İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/615 E. 2026/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/615
- Karar No
- 2026/623
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/615 Esas KARAR NO : 2026/623
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2023 KARAR TARİHİ : 10/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı firma, davacı firmanın düzenlediği “...”na katılım için Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzaladığını, ancak daha sonra davalı firmanın sözleşme hükümlerine aykırı olarak vazgeçtiğini ve fuara katılmadığı, davalı firmanın sözleşmenin 25. maddesinde düzenlenmiş olan tek taraflı feshe ilişkin şartlara uymadığını ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, Bunun üzerine, davacı firmanın, sözleşmeyi fesheden davalı firmaya Fuar Katılım Sözleşmesi'nin 24. maddesine dayanarak 53.200,00 TL tutarındaki 02.06.2022 tarihli cezai şart, faturası düzenleyerek gönderdiğini, Davacı firma ile davalı ... Şti. ("...") arasındaki fuar katılım sözleşmesinin cezai şartından doğan para alacağının tahsili amacıyla açılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, bunun üzerine taraflarınca zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecinin de 05.07.2023 tarihinde tamamlandığını ve işbu itirazın iptali davasının açılma gereğinin hasıl olduğunu, Söz konusu cezai şart bedelinden davalının yapmış ödemeler mahsup edildiğinde, davalının 21.685,00 TL bakiye borcu bulunduğunu, davalı firmanın bu miktarı ödememesi üzerine, davacı tarafından davalı aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bununla birlikte davalı firmanın icra takibine itiraz ettiğinden davacı tarafında başvurulan arabuluculuk yolu 05.07.2023 tarihinde sonlandığını, ancak söz konusu görüşmede de anlaşma sağlanamadığını, Neticeten, davalı firmanın ... 29. İcra Dairesi ...E. Numaralı dosyasına yapmış olduğu itirazın reddini, cezai şart tutarı ve iş bu bedelin muaccel olduğu 02.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek aylık %3 akdi faiz tutarı üzerinden takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücretini vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin düzenlediği ... katılım için davalı şirket ile davacı şirket arasında Fuar Katılım Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı firmanın fuarın gerçekleştiği tarihte pandemi nedeniyle zor duruma düştüğünü, şirket faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, davalının fuara katılamamakta hiçbir kusuru bulunmadığını, olağanüstü şartlar nedeniyle fuara katılım sağlayamadığını, ayrıca davacının kusurlu davranışları nedeniyle davalı firmanın fuara katılmamak zorunda kaldığını, Dava konusu sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, sözleşmenin haksız şartlar ihtiva ettiğini, fuar hizmeti almayan şirketten cezai şart olarak "katılım bedelinin %100'ü + KDV tutarında cezai şart" şeklinde belirlenen tutarın fahiş olduğundan hakkaniyete uygun olmadığını, tek taraflı hazırlanan sözleşme ile bu şartların davalıya dayatıldığını, davalı firmanın fuar hizmetini almamış olduğu davacının da kabulünde olup, davalı firmaya katılmadığı fuar bedeline dayalı olarak cezai şart talep edilmesinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, Sözleşmelerde cezai şartın düzenlenme amacı tarafların sözleşmeye aykırı davranmaları durumunda tarafların hak kayıplarını önlemek olduğunu, cezai şartın hak kaybıyla doğru orantıda olması gerektiğini, davacı firmanın davalı firmaya ayrılan fuar alanını farklı bir. katılımcının kullanımına verdiğini, dolayısıyla davacı firmanın sözleşmenin feshi nedeniyle herhangi bir zarara uğramadığını, alanı farklı bir katılımcıya tahsis ettiğinden cezai şart talebinin haksız olduğunu ve taleplerinin kabulünün sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, davacı tarafından tek taraflı şekilde haksız hükümler içererek hazırlandığını, cezai şartın fahiş olup tenkisi gerektiğini, ayrıca davacının davalıdan cezai şart alacağı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep edebileceği cezai şartın likit olmayıp varlığı, yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, Neticeten, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, mahkemen aksi kanaatte ise davacı tarafından talep edilen cezai şart, fahiş olduğundan hakkaniyete uygun olmayan cezai şartın tenkis edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkin davacı tarafından ... 29 icra müd....Esas sayılı dosyası üzerinden başaltılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizce celp edilen ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibinde 21.685TL fuara katılım sözleşmesinde belirlenen cayma bedeli ve 4.020,93TL. cayma bedeline işlemiş olan faiz olmak üzere toplamda 25.705,93TL.nin ödenmesi talep edilmiş olup “borcun sebebi” olarak ise “fuar katılım sözleşmesine dayanan fuarlardan doğan alacak" gösterilmiştir. Mahkememizin 20/02/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek sözleşmeler hukuku konusunda uzman borçlar hukuku kürsüsünden akademisyen ve fuar alanında uzaman sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacının takip talebinde haklı olup olmadığı davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalarınında irdelenmesi suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...ile ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 10/07/2024 tarihli raporda özetle; " Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Taraflar arasında adi yazılı şekilde “Katılım Sözleşmesi, Genel ve Teknik Şartlar 02-05 Haziran 2022” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin karma nitelikli olduğu; davacı tarafından fuarı organize etmeyi, buna uygun şekilde gerekli çalışmayı tamamlamayı, davalının da buna karşılık (ivaz olarak) bir bedel ödemeyi üstlendiği; sözleşmenin 2. sayfasında genel toplamın KDV dahil 63.028,17TL. olduğunun belirtildiği, davacı, davalının sözleşmenin 25. maddesinde düzenlenmiş tek taraflı feshe ilişkin şartlara uymadığını; sözleşmeye aykırı olarak davalının davacı tarafında organize edilen fuara katılmaktan vazgeçtiğini; haksız fesih nedeniyle sözleşmenin 24. maddesine dayanarak ceza şartın ödenmesini talep ettiği; 53.200TL. Tutarlı, 02.06.2022 tarihli cezai şart faturasını davalıya gönderdiğini; Davalının ise davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen cezai şart hükmünün fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu; davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini; davalının fuara katılmamasından ötürü davacının hiçbir zararının bulunmadığını, cezai şartın fahiş olduğundan bahisle tenkisine karar verilmesi gerektiğini beyan ettiği, Davacı tarafından ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibinde -21.685TL. fuara katılım sözleşmesinde belirlenen cayma bedeli (943 aylık diğer), 4.020,93TL. cayma bedeline işlemiş olan faiz olmak üzere toplamda 25.705,93TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak ise “fuar katılım sözleşmesine dayanan fuarlardan doğan alacak 25.705,93TL.”nin gösterildiği, “sözleşmeye göre hangi durumda ceza koşulu (cezai şart) talebinde bulunulabileceği” hususunda: Sözleşmenin 25. maddesinin “Katılımcı, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde sözleşmeyi herhangi bir tazminat ödemeden tek taraflı olarak feshederek fuara katılmaktan vazgeçebilir. ...katılımcı her ne nedenle olursa olsun sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheder ve/veya fuara katılmaz ise katılım bedelinin %100'ü + KDV tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir.” şeklinde olduğu; Eğer Sayın Mahkemece TBK m. 179 hükmüne göre sözleşmede düzenlenmiş ceza koşulu (cezai şart) hükmünün tarafları bağladığı, geçerli olduğu kabul edilir ise bu halde katılımcı sıfatını haiz davalının, sözleşmenin imzalandığı tarihten 7 gün sonra haklı nedeni olsun veya olmasın, sözleşmeyi feshetmesi- fuara katılmaktan vazgeçmesi halinde ceza koşulunu (cezai şarf) ödemeyi kabul ettiği ve davalının da fuara katılmadığı görülmekle artık haklı neden aranmaksızın davacının, ceza koşulu yönündeki alacak hakkının muaccel hale geldiği kanaatine varıldığı; takdirin elbette münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, İcra takibine konu edilen alacak” hususunda: Sözleşmenin 2. sayfasında genel toplamın KDV dahil 63.028,17TL. olduğunun belirtildiği; uyuşmazlık konusu edilen ceza koşulunun ise sözleşmenin 25. maddesinde “katılım bedelinin %100'ü + KDV tutarında” olacağının kararlaştırıldığı; KDV dahil katılım bedeli mi, yoksa KDV hariç katılım bedeli üzerinden mi +KDV'nin talep edilip edilemeyeceğinin sözleşme hükmünden anlaşılamadığı; kaldı ki davalı tarafından davacıya ne kadarlık ödemenin yapıldığı ve mahsup oranının ne olacağı hususunun uzmanlık alanımızın dışında kaldığı; icra takibine konu edilen faize yönelik faiz başlangıç tarihine icra takibinde yer verilmediği; hal böyle olmakla alacağın hesaplanması hususunda mali incelemenin gerekip gerekmediği hususunu takdirin münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, 'sözleşmedeki cezai şart hükmünün davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenip düzenlenmediği; kararlaştırılan ceza koşulunun fahiş ve hakkaniyete aykırı olup olmadığı; tenkisin istenip istenemeyeceği” hususunda: Sözleşmenin 25. maddesine kararlaştırılan ceza koşulu hükmünün tek taraflı olarak düzenlenip düzenlenmediği hususunda açık bir delile rastlanmadığı, dolayısıyla buna ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağı; tarafların basiretli tacir olduğu nazara alındığında takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, TBK m. 182/1 hükmünün “Taraflar, cezanın miktarını — serbestçe belirleyebilirler."; TBK m. 182/111 hükmünün “Hâkim, aşırı gördüğü koşulunu kendiliğinden indirir.” şeklinde olduğu; ancak TTK m. 22 hükmünün ise “Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.” şeklinde olduğu; buna göre takdirin elbette münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, “davalının fuara katılmamasından ötürü davacının ceza koşulunun talep edebilmesi için zarara uğramasının gerekip gerekmediği” hususunda: TBK m. 180/1 hükmü “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.” şeklinde olduğundan davacının, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilmesi için ayrıca zarara uğramasının gerekmediği kanaatine varıldığı; takdirin elbette münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Teknik yönden yapılan inceleme neticesinde: Fuarlar, katılımcıların olduğu kadar fuar düzenleyen kuruluşlar için de prestij yaratma fırsatı ve hem tüketicilerin hem de fuar katılımcılarının gözünde, başarılı ve düzenli fuarlar katılma nedenidir. Bu noktada aksaklıkları olan, boş yerlerin bulunduğu ve doğru yerleşim planına sahip olamayan fuarlar, fuar katılımcıları ve de tüketiciler noktasında itibar görmez. İleriki yıllarda, devam niteliğindeki bu tip fuarlara katılımcı bulmak zorlaşır. Davalı katılımcı tarafından davacının organize ettiği fuara katılmadığı sabit olup dosya kapsamında, davalının fuara katılmamasının haklı bir nedene dayandığını gösteren bir delile rastlanmadığı" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 03/12/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Dosyanın davalı vekilinin itirazlarını karşılar nitelikle ek rapor alınmasına ve bilirkişi heyetine bir mali müşavir eklenmek suretiyle sözleşmeye konu cezai şart alacağının tahsili halinde sözleşmenin imzalandığı tarihte bunun davalı nezdinde sermaye kaybı ve borca batıklığa neden olup olmayacağı, 6100 sayılı HMK 222/1 md. Gereği davaya konu sözleşme kapsamında davalının cezai şarta mahkum edilmesi durumunda davalı şirketin ekonomik mahvına sebebiyet verip vermeyeceği konusunda inceleme yapılabilmesi için davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılacağından davalı yana ticari defter ve kayıtlarını 14/02/2025 tarihinde mahkemeye ibrazına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 09/10/2025 tarihli raporda özetle; "Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez bilgi, belge, takip dosyaları, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi çerçevesinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, davacı tarafından fuar katılım sözleşmesine istinaden davalı adına düzenlenen cezai bedel faturasından kalan bakiye tutarının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı tarafından dava dilekçesinin eklerinde sunulan belgeler incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına 02.06.2022 tarihinde sözleşme ceza bedeli açıklamasıyla 53.200,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalı tarafından davacı adına 29.04.2022 tarihinde 31.515,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacının kalan bakiyesinin 21.685,00 TL olduğunun tespit edildiği ve davacı tarafından iş bu tutar üzerinden takibe geçildiğinin anlaşıldığı, Sayın Mahkeme'nin talebi üzerine tarafımca davalı vekilinden, davalı firmaya ait 2022 yılı ticari defterleri, 2022 yılına ait detay mizan ve son yıla ait detay mizan ve resmi beyannameler talep edilmesine rağmen davalı vekilinden talep edilen defter ve belgelerin ibraz edilmediği, Ayrıca tarafımca Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında davalı ...Şirketi incelenmiş olup, şirketin son olarak 29.06.2022 ve 05.07.2022 tarihlerinde pay devri yaptığının tespit edildiği ve davalı şirketin tescil edilmiş herhangi bir tasfiye sürecinin bulunmadığının görüldüğü, Neticeten, davalının ticari defter ve belgelerine ulaşılamadığı için takip konusu cezai tutar bakiyesi tahsilinin davalının mahvına sebep olup olmayacağı ile ilgili bir değerlendirme yapılamadığı, şayet davalı şirket ... Ticaret Odası tarafından re'sen tasfiye sürecine dahil edildiyse tasfiye memuruna ulaşılıp davalı firmaya ait hazır değerlerin (kasa ve banka bakiyeleri) menkul ve gayri menkul varlıkların, sabit kıymetlerin varlığına ilişkin verilere ulaşılması durumunda Sayın Mahkeme'nin talebine cevap verilebileceği kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 18/11/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile Davalı vekili tarafından davalı şirket defter ve kayıtlarının bulunduğu adres bilgisinin 17/12/2024 tarihli dilekçe ile bildirildiği görüldüğünden davalı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek davalı şirket defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle 03/12/2024 tarihli ara karar uyarınca raporun tamamlanmasının istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 27/01/2026 tarihli ek raporda özetle; "Dava konusunun, davacı tarafından fuar katılım sözleşmesine istinaden davalı adına düzenlenen cezai bedel faturasından kalan bakiye tutarının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı tarafından dava dilekçesinin eklerinde sunulan belgeler incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına 02.06.2022 tarihinde sözleşme ceza bedeli açıklamasıyla 53.200,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalı tarafından davacı adına 29.04.2022 tarihinde 31.515,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacının kalan bakiyesinin 21.685,00 TL olduğunun tespit edildiği ve davacı tarafından iş bu tutar üzerinden takibe geçildiğinin anlaşıldığı, Neticeten; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelere ulaşılamaması, Kozyatağı Vergi Dairesi tarafından Sayın Mahkeme'ye gönderilen kurumlar vergisi beyannamesindeki Mali verilerinde sıfır olması sebebiyle, takip konusu cezai tutar bakiyesinin tahsili halinde, bu bedelin davalının mahvına sebep olup olmayacağı ile ilgili mali bir değerlendirme yapılamadığı kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 06/03/2026 tarihli ara kararı ile davalı tarafça bilirkişiye defter ve kayıtların sunulmadığı ve davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmediği anlaşılmakla, Mahkememizce belirlenen 27/03/2026 günü saat 15:00'te mahkememiz duruşma salonunda davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtların incelenmesine, 6100 Sayılı HMK md. 222/1 gereği davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, davalı tarafa md.220/1 kapsamında ticari defterlerini incelemenin yapılacağı 27/03/2026 tarihinde mahkemeye ibrazı için kesin süre verilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiye yeniden tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 12/05/2026 tarihli ek raporda özetle; " Dava konusunun, davacı tarafından fuar katılım sözleşmesine istinaden davalı adına düzenlenen cezai bedel faturasından kalan bakiye tutarının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Neticeten; davalı şirketin 2022 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinin ekinde bulunan bilanço ve gelir tablosu hesaplarında kayıtlı olan tutarlar nazara alındığında, davacı şirket tarafından talep edilen bedelin (25.705,93 TL) tek başına davalı şirketin mahvına sebep olamayacağı, bu itibarla takip tarihi (07.12.2022) davacının davalıdan 21.685,00 TL anapara, 4.020,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.705,93 TL tutarında alacaklı olduğu, Kanaatine varılmıştır." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, adi yazılı şekilde düzenlenen “ ...” başlıklı sözleşmesindeki yükümlülüklerin taraflarca usulüne uygun yerine getirilip getirilmediği, sözleşme uyarınca davalının cezai şart bedelinden sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında adi yazılı şekilde “..." başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin karma nitelikli olduğu; davacı tarafından fuarı organize etmeyi, buna uygun şekilde gerekli çalışmayı tamamlamayı, davalının da buna karşılık (ivaz olarak) bir bedel ödemeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalının sözleşmenin 25. maddesinde düzenlenmiş tek taraflı feshe ilişkin şartlara uymadığını; sözleşmeye aykırı olarak davalının davacı tarafında organize edilen fuara