2121 KARAR NO : 2025/3
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KÂTİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1116 KARAR NO : 2023/588 KARAR TARİHİ : 09/05/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 01/08/2023 (Dahili Davalılar), 07/08/2023 (Davalı ..., 09/08/2023 (Davacı) DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 2 -... - ... - DAVALI (MÜTEVEFFA) : 3 -... - Mirasçıları; DAHİLİ DAVALILAR : 1 -... - ... 2 -... - ... 3 -... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 02/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2025
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, davalılardan ...'a ait ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin 02.10.2015 tarihinde müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, yapılan ceza yargılaması sonucu davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiğini, sürücü ...'nın tam, asli ve ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza neticesinde yaşadığı ve halen devam eden rahatsızlığından dolayı yaşantısını eskisi gibi sürdüremediğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00.-TL kalıcı sürekli maluliyet için ve 500,00.-TL geçici tam iş göremezlik için olmak üzere toplam 1.000,00.-TL işgöremezlik zararının, 6.613,14.-TL maddi tazminatın ve 100.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.10.2015 'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin maddi tazminatlardan poliçedeki limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve mütesesilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davacı vekili 27.10.2020 tarihli ıslah dilekçesinde, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı sakatlıktan dolayı çalışma gücünün kaybı nedeniyle uğranılan maddi zararların giderilmesi için 500,00.-TL tutarı ve kazalının bakıcı masrafı olarak makbuz karşılığı 3.500,00.-TL gider ve kazalının diğer harcamaları karşılığı olarak 3.117,14.-TL gideri karşılamak için toplam 6.617,14.-TL olan ilk talebi ıslah suretiyle 32.654,22.-TL ilave artırmak suretiyle toplam 39.271,36 TL'nin kaza tarihi olan 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı S.S. ... Kooperatifi' nden (ünvan ve nevi değişerek ... A.Ş.) poliçe limiti ve poliçe kapsamı ile sınırlı olarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davacıda geçici sürede oluşan tam maluliyeti nedeni vaki kazanç kayıpları için 500,00.-TL tutarı ilave 9.483,40.-TL artırarak toplam 9.983,40.-TL'nin kaza tarihi olan 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ... plaka sayılı aracın maliki olduğunu, söz konusu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yönünden, diğer davalı S.S. ... Kooperatifi tarafından 475603 no'lu poliçe ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkile ait aracı kullanmakta olan çalışanı ... yanında, davalının ve yol üzerinde uygunsuz şekilde park etmiş başka araç sürücülerinin de kusurlarının olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerse de davalı ... aşamalardaki beyanında, açılan davayı kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9.983,40.-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 33.154,22.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.500,00.-TL bakıcı gideri ve 3.117,14.-TL ilaç ve sair giderler olmak üzere toplam 49.754,76.-TL maddi tazminatın, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı kalması kaydıyla, davalı ... şirketi yönünden dava tarihi, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlikten kaynaklı 105.259,23.-TL maddi tazminat alacağı hakkının saklı tutulmasına, 40.000,00.-TL manevi tazminatın, davalılar ..., ..., ... ve ...'ndan kaza tarihi olan 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Dahili davalılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davacının ve kazanın meydana geldiği yol üzerinde park etmiş başka araçların da kusuru bulunduğu hususunun yerel mahkemece değerlendirilmediği, maddi tazminatta bakıcı gideri ile ilaç ve sair giderlerin hesaba dahil edildiğini, ancak bu kalemlerin tedavi giderleri kapsamında olup, tedavi giderlerinde sorumluluğun SGK'ya ait olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerin maluliyet oranının tespiti için elverişsiz olduğu, davacının gerçek ve net maluliyet oranının belirlenebilmesi için ATK üst kurulundan rapor alınması gerektiği, müvekkili şirketin ZMMS poliçesinden doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğu, davaya konu kazanın davacının direksiyona müdahalesi sonucu gerçekleşmiş olduğu, davacının müterafik kusurunun tespiti ile kusuru bulunması durumunda %20 oranından az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığı, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığı, TRH yaşam tablosu ile birlikte prograsif rant oranı esas alınmasının hatalı olup TRH - %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiği, yayanın KTK’da belirlenen yükümlülüklere uygun olarak hareket edip etmediğinin araştırılarak uymadığının tespiti halinde en az %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminatın az olduğu, ayrıca