İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/708 E. 2026/157 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/708
- Karar No
- 2026/157
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/708 Esas - 2026/157 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/708 KARAR NO : 2026/157
... DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2023 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 25/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 22/10/2016 günü davacı ... ve oğlu ...'nun ...Caddesi kavşağında karşıdan karşıya geçmekte iken; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiği; davacının yaşamını tehlikeye sokacak düzeyde ağır yaralandığı; davalı sürücünün taksirle yaralama suçundan ... kararı ile cezalandırıldığı; kazaya karışan aracın davalı ... A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığı; davacının uzun süre hastanede kalması sebebiyle ev hanımlığı mesleğinin gereklerini yerine getiremediği ve iş göremezlik tazminatı ödenmesi gerektiği; davacı nezdinde manevi acının giderilebilmesi için manevi tazminat şartlarının oluştuğu beyan edilmiş olup; maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 1.000,00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... A.Ş. yönünden verilen tefrik kararı akabinde) davalıdan tahsiline; 15.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... A.Ş. yönünden verilen tefrik kararı akabinde) davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yürütülen yargılamanın ilerleyen sürecinde; "maddi tazminat" talebinin içerik kalemlerinin belirtilmediği, başka bir anlatımla, hangi alacak kalemleri ile ilgili olarak "maddi tazminat" talebinde bulunulduğunun belirtilmediğinin tespit edilmiş olması nedeniyle 6100 Sayılı HMK.'nın 119/2. maddesi uyarınca davacı vekilinden açıklama yapılması istenilmiş olup; davacı vekili tarafından sunulan açıklama beyanında, "sadece sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettikleri" hususunun belirtildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde davanın açılması gerektiği ancak davanın süresi içinde açılmadığı; müvekkili yönüyle arabuluculuk yöntemine başvurulmadığı için dava şartı yokluğundan usulden red gerektiği; talep edilen maddi tazminatın davaya konu olayla alakası olmadığı ve davacının önceden var olan tansiyon, işitme kaybı gibi sağlık sorunlarının kaza ile ilişkilendirilemeyeceği; ... Dairesi raporuna göre müvekkilinin alt düzeyde tali kusurlu, davacının ise ışık ihlali yaparak asli kusurlu olduğu; kaza neticesinde meydana gelen zararın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek zararlardan olduğu; çalışmayan bir kişi için iş göremezlik ve kazançtan mahrum kalma tazminatı istenemeyeceği; manevi zararın oluşmasında müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı beyan edilmiş olup; anılan gerekçelerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) MAHKEMEMİZCE VERİLEN TEFRİK KARARI : Mahkememizce yürütülen yargılama sürecinde; davacı tarafından sunulan 30/11/2023 tarihli "İBRANAME, FERAGATNAME VE MAKBUZ" başlıklı belge kapsamında davacı vekili, ... A.Ş. ile sulhe vardıkları mutabakat uyarınca toplam 85.820,00.-TL ödeme aldığını beyan ettiği; anılan ödemenin alınması karşılığında, sadece ... A.Ş. değil, aynı zamanda davalı ...'ün de ismi zikredilerek ibra edildiği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda Mahkememizce 26/03/2024 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada; davalı ... A.Ş. yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir. IV) DELİLLER : ...Poliçe Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası. ....Karar Sayılı Dosyası. ....Tarafından Düzenlenen 17/01/2017 Tarihli Adli Rapor. ... Tarafından Düzenlenen 11/01/2017 Tarihli Tıbbi Rapor. ....Tarafından Düzenlenen 21/04/2017 Tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu. ... Tarafından Düzenlenen 10/04/2018 Tarihli Adli Rapor. ....Sunulan 15/04/2018 Tarihli Trafik Bilirkişi Raporu. ....Tarafından Ceza Dosyasına Sunulan 14/12/2018 Tarihli Adli Tıp Raporu. .... Tarafından Düzenlenen 22/01/2020 Tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu. ...Tarafından Düzenlenen 22/10/2016 Tarihli Adli Rapor Formu. .... Tarafından Düzenlenen 24/03/2021 Tarihli Tazminat Hesabı Raporu. Medeksper Tarafından Sigorta Şirketine Sunulan Medikal İnceleme Raporu. .... Tarafından Gönderilen Poliçe ve Hasar Bilgisi Dökümü. .... Tarafından Düzenlenen 01/11/2023 Tarihli Sosyal ve Ekonomik Durum Tespit Tutanağı. Taraflar Arasında İmzalanan 30/11/2023 Tarihli İbraname, Feragatname ve Makbuz. ....Tarafından Mahkememize Sunulan 12/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. V) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, (davalı ... A.Ş. yönünden verilen tefrik kararı akabinde) davalı ...'e ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan; Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın; 22/10/2016 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası ile ilgili olarak kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacıda sürekli iş göremezlik meydana gelip gelmediği; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarının tespiti; (davalı ... A.Ş. yönünden verilen tefrik kararı akabinde) davalı ...'ün işbu maddi tazminat kaleminden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı ayrıca davacı lehine manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti ile oluştuğunun kabulü halinde, davalının manevi tazminat sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti ve bulunmakta ise manevi tazminat miktarı ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Haksız Fiilden Doğan Sorumlulukta Mevzuatın İrdelenmesi : Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 50. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın Belirlenmesini Düzenleyen 51. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. (2) Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın İndirilmesini Düzenleyen 52. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. (2) Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Bedensel Zarar Halinde Zararı Düzenleyen 54. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. (2) Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Manevi Tazminat" başlıklı 56. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişkiyi Düzenleyen 61. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir: "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta İç İlişkiyi Düzenleyen 62. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. (2) Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı 99. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. (2) Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz işgünü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder. (3) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar 108.000.000.- lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar." d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili İrdeleme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, dava konusu trafik kazası neticesinde müvekkilinin uğradığı sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle maddi tazminatın ve kaza nedeniyle yaşanan acı ve elem nedeniyle manevi tazminatın, faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; müvekkili yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve davanın zamanaşımına uğradığı; müvekkilinin kazada tali kusurlu, davacının asli kusurlu olduğu ve davacının iddia ettiği rahatsızlıklarla kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı beyanlarıyla davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminattan ve sağlık giderleri teminatı kapsamındaki tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığı; kusur ve illiyet bağı değerlendirmesinin eksiksiz yapılması gerektiği beyanlarıyla davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır. d.1) Bilirkişi İncelemesi : Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespiti hususunda, öncelikle bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. ....Tarafından Düzenlenen 12/08/2025 Tarihli Rapor : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davalı sürücü ...'ün gece vakti aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli ışıklı kavşağa geldiğinde, kavşağa yaklaştığında hızını azaltması gerekirken anılan hususa riayet etmediği; meydana gelen olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğu; davacı yaya ... ve yanında bulunan 6 yaşındaki oğlu ... ile birlikte orta refüj üzerinden karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce yaya geçidinde kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa uyarak durması, can güvenlikleri için yayalar için yeşil ışık yandıktan sonra karşıdan karşıya geçişini yapması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeyip aksine hareketle kırmızı ışık ihlali yaparak karşıdan karşıya geçiş yaptığı; sürücüye ilk geçiş hakkını bırakmadığı; sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu; neticeten olayda davalı sürücü ...'ün %15 oranında kusurlu olduğu; davacı yaya ...'nun ise %85 oranında kusurlu olduğu hususları rapor edilmiştir. 12/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 08/09/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "Rapordaki aleyhe hususları kabul etmedikleri ve davalının neden daha az kusurlu olduğunun raporda izah edilmediği" gerekçeleriyle; davalı ... vekili tarafından ise 21/08/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "12/08/2025 tarihli raporu kabul etmedikleri" gerekçeleriyle itiraz edilmiş; davalı.... Sigorta A.Ş. Vekili tarafından ise bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmamıştır.
Davacı vekilinin itiraz beyanlarının değerlendirilmesinde; müvekkilinin asli kusurlu olduğu şeklindeki tespitin taraflarınca reddedildiği; davalının neden tali kusurlu olduğunun raporda izah edilemediğinin belirtildiği anlaşılmış; raporda davalının neden tali kusurlu olduğu hususunun, "kavşağa yaklaştığında hızını azaltması gerekirken anılan hususa riayet etmediği" şeklindeki KTK 52/1-a kural ihlali ile son derece net bir biçimde izah edilmiş olması; öte yandan davacı yayanın yayalara kırmızı ışık yanarken (ve dolayısıyla taşıtlara yeşil yanarken) yola aniden çıkmasının, kazanın ana sebebi olduğunun belirtilmiş olması ve yayaların ışıklara uyma zorunluluğunun mutlak bir kural oluşu hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin kusur değerlendirmelerine yönelik soyut itiraz beyanlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı ... vekilinin itirazlarının değerlendirilmesinde; raporun bir bütün olarak taraflarınca kabul edilmediğinin beyan edildiği anlaşılmış; dosya kapsamındaki trafik kazası tespit tutanağında, davalının aracına ait 29 metrelik bir fren izi açıkça belgelenmiş bulunduğu; meskun mahalde ve ışıklı bir kavşak yaklaşımında bu uzunlukta bir fren izinin varlığı; davalının kavşağa kontrollü ve gerektiğinde durabilecek bir hızla girmediğinin kesin fiziki kanıtı olduğu; kendisine yeşil ışık yanmasının, sürücüyü hızını ayarlama ve kavşakları kontrol etme yükümlülüğünden arındırmaması hususları birlikte değerlendirilerek; davalı sürücünün kazada hiçbir kusuru bulunmadığına veya raporun hatalı olduğuna dair itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ii. Kusur Durumu ve Oranlarının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme: Tüm dosya münderecatı; kaza tespit tutanağı, .... Esas sayılı ceza yargılaması safahatı, dava ve cevap dilekçelerinde öne sürülen maddi vakıalar (özellikle 29 metrelik fren izi bulgusu), kaza yeri koşulları (gece vakti, meskun mahal, aydınlatmalı ve ışıklı kavşak) ve kaza anını gösterir video kayıtlarının teknik analizini içeren... raporları Mahkememizce bir bütün olarak incelenmiş olup; kazanın aydınlatmanın bulunduğu meskun mahaldeki ışıklı bir kavşakta meydana geldiği sabit olduğu anlaşılmıştır. Trafik ışıklarının bulunduğu yaya geçitlerinde; yayaların geçiş üstünlüğü ve hakkı, ışıkların kendilerine verdiği izin ile (yeşil ışık ile) sınırlıdır. Davacı yaya yönünden yapılan incelemede; yayanın gece vakti yanında 6 yaşındaki küçük çocuğu (...) ile birlikte orta refüj üzerinden karşıya geçmek isterken, yaya geçidinde kendisine hitaben yanan "kırmızı ışığa" uymadığı, araçlara hitaben yanan "yeşil ışıkta" seyir halinde olan vasıtaların geçiş hakkını gasp ederek aniden yola girdiği sabittir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 68/1-b-1 maddesi; yayaların ışıklı işaretlerin bulunduğu yerlerde bu işaretlere uymak zorunda olduğunu düzenlemektedir. Davacı yaya; sadece kendi can güvenliğini değil, yanındaki 6 yaşındaki çocuğunun can güvenliğini de tehlikeye atacak düzeyde ağır bir dikkatsizlik ve tedbirsizlik sergilemiş; vasıtaların seyir yoluna, onlara yeşil yanarken girerek kazanın meydana gelmesindeki asli ve temel etken olmuştur. Kırmızı ışık ihlalinin; trafik hukukunda illiyet bağını doğrudan kuran en ağır ihlallerden biri olması nedeniyle, davacının %85 oranında asli kusurlu bulunmasının, maddi gerçeğe ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı sürücü ... yönünden yapılan incelemede ise; davalı sürücünün kazanın meydana geldiği kavşaktan geçişi sırasında kendisine "yeşil ışık" yandığı dosya kapsamında sabit olmakla birlikte; kendisine yeşil ışık yanmasının, sürücüye mutlak ve sınırsız bir geçiş hakkı vermemesi; 2918 Sayılı KTK'nın 52/1-a maddesi uyarınca sürücülerin, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken ve yaya geçitlerine gelirken hızlarını azaltmak zorunda olması; (29 metrelik fren izi olduğu yönündeki tespitler, ceza dosyası içerisindeki olay yeri inceleme verileri ve kaza yeri koşulları -meskun mahal- birlikte değerlendirildiğinde) davalı sürücünün ışıklı kavşak mahalline yaklaşırken, gece vakti de olsa görüş alanını kontrol altında tutacak ve anlık bir tehlike durumunda aracını güvenle durdurabilecek bir hıza düşmediğinin anlaşılması; sürücünün, (KTK 52/1-a maddesinin gerektirdiği özen yükümlülüğüne uygun olarak kavşağa yaklaşarak hızını güvenli bir seviyeye düşürmüş olması halinde), yayanın kırmızı ışık ihlaline rağmen çarpışmayı tamamen önleyebilmesi veya en azından çarpmanın şiddetini ve yaya üzerindeki yıkıcı etkisini (sürekli iş göremezliğe yol açacak seviyedeki yaralanmayı) asgari düzeye indirebilecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı sürücünün %15 oranında tali kusurlu bulunması yönündeki tespitin, dosyadaki fiziksel delillerle (fren izi, kavşak yapısı) ve yasal mevzuatla uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; davacı vekili tarafından, 22/10/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı sürekli iş göremezlik zararı ve manevi zararların tazmini amacıyla davalılar ... ve ... A.Ş. aleyhine işbu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. i. Zamanaşımı İtirazı Yönünden: Davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazı Mahkememizce değerlendirilmiş; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinde düzenlenen "taksirle yaralama" suçunu oluşturduğu, 6098 sayılı TBK'nın 72/1 maddesi atfıyla TCK'nın 66. maddesinde öngörülen 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin kaza tarihi ile dava tarihi arasında henüz hitam bulmadığı anlaşıldığından, zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. ii. Maddi Tazminat Talebi Yönünden: Mahkememizce yürütülen yargılama sürecinde; davacı tarafından sunulan 30/11/2023 tarihli ibraname belge kapsamında davacı vekilinin, ... A.Ş. ile sulhe vardıklarının beyan edildiği ve anılan ödemenin alınması karşılığında, sadece ... A.Ş. değil, aynı zamanda davalı ...'ün de ismi zikredilerek davalıların maddi tazminat talepleri yönünden ibra edildiği anlaşılmış; Mahkememizce 26/03/2024 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada, davalı .... yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir. Mahkememiz yargılamasına; sadece davalı ... hakkında maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden devam edilmiş; davacı vekili tarafından sunulan ibraname kapsamında, maddi tazminat yönünden davalı ...'ün de ibra edildiği ve bu doğrultuda davanın, "davalı ...'e yönelik maddi tazminat talebi yönünden" konusuz kaldığı anlaşılmakla; davalıya yönelik maddi tazminat talebi ile ilgili olarak Mahkememizce "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. iii. Manevi Tazminat Talebi Yönünden: Mahkememizce "kusurun değerlendirilmesi" hususunda aldırılan 12/08/2025 tarihli ... raporunda, davalı sürücü ...'ün kavşağa yaklaşırken hızını yasal mevzuata uygun şekilde azaltmaması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %15 oranında alt düzeyde tali kusurlu olduğu, davacı yayanın ise kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen yola çıkarak asli kural ihlali yaptığı ve %85 oranında asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İşbu raporun; ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporlarıyla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan nihai kusur değerlendirmesinde de; davacı yayanın gece vakti yanında 6 yaşındaki küçük çocuğu (...) ile birlikte orta refüj üzerinden karşıya geçmek isterken, yaya geçidinde kendisine hitaben yanan "kırmızı ışığa" uymadığının, araçlara hitaben yanan "yeşil ışıkta" seyir halinde olan vasıtaların geçiş hakkını gasp ederek aniden yola girdiğinin sabit olduğu; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 68/1-b-1 maddesi; yayaların ışıklı işaretlerin bulunduğu yerlerde bu işaretlere uymak zorunda olduğu; bununla birlikte davacı yayanın sadece kendi can güvenliğini değil, yanındaki 6 yaşındaki çocuğunun can güvenliğini de tehlikeye atacak düzeyde ağır bir dikkatsizlik ve tedbirsizlik sergilediği; vasıtaların seyir yoluna, onlara yeşil yanarken girerek kazanın meydana gelmesindeki asli ve temel etkene sebebiyet verdiği hususları birlikte değerlendirilerek %85 oranında asli kusurlu bulunmasının, maddi gerçeğe ve hakkaniyete uygun olduğu; davalı sürücünün kazanın meydana geldiği kavşaktan geçişi sırasında kendisine "yeşil ışık" yandığı dosya kapsamında sabit olmakla birlikte; kendisine yeşil ışık yanmasının, sürücüye mutlak ve sınırsız bir geçiş hakkı vermemesi; 2918 Sayılı KTK'nın 52/1-a maddesi uyarınca sürücülerin, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken ve yaya geçitlerine gelirken hızlarını azaltmak zorunda olması; (29 metrelik fren izi olduğu yönündeki tespitler, ceza dosyası içerisindeki olay yeri inceleme verileri ve kaza yeri koşulları -meskun mahal- birlikte değerlendirildiğinde) davalı sürücünün ışıklı kavşak mahalline yaklaşırken, gece vakti de olsa görüş alanını kontrol altında tutacak ve anlık bir tehlike durumunda aracını güvenle durdurabilecek bir hıza düşmediğinin anlaşılması; sürücünün, (KTK 52/1-a maddesinin gerektirdiği özen yükümlülüğüne uygun olarak kavşağa yaklaşarak hızını güvenli bir seviyeye düşürmüş olması halinde), yayanın kırmızı ışık ihlaline rağmen çarpışmayı tamamen önleyebilmesi veya en azından çarpmanın şiddetini ve yaya üzerindeki yıkıcı etkisini (sürekli iş göremezliğe yol açacak seviyedeki yaralanmayı) asgari düzeye indirebilecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı sürücünün %15 oranında tali kusurlu bulunması yönündeki tespitin de, dosyadaki fiziksel deliller (fren izi, kavşak yapısı) ve yasal mevzuat ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Neticeten 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca dava konusu trafik kazasında davacının olayın meydana gelmesinde %85 oranında ağır bir asli kusurunun bulunması; bununla birlikte yaralanmasının ağırlığı ve hayati fonksiyonlarına olan ağır (4) derecedeki etkisi gözetilmiş ve davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarı ile oranlanması suretiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 5.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Davacı tarafın, maddi tazminat yönünden her iki davalıyı da ibra ettiği anlaşıldığından; maddi tazminat talebi ile ilgili olarak, HMK m.331 uyarınca davacı tarafından ödenen yargılama harç ve giderlerinin, davacının üzerinde bırakılmasına ve bakiye harcın davalıdan tahsiline; davalı tarafından ödenen yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.) VI) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Maddi tazminat talebinin, konusunun kalmadığı anlaşıldığından Mahkememizce bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2) 5.000,00.-TL manevi tazminatın, 22/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3) Maddi Tazminat Davası İle İlgili Olarak; a) Karar ve İlâm Harcı : a.1) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL harçtan peşin alınan 273,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 458,60.-TL harcın, HMK m.331 uyarınca takdiren davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, a.2) Davacı tarafından yatırılan 273,40.-TL harç, 269,85.-TL başvuru harcı ve 38,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 581,65.-TL.'nin, HMK m.331 uyarınca takdiren davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : b.1) Davacı tarafından yargılama giderinin; HMK m.331 uyarınca takdiren davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b.2) Davalı tarafından yatırılan yargılama giderinin, HMK m.331 uyarınca takdiren davalı üzerinde BIRAKILMASINA, b.3) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, c) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 1.000,00.-TL üzerinden) takdir edilen 1.000,00.-TL. vekalet ücretinin, HMK m.331 uyarınca takdiren davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Manevi Tazminat Davası İle İlgili Olarak; a) Karar ve İlâm Harcı : Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL harcın, davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Vekâlet Ücreti : b.1) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 5.000,00.-TL üzerinden) takdir edilen 5.000,00.-TL. vekalet ücretinin, davalı ...'den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b.2) Her ne kadar davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakta ise de; Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli, .... sayılı iptal kararının dikkate alınması suretiyle, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 06/03/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar