İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/48 E. 2026/506 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/48
Karar No
2026/506
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/48 Esas KARAR NO : 2026/506

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 23/01/2024 KARAR TARİHİ : 13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilİ ...Şti.’nin ... A.Ş. ...Şubesi nezdindeki ... no.lu hesabından, 23.08.2023 internet bankacılığı aracılığıyla 09.00-10.00 saatleri arasında hesapta bulunan 4.500 USD döviz bozdurulup, ... no.lu TL hesabından 145.000,00 TL’nin ... marka cihaz ile ... adına ... ... no.lu İBAN’a müvekkilin bilgisi ve iradesi dışında aktarıldığını, Müvekkili şirketin yetkili temsilcisi Ahmet Demirci’nin, yukarıda belirtilen miktarın ... adına aktarıldığı esnada ...’ya ait ... numaralı telefonu aradığını ve sesli yanıt sistemiyle internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirilen işlemin tarafına ait olmadığını sorduğu aramada, onay vermediğini belirttiği halde ...’nın işlemi onaylayarak gerçekleştirdiğini, Banka tarafından yapılan işlem için müvekkil şirket yetkilisine hiçbir onay kodu, sms veya bildirim gelmediğini, Müvekkil şirket yetkilisinin, 24.08.2023 tarihinde ...Cumhuriyet Başsavcılığı’na ... Soruşturma no.lu ifade tutanağı ile şikayette bulunduğunu, Müvekkil şirket yetkilisi ...’nin, ...anka ile dava konusu olaydan çok kısa bir süre önce, 04.08.2023 tarihinde banka hesabından 20.000 TL, 19.000 TL, 19.900 TL olarak 3 adet farklı para çıkışın yaşandığını, ancak farklı bir şahıs adına internet bankacılığı aracılığıyla aktarıldığı esnada ...’dan arandığını ve para çıkışlarının kendisine ait olmadığını belirttiğinden ...’nın işlemi gerçekleştirmediğini, bu olay hakkında müvekkil şirket yetkilisinin savcılığa... Soruşturma no.lu şikayette bulunduğunu, belirterek sonuç olarak; müvekkilin iradesi dışında gerçekleştirilen işlemden kaynaklı 145.000,00 TL’nin en yüksek faiz oranı ile hesaplanarak alacaklı müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı müvekkil bankanın müşterisi olan davacı ....Şti.’nin müvekkil banka nezdindeki... IBAN numaralı USD hesabından 23.08.2023 tarihinde saat 09:40:39’da 4.500 USD satış işlemi yapılarak, davacı müşterinin .. IBAN numaralı mevduat hesabına 121.919,00 TL tutar olarak aktarıldığını, söz konusu tutarın davacı müşterinin hesabından mobil bankacılık kanalından, kurumsal mobil bankacılık şifresi kullanılarak 23.08.2023 tarihinde, saat 09:41:19’da ... T.A.Ş. müşterisi ... hesabına 145.000,00 TL tutarında EFT para transferi gerçekleştirildiğini, Müvekkil banka tarafından itiraza konu işlemler incelendiğinde, 23.08.2023 tarihinde saat 09:39:30’da “...” marka mobil cihaz ile internet mobil bankacılık aktivasyon işlemi sağlandığını ve 23.08.2023 tarihine ait para transfer işlemlerinin aktivasyonu sağlanan “...” marka mobil cihaz üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, Dava konusu işlemlerin kurumsal mobil internet bankacılık kanalından, davacı tarafın telefonuna iletilen tek kullanımlık işlem şifresi kullanılarak mobil cihaz aktivasyonu ile iki faktörlü doğrulama yapılarak gerçekleştiğini, dolayısıyla ilgili işlemlerin mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, Müvekkil bankanın gerekli güvenlik önlemlerini uygulamasına rağmen, davacının sadece kendisinin bildiği güvenlik bilgileri ile ilgili gerekli güvenlik önlemlerini sağlamadığını, Davaya konu olaya ilişkin davacı tarafından savcılığa şikayette bulunulduğundan, soruşturma sonucunda açılması muhtemel olan ceza davasının bekletici mesela yapılması gerektiğini, Dava dosyasına sunulan SMS ve OTP Log kayıtlarından davacı ....Şti.’nin firma yetkilisi ...’nin Kurumsal İnternet Bankacılığı kanalını kullanmada yetkili olduğunu, 23.08.2023 tarihinde gerçekleşen itiraza konu para transfer işlemlerinin Kurumsal internet – mobil bankacılığı şifresi ile giriş yapıldıktan sonra söz konusu giriş işlemlerine ait OTP SMS’nin ...’ye ait ... numaralı telefonuna gönderildiğini, Aktivasyon ve giriş işlemleri sırasında “... tek kullanımlık şifreniz ile ... kodlu İnternet Bankacılığına giriş yapabilirsiniz. Güvenliğiniz için lütfen şifrenizi kimseyle paylaşmayın” şeklinde tek kullanımlık şifre paylaşıldığını, akabinde sisteme giriş yapıldığına ilişkin bildirim yapıldığını ve davacının SMS ile bilgilendirildiğini, belirterek sonuç olarak; ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nda başlatılan ... Soruşturma no.lu dosyası kapsamında açılması beklenen ceza davasının bekletici mesele yapılmasına, mobil cihaz aktivasyonu işleminin müvekkil şirket tarafından iki faktörlü doğrulama yapılarak gerçekleştirilmesi ve para transfer işleminin bu mobil cihaza gönderilen bildirimlerle gerçekleşmesi sebebiyle müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafa ait şifrelerin ve kimlik bilgilerinin korunmasından hesap sahibi olan davacı tarafın bizzat sorumlu olduğunu ve gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, bu nedenle doğmuş ve doğacak muhtemel zararlardan davacı tarafın sorumlu olması nedeniyle davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER / Taraf vekillerinin belirttiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığın ... Soruşturma No'lu ifade tutanağı ... Cumhuriyet Başsavcılığı ...Soruşturma No'lu ifade tutanağı, Hesap hareketleri ve Hesap Ekstresi, Dava konusu işlemlere ve bildirim/onaylara ilişkin tüm Mobil-İnternet Bankacılık log kayıtları, SMS Kayıtları, Olay raporu, Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin bankanın fraud birimleri ile yaptığı yazışmalar, Çağrı Merkezi ve Dijital Güvenlik Birimi ile yapılan telefon konuşmalarına ait ses kayıtları, bilirkişi incelemesi, delil olarak değerlendirilmiştir. 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda “Davaya konu alacak tutarının; davacının, davalı bankanın ... Şubesi nezdindeki hesaplarına, internet ortamında Mobil Bankacılık Şubesi kanalından 23.08.2023 tarihinde erişim sağlanarak, davacının USD hesabından 4.500,00 USD satış yapılarak Türk Lirası hesabına aktarılması ve akabinde de Türk Lirası hesabından dava dışı ...’nun ... T.A.Ş.’deki hesabına gerçekleştirilen 1 adette 145.000,00 TL EFT transfer işleminden kaynaklandığı, Davaya konu işlemlerin internet ortamında Mobil Bankacılık kanalından gerçekleştirilmesi için BDDK tarafından yayımlanan “Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”te belirtilen kimlik doğrulama mekanizmasının uygulandığı, Kurumsal Mobil Bankacılık girişi için üretilen ve davacının davalı banka siteminde kayıtlı ...no.lu cep telefon numarasına, SMS mesajla gönderilen doğrulama kodunun, sisteme girilmesi suretiyle davacının hesabına erişim sağlandığı, Ancak, davacının USD hesabından 23.08.2023 günü saat 09:40:39’da gerçekleştirilen 4.500,00 USD’lık döviz satma işlemi için ve saat 09:41:22’de davacının Türk Lirası hesabından daha önce güvenli alıcılar listesinde kayıtlı olmayan bir hesaba gerçekleştirilen 145.000,00 TL’lık EFT transfer işlemi için, davacının banka sisteminde kayıtlı cep telefon numarasına onay kodunun gönderilmediğinin anlaşıldığı, İnternet şubeye ya da Mobil Bankacılık Şubesine giriş için gerekli olan kullanıcı ismi, şifre ve mobil onay kodu bilgilerinin gizliliği, korunması ve üçüncü kişilerin eline geçmemesi hususunda, taraflar arasında imzalanan sözleşme, yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay ilamları uyarınca kullanıcıların yükümlülüklerinin bulunduğu, Davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanları ile dava dilekçesi ekinde yer alan “... Cumhuriyet Başsavcılığı İfade Tutanağı”nda, davacı şirketin Kurumsal Mobil Bankacılık kullanıcısı olan dava dışı ...’nin, Kurumsal Mobil Bankacılık kullanıcısı olduğu dava dışı diğer şirketi olan ...Ltd.Şti.’nde, 04.08.2023 tarihinde internet dolandırıcılığına maruz kaldığı ve davalı bankanın çağrı merkezinin telefon uyarısıyla son anda para çıkışının engellendiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte davacı şirketin Mobil Bankacılık kullanıcısı olan şirket yetkilisi ... tarafından, davacı şirketin hesaplarının internete kapatılması ya da gizli tutulması gereken kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin değiştirilmesi konusunda, kendisinden beklenilen tedbiri almak ve her türlü özen ve dikkati göstermek zorunluluğuna uyulmadığı kanaati oluştuğu, Bu durumda oluşan zararda her iki tarafın da müterafik sorumluluklarının bulunduğu, kusur oranlarının ise sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Sayın Mahkeme tarafından raporumuzun benimsenmesi halinde, takdir edilen “Kusur Oranı x 145.000,00 TL = Hesaplanan Tutar” üzerinden 23.08.2023 tarihinden tahsil tarihine kadar, Kamu Bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı azami faiz oranından faiz talep edilebileceği,” sonuç ve kanaatine varılmıştır. 13/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda “Kök raporda belirtmiş olduğumuz kanaatimizde değişiklik bulunmamakta olup; Davacı şirketin Mobil Bankacılık kullanıcısı olan şirket yetkilisi ... tarafından, davacı şirketin hesaplarının internete kapatılması ya da gizli tutulması gereken kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin değiştirilmesi konusunda, kendisinden beklenilen tedbiri almak ve her türlü özen ve dikkati göstermek zorunluluğuna uyulmadığı sebebiyle asli kusurlu oluğu, Bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmelerinin büyük önem taşımakta olduğu, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olduğu, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları göz önüne alındığında tali kusurlu olduğu, Sayın Mahkeme tarafından raporumuzun benimsenmesi halinde, takdir edilen “Kusur Oranı x 145.000,00 TL = Hesaplanan Tutar” üzerinden 23.08.2023 tarihinden tahsil tarihine kadar, Kamu Bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı azami faiz oranından faiz talep edilebileceği, ” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava internet bankacılığı yoluyla rıza dışında üçüncü kişilere yapılan havale nedeniyle oluşan zararın tazmini, davasıdır olup, uyuşmazlığın; davacının davalı bankadaki hesabından kendi bilgisi ve rızası dışında dava dışı 3. Kişi hesabına para transferi yapıldığı iddiası ile gönderilen bedelin davalıdan tahsili isteminin yerinde olup olmadığı, tarafların kusur durumu, davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı. Taraflar arasında, temel bankacılık sözleşmesi imzalanmıştır. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Ayrıca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Davalı banka, hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/01/2018 tarihli... sayılı, 13/05/2013 tarihli ... sayılı ve 16/12/2014 tarihli ... sayılı ilamları). İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilir. Buna karşın, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise TBK’nın 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Bu kapsamda, bir güven kurumu olan davalı bankanın mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olduğundan, bu konuda gerekli güvenik önlemlerini aldığını ispatla yükümlü olduğu gibi müşteri tarafından şifrenin korunmasına yönelik gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı hususunda da ispat yükü altındadır. Öte yandan, internet veya telefon bankacılığını müşterilerine özendiren davalı bankanın kendisine emanet edilen mevduatı koruma yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır (Yargıtay 11. HD 09.09.2019 tarih ve ... Esas... Karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat banka kontrol ve sorumluluğundadır. İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır. Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir. İnternet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Yukarıdaki izah edilen bilgiler ışığında dosyadaki tüm bilgiler değerlendirildiğinde; Davacı ...Ltd.Şti.'nin, davalı ... A.Ş. ... Şubesi'nin ... no.lu müşterisi olduğu, davacının ... A.Ş. ... Şubesi nezdindeki hesaplarına, 23.08.2023 tarihinde Kurumsal Mobil Bankacılık kanalından erişim sağlanarak, davacının; ... no.lu USD hesabında mevcut bulunan 4.500,58 USD bakiyesinin 4.500,00 USD'lık kısmının 23.08.2023 günü saat 09:40:39'da satışının yapılarak, TL karşılığı olan 121.919,00 TL'nin, davacıya ait 13552970 no.lu Türk Lirası hesabına aktarıldığı, söz konusu aktarım sonrasında ... no.lu Türk Lirası mevduat hesap bakiyesinin 146.043,32 TL'ye ulaştığı ve aynı gün saat 09:41:22'de, dava dışı ...'nun ... TAŞ. nezdindeki hesabına 145.000,00 TL EFT transfer işleminin gerçekleştirildiği görülmüştür. Bilirkişiler tarafından Log kayıtlarının incelenmesi ile; 23.08.2023 tarihinde ,09:39:31'de davacının davalı banka sisteminde kayıtlı olan 0532 3138094 no.lu cep telefonuna Dijital Kanallara Giriş işlemi için SMS ile şifre gönderildiği ve söz konusu şifrenin doğru girilmesi suretiyle davacının hesaplarına erişim sağlandığı, davacı banka tarafından 2.mesajın ise 09:49:10'da gönderildiği, para aktarıldıktan sonra 2.mesajın davalı banka tarafından gönderildiği, 09:40:39'da gerçekleştirilen Döviz Bozma işlemi için ve sonrasında saat 09:41:22'de hesaptan daha önce güvenli alıcılar listesinde kayıtlı olmayan bir hesaba yapılan 145.000,00 TL'lık EFT para transferi için davacının telefonuna Onay Şifresi gönderilmediği tespit edilmiştir. Davacının USD hesabından 23.08.2023 günü saat 09:40:39'da gerçekleştirilen 4.500,00 USD'lık döviz satma işlemi için ve saat 09:41:22'de davacının Türk Lirası hesabından daha önce güvenli alıcılar listesinde kayıtlı olmayan bir hesaba gerçekleştirilen 145.000,00 TL'lık EFT transfer işlemi için, davacının banka sisteminde kayıtlı cep telefon numarasına onay kodunun gönderilmediği, Davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanları ile dava dilekçesi ekinde yer alan “...Cumhuriyet Başsavcılığı İfade Tutanağı"nda, davacı şirketin Kurumsal Mobil Bankacılık kullanıcısı olan dava dışı ...'nin, Kurumsal Mobil Bankacılık kullanıcısı olduğu dava dışı diğer şirketi olan...Şti.'nde, 04.08.2023 tarihinde internet dolandırıcılığına maruz kaldığı ve davalı bankanın çağrı Merkezinin telefon uyarısıyla son anda para çıkışının engellendiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte davacı şirketin Mobil Bankacılık kullanıcısı olan şirket yetkilisi ... tarafından, davacı şirketin hesaplarının internete kapatılması ya da gizli tutulması gereken kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin değiştirilmesi konusunda, kendisinden beklenilen tedbiri almak ve her türlü özen ve dikkati göstermek zorunluluğuna uymaması sebebiyle zararın meydana gelmesinde her iki tarafın da müterafik sorumluluklarının bulunduğu, davacının yukarıda izah edilen gerekçelerle asli kusurlu, davalı bankanın ise internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaması sebebiyle tali kusurlu olduğu (mahkememizce takdiren; davacının % 75 kusurlu, davalının ise % 25 kusurlu) değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile mütefarik kusur değerlendirmesi sonucu takdir edilen 36.250 TL nin 23.08.2023 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar Kamu Bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı azami faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 3-Karar ilam harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, -Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.476,24- TL ile 427,60- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.903,84- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Taraflarca yapılan; 13.000,00- TL bilirkişi ücreti, 249,00- TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 13.249,00-TL yargılama giderinin, haklılık durumuna göre; 3.312,25- TL'sinin davalı, bakiye 9.936,75-TL 'nin davacıya üzerinde bırakılmasına, -Davacının yatırdığı 4.000 TL nin sarf edildiği ve bakiye kalmadığı görülmekle, 687,75- TL yargılama gideri ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 36.250,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/07/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

eu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/48, K. 2026/506, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-48-e-2026-506-k-fd5f1e173e67