hüküm altına alınan maddi tazminat tutarının da az olduğu, davacının maddi zararlarını karşılayacak miktarda olmadığı, davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden vekalet ücretlerinin AAÜT'ye göre az olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Davalı ... sevk ve idaresinde olan, davalı ... (yargılama aşamasında vefat etmiş olup dava mirasçılarına karşı sürdürülmüştür) adına kayıtlı, diğer davalı ... AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı aracın 02/10/2015 tarihinde davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir. Bursa 17 Asliye Ceza Mahkemesi 2016/284 E-2016/619 K sayılı dosyasının incelenmesinde davalılardan (sanık) ... hakkında 5237 sayılı TCK 89/1, 89/2-b ve 62 maddesi gereğince ceza tayin edildiği, hükme esas alınan 27/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nin asli kusurlu olduğu, davacı ...'nin kusurunun bulunmadığının bildirildiği, temyiz talebi üzerine Yargıtay 12 CD 2019/6961 E-2020/5050 K sayılı ilamıyla 5271 sayılı CMK 251/3 maddesi gereği basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. Somut olayda, ceza dosyası kesinleşmemiş ise de TBK 74 maddesi göz önüne alındığında ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmemesinde isabetsizlik yoktur. Mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi 09/05/2022 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, kusur raporunun ceza dosyasında alınan raporla örtüştüğü anlaşılmakla davalı sürücünün tam kusurlu olarak değerlendirilmesinde isabetsizlik yoktur. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam). Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD 2021/1932 E- 2021/3168 K sayılı ilam). Somut olayda, davacının yaralanmasına neden olan kazanın 02/10/2015 tarihinde meydana geldiği, bu durumda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, ATK 2 İhtisas Kurulu 21/02/2020 tarihli raporunun yöntemince düzenlendiği anlaşılmakla maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. Davacının maddi tazminat talebi, geçici iş görmezlik, maluliyet, bakım gideri ve tedavi gideri gideri kalemlerinden oluşmakta olup davacı kaza tarihinde 70 yaşındadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş kişiler (polis, asker vs) yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu hususu Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında kabul edilmiştir (Yargıtay 17 HD 2016/12248 E- 2017/4236 K sayılı ilam). Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez (Yargıtay 17 HD 2020/405 E-2020/5729 K sayılı ilam). Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş görmezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. Anayasa Mahkemesi 17/07/2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2019/3292 E- 2021/1848 K sayılı ilam). 6098 sayılı TBK 75 maddesi gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece resen gözönünde tutulması zorunludur. Bu nedenle hüküm tarihine en yakın tarihte bilinen asgari ücret tutarı belirlenerek bu verilere göre hesap yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2016/8879 E-2019/3815 K sayılı ilam). 2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir. 2918 Sayılı KTK 91/1 maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş göremezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. 6098 Sayılı TBK 54 maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde KTK 90 maddesi gereğince, sigortacının sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da KTK 92 maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi sorumlu tutulabilecektir. KTK 98 maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu ileri sürülmüş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, KTK 98 maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır (Yargıtay 17 HD 2020/11295 E- 2021/780 K sayılı ilam). Davalı ... AŞ vekilinin, geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. Somut olayda, 17/02/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda geçici iş görmezlik ve maluliyet alacağı bakımından PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak hesap yapılması isabetsiz ise de, davacı tarafça maddi tazminat talebine yönelik istinaf sebebi bulunmamakla yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş, davalı ... AŞ vekili ile davalılar ...,... ve... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. İyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunduğunun tespit edilmesi halinde kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı üzerinden (Yargıtay 17 HD 2016/10548 E-2019/6480 K sayılı ilam) bakım alacağının hesaplanması gerekecektir. Somut olayda, ATK 2 İhtisas Kurulu 21/02/2020 tarihli raporunda davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı olduğu yolunda belirleme yapılmadığı halde, davalıların bakım alacağından sorumlu tutulmaları isabetsiz olmuştur. 6111 Sayılı Kanun'la değişik KTK 98 maddesine göre; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır." hükmü getirilmiştir. 6111 Sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK (belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumludur. Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi'nin 14/11/2013 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 E-2016/1779 K sayılı kararı ile trafik kazaları nedeniyle ilgililere sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslara ilişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan “...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal edilen ibare yerine 31/12/2016 tarih ve 3. Mükerrer 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğiyle “...genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde...” ibaresine yer verilmiştir (Yargıtay 4 HD 21/12/2020 tarih ve 2020/3382 E - 2020/4482 K sayılı ilam). 6098 sayılı TBK 54 maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 sayılı Kanun'un 59 maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesinde, SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98 maddesi gereği SGK'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. Somut olayda, belgeli sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olacağı, belgesiz tedavi gideri ve yol gideri 3.117,14 TL olup, sunulan bilgi ve belgelerle yaralanmanın niteliği ile uyumlu olduğu, TBK 50 maddesine uygun düştüğü anlaşılmakla bu kalem yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. 6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, davacının yaralanma derecesi, kazada kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bir miktar az olmuştur. HMK 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeplerle esas bakımından ayrı ayrı kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih ve 2016/1116 - 2023/588 sayılı kararı hakkındaki taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜNE, 2- HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Davanın KISMEN KABULÜ ile, a) 9.983,40.-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 33.154,22.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.500,00.-TL bakıcı gideri ve 3.117,14.-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 49.754,76.-TL maddi tazminatın (davalı ... A.Ş. ve dahili davalılar ..., ... ve ... 46.254,76.-TL'sinden sorumlu olmak ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulması kaydıyla), davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 23/08/2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 02/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, b) 60.000,00.-TL manevi tazminatın, davalı ... ile dahili davalılar ..., ... ve ...'ndan kaza tarihi olan 02/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Alınması gereken 7.497,35.-TL harçtan, peşin alınan (peşin+ıslah) 511,48.-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.985,87.-TL harcın davalılardan (davalı ... A.Ş.'nin 2.648,18.-TL'sinden ve poliçe limitleri dahilinde olmak üzere, dahili davalılar ..., ... ve ...'nun ise 6.746,78.-TL'sinden sorumlu tutulmalarına) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, d) Davacı tarafından yapılan 5.041,17.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 3.695,18.-TL'si ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan (peşin+ıslah) 511,48.-TL harç ve 29,20.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.235,86.-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... A.Ş.'nin 1.785,00.-TL'sinden ve poliçe limitleri dahilinde olmak üzere, dahili davalılar ..., ... ve ...'nun ise 4.100,74.-TL'sinden sorumlu tutulmalarına) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, e) Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 111,03.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 46,80.-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, artan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, f) Dahili davalılar tarafından yapılan 100,00.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 3,19.-TL'sinin davacıdan alınarak dahili davalılara verilmesine, artan kısmın dahili davalılar üzerinde bırakılmasına, g) Maddi tazminat talepli davada davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına) müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, h) Maddi tazminat talepli davada davalı ... A.Ş. ve dahili davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, AAÜT uyarınca hesap olunan 3.500,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş. ve dahili davalılar ..., ..., ...'a verilmesine, ı) Manevi tazminat talepli davada davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı ... ve dahili davalılar ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, j) Manevi tazminat talepli davada dahili davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT uyarınca hesap olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak dahili davalılar ..., ... ve ...'a verilmesine, k) Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından istinaf başvuruları nedeniyle yatırdıkları karar ve ilam harçlarının istem halinde ilgililerine iadesine, 4- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 02/01/2025 tarihinde karar verildi.
... Başkan ... ... Üye ... ...
Üye ... ... Katip ...