katılmaktan vazgeçtiğini; haksız fesih nedeniyle sözleşmenin 24. maddesine dayanarak ceza şartın ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalı ise, davalının fuarın gerçekleştiği tarih gereği pandemi nedeniyle zor duruma düştüğünü, şirket faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, davalı şirketin fuara katılamamakta hiçbir kusuru bulunmadığını, olağanüstü şartlar nedeniyle fuara katılım sağlanamadığını, ayrıca davacının kusurlu davranışları nedeniyle davalı şirketin fuara katılmamak zorunda kaldığını, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen cezai şart hükmünün fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu; davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini; davalının fuara katılmamasından ötürü davacının hiçbir zararının bulunmadığını; cezai şartın fahiş olduğundan bahisle tenkisine karar verilmesi gerektiğine yönelik savunmada bulunduğu görülmüştür. Sözleşmenin 25. maddesinin;“Katılımcı, ...sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde sözleşmeyi herhangi bir tazminat ödemeden tek taraflı olarak feshederek fuara katılmaktan vazgeçebilir. ...katılımcı her ne nedenle olursa olsun sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheder ve/veya fuara katılmaz ise katılım bedelinin %100'ü + KDV tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir.” şeklinde düzenlendiği, davalı tarafından da sözleşmenin varlığı kabul edilerek cezai şart miktarının fahiş olduğu savunmasında bulunulduğu görülmüştür. Taraflar arasında tanzim edilen sözleşme incelendiğinde, sözleşme bedelinin damga vergisi ve Kdv hariç 53.200,00 TL olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinin eklerinde sunulan belgeler incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına 02.06.2022 tarihinde sözleşme ceza bedeli açıklamasıyla 53.200,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, yine davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalı tarafından davacı adına 29.04.2022 tarihinde 31.515,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacının kalan bakiyesinin 21.685,00 TL olduğu, icra takibinin de işbu tutar üzerinden başlatıldığı görülmektedir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve dosya münderecatından, davacının taleplerinin sözleşmenin 25. Maddesi uyarınca doğduğu iddia edilen cezai şart bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Cezai şartlar TBK Md. 179'da düzenlenmiştir. Ceza koşulu üçe ayrılmaktadır. Bunlar: ifaya eklenen ceza, seçimlik ceza ve dönme cezasıdır. İfaya eklenen ceza, gecikme tazminatı dışında ayrıca tarafların ifanın gecikmesine bağlı olarak karşı tarafa yüklenen cezalardır. Gecikme cezası için zararın oluşmuş olması gerekmez, ayrıca ifayı gecikmeli edinenin zararı varsa gecikmeye bağlı zararlarını da tazmin ettirebilir. Seçimlik ceza, taraflardan birinin sözleşmeyle yükümlendiği edimlerden birini yerine getirmezse karşı tarafa ödeyeceği cezadır. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa alacaklı taraf ya edimin ifasını ya da cezanın ödenmesini isteyebilir. Dönme cezası ise taraflardan birine veya ikisine birden sözleşmeden dönülmesi veya sözleşmenin feshedilmesi halinde karşı tarafa ödemekle yüklenilen cezadır. Borçlu dönme cezası ödeyerek sözleşmeden dönebilir/sözleşmeyi feshedebilir. Somut olayda, Sözleşmenin 25. Maddesinde cezai şart ödenmesi yönünde hüküm kurulmuş olup, 25. Maddenin ilgili kısmı “Katılımcı, ...sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde sözleşmeyi herhangi bir tazminat ödemeden tek taraflı olarak feshederek fuara katılmaktan vazgeçebilir. ...katılımcı her ne nedenle olursa olsun sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheder ve/veya fuara katılmaz ise katılım bedelinin %100'ü + KDV tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir." hükmünü haizdir. TBK m. 179 hükmüne göre sözleşmede düzenlenmiş ceza koşulu (cezai şart) hükmünün tarafları bağladığı, katılımcı sıfatını haiz davalının, sözleşmenin imzalandığı tarihten 7 gün sonra haklı nedeni olsun veya olmasın, sözleşmeyi feshetmesi, fuara katılmaktan vazgeçmesi halinde ceza koşulunu (cezai şarf) ödemeyi kabul ettiği ve davalının da fuara katılmadığı görülmekle artık haklı neden aranmaksızın davacının, ceza koşulu yönündeki alacak hakkının muaccel hale geldiği kanaatine varılmıştır. Davalı, cevap dilekçesinde pandemi nedeniyle zor duruma düştüğünü, şirket faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, davalı şirketin fuara katılamamakta hiçbir kusuru bulunmadığını, olağanüstü şartlar nedeniyle fuara katılım sağlanamadığını, ayrıca davacının kusurlu davranışları nedeniyle davalı şiretin fuara katılmamak zorunda kaldığı savunmasında bulunmuş ise de, savunmalarını destekler mahiyette hiçbir delil dosyaya ibraz etmemiştir. TBK Md. 136 “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkansızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkansızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür.” hükmünü haizdir. TBK Md. 112 “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir. Kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” hükmünü haizdir. Somut olayda davalının savunmasında ileri sürdüğü olağanüstü şartların somut delillerle ispatlanamadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarını dosyaya ibraz etmediği, şartların varlığı ispatlansa dahi dava dosyası içerisinde, davalı tarafından TBK Md. 136 uyarınca ifanın imkansızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirdiğine yönelik herhangi bir ihbar/bildirimin yapıldığına dair bir delile de rastlanılmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmede olağanüstü fiili durumların sözleşmesel yükümlülüklere etkisine ilişkin açık ve özel bir düzenleme de bulunmadığı, bu halde ise basiretli tacir olarak sözleşmenin tarafı bulunan davalının bu hususu davacıya bildirmesi gerektiği açık olup, davalının, davacının zarara uğramaması için basiretli tacir olarak yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, cezai şarttan da sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalının cezai şartın fahiş olduğundan bahisle tenkisine karar verilmesine ilşkin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların değerlendirilmesinde, davalı vekiline davalı şirletin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için kesin süre verilmiş ise de, inceleme günü davalı tarafça incelemeye gelinmemiş, ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiştir. Mahkememizce celp edilen, ...Vergi Dairesi'nin 01.04.2026 tarihli müzekkere cevabında, davalı şirkete ait Kurumlar Vergisi Beyannamesinin gönderildiği, davalı şirkete ait 2022 yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekinde yer alan bilanço ve gelir tablosunun Mali Müşavir Bilirkişisi tarafından incelenmesi neticesinde, cezai şart bedelinin, davalı şirketin mahvına neden olmayacağının tespit edildiği görülmüştür. Davalının fuara katılmamasından ötürü davacının ceza koşulunun talep edebilmesi için zarara uğramasının gerekip gerekmediği hususunda: TBK m.180/1 hükmü “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.” şeklinde olduğundan davacının, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilmesi için ayrıca zarara uğramasının gerekmediği kanaatine varılarak davalı tarafından ileri sürülen işbu itiraz yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinin genel işlem koşulu kapsamında TBK 20. ve 21. maddeleri kapsamında geçersiz olmasının mümkün olmadığı, tarafların tacir olduğu, TTK 18/2 maddesi gereğince basiretli tacir gibi hareket etmelerinin beklendiği, tacirlerin sözleşmede kararlaştırılan düzenlemelerin hüküm ve sonuçlarını öngörebilecek konumda olması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş olup davacı organizatör firmanın sözleşme hükümlerine göre tüm edimlerini usulüne uygun şekilde gerçekleştirmiş olup, davalı katılımcının sözleşmeden dönerek haklı neden aranmaksızın Sözleşmenin 25. Maddesinde kararlaştırılan cezai şart bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacı tarafından ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak ve işbu alacağa işleyecek aylık %3 akdi faiz üzerinden devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 4.337,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile davacı tarafından ... 29. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak ve işbu alacağa işleyecek aylık %3 akdi faiz üzerinden devamına, 2-)Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 4.337,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.481,30-TL harçtan peşin yatırılan 310,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.170,83-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 21.685,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 11.990,00-TL yargılama gideri ile 310,47-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı toplamı 12.570,32-